# 1.5.2008 tarihli ve 5760 sayılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:231)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim
- **Tarih:** 10 Temmuz 2008
- **Gündem:** 1.5.2008 TARİHLİ VE 5760 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:231)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2008-07-10-1-5-2008-tarihli-ve-5760-sayili-serbest-muhasebecilik-serbest-muhaseb

> Mustafa Özyürek (CHP), 10 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1.5.2008 TARİHLİ VE 5760 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:231)); konuşma 921 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Mali Müşavirlik Tasarısı’nın Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilen bir maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Mayıs ayında burada çok uzun, hararetli müzakereler yapmıştık. O zaman pek çok noktada, bizim Plan ve Bütçe Komisyonunda mutabık kaldığımız konuların, noktaların burada iktidar partisi grubunun önergeleriyle değiştirildiğini ve böylece, ortaya çıkan tasarının az oy alanın seçilmesini sağladığını, çok oy alan kimsenin yerine az oy alanın birlik ve oda yönetimine gelmesini sağlayan bir seçim yönteminin, hem hukuka aykırı hem antidemokratik bir seçim yönteminin bu Yasa’ya girdiğini ifade etmiştik ama ne yazık ki o zaman Plan ve Bütçe Komisyonunda bu konuda mutabakat sağlanmış olmasına rağmen, burada o mutabakat bozulmuştu. Bu görüşmeler sırasında, gene, şimdi Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş olan maddenin de hukuka aykırı olduğu, yanlış olduğu… Bu konuda pratik, uygulanabilir bir yöntem bulmak için de bazı önergeler vermiştik ve o önergelerde demiştik ki: Yasa tasarısını görüşmeye başladığımız dönemde TÜRMOB’a bağlı pek çok odada yönetim kurulları genel kurullarını toplamışlardı, seçim başlamıştı, bazı odalar da seçimlerini yapmışlardı. O odalar seçimlerini eski Kanun’a göre, 3568 sayılı Kanun’a göre yapmışlardı. “Eğer bu Kanun buradan geçerse bazı odalar da yeni Kanun’a göre seçim yapacaklar, garip bir durum ortaya çıkacak. Geliniz, artık şu andaki, devam eden seçimleri eski Kanun hükümlerine göre yapalım, gelecek seçimdeki yöntem sizin öngördüğünüz yöntem olsun” dedik. Bunu da kabul ettiremedik burada ama TÜRMOB uzun ilanlar vermek suretiyle kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştı, o arada Sayın Cumhurbaşkanının da dikkatini çekme başarısını gösterdiler ve Sayın Cumhurbaşkanı -Yasa’nın tümünü veto etmesi gerekirdi bize göre ama- sadece bu maddeyi veto etmek suretiyle hiç yoksa bir kaosu önlemiş oldu. O noktada şimdi o maddeyi görüşüyoruz. Yani şu anda, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen, Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilen metin aynen bizim burada verdiğimiz önergelerdeki metindir. Yani o zaman bizim önergemiz kabul edilmiş olsaydı, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi böylesi bir oturum yapmak zorunda kalmayacaktı, AKP’li grup başkan vekili arkadaşlarımız da olmayan çoğunluğu var göstermek gibi bir çabanın içine girmeyeceklerdi. Ama ne yazık ki, “muhalefetin her dediği yanlıştır, bizim her düşündüğümüz doğrudur” mantığında olan AKP çoğunluğu o zaman onu reddetti, şimdi başladığımız noktaya döndük.

Tabii, Sayın Cumhurbaşkanına bu vesileyle teşekkür ediyorum, bir kaosu önledi. Ama ben -ilk ve son vetosudur biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanının- bu bir yol olur, bundan sonra da hukuk dışı pek çok kanun Sayın Cumhurbaşkanının önüne gidiyor, eli alışmıştır, bazılarını daha veto eder diye beklemiştim ama ne yazık ki bu kanun dışında hiçbir kanunu veto etmediler. Bu, ilk ve son veto edilen kanun olarak tarihteki yerini aldı.

