# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 3 Şubat 2009
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2009-02-03-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Mustafa Özyürek (CHP), 3 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 787 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin, işsizliğin araştırılması konusunda verdiği önergenin lehinde konuşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, her gün Türkiye’de yeni bir gündemle karşı karşıya geliriz ama halka sorduğunuz zaman Türkiye'nin bir numaralı sorunu nedir diye, daima işsizlik olarak çıkar. Çünkü işsizlik en büyük felakettir. İşi olmayan insan -sadece gelir kaynağından mahrum olan insan değil- aynı zamanda toplumda, dünyada kendini hiçbir işe yaramayan, fuzuli, gereksiz bir insan gibi görmektedir. O nedenle istihdam sorunu, işsizlikle mücadele bütün dünyada en önemli sorundur. Ne yazık ki Türkiye’de işsizlikle mücadele konusunda, işsiz sayısını azaltma konusunda kapsamlı, tutarlı hiçbir çalışma yapılmamıştır. O nedenledir ki resmî verilerde bile işsizlik oranı yüzde 11’lere çıkmıştır. Resmî verilerde bile diyorum çünkü işsizliğin bu boyutların, yüzde 11’lerin çok üzerinde olduğunu hepimiz biliyoruz, hepiniz biliyorsunuz. Kahvehanelere gittiğinizde, köylere gittiğinizde, hatta Meclisteki odalarınızda oturduğunuzda size başvuran, milletvekillerine başvuran insanlar işsiz insanlardır veya işsiz insanların yakınlarıdır.

Bu işsizlik, geçmişte biraz okuryazar veya yüksek tahsili olmayan kişiler şeklinde görülürken şimdi, yükseköğrenim görmüş, mühendis olmuş, çeşitli mesleklere sahip olan insanların da işsiz olduğunu görüyorsunuz. Dört yıldır, beş yıldır, altı yıldır iş bulamayan mühendisler vardır. Bu, bir sorundur ve bu, çok ciddi bir felakettir. Bunu ortadan kaldırabilmek…

Geçmişte hep şu söylendi: “Ülkede büyüme olursa, kalkınma olursa işsizlik ortadan kalkar.” denildi. Özellikle 2008 yılının ortalarına kadar Türkiye’de 2001 yılından itibaren bir büyüme oldu, yaşadık ama buna rağmen işsiz sayısında bir azalma olmadı. Demek ki ekonominin kendi kendine bu sorunu çözmesi mümkün değil. Öyleyse işsizlikle mücadele için ciddi program ortaya konulması lazım ve müdahale edilmesi gerekiyor.

Şimdi, yüzde 10,9 gibi bir resmî işsizlik rakamıyla karşı karşıyayız ama bunun gerçekçi olmadığını hepimiz biliyoruz. Çünkü iş gücüne katılma oranı son derece düşüktür, yüzde 50’lerdedir Türkiye’de. Oysa iş gücüne katılma oranı, yani çalışma çağında olup da çalışan insanların oranı Avrupa Birliğinde yüzde 70’tir, Türkiye’de yüzde 50’ler civarındadır. Buna rağmen yüzde 11 civarında bir işsizlik görülüyorsa, gerçek işsizliğin çok daha büyük olduğu ortaya çıkar.

Tabii, işsizlik gibi bir büyük felaketi araştırmak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde halkı temsil eden, işsizleri de temsil eden siz değerli milletvekillerinin en önemli görevidir ve sorumluluğudur. Onun için, mutlaka işsizlik konusu enine boyuna bu Mecliste incelenmelidir, tartışılmalıdır, boyutları gerçek anlamıyla ortaya konulmalıdır. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaptığımız hesaplara göre işsizlik oranı yüzde 18’lerin üzerindedir.

