# Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 3 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin

> Mustafa Özyürek (CHP), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 1.101 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarıyla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bizi ekranları başında dinleyen insanlar, halkımız “Bir aydır bu Meclis neyi tartışıyor?” diye zaman zaman şüpheye düşüyor olabilir. Öyle bir bilgi kirliliği yaratılıyor ki özellikle iktidar grubu sözcülerinin konuşmalarından insanların kafası karışıyor. Önce, kısaca, ne yapıyoruz, neyi konuşuyoruz onu anlatalım.

Biliyorsunuz, Suriye sınırında 510 kilometre uzunluğunda, belli derinliği olan bir toprak güvenlik nedeniyle uzun zamandan beri mayınlanmış durumda yani o bölgede yaşayan insanların topraklarını almışız, güvenlik nedeniyle mayınlamışız, o insanlar, bölgede yaşayan insanlar uzun zamandır eski ekip diktikleri toprakları uzaktan seyrediyorlar.

Şimdi, Ottawa Anlaşması çerçevesinde bütün dünyada mayınlar temizleniyor, Türkiye’de de temizlenmesi gerekiyor çünkü bu uluslararası anlaşmayı biz kabul etmişiz, imzalamışız ve bu topraklardaki mayınları temizleyeceğiz. Olayın özü budur ve muhalefete mensup bütün partiler, iktidar partisi de bu mayınların temizlenmesi konusunda aynı düşünüyorlar, paralel düşünüyorlar. Mutlaka temizlenmesi gerekiyor bu toprakların ve dünyada bu toprakları, mayınları temizleyen tek ülke biz değiliz, pek çok ülke topraklarındaki mayınları temizlemişler. Uzağa gitmeye lüzum yok, Genel Başkanımız Deniz Baykal’la birlikte o mayınlı arazileri incelemeye gittiğimizde gördük, zaten pek çok insan da biliyor, Suriye’de kalan mayınlı arazi temizlenmiş, onlar orada tarım yapıyorlar ama Türkiye ne yazık ki bir türlü bu arazilerini temizleyip tarıma açamamış. Yani bırakalım Romanya’yı, başka ülkeleri örnek göstermeyi Suriye, komşumuz, herhâlde bütçesi, olanakları itibarıyla Türkiye’den daha zengin olan bir ülke değil. Onlar temizlemiş mayınları, topraklarını tarıma açmışlar ama biz yapamamışız.

Şimdi, Hükûmet, İktidar, AKP… Sayın Başbakan bu “AKP” sözcüğünden çok rahatsız oluyor ama biz, 2002 yılından beri burada hep “AKP” dedik çünkü AK PARTİ başka bir şey. Bana göre, bu parti AKP.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, tekriri müzakere yoluyla bu 2’nci…

MEHMET ÇİÇEK (Yozgat) – Partinin İç Tüzük’ünü galiba siz hazırladınız!

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) – Siz yazmışsınızdır, evet, siz yazmışsınızdır, güzel yazmışsınız, elinize sağlık.

Şimdi, bu 2’nci madde, tekriri müzakere yoluyla tekrar gündemimize geldi.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, biraz hukuktan anlayan, biraz bürokrasiyi, idareyi tanıyan insanlar, buradaki yazılanların bütünüyle aldatmaca olduğunu çok rahat görürler. Deniliyor ki: “Önce Millî Savunma Bakanlığı buradaki mayınları temizletecek.”

Peki, Millî Savunma Bakanlığı, bu Hükûmetin, idarenin, devletin bir unsuru mu? Unsuru. Peki, diyor ki “O yapamazsa Maliye Bakanlığı bunu yapar.” Ya, Hükûmet bir bütün değil mi? Verirsin yetkiyi, verirsin sorumluluğu, Maliye Bakanlığı da yapmak zorunda bunu, Millî Savunma Bakanlığı da yapmak zorunda ve söylenecek bir tek söz vardır: İster Maliye Bakanlığı ister Millî Savunma Bakanlığı, bu mayınları temizler, temizletir, bunun ihalesini yapar -hizmet alma- hangi yolla olursa olsun bunu temizletir yetkiyi verirseniz. Fakat sizin kafanızın arkasında esas formül, burayı temizletmek, temizleyen firmaya da buranın işletmesini vermek olduğu için, işte Millî Savunma Bakanlığına veririm, o yapamazsa Maliye Bakanlığına veririm, o da yapamazsa yap-işlet yoluyla burayı ihaleye çıkarırım, temizleyen firmaya da buranın işletmesini kırk yıllığına veririm.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, samimiyet şunu gerektirir: Eğer siz gerçekten bu topraklardaki mayınları temizlemek istiyorsanız diyeceksiniz ki: “Millî Savunma Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı bunu temizler. Daha sonra bu topraklarla ilgili tasarruf konusunu hallederiz.” Burada noktayı koymanız lazımdı. Burada noktayı koymayıp bir üçüncü şıkka geçerseniz, ”Burayı temizleyen firmaya bunun işletmesini de veriyorum.” diyorsanız, o iki seçeneği aldatmaca, kandırmaca olarak koyuyorsunuz; hem bu Meclisi kandırıyorsunuz hem halkı kandırıyorsunuz. Muhalefet bu kandırmacayı kabullenemediği zaman, işte o zaman kıyamet kopuyor. Sanki bizim alnımızda başka bir şey yazıyor. Okuyan herkes, okuması yazması olan herkes burada görür ki bu adrese teslim bir ihaledir. Birinci şık denenecek, olmadı denecek; ikinci şık denenecek, olmadı denecek; üçüncü şık, gelsin bir firma, temizlesin ve kırk dört yıla kadar burayı işletsin. Dünyanın neresinde mayınları temizleyen bir firmaya o toprakları işletme hakkı verilmiştir? Bir tek örnek gösteremezsiniz.

