# Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Özyurt (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 21 Haziran 2005
- **Gündem:** SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2005-06-21-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e

> Mustafa Özyurt (CHP), 21 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)); konuşma 934 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYURT (Bursa) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; 934 sıra sayılı yasa teklifinin 4 üncü maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum.

Az evvel yasanın okunmasından da anladınız; hastane başhekimleri, bildiğim kadarıyla, sağlık müdürleri, sağlık müdür yardımcılarının tamgün çalışması isteniyor. Bana göre, bu, tabiî, hiç hoş olmayan bir şey. Bu kişilerin hiçbir garantisi yok. Bu kişilere, tamgün diyorsunuz, her şeyinizi bir kenara bırakın, gelin, bu işi tamgün yapacaksınız diyorsunuz; ama, üç gün sonra da bu kişileri veya bilemediniz bir ay sonra da bu kişileri görevden alıyorsunuz, hadi başının çaresine bak diyorsunuz.

Arkadaşlar, şöyle bakıyorum, içimizde hekim olanlar var; muayenehane açmak, öyle, bildiğiniz kadar çok kolay bir işlem değildir. Hele, büyük masrafla açılan bir muayenehaneyse, örneğin bir radyoloji uzmanıysanız veya bir göz uzmanıysanız, çok büyük yatırıma gereksinim olan bir işlemdir. Hatta, bir büro tutmanız, o büroyu döşemeniz, her şeyini yerli yerine yapmanız, apayrı masrafı gerektiren işlemlerdir. Bunları yapmışsınız, işyerinizi kurmuşsunuz, Parlamento bir gece bir yasa çıkarıyor ve diyor ki, arkadaşlar, siz, bugünden sonra tamgün çalışmak zorundasınız. "Ne garanti veriyorsunuz bana" demeye hakları yok bu kişilerin. Var mı bir garantisi bu insanların; yok. Peki diyorsunuz, tamgüne geçtim, ben tamgün çalışayım; ama, ondan sonra, üç ay sonra, sizi görevden aldım, başınızın çaresine bakın, ofisinizi tekrar açın, olurdu olmazdı… Böyle tutarsızlık olmaz arkadaşlar.

Beni bu yasa teklifinde esas üzen, bu yasa teklifini hekim arkadaşlarımın yapmış olmasıdır. Eğer hükümet getirseydi bunu bir tasarı olarak, derdim ki, bu bir hükümet tasarrufudur, hükümet böyle istiyor, olur; ama, çok da yakından tanıdığım bir meslektaşımın böyle bir teklifle gelmesi beni üzdü, hekim camiasını da üzdü. Aradan yıllar geçer, hepimiz burada kalmayız, bu ceylan derisi koltuklar bize baki değildir; bunlar bir gün altımızdan çekilir ve yine o hekim toplumunun içine gireriz. O hekim toplumunun içine girdiğimizde de derler ki: "İşte, bizi tamgüne sokup da üç gün sonra görevden aldıran arkadaşlarım, bu arkadaşlarım." Bunu özellikle Sağlık Bakanına söylemek istiyorum. Bu getirilen yasayla, mecburî hizmet denilen… Bu, bir zulümdür aslında arkadaşlar, onu söyleyeyim. Bunu getiren Sağlık Bakanı, savunan komisyon üyeleri, yarın, hekim toplumunun içine giremezler; girdikleri zaman, bir kenarda, bir köşede kalacaklardır; bunu bilsinler. Hekim toplumu, birbirine çok iyi sarılan bir toplumdur. İçinizde hekim pek fazla yok. Biz, birbirimizi iyi tutan insanlarızdır, onu söyleyeyim ve bize zulüm yapan, bize eziyet eden insanları kolay kolay da affetmeyiz. Hele, bu, içimizden birisiyse, bizim derdimizi bilen, nöbetin ne olduğunu, asistanlığın ne olduğunu, tıp fakültesine girmenin ne kadar zor bir işlem olduğunu, bunun üstüne, TUS sınavına girmek için nasıl çalışılıp da TUS sınavından sonra dört veya beş yıl ihtisas yapıldığını, hangi koşullarda ihtisas yapıldığını bilen komisyon üyesi arkadaşlarım ve Sağlık Bakanı arkadaşım, dediğim gibi, hekim toplumunun içine giremezsiniz; ayağınızı denk alın.