Bir diğer önemli nokta: İşsizlikle nasıl mücadele edeceğiz; bu genç insanlara, büyük zorluklarla üniversitede okumuş, üniversiteyi bitirmiş bu insanlara nasıl umut vereceğiz, nasıl iş vereceğiz; bunların da ciddi şekilde incelenmesi gerekiyor. Ekonomi kendiliğinden, büyüme kendiliğinden işsizliği çözmediğine göre ve bir süredir global krizin de etkisiyle Türkiye’de, bırakınız büyümeyi, bir küçülmeyle, bir daralmayla karşı karşıya olduğumuza göre işsizlik çok daha fazla artacaktır. Her nasılsa bir iş bulmuş, çalışmakta olan insanlar giderek işsiz kalmaktadır, fabrikalar kapanmaktadır. Özellikle tekstil sektöründe pek çok fabrika kapanmıştır ve orada çalışan insanlar işsiz kalmışlardır. Otomotiv sektöründe büyük bir daralma yaşanmaktadır ve işsizlik almış başını gitmiştir. Nitekim ocak ayında otomotiv ihracatında yüzde 53 küçülme olmuştur. Bu küçülmenin devam ettiğini varsayarsanız, işte bazı otomotiv şirketleri -izin vererek, geçici olarak- insanları bütünüyle kapının dışına koymadılar ama herkes de biliyor ki kriz böyle devam ettiği sürece otomotiv sektöründe de kitlesel işten çıkarmalar başlayacaktır.

Diğer daralma: Tarımdaki durumun içler acısı olduğunu biliyoruz, esnafın sürekli iş yerini kapattığını biliyoruz. Bunların hepsi zaten var olan, yüksek olan işsizliği daha da artıracaktır.

Şimdi niçin şu anda 2001 yılına göre işsizlerden büyük tepki gelmiyor? Bunun temel nedeni değerli arkadaşlarım, 2001 yılında öncelikle işsiz kalan insanlar finans sektöründe çalışan, bankalarda çalışan insanlardı. Bu kesim toplumda daha etkili olan, sesi daha gür çıkan insanlardı. O nedenle, zannediliyor ki, şu anda işsizlik açısından 2001 yılından yani kriz yılından çok daha iyi durumdayız. Hayır, öyle değil. Bu, şuna benziyor: Biliyorsunuz, İstanbul’da deprem olduğu zaman yer yerinden oynuyor ama Erzincan’da, Varto’da deprem olduğu zaman toplum çok fazla ilgilenmiyor. Şu anda da Denizli’deki insanlar işsiz kalıyor, Adıyaman’daki, Gaziantep’teki insanlar işsiz kalıyor ama bunlar basında, televizyonlarda birkaç gün gündemi işgal ediyorlar ve daha sonra unutup gidiyoruz. Ama o insanlar, evine ekmek götüremeyen o insanlar, artık kirasını ödeyemeyen pek çok aile çocuklarını okuldan geri almak durumunda kalıyor. Bunların dramına Meclis seyirci kalamaz değerli arkadaşlarım.

Bu dramı elbette Mecliste bütçe görüşmeleri ve çok çeşitli vesilelerle hep dile getiriyoruz ama sistematik bir yaklaşımı sergilemiyoruz. Muhalefet olarak biz “İşsizlik artıyor, buna çare bulalım.” diyoruz, iktidar da her zaman “Merak etmeyin, işte, ekonomi büyüyor, gelişiyor, kendiliğinden sorun çözülecektir.” diye geçiştiriyordu. Artık o gerekçe de ortadan kalktı; büyüyen bir ekonomi yok, bir kalkınma yok, öyleyse işsiz sayısı daha da artacaktır. Bunlara mutlaka bir çözüm bulunması lazım. O görüşmeler sırasında, inşallah kabul edilirse bu önerge, o zaman daha ayrıntılı bir şekilde, işsizlikle nasıl mücadele edileceğini, şu anda işçi çıkarma noktasına gelmiş olan firmalara hangi desteklerin, hangi katkıların yapılmasının daha doğru olacağını anlatma fırsatını buluruz.

Değerli arkadaşlarım, sadece doğal felaketlere çözüm bulamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2009-02-03-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