Sırf bize mahsus bu uygulama, bu yöntem, işte hepimizin aklına “Acaba bu firma hangi firmadır?” konusunu getiriyor. Şimdi, böyle bir niyetiniz olmasa bu üçüncü şıkkı koymanıza gerek yok. Belli ki ilk iki şık olmayacak, üçüncü şıkka gelince diyeceksiniz ki: “Burayı temizle, al, kırk dört yıla kadar işlet.”

Değerli arkadaşlarım, biraz önce söyledim, o topraklar orada yaşayan insanlara ait topraklar. O toprakları kırk yıldır o insanlar seyrediyor. Şimdi siz diyorsunuz ki: “Bu toprağınızı bir firma gelecek -bu konuşulduğu gibi büyük ihtimalle bir İsrail firması gelecek- kırk yıldan fazla işletecek, siz gene seyredeceksiniz.” Şimdi Sayın Başbakan diyor ki: “Bu toprakları temizleyeceğiz ama halka dağıtmayacağız, öyle yağma yok.”

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu topraklar kimin? Bu topraklar o bölgede yaşayan insanların. Siz bu toprakları elbette modern tarımı yapacak şekilde organize edeceksiniz ama oradaki hak sahibi, toprak sahibi insanları yok sayarak, onların elinden aldığınız toprakları tarıma açıp orada üretim yapacaksınız ama o insanları yok sayacaksınız. Böyle bir şey olmaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki: “Tamam, buradaki mayınlar derhâl temizlensin, bu topraklar orada eski hak sahibi olan insanların, topraksız olan insanların hakları da gözetilerek, elbette modern çiftlikler şeklinde, mutlaka işletilsin.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkan.

Bunun çaresini bulmamız gerekiyor değerli arkadaşlarım.

Şimdi, işte sorular sorulunca, burada muhalefet eleştiri yapınca arkadaşlarımız kalkıyorlar güzel güzel “Biz her şeye cevap verdik.” Peki, bir, maksadınız burayı mayından temizlemekse Millî Savunmaya veya Maliye Bakanlığına yetki ve sorumluluğu verdikten sonra bir üçüncü şıkkı yani o toprakları temizleyene işletme hakkını vereceğinizi buraya niçin yazıyorsunuz? Belli ki siz bunları aldatmaca olarak koyuyorsunuz, sonunda bu toprakları belli firmaya vereceksiniz, işleteceksiniz. Bunu çok açık bir şekilde görüyoruz. Bunu mugalatayla, işte hamasi nutuklarla bu yalın gerçekleri saklamak mümkün değildir. Mızrak çuvala sığmaz değerli arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) – Evet, Sayın Başkan, diğer grup başkan vekillerine ve grup sözcülerine tanıdığınız müsamahayı bana da tanıyacağınızı umuyorum.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) – Grup başkan vekili mi oldunuz?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Grubum adına konuştuğum için... Çok değerli grup başkan vekillerimiz var, en güzel şekilde temsil ediyorlar.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, AKP’nin niyeti deşifre olmuştur, rahatsızlığın esası buradan gelmektedir. İşte, olayı karambole getirip, kamuoyunu uyutarak, Meclisten bunu kaçırarak adrese teslim bir ihale yapabilir miyiz arayışı muhalefet tarafından ortaya konmuş, halka anlatılmış, kamuoyu burada oynanmak istenen oyunu görmüştür, oyun bozulmuştur.

Şimdi, biz bölgede yaptığımız incelemelerde gördük ki insanlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - …o bölgede yaşayan insanlar bir an önce bu toprakların temizlenmesini istiyorlar ve temizlenen bu topraklarda kendilerine de bir hak tanınmasını bekliyorlar. Siz o insanları yok sayarak sadece belli firmalara bu işi vermeye çalışırsanız bunu yapamazsınız, bu olmaz. Bu kanunu, öyle anlaşılıyor ki –Sayın Başbakanın talimatına AKP Grubu çok güzel uydu bugün- buradan bu kararı çıkaracaksınız. Anayasa Mahkemesinden döner, dönmez, onu bilemem, yüce mahkemenin takdiridir ama o bölgedeki insanların kararlılığını gördükten sonra size şunu söyleyebiliyorum ki, o insanları işin içine katmadan, o insanların elinden alınmış haklarını kendilerine vermeden bu toprakları hiçbir firmaya veremezsiniz, Amerikan firmasına da veremezsiniz, İsrail firmasına da veremezsiniz, İngiliz firmasına da veremezsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
