# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2005
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-07-01-grup-onerisi-hk

> Mustafa Özyürek (CHP), 1 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 792 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Malatya Milletvekilimiz Mevlüt Aslanoğlu ve arkadaşlarının verdiği bir kanun teklifinin bugüne kadar gündeme alınmaması nedeniyle, Grubumuz, bunun gündeme alınması yolunda Danışma Kuruluna bir öneri götürmüş; ama, ne yazık ki, bu, kabul edilmemiştir. Şimdi, sizin takdirinize, önünüze bu konu gelmiş bulunuyor.

Değerli arkadaşlarım, konu -biraz sonra teklif sahibi olarak Sayın Mevlüt Aslanoğlu da ayrıntılarıyla anlatacak- kredi kartları faizlerinin çok yüksek olması, buna bir çözüm bulunması yönündeki bir öneridir.

Biliyorsunuz, faizler, genel olarak düşmüştür. Bankalarımız çarşaf çarşaf ilanlar veriyorlar, 25 yıllık konut kredilerini, aylık 1,33 faizle pazarlamaya çalışıyorlar. Bunun gibi, diğer tüketici kredilerinde de oranlar son derece düşmüştür. Buna karşılık, kredi kartlarındaki faiz oranları son derece yüksektir. Örneğin, büyük bankalarımızdan Akbankın kredi kartlarında uyguladığı aylık faiz oranı yüzde 6,25'tir. Bunu, yıllık bileşik olarak alırsanız, yüzde 107'dir. Bunun gibi, Yapı ve Kredi Bankasının faiz oranı yine yüzde 6,25'tir ve Ziraat Bankasının -ki, en düşüklerinden biri olmasına rağmen- aylık yüzde 4,50'dir, yıllık bileşik yüzde 69,63'tür.

Çağdaş uygulamada, çağdaş ekonomide ödemeler artık, genellikle kredi kartlarıyla yapılmaktadır. Kredi kartlarına böylesine, bugünün şartlarında çok yüksek faiz uygulanması, tüketiciyi, kredi kartları kullananları mağdur etmektedir. Buna, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mutlaka bir çözüm bulması gerekiyor. Eğer tüketiciyi düşünüyorsak, halkı düşünüyorsak, Sayın Mevlüt Aslanoğlu ve arkadaşlarının kanun teklifinin gündeme alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu, Yüce Heyetin takdirlerine sunuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, dün burada İçtüzükte bir değişiklik yapıldı ve herhalde bugün, biraz sonra bu İçtüzüğe uygun olarak uygulamalar başlayacak. Bunun ne kadar antidemokratik bir yöntem olduğunu, dün, Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan arkadaşlarımız ifade ettiler. Bugün, burada, uygulamayla da göreceksiniz, şu anda, Bankacılık Yasa Tasarısı, dün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda, beş gün, gece aralıksız devam eden çalışmalarımızla tamamlandı; dün sabah 8'de bitti.

Böylesine yoğun bir mesai verilen tasarı, bugün, herhalde buraya gelecek ve 7 maddeymiş gibi; yani, 30'ar maddelik bloklar halinde, 7 maddeymiş gibi görüşülecek.

Muhalefetin bu konuda katkı yapması, bu konuda değerlendirme yapması ve eleştiri yapmasının önü bütünüyle kesilmiş olacak. Yani, buna, ne yazık ki demokrasi demek mümkün değil. Eğer, o kanun, burada, bildiğimiz yöntemle, madde madde görüşülmüş olsaydı, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, çok önem verdiğimiz maddelerde söz alacak, önergeler verecek ve sizin de pek çoğuna katılacağına inandığım düzenlemeleri hep birlikte yapma şansına sahip olacaktık; ama, ne yazık ki, artık, bu İçtüzük maddesi devam ettiği sürece, bu katkı yapma şansımız bütünüyle elimizden alınmış olmaktadır. 30 maddelik bloklar halinde görüşme yapmak demek, konuyu hiç görüşmemek, hiç gündeme getirmemektir.

