# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Mustafa Özyürek (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 801 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; şahsım adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, görüşmekte olduğumuz tasarının adını bazı milletvekillerimiz "torba kanun" diye nitelendirdiler. Bu, torba değil, çuval, bir çuval kanunu, kırkambar bir kanun. Gerçekten, Anayasaya, hukuk tekniğine, her şeye aykırı bir kanun düzenlemesi değerli arkadaşlarım. Ne yazık ki, AKP Hükümeti bu yöntemi alışkanlık haline getirmiştir. Bir çuvalın içine, düşündüğü, düşünmediği ne kadar düzenleme varsa dolduruyor ve bunların hepsini birden getiriyor Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne koyuyor; bunları değiştirelim...

Şimdi, Sayın Bakana buradan sorsak, burada kaldırılan maddeler nelerdir? Örneğin, 31 inci maddede o kadar çok kanun maddesi değiştiriliyor ki, bunlar neyi ifade ediyor, hangi anlama geliyor; bunu açıklamak mümkün değil. Bunu, teknisyenler bile açıklayamaz; kaldı ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri nasıl değerlendirip, oy verecekler?!

Değerli arkadaşlarım, kanun, bir konuyla ilgili olarak hazırlanır; orada, ya o konuyla ilgili bir kanun vardır, sadece onunla ilgili düzenleme yaparsınız veya belli bir konuyla ilgili yeni bir yasal düzenleme yaparsınız. Böylesine kırkambar bir kanun hazırladığınız zaman bunun neyi getirip neyi götürdüğünü değerlendirmemiz ve oy vermemiz çok zor oluyor.

Şimdi, gerekçe, ne denildi; bütçe kanununa koyduğumuz bazı hükümler var; bunların, Anayasamıza göre bütçe kanununda olmaması gerekir; onun için onları ilgili kanunlarına gönderiyoruz. Şimdi, bununla kalmıyorsunuz ki, pek çok değişiklik yapıyorsunuz. Plan ve Bütçe Komisyonuna tasarı geldi, yine, kırkambar bir tasarıydı. Plan ve Bütçe Komisyonundan altkomisyona gitti; orada, akla gelmedik yepyeni ilaveler yapıldı.

Değerli arkadaşlarım, bu yöntem, Meclis iradesini hiçe sayan bir yöntemdir. Özellikle AKP'li milletvekillerinden ve AKP'li grup başkanvekillerinden, hükümeti bu yönde uyarmalarını istiyoruz. Hangi kanunu değiştireceklerse onunla ilgili bir tasarı getirsinler. Emekli Sandığı Kanununu mu değiştirecekler, onunla ilgili bir tasarı getirsinler, o konu etrafında tartışalım; ama, Emekli Sandığından, karayolu taşımacılığına kadar, Devlet Demiryolları Kanununa kadar yüzlerce kanunu bir anda değiştirirseniz; bu, hukukdışı bir uygulama olur. Bunu, öncelikle ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu torba kanunda, bu çuval kanunda önemli düzenlemeler var. Onlardan biri nedir; bütçe kanununda da yer almış olan bir madde; yani, emekli olduktan sonra kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların emekli maaşlarının kesilmesi veya emekli maaşını almakta ısrar ediyorlarsa oradan istifa etmesi.

Şimdi, bunu, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Anayasa Mahkemesine götürdük; fakat, hükümet, işte, şeklî yönden onun Anayasaya aykırı olduğunu biliyordu, şekil eksikliğini gidermek üzere bu kanuna almış bulunuyor bu düzenlemeyi; ama, bu düzenleme, Anayasamızın kazanılmış hakların ihlal edilemeyeceği temel ilkesine kesinlikle aykırıdır değerli arkadaşlar.

