# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 26 Eylül 2004
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2004-09-26-danisma-kurulu-onerisi

> Mustafa Özyürek (CHP), 26 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 835 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, Yüce Parlamentonun saygıdeğer üyeleri; bir süreden beri, toplumda, kamuoyunda, öylesine inanılmaz bir manzara yaşıyoruz ki, bunu, yapılan yanlışları "affedersiniz" deyip geri almak gibi bir yöntem izlemek yerine, böyle, baskın çıkarak, burada iyi niyetle bu kanun tasarısının yasalaşması için elinden geleni yapan Anamuhalefet Partisini suçlayarak, âdeta, kamuoyunda bir farklı hava yaratılmak isteniyor; işte bu nedenle söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, elbette, hükümetin bazı sıkıntıları olabilir. Burada, bir anlayışla, Sayın Köksal Toptan ifade etti; kanunu görüştüğümüz gün -tutanak burada- "Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası Tasarısı ve Ceza İnfaz Yasası Tasarısını da birlikte yasalaştırmak üzere, Ceza Kanunu Tasarısını geri çekiyoruz" dedi. Biraz önce buraya geldiler, dediler ki: "O tasarıları hükümet geri çekti." Acaba, bugünkü müzakereler sırasında, komisyon daha neleri geri çekecek, hükümet daha neleri geri çekecek ?..

Değerli arkadaşlarım, böylesine, saydamlığın, şeffaflığın konuşulduğu bir dönemde, Sayın Komisyon Başkanı "ben geri çektim" diyecek, Sayın Başbakan bir yanlış yaptı diye, Brüksel'de o yanlışı telafi etmek üzere, durup dururken Ceza İnfaz Yasasını, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasını hükümet geri çekecek!..

Şimdi, değerli arkadaşlarım, kamuoyunu ve milletvekillerini bu kadar aldatırsanız, bunun sonucu, demokrasi açısından hoş olmaz. Her şey burada; çok açık. Sayın Haluk İpek dedi ki: "Krizi çözmek üzere bir toplantı yapıyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi krizin çözülmesini istemiyor."

Değerli arkadaşlarım, krizi kim çıkardı; krizi çıkaran sizsiniz; şimdi de siz, krizi çözmek için akla gelmedik yöntemler uyguluyorsunuz; biraz önce Sayın Anadol'un dediği gibi, Anayasayı çiğnetiyorsunuz Meclis Başkanına, kendisini hukukçu diye takdim eden, burada, bugüne kadar usule uymaya olabildiği kadar özen gösteren bir Meclis Başkanını çok güç duruma sokuyorsunuz, sonra da geliyorsunuz "bu krizi biz çözüyoruz, siz engel oluyorsunuz" diyorsunuz!..

Her şeyi yerli yerine oturtalım arkadaşlar; bu Ceza Yasası Tasarısı, burada, bir uyum içerisinde, bir uzlaşma içerisinde görüşülüyordu; fakat, Sayın Başbakan, zina maddesinin o tasarı içerisinde yer almamasından rahatsız oldu, tasarının geri çekilmesini istedi. Krizin başlangıcı bu değil mi?.. Bu, hepimizin gözü önünde cereyan etmedi mi?..

Değerli arkadaşlarım, yapılan yanlışları konuşmazsanız, yapılan yanlışları ortaya koymazsanız, affedersiniz, enayi yerine konulmayı içimize sindirirsek, bu Meclise çok daha fazla baskı gelir. O nedenle, doğruları, nelerin olup bittiğini kamuoyuyla paylaşmamız lazım.

Şimdi, Değerli Grup Başkanvekili Faruk Çelik, geçen günkü bir basın toplantısında "bu zina meselesini ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi ortaya attı" dedi.

Değerli arkadaşlarım, gazeteler burada, Sayın Başbakan "Anadolu kadını korumasızdır; biz, aileyi korumak için zinanın suç olması yönünde Ceza Kanununa madde koyacağız" dedi; ama, Cumhuriyet Halk Partisinin direnişi, bazı sivil toplum örgütlerinin direnişi sonucunda bu madde konulamadı. "Peki öyleyse, bu yasa tasarısını biz de geri çekiyoruz" dediniz.