Adalet ve Kalkınma Partisinin bunu yapmak yerine, şöyle bir İçtüzük değişikliği daha makul olurdu: Diyebilirlerdi ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine alınmış olan kanunlar, görüşülmeden kabul edilmiş sayılır; boşu boşuna Meclisi oyalamazdık.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu Bankacılık Yasa Tasarısı -belki, burada konuşma fırsatımız olmayacak, görüşme fırsatımız olmayacak İçtüzük nedeniyle- çok önemli düzenlemeleri içeriyor. Mesela, onlardan biri, biliyorsunuz, şu ana kadar, güç durumda kalan, zor duruma düşen bankalara TMSF tarafından el konuluyor. El konulan bu bankaların bütün taahhütleri, borçları, alacakları devlet tarafından üstleniliyor ve bu nedenle de, şu ana kadar devlet 47 milyar dolar yük altına girmiştir. Bu 47 milyar dolara karşılık, şu ana kadar 1,5 milyar dolar tahsil edilmiştir ve TMSF yetkililerinin ifade ettiğine göre, bunun geriye kalanının da ancak 6 milyar doları tahsil edilebilecektir; yani, 47 milyar dolarlık bir yükün, bir zararın sadece 7,5 milyar doları tahsil edilecek. Öbürü ne olacak; öbürüne, yine, bu konuda hükümet yetkililerinin belirttiği gibi, bir bardak soğuk su içilecek.

Onun için, biz diyoruz ki, geliniz, artık bankaları fona almaktan vazgeçelim. Bankalar, kendi kuralları içinde ve elbette fonun denetiminde, zor duruma düştüklerinde tasfiye edilsin. Mevduatla ilgili zaten 50 milyar liralık bir güvence var; o güvence çerçevesinde halkın paralarını ödeyelim; ama, o bankaya kredi vermiş, o bankadan çeşitli şekillerde alacağı olan, bir kısmı şaibeli borç - alacak ilişkisi içinde bulunan bu yükü devlet üstlenmesin. Ama, ne yazık ki, bunu kabul ettiremedik.

Yine, değerli arkadaşlarım, burada, bugün belki önünüze gelecek olan Bankacılık Yasa Tasarısında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önerimizle ve AKP'li bazı milletvekillerinin de desteğiyle, İhlas Finans kuruluşunun tasfiyesiyle ilgili bir düzenleme yaptık. Orada öngördüğümüz yöntem şudur: Şu anda, İhlas Finansın tasfiyesi İhlas Finans yetkililerince yapılmaktadır ve tasfiye sonunda elde edilen kaynakların, paraların dağıtımında, oraya para yatırmış olan küçük yatırımcılardan bize gelen, inanıyorum ki sizlere de gelen şikâyetlere göre, çok adaletsiz, haksız bir dağıtım yapılmakta, 100 000'i geçen insan mağdur edilmektedir. Gene, Plan ve Bütçe Komisyonundaki müzakereler sırasında, TMSF Başkanı, tutanaklara geçen ifadesinde, İhlas Finansın olayında 1 300 000 000 dolarlık bir hortumlamanın söz konusu olduğunu söylemiştir. Öyleyse, bu hortumlamanın önüne geçmek, devletin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir.

Yukarıda, iyi niyetle, ülkesini düşünen ve devletin kaynaklarının hortumlanmasına, küçük yatırımcının mağdur edilmesine vicdanı elvermeyen milletvekillerinin oylarıyla buraya gelecek olan raporda, tasarıda, İhlas Finansın tasfiyesinin Fon tarafından yapılması öngörülmektedir. Bu yönde oy veren AKP'li milletvekillerimizin korkusu, bazı kulis faaliyetleri sonunda, burada, bu düzenlemeden vazgeçilmesidir. Ben inanıyorum ki…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-07-01-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
