# 59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mart 2003
- **Gündem:** 59 UNCU HÜKÜMET PROGRAMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞMELER
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-03-21-59-uncu-hukumet-programi-uzerindeki-gorusmeler

> Mustafa Özyürek (CHP), 21 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 59 UNCU HÜKÜMET PROGRAMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞMELER); konuşma 1.508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazırlanan 59 uncu hükümet programı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 59 uncu hükümet programında, 58 inci hükümetin bir devamı olduğu; yani, 58 inci hükümet programının da 59 uncu hükümet programının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildiği için, değerlendirmelerimi, iki hükümet programını ve 3 Kasımdan bugüne Adalet ve Kalkınma Partisinin uygulamalarını birlikte değerlendirerek yapmak istiyorum.

59 uncu hükümet programı, esas itibariyle, daha soyut, daha teorik, somut sorunlara daha az yer veren bir program şeklinde karşımıza gelmiştir. Özellikle, bu Hükümet Programında üzerinde durulan Adalet ve Kalkınma Partisinin temel niteliğiyle ilgili, bir değerlendirmeyle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu Hükümet Programında, Adalet ve Kalkınma Partisinin demokrat, muhafazakâr bir parti olduğu ifade edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, elbette, her parti, kendini dilediği gibi niteleyebilir; ama, önemli olan, bunun, başkaları tarafından, halk tarafından nasıl algılandığı meselesidir.

"Muhafazakâr parti" demek, daha çok "orta sağ partiler" demektir; ama, bu terim çok yıpratıldığı için Türkiye'de, bunun yerine, yeni partimiz muhafazakâr kimliğini seçmiştir. Muhafazakâr partiler, esas itibariyle, düzeni savunan partilerdir ve muhafazakâr partiler, esas itibariyle, orta sol partiler karşısında... Orta sol partiler, daha çok eşitliği, sosyal adaleti öne çıkaran partilerdir; bunun karşısında olan muhafazakâr partiler ise, daha çok sermayeyi gözeten partilerdir.

Adalet ve Kalkınma Partisi bu değerlendirmenin biraz dışına çıkabilmek için, başına, bir de "demokrat muhafazakâr" eklemesini yapmıştır; yani, demokrat kimliği, aslında, biraz da, Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin geçmişten geldikleri çevreleri ve İslamî referansları uygun bir şekilde ifade etmek için kullandıkları bir sözcük gibi algılanmaktadır; demokrat muhafazakâr parti...

Tabiî, biraz önce de belirttiğim gibi, herkes kendini istediği gibi değerlendirebilir; ama, bizim değerlendirmemize göre Adalet ve Kalkınma Partisi, esas itibariyle, İslamî değerleri temel alan, kitlelerin hoşuna gidecek mesajları öne çıkaran popülist bir partidir.

Şimdi, bu partinin geldiği noktanın -yani, kendini tanımladığı gibi, demokrat muhafazakâr noktanın- Adalet ve Kalkınma Partisinin tüm mensupları tarafından benimsenmiş olmasını dilerim. Biz isteriz ki, her parti dilediği gibi kendini tanımlasın; ama, toplumu "sizden-bizden", "inananlar-inanmayanlar" gibi, geçmişte olduğu gibi tehlikeli bir şekilde ayırıma tabi tutmasın.

RESUL TOSUN (Tokat) - Nereden çıkarıyorsunuz Mustafa Bey?!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bir değerlendirme yapıyorum...

RESUL TOSUN (Tokat) - Yanlış değerlendirme yapıyorsunuz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Geçmişte bu değerlendirmelerin yapıldığını...

RESUL TOSUN (Tokat) - Karıştırıyorsunuz!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - "...inananlar-inanmayanlar" ayırımlarının yapıldığını, "sizden-bizden" ayırımlarının yapıldığını...

RESUL TOSUN (Tokat) - Geçmişten günümüze gel.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) -...hatta, şimdi sizleri üzmemek için söylemek istemiyorum; daha farklı söylemlerin gündeme geldiğini hepimiz biliyoruz. Yine burada ifade ettim; eğer, demokrat muhafazakâr kimliği, bugün anlatmak istediğiniz uzlaşı havasıyla benimseniyorsa biz buna saygı duyarız; bu, doğru bir yaklaşımdır. Dileğim odur ki, geçmişte hem Sayın Erdoğan'ın hem de geçmişte sizin lideriniz olan diğer kimselerin beyanlarından farklı, önemli bir uzlaşı noktasında bulunmak istiyorsanız biz buna saygı duyarız, bunu mutlulukla karşılarız; ama, tekrar eski çağrışımları yaptırmak, eski bölünmelere "inanan-inanmayan" bölünmesine gitmek bu toplumu çok tehlikeli noktalara taşır; bundan sakınmanızı istiyorum. Ben, bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir uyarı görevimi yapıyorum, ister benimsersiniz ister benimsemezsiniz; takdir sizindir değerli arkadaşlarım.

AHMET YENİ (Samsun) - Benimsemiyoruz, sizin konuşmanızı da kabul etmiyoruz.

