# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 15 Nisan 2010
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2010-04-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Mustafa Özyürek (CHP), 15 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.018 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisinin gündemle ilgili önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bizim Meclisimiz, Parlamentomuz, salı, çarşamba ve perşembe günleri çalışır; doğal olan süremiz, çalışma dönemimiz budur ama buna rağmen, Adalet ve Kalkınma Partisinin bugün bir önerisi var, deniliyor ki: “Pazartesi günü 13.00’ten itibaren başlayalım.” ve burada niçin pazartesi günü 13.00’te toplanmamız gerektiğine dair bir gerekçe de görünmüyor. Şimdi, Anayasa’yla ilgili konuyu herhâlde görüşmek için böyle bir gündem saptıyorlar. Zaten, Sayın Başbakan Amerika Birleşik Devletleri’ne giderken daha “Pazartesi günü başlarız, devam eder gideriz.” dedi, arkadaşlarımız da bunu söylüyorlar yani Meclisin iradesi hiçe sayılarak bir gündem belirleniyor ve öyle anlaşılıyor ki Anayasa görüşülsün istiyorlar.

Değerli arkadaşlarım, anayasalar, bir toplumun geleceğini planlayan toplumsal uzlaşmalardır. Böyle metinlerin aceleye getirilmesi, gece yarılarına kadar görüşülmesi doğru değildir. Nitekim, Anayasa Komisyonu da gece yarılarına kadar çalıştırılmış ve çıkan metin için de çok kısa bir süre tanınmıştır muhalefet şerhi vermek üzere. Nedir bu acele? Ne oluyor? Adalet ve Kalkınma Partisi 2002 yılından beri, sekiz yıldır iktidarda. Sekiz yılda çıkarmadığınız bir Anayasa’yı niçin şimdi alelacele, beş güne, on güne sıkıştırmak istiyorsunuz? Aceleniz ne? O nedenle, bu öneriyi doğru bulmuyoruz, bu çalışma takvimini doğru bulmuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, gündemde olan konu Anayasa paketi. Bu Anayasa paketiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak görüşlerimizi çok net bir şekilde kamuoyuna sunduk. Biz diyoruz ki: Bu Anayasa paketinin içinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını değiştiren, Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştiren ve parti kapatmayı âdeta imkânsız hâle getiren düzenlemeler ayrı bir paket hâline getirilsin, diğer maddeler ayrı bir paket hâlinde Mecliste görüşülsün. Bu üç ana madde dışındaki konularda biz olumlu oy veririz, 367 rahatlıkla Mecliste bulunabilir. İsterse Sayın Cumhurbaşkanı, buna rağmen referanduma sunar ama diğer üç ana madde de ayrı olarak görüşülsün ve ayrı olarak referanduma sunulsun. Bizim Genel Başkanımızın ifade ettiği bu çözüm önerisine Sayın Başbakan Amerika Birleşik Devletleri’ne giderken “Kanuni imkân varsa niye olmasın.” diyerek olumlu bir yaklaşım sergilenmiş fakat Amerika Birleşik Devletleri’nden dönüşte nedense bütün kapılar kapatılmış, “Anayasa Komisyonundan metin geçmiştir, pazartesiden itibaren biz bunu Genel Kurulda görüşürüz.” denmiştir. Hâlbuki grup başkan vekillerini, Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekilleri ziyaret ettiğinde “Anayasa Komisyonu görüşmeye devam etsin, bir uzlaşma olursa biz bunun çözümünü Genel Kurulda da buluruz.” denilmiştir. Şimdi “Komisyondan geçti, Genel Kurula geldi, artık fazla yapacak bir şey yok.” deniliyor ve bu konuda çok çeşitli demagojik yaklaşımlar sergileniyor değerli arkadaşlarım. Demagojilerden birisi şudur: “Siz üç madde demiştiniz, şimdi bu on bir maddeye çıktı.”

Değerli arkadaşlarım, bu üç ana maddeyi değiştirdiğiniz zaman, onunla irtibatlı başka maddeleri teknik olarak değiştirmek zorundasınız. Yasa yapma tekniği bunu gerektirir, bu doğal bir süreçtir ama arkadaşlarımız, uzlaşmadan kaçmak için, bunu bir bahane olarak kullanmaktadırlar. Gene, Genel Başkanımız demiştir ki: “Bu üç maddeyi ayıralım, diğer maddelere biz olumlu oy veririz ama bu üç madde ayrı olarak referanduma gitsin.”