Sayın Haluk İpek "yasa tasarısını geri çekmedik arkadaşlar, iki maddeyi geri çektik" diyor. Peki, bir sene sonra yürürlüğe girecek bir tasarıyı yasalaşmaktan alıkoymadınız mı?.. Bunun pratik sonucu bu değil mi?..

Değerli arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi, görüşmelerin hiçbir aşamasında, zinanın suç olması yönünde bir telkinde, bir öneride bulunmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı "eğer, siz, zinayı gündeme getirirseniz, biz destek olmayız; ancak, bu nedenle ceza kanununun bütününü engelleyecek bir tavrın içine girmeyiz" demiştir. Olay bu kadar basitken ve Sayın Başbakanın, televizyonlardaki konuşmalarında, medyadaki, basındaki konuşmalarında "kutsal aileyi korumak için zinayı suç saymak istiyoruz" diye açık demeçleri varken, Sayın Haluk İpek'in bu yönde açık demeçleri varken, bazı AKP milletvekillerinin açıklamaları varken, komisyona, bir muhalefet şerhi olarak bir AKP milletvekili böylesine şerh vermişken, zina konusunun nereden çıktığı ve nereye tırmandığı, nasıl bir krize yol açtığı ortadadır; ama, bu krizi çıkaran Sayın Başbakandır, bu krizi aşmak üzere bugün bu toplantıya çağıran Sayın Başbakandır; bunun, kamuoyu tarafından, herkes tarafından böyle bilinmesi lazım.

Değerli arkadaşlarım, olabilir, insanlar yanlış yapabilirler. Yanlış yaparsınız; ama, yanlıştan, hatadan döndüğünüzü de açıkça söylemeniz lazım. Bunu dolambaçlı yollarla söyleyerek, çeşitli insanları suçlayarak, Cumhuriyet Halk Partisini suçlayarak, bu konuda kamuoyunda çeşitli demeçler vermiş, yürüyüş yapmış, pankart açmış sivil toplum örgütlerini suçlayarak, kadınlarımızı suçlayarak bir yere varamazsınız. Olayı yerli yerine oturtalım. Bir hata yapılmıştır, uzlaşmayla giden yasa tasarısı, çeşitli nedenlerle -inanılmayan nedenlerle, inandırıcı olmayan nedenlerle- geri çekilmiştir.

Brüksel'de, çok açık bir tavır konulmak suretiyle "ya bu Ceza Kanunu çıkacak ya da ilerleme raporunda olumsuz bölümler yer alacak ve aralık ayında size gün verme, müzakere tarihi verme noktasında güçlük çıkacak" denilmiştir. Bundan çekinen Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Genel Başkanı "biz Türküz, Türkiye'yi biz idare ederiz, Türkiye'de bizim dediğimiz olur" dedikten sonra, gidip, Avrupa Birliğinde, oradaki sözcülerin, yetkililerin önünde "biz, zinayı, kesinlikle Ceza Kanununa sokmak istemiyoruz" demiştir. Hatta, öylesine bir taahhütte bulunmuştur ki, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda bulunduğu sürece böyle bir öneri gündeme gelmeyecektir.

Bu bir dönüştür, bu bir viraj alıştır. Açıkça dersiniz ki, Avrupa Birliği sözcüleri, yetkilileri bizden bunu istediler, biz de bunu yapmak zorunda kaldık; o nedenle, bir yanlışı düzeltmek üzere olağanüstü toplantı yapıyoruz. Uygun bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinden özür dileyerek yolumuza devam etmek dururken, onu bunu suçlamak çok doğru bir yaklaşım değildir değerli arkadaşlarım. Her şey kamuoyunun gözü önünde cereyan etti, her şey buradaki milletvekillerinin gözü önünde cereyan etti. Bu krizi Sayın Başbakan çıkarmıştır; bu krizi çözmek de, şu anda, Adalet ve Kalkınma Partisinin görevidir.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Avrupa Birliği yolunda engel çıkarmamak için, yapılan bunca yanlışa rağmen, bu tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabulü yönündeki...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 26 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2004-09-26-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