RESUL TOSUN (Tokat) - Aynen iade ediyoruz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Evet, değerli arkadaşlarım, sözcünüz kalkar, buna karşılık değerlendirmelerini yapar.

RESUL TOSUN (Tokat) - Siz oradan laf atarken sözcüyü beklemiyordunuz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Tabiî, laf atmak özgürlüğünüzde var; ama, buranın düzenini sağlamak da Sayın Meclis Başkanının yetkisindedir; o, nasıl takdir ederse... Yoksa, ben sizlerle karşılıklı konuşmaktan her zaman büyük mutluluk duyarım değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

RESUL TOSUN (Tokat) - Siz aynı şekilde konuşmuştunuz; biz de sizin gibi yapıyoruz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, 3 Kasım seçimlerinde, Partimizin, AKP'nin söylemlerini...

FEYZİ BERDİBEK (Bingöl) - AK Parti...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Arkadaşlarım, şu terminoloji sorununu bir çözelim, değil mi?!

AHMET YENİ (Samsun) - Siz çözün, biz değil!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Siz diyorsunuz ki AK Parti, biz diyoruz ki AKP. Bunun, sizinle, pazarlığını da yapmıştım, demiştim ki: Şu tezkereyi reddedin, her zaman AK Parti diyeceğim; ama, tekrar kabul ettiniz, ben de AKP'ye döndüm; mesele bu kadar basit. (CHP sıralarından alkışlar) Onun için..

ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - CH Partisi...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Ne derseniz deyin, takdir sizin.

Onun için, Adalet ve Kalkınma Partisi, seçimlerde, daha çok yoksulluğu, fakirliği ve ülkenin içinde bulunduğu sorunları anlatarak oy aldı ve büyük bir çoğunlukla iktidar oldu, Meclise geldi; ama, bir de ne görüyoruz, hem 58 inci hükümetin programında hem bu 59 uncu hükümetin programında bir anayasa söylemi öne çıkarılmaktadır; yani, denilmektedir ki: "Biz, yepyeni bir anayasa yapacağız."

Değerli arkadaşlarım, gerek Sayın Erdoğan gerek Sayın Gül, Avrupa Birliği müzakereleri için Avrupa'da çeşitli ülkelere gittiklerinde hep "bizim Meclisimiz Anayasada önemli değişiklikler yapmıştır, uyum yasalarında önemli değişiklikler yapmıştır; artık, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine uyum yönünden hiçbir sorunu yoktur. Bizi, Avrupa Birliğine alın" demişlerdir. Başarılı olamamışlardır, o ayrı mesele, ben, orada değilim. Anayasamızın özgürlükler açısından ve Avrupa Birliğine uyum açısından artık bir sorunu kalmadığını ifade etmişlerdir; ama, şimdi ne görüyoruz, Hükümet Programında yepyeni bir anayasadan bahsediliyor. Elbette, Cumhuriyet Halk Partisi de, Anayasada, ihtiyaç olduğu zaman gerekli değişiklikler yapılmasından yanadır; ama, ucu açık, neyi amaçladığı belli olmayan bir anayasa öngörüsü, bu programda yer almıştır. O programda deniliyor ki...

RESUL TOSUN (Tokat) - Bu Mecliste yapılacak, göreceksiniz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, ben, hükümetin taahhütlerini, hükümetin programını değerlendiriyorum; elbette, o öneriler buraya geldiği zaman, Meclis olarak da katkımızı sunarız, önerilerimizi, eleştirilerimizi yaparız; ama, Anayasanın nitelikleri, yapılacak olan yepyeni Anayasanın nitelikleri sayılırken "katılımcı demokrasiyi esas alan, demokratik hukuk devleti anlayışına uygun bir anayasa yapılacaktır" deniliyor; yani, demokratik hukuk devleti anlayışı... Oysa, bizim Anayasamızın değiştirilmesi dahi önerilemeyecek olan 2 nci maddesinde, bu ibare aynen şöyledir: "Laiklik ilkesi..." Yani, laik, sosyal hukuk devletinden bahsedilir. 59 uncu hükümetin önerdiği bu yepyeni anayasa, öyle anlaşılıyor ki, laiklik ilkesini içermeyecektir; çünkü...

RESUL TOSUN (Tokat) - Dereyi görmeden paçayı sıvadınız Sayın Özyürek!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Arkadaşlarım, Hükümetin Programı önünüzde, açınız, okuyunuz, çok net bir şekilde ifade ediliyor; ama, laiklik ilkesinin bu anayasada yer alacağına dair herhangi bir vurgulama yapılmıyor.

RESUL TOSUN (Tokat) - Önümüzde öyle bir şey yok...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Eğer, Sayın Başbakan, cevap vermek üzere buraya geldiğinde "biz, laiklik ilkesini de, yeni anayasada gerekli ağırlıkta koyacağız" derse, benim bu eleştirilerim havada kalır; ama, ben, önümdeki yazılı dokümana göre bir değerlendirme yapıyorum ve orada açıkça görüyorum ki, laiklik ilkesine herhangi bir vurgulama yapılmamıştır.