Şimdi, bunun ayrı bir paket hâline getirilmesi ve üç ayrı maddenin referanduma götürülmesi, Venedik Komisyonu raporlarına da uygundur, Avrupa Birliği standartlarına da uygundur. Çünkü, bir konuyu referanduma götürüyorsanız, birbiriyle irtibatlı konuları götürebilirsiniz. Siz, Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştirmeyi de içeren paketin yanında, bizim yıllardır üzerinde durduğumuz, 12 Eylülcülerin yargılanmasıyla ilgili, Anayasa’nın geçici 15’inci maddesinin kaldırılmasını birlikte kamuoyuna sunduğunuz zaman, vatandaşlar nasıl oy verecek? 12 Eylülcüler yargılansın diyecek ama öbür taraftan, Anayasa Mahkemesi bütünüyle siyasilerin emrine girsin. E buna nasıl bir cevap verilir? Yani o hâle geldi ki otuz soru soruyorsunuz bir tek cevap istiyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, bu, Venedik Komisyonu kararlarına da aykırıdır, Avrupa Birliği standartlarına da aykırıdır. Geliniz dedik, bu üç ana maddeyi, elbette irtibatlı maddelerle birlikte bir paket hâline getirelim ve onu kamuoyuna sunalım. Ama, Sayın Başbakan, dediğim gibi, Amerika Birleşik Devletleri’ne giderken olumlu bulduğu bu teklifimizi, Amerika Birleşik Devletleri’nden dönünce uygun bulmamıştır. Bir espri yapmama izin verin. Herhâlde Sarkisyan kendisine böyle bir telkinde bulundu, “Cumhuriyet Halk Partisinin önerilerini kabul etmeyin.” dedi.

Şimdi ne değişti? Yani bizim görüşümüz çok net. “Cumhuriyet Halk Partisi ilk söylediğinin dışına çıktı.” diyorlar. Kesinlikle böyle bir şey değildir. Bu bir samimiyet sınavıydı, bu bir uzlaşma girişimiydi, Cumhuriyet Halk Partisinin önerdiği bir uzlaşma çaresiydi ama AKP bu uzlaşmayı yarım bırakmıştır, bu uzlaşmadan kaçmıştır. Bunun halkımız tarafından görülmesi lazım.

Değerli arkadaşlarım, bu uzlaşmanın önemi neydi? Bu uzlaşmanın önemi, dediğim gibi, Anayasa’da yapılmak istenen bazı değişikliklerin bir kısmının kolaylıkla üç yüz altmış yedi oyu bulması, bir kısmının ise ayrı tutularak referanduma götürülmesi idi ve bunun dışında, toplumda, kamuoyunda var olan gerilimi, tartışmaları, çatışmaları bir anlamda giderecek bir çözümdü. Cumhuriyet Halk Partisine sempati duymayan pek çok çevrelerde bile bizim bu iyi niyetli önerimiz olumlu karşılanmış ve “Nihayet bir uzlaşma girişiminde bulunuldu.” diye sevinçle karşılanmıştı ama ne yazık ki Sayın Başbakan bu girişimi cevapsız bırakmıştır, karşılıksız bırakmıştır ve bize göre de yanlış yapmıştır.

Bir diğer konu, deniliyor ki: “Siz Anayasa Mahkemesine gitmeyeceğinizi söylemediniz.” Değerli arkadaşlarım, Anayasa’da değişiklik yapmak, Anayasa’da değişiklik teklifinde bulunmak 184 milletvekilinin hakkıdır. Herhangi bir gruptan olan milletvekilleri de bir araya gelir, bir anayasa teklifi sunabilirler. Bunun gibi, Anayasa’da yapılan bir değişikliği 110 milletvekili de bir araya gelmek suretiyle Anayasa Mahkemesine götürebilirler. Milletvekillerine tanınmış olan bu hak üzerinde bizim sınırlayıcı, önleyici, engelleyici bir beyanımız hiçbir zaman olmamıştır, baştan da olmadı, bugün de olmadı.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve Sayın Başbakanın elbette Cumhuriyet Halk Partisinin önerilerini kabul etmeme hakkı vardır ama bunu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Özyürek.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) – …açık yüreklilikle ifade etmek lazım. Bundan üç gün önce, dört gün önce Amerika Birleşik Devletleri’ne giderken öyle düşünüyordum, şimdi o düşüncemden vazgeçtim… Açık olalım, şeffaf olalım. Bunda ne var? Yok, “Siz, üç madde dediniz on bir maddeye çıkardınız.”, yok, “Siz, bilmem sadece ayıralım dediniz, şimdi gelecek döneme kalsın diyorsunuz.” Gelecek döneme kalsını bu ana teklifimizin dışında eğer siz Anayasa Mahkemesinin yapısıyla ilgili, Hâkimler Yüksek Kurulunun yapısıyla ilgili önemli değişiklikler yapmak istiyorsanız, birlikte Parlamentoda bir çalışma yapılmasını da istiyorsanız bu çalışmayı bugünden başlayarak yaparız, gelecek döneme bırakabiliriz ama siz diyorsanız ki hemen bunu çıkaralım, ayıralım, kalan maddelerle ilgili hemen biz oylarımızı vermeye, destek olmaya hazırız. Diğer maddeler de elbette referanduma gitsin, halk karar versin diyoruz. Bu Anayasa değişikliğinin bir an önce gündeme alınmasını doğru bulmuyoruz, herkese yeteri kadar süre tanınmalı ve herkes hazırlığını ona göre yapmalıdır. Anayasalar yangından mal kaçırır gibi görüşülerek yasalaştırılmaz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2010-04-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