Bu teklif görüşülmeye başlandığından beri beni hem öğrencilerim hem de asistan arkadaşlarım aradılar; hocam, nasıl gidiyor bu diye. Ben de dilimin döndüğü kadar bunları anlattım. Onların da söyledikleri aynen böyledir: "Bu hekim arkadaşlarımız bizi hiç düşünmediler mi?" Hadi diyeceksiniz ki daha evvel vardı. Tabiî, doğru söylüyorsunuz, vardı tabiî. 1981 yılında çıkan 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun 24.7.2003 tarihine kadar uygulandı. Bu, biliyorsunuz, askerî yönetimin getirmiş olduğu bir yasaydı ve kimse de bunun için bir şey söylemedi "asker getirdi, işte böyle, idare edelim" dedi.

Sayın Sağlık Bakanı yaklaşık olarak iki yıl önce bu kürsüden yine çıktı ve dedi ki: "Bu eziyeti biz sonlandırıyoruz, bu işi bitiriyoruz; hekim toplumuna güzel bir haber vermek istiyorum." Hatta, daha başka bir yerde, bildiğim kadarıyla Türk Tabipler Birliğinin bir toplantısında, Tabipler Birliği Başkanına sitem ederek "gerçi başkan söylemedi; ama, ben size müjde vereyim" demiştir; ama, iki yıl geçtikten sonra aynı Sağlık Bakanı arkadaşım böyle bir teklifi burada savunmaya başlamıştır. Ne değişmiştir iki yıl içinde; çok mu şey değişti?! Her şey değişti de, buna mı kaldı?!

Geçen haftaki konuşmalarında Sağlık Bakanı arkadaşım şöyle bir cümle kullandı "siyaset, gerçekler üzerine kurulur" dediler. Çok doğru söylüyorsunuz; ama, siyaset, biraz da uzakgörüşlülük işidir. Uzağı göremiyorsanız, gerçekleri de görmezsiniz arkadaşım. İşte, Sayın Sağlık Bakanım, iki yıl ötesini göremeyecek kadar gözleri bağlıdır, basiretsizdir ve hekim toplumuna da bu zulmü getirmiştir. Bu, bir zulümdür.

Değerli arkadaşlarım, geçen haftaki konuşmalarında Sağlık Bakanı yine bazı örnekler verdi; işte, dedi ki: "Şu kadar kadro açtık, bu kadarına şu kadar başvuran oldu, bu kadarı vazgeçti, gelmedi." Doğrudur; çünkü, yanlış yolda yürümüşsünüz. Yanlış yolda yürüyenin arkasından yürümezler arkadaşlarım. Hekimler aptal değiller. Dediğim gibi, en zor sınava giriyorlar. Biraz evvel buraya gelmeden önce gazetelerden birine baktım, diyor ki: "Vakıf üniversitelerinde en çok para istenilen fakülteler, tıp, diş hekimliği ve mühendislik fakülteleri." 26 000 dolar istiyor yıllığına arkadaşlar -burada isim vermeyeyim- bir vakıf üniversitesi, tıp fakültesi için 26 000 dolar istiyor. Buraya girmek istiyor bu insanlar, bu mesleği almak istiyorlar; herhalde aptal değiller. Onun için de, sizin getirdiğiniz sözleşmeli yasaya uymamışlardır ve sizin arkanızdan da gitmemişlerdir. Bunun suçu onların değil, sizin, siz suçlusunuz ve bunun vebalinin de altından kalkamazsınız.

Arkadaşlar, hekim toplumu, hekimler, eğlenmek için gittiğiniz yerler değildir; en zor günlerinde, en zor anlarınızda, yakınlarınızın, sizin en zor zamanlarınızda yanlarınızdadır. Ağrınız vardır, kaza geçirmişsinizdir, hekim yanınızdadır. Eğlenceye gitmiyorsunuz hekimin yanına giderken. Onun için, lütfen, bu teklife oylarınızı verirken, diğer arkadaşlarıma söylemek istiyorum, AKP'li arkadaşlarıma, bu teklife oylarınızı verirken elinizi vicdanınıza koyun, er veya geç bir hekimle karşılaşacağınızı hiç unutmayın ve bunlarla en zor gününüzde, en zor anınızda karşılaşacağınızı da unutmayın.

SELAMİ UZUN (Sivas) - 100 tane de vatandaşla karşılaşıyoruz.

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla) - 500 tane de vatandaşla karşılaşın; ama, o hekimlerden bir tanesinin karşısına geçip de, ben, parlamenterim, sizin mecburî hizmete gitmenizde oy kullandım diyemezsiniz ve diyemeyeceksiniz; onu söyleyeyim. Bunu söyleyemeyeceksiniz…

RECEP KORAL (İstanbul) - Niye?!

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla) - Burada laf atmak kolay; yiğitseniz, buraya çıkarsınız, burada dersiniz ki, ben, zorla gönderiyorum dersiniz.

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Özyurt (CHP, Bursa). “Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2005-06-21-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