Değerli arkadaşlarım, anayasalar elbette değişir; ama, neresini, nasıl ve hangi amaçla değiştireceğinizi açıkça ifade etmeniz lazım. Bu Anayasanın pek çok maddesi, geçmişte, geçen dönemde değiştirildi, eskiden de değiştirildi, sürekli değiştiriliyor; ama, neresini, nasıl değiştireceğiz? Mesela, biraz önce de söyledim, biz isteriz ki, cumhuriyetin 80 yıllık birikimlerini muhafaza eden bir anayasa yapalım. Yani cumhuriyetçiliği, yani Atatürkçülüğü, yani laikliği dışlamayan, onu esas alan bir anayasa, bizim, olmazsa olmaz şartımızdır. Bunda mutabıksanız, yeni bir anayasayı konuşabiliriz.

Bir diğer nokta da şudur: Biz, sürekli, şeffaf toplum, saydam toplum, temiz siyaset diye geliyoruz ve bunun şartı, olmazsa olmaz şartı olarak da, dokunulmazlıkların kaldırılmasını öngörüyoruz. Eğer, yeni anayasa değişikliğinizde dokunulmazlıkları kaldıracaksanız, yani, milletvekillerinin de, sade vatandaşlar gibi yargılanmasının önünü açacaksanız, bunu hep birlikte gerçekleştirebiliriz.

Değerli arkadaşlarım, bu Hükümet Programında eğitimle ilgili önemli noktalar var. Eğitimin önündeki engellerin kaldırılacağı söyleniyor. Elbette, eğitimin önündeki engellerin hepsi kaldırılmalıdır; yani, fakir çocukların okuması için yurtlar olmalıdır, burslar verilmelidir; okullarımız, araç gereç yönünden, hocalarımız yönünden takviye edilmelidir; ama, bu programın ifadesinden öyle algılıyoruz ki, daha çok, eğitimin önünde temel bir engel gibi algılanan türban sorununa bir gönderme, bir yollama yapılıyor. Eğitimin önündeki engelleri kaldırmaktan maksat, biraz da, türbanı meşru kılmak; yani, üniversitelere, resmî dairelere türbanla girilsin, oralarda türbanla çalışılsın anlayışı var. Bu doğru değildir; bu toplumda ulaştığımız uzlaşma noktasını, barış noktasını dinamitleyecek bir yaklaşımdır, bundan dikkatle kaçınılmasını öneriyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir diğer önemli nokta, meslekî eğitim gören öğrencilerin üniversiteye geçişindeki sorunların çözüleceğinden bahsediliyor. Elbette, elektrik bölümünden mezun olan öğrencimiz kolaylıkla elektrik mühendisliğine geçebilmelidir; imam-hatipte okuyan kardeşimiz de, ilahiyat fakültesine kolaylıkla geçebilmelidir. Nitekim, imam-hatipte okuyan öğrencilerimizin ilahiyat fakültesine geçmesinde önemli bir zorluk yoktur; ama, bu, imam-hatipte okuyan öğrencileri bütün üniversitelere kolaylıkla girmesini sağlayacak bir öneri olarak programda yer almışsa, bundan biz üzüntü duyarız; bu da, toplumda var olan uzlaşıyı, toplumda var olan barışı kaldıracak bir noktadır değerli arkadaşlarım.

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Kardeşlerimiz...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Herkes birbirinin kardeşidir değerli arkadaşlarım.

RESUL TOSUN (Tokat) - CHP hiç değişmeyecek mi Sayın Özyürek?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - CHP değişmiştir. Değerli arkadaşlarım, CHP, sosyal demokrat bir partidir. Sosyal demokrat partiler barışçıdır, eşitlikçidir, kardeşliğe önem verir; ama, siz, barışı değil savaşı öne alan bir partisiniz. (CHP sıralarından alkışlar; AK Parti sıralarından alkışlar [!])

RESUL TOSUN (Tokat) - Elli yıl geride kalmışsınız!

AHMET YENİ (Samsun) - Hiç değişmeyecek misiniz?!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Ama, siz, çok yanlış yollara giden bir partisiniz...

RESUL TOSUN (Tokat) - Hakaret ediyorsunuz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Şimdi, onun ezikliği içinde, bir savaşa karar vermenin ezikliği içinde, barışı öne alan bir parti sözcüsünü suçlayarak, laf atarak insicamımı bozmaya kalkışıyorsunuz; ama, hiç uğraşmayın, kendinizi yormayın, ben, anlatacaklarımı sonuna kadar anlatırım burada. Sayın Başkandan da, süreme yeni süre ilave etmesini özellikle diliyorum; çünkü, benim niyetim sizlerle laf yarıştırmak değil; benim niyetim, Hükümet Programı üzerindeki değerlendirmeleri, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini, sizlere ve halkımıza sunmaktır. (AK Parti sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-03-21-59-uncu-hukumet-programi-uzerindeki-gorusmeler (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