Şimdi, tabii, bu madde ile neyi kurtarıyor? Şu anda TÜRMOB’a bağlı bütün odalar seçimlerini eski yöntemle yaptılar. Yani isteyen tek liste ile girdi, isteyen çok liste ile girdi. İşte, birkaç liste ile girenlerden hangi liste çok oy almışsa o listedekiler seçildi, doğal olarak öbür listedekiler seçilemedi. Yani bir anlamda blok liste uygulaması devam ediyor. Bundan sonra, nispi temsil denilen garip bir yöntem uygulanmaya başlanacak. Bu, hukuka aykırı. Burada birkaç kez misal olarak da anlattım, tekrar isterseniz anlatayım. Özellikle bizi izleyen vatandaşlarımız açısından bunu söylemek istiyorum. 1.000 üyesi olan bir odada seçim yapıldığını düşünelim ve bunun 5 tane yönetim kurulu üyesi olduğunu varsayalım. Şimdi, iki liste girsin, biri yüzde 20 oy alsın yani 200 oy alsın, öbürü 800 oy alsın. Burada deniliyor ki 200 oy alan da 1 kişiyi seçmiş olur, 800 oy alan 4 kişi seçmiş olur. Peki, liste hâlinde girildiğine göre, 5 kişilik listede herkes 800 oy almıştır, o 800 oy alan kimi o listeden çıkaracaksınız ki onun yerine 200 oy almış birisini seçilmiş sayacaksınız?

Böyle bir garip, hukuk dışı yöntem, ne yazık ki bu yasayla sistemimize girmiş oldu. Şu ana kadar, hiçbir sivil toplum örgütünde, ne Barolar Birliğinde ne Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinde ne TOBB’da ne TESK’te ne KESK’te hiçbirinde uygulanmıyor, ilk kez TÜRMOB’da bu başlanıyor ve o müzakerelerde AKP yetkililerinin açıklamalarından öğreniyoruz ki, bu bir adımdır, bundan sonra diğer birliklerde de bu yöntemi getireceğiz. Niçin AKP bunda ısrarlıdır? Çünkü, bu odalarda, oraların yapısı itibarıyla, oraların biraz farklı duruşu itibarıyla varlık gösteremiyor. Öyleyse, ben orada nispi temsil yoluyla bir pay alayım arayışı içinde bunu yapmaya çalışıyor.

Bu yasa bugün burada çoğunluğunuz tarafından kabul edildiğinde, biz bunu Anayasa Mahkemesine götüreceğiz; müzakereler sırasında da onu ifade etmiştim. Çünkü, bu Yasa’nın, bize göre, hukuka aykırı, Anayasa’mıza aykırı pek çok noktası var; en önemlileri de biraz önce anlattığım gibi.

Şimdi, biliyorsunuz, bazı odalarda başkanlar iki dönemden fazla seçilmesin diye hükümler getirildi. Bu, TESK’te uygulanmıştı, daha sonra vazgeçildi. Barolar Birliğinde, barolarda uygulanıyordu, vazgeçildi. Sadece şimdi TÜRMOB’da, gene TÜRMOB Başkanı ve oda başkanları iki dönemden fazla seçilemez hükmü getiriliyor. Yani oradaki delegenin, oradaki üyenin çoğunluğu tarafından seçiliyorsa, bir yöneticinin, bir başkanın iki kez, üç kez, dört kez seçilmesinde ne sakınca var değerli arkadaşlarım? Hiç kimse delegenin, üyenin kafasına sopa vurarak oraya seçilmiyor. Özgür iradeleriyle insanlar toplanıyorlar, seçiyorlar.

Bir de zannediliyor ki herkes bu odalara başkan olmak için yarışıyor. Üç beş tane büyük odada belki böyle yarış var, ama diğer odalarımızın çoğunluğunda, biraz bu işten anlayan, çevresinde saygınlığı olan insanı biz hep rica minnet oraya başkan seçeriz. Buna “iki dönem geçti, artık sen başkan olamazsın” dediğiniz zaman, üye sayısı az olan odalarımızda başkan bulmakta zorluk çekeriz.

Bir de mesela sendikalarda, TOBB’da bir kişi hem bir odanın başkanı olabilir hem TOBB yönetim kurulu üyesi olabilir, ama TÜRMOB’da bu olamaz deniliyor. Yani TÜRMOB’da TÜRMOB yönetimine oda başkanlığı yapan birisi seçilemez deniliyor. Bu niye? Bunların hepsi… Mayıs ayında da sık sık huzurunuza gelerek anlatmıştım, bu yasa biraz belli şahısları hedef alan bir yasa.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul). “1.5.2008 tarihli ve 5760 sayılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:231)”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2008-07-10-1-5-2008-tarihli-ve-5760-sayili-serbest-muhasebecilik-serbest-muhaseb (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