Şimdi düşününüz, bir yerden emekli olmuşsunuz, gitmişsiniz belediyede çalışıyorsunuz veya pilotsunuz, Silahlı Kuvvetlerden emekli oldunuz Türk Hava Yollarında çalışıyorsunuz ve düzeninizi, çalışmanızı, gelirinizi hem emekli maaşı alacağınıza hem de çalıştığınız yerden ücret alacağınıza göre düzenlemişsiniz. Şimdi bir kanun çıkıyor, deniliyor ki, hayır, emekli maaşını alamazsın, buradan istifa et. Şimdi bu nedir; bu bir hak ihlalidir değerli arkadaşlarım.

Onun dışında, bu konuda, ben, gene Genel Kurulda bir konuşma yaptığım için o kadar çok başvuru aldım ki, inanılmaz derecede, insanları yakından ilgilendiren bir düzenleme; ama, biz burada, böyle hiç kimseyi ilgilendirmeyen, şeklî bir düzenleme yapıyormuş gibi dinliyoruz, ellerimizi kaldırıyoruz ve binlerce insanın hayatına, gelir düzeyine müdahale ediyoruz. Bu, hukuka uymaz. Hukuk, kazanılmış hakları korumak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz, bu düzenlemeyi de Anayasa Mahkemesine götürmek durumundayız.

Değerli arkadaşlarım, burada, Sayın Akman da ifade etti; özellikle Irak'ta öldürülen çalışan insanlarımızın, şoförlerimizin çaresizliğini, sahipsizliğini Plan ve Bütçe Komisyonunda birkaç kez ben de dile getirmiştim ve her gelen bakana, bu konuda bir düzenleme düşünüp düşünmediklerini sormuştum. Burada, bir düzenleme öngörülüyor; deniliyor ki, öldürülenlerin mirasçılarına 40 milyar lira ödeme yapılır.

Değerli arkadaşlarım, bugünün şartlarında, 40 milyar liranın hiçbir değeri yok. Mersin Milletvekili olarak, orada, pek çok insanımız, şoförümüz, çalışanımız öldürülüyor; bunların ailelerini, yakınlarını ziyaret ettiğimizde, nasıl bir fakirliğin, yoksulluğun, çaresizliğin o eve, o aileye egemen olduğunu görüyoruz. Bunun çaresi olarak, sadece 40 milyar lira gibi yetersiz bir ödemeyle devletin devreden çıkması doğru bir yaklaşım değildir. Bunlara, ayrıca, mirasçılarına, bakıma muhtaç olanlara, en az asgarî ücret düzeyinde bir ödeme yapılması lazım; kız çocuğuysa evleninceye kadar, erkek çocuğuysa yasalarımızın öngördüğü belli bir yaşa gelinceye kadar. Eğer bu insanlara devlet sahip çıkacaksa, bu yönde mutlaka bir düzenleme yapılması lazım. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, böyle bir önergeyi Başkanlığa sunacağız; milletvekillerimizin buna sahip çıkmasını istiyoruz.

Bir diğer önemli nokta -Sayın Akman da bahsetti- burada bir düzenleme var. Muhtarlarımıza yapılacak ücret ödemeleri konusunda, Bakanlar Kuruluna bir yetki veriliyor. Şimdi, peki, bu yetki veriliyor da, yetki nasıl kullanılacak acaba; ne yapılacak? Hepimiz biliyoruz ki, şu anda, muhtarlarımız, Bağ-Kur primlerini ödeyecek kadar bile ücret alamıyorlar ve Bağ-Kur primlerini ödemiyorlar, pek çok muhtarımız emekli olma hakkını kaybediyor.

Şimdi, burada, kanunda, Bakanlar Kuruluna yetki veren bir düzenlemenin hiçbir anlamı yoktur. Bakanlar Kurulunun ne yapacağı, ne zaman, nasıl bir düzenleme yapacağı, düzenleme yapıp yapmayacağı belli değildir. O nedenle, buraya bir hüküm konulması, aslında hiçbir şey ifade etmez. Geliniz, burada bir düzenleme yapalım, tüm muhtarlarımız için, asgarî ücret düzeyinde bir aylık ödemeyi öngörelim. Köylerdeki, kırsal kesimdeki muhtarlar ile şehirlerdeki muhtarlar arasında ayırım yapacaksak, o ücretin yüzde 25 fazlası şeklinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
