# Öneriler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (Yeni Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** ÖNERİLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149557
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sezgin-tanrikulu-2026-11-04-oneriler

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (Yeni Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 728 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YENİ PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

En başta söyleyeyim değerli arkadaşlar: Yani sonuçta "Kobane davası" olarak siyasi tarihimize geçmiş olan bu dava bir siyasi davadır. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve o dönem yargılanan ve hâlen tutuklu olan siyasetçiler hukuken değil siyaseten tutukludurlar. Türkiye'nin Kürt meselesinin siyasi rehinesi olarak şu ana kadar cezaevindeler ve o şekilde tutulmaktalar. "Neden?" diyeceksiniz. Burada yani bu sıralarda, AK PARTİ sıralarında avukat olan, hukukçu olan herhangi bir hukukçuya soralım: Yani on yıldır hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmadan cezaevinde tutulan kim var, kimler var? Değerli arkadaşlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var, hem de birden fazla karar var. O kararlara rağmen cezaevinde tutulan kimler var? Dolayısıyla Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve arkadaşlarının sonuçta siyasi bir iradenin talebi doğrultusunda dokunulmazlıkları kaldırılmıştır bu Meclis tarafından, gözaltına alınmışlardır ve tutuklanmışlardır ve yine tahliyesi de sonuçta siyasi iradeyle olacaktır. O nedenle siyasetin konuşulduğu bu yerde bunları konuşmalıyız. Sonuçta mahkeme kararları falan var, devam ediyor falan ama biz de biliyoruz ki o mahkemeler doğrudan doğruya siyasetin talimatıyla hareket ettiler ve bugün de siyasetin talimatıyla hareket ediyorlar.

Bakın, yine, bir daha kayıtlara geçmesi için söylüyorum. Bu Mecliste çok konuştum, o zaman da bu Parlamentonun üyesiydim. Değerli arkadaşlar, Kobane kumpas davası denilen soruşturmaya, şu anda Yargıtay üyesi olan başsavcının doğrudan doğruya kumpasıyla Selahattin Demirtaş ve arkadaşları o soruşturmaya dâhil edildiler. Haklarında böyle bir soruşturma yok. 20 Mayıs 2016'da kaldırılmış dokunulmazlıklar ama Kobane davası geldiği zaman ve tutuklanması gerektiğine karar verildiği zaman böyle bir soruşturmaya dâhil edildiler. Burada belgeleriyle ortaya kondu, ben de ortaya koydum -belgeleri Meclisin arşivinde var- o şekilde dâhil edildiler ve o şekilde tutuklandılar. Hatırlayın, 2019 yılını hatırlayın, Sayın Erdoğan'ın dediklerini hatırlayın tahliye kararı verildiği zaman ama "Biz gereğini yaparız." dediler ve sadece ama sadece bir ay içinde istinaf mahkemesi kararı onayladı ve Selahattin Demirtaş'ı hükümlü hâle getirdiler. Bunları hepimiz biliyoruz değerli arkadaşlar. Bakın, şunu da bilin: Rahmetli Sırrı Süreyya Önder ile Selahattin Demirtaş aynı mahkemede yargılandılar, ben de izledim, aynı mahkemede, aynı gün ceza aldılar, aynı gün. Aynı gün cezaları kesinleşti ve aynı gün avukatları, Sırrı Süreyya Önder ile beraber Demirtaş için Anayasa Mahkemesine başvurdular. Sırrı Süreyya Önder'le ilgili olarak Anayasa Mahkemesi kararını verdi ve Sırrı Süreyya Önder -rahmetli- Kocaeli'den tahliye oldu. Bakın, aynı mahkeme kararı.

Şimdi burada hukukçuların vicdanına sesleniyorum: Anayasa Mahkemesi henüz Selahattin Demirtaş'la ilgili olarak, bu başvuruyla ilgili olarak dosyayı incelemedi ya! Hangi hukuk, hangi Anayasa? Size de soruyorum. Aynı mahkemenin kararı; bakın, Anayasa Mahkemesi bunu hâlen incelemedi. O yüzden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Demirtaş kararında diyor ki: "Ya, böyle Anayasa Mahkemesi mi olur?" Sonra Osman Kavala kararında söyledi "Böyle olur mu? Böyle bir iç hukuk yolu yaratılmış ama bu davaya bakmıyor, karar vermiyor." dedi. Şimdi, siz gelin, bize anlatın "Yok efendim, bu hukukidir. Yok, Anayasa’nın bilmem kaçıncı maddesi var. Yargı bağımsızlığı var." Size somut bir şey söylüyorum ya, somut.

Olay böyle değerli arkadaşlar, sonuçta bu dava siyasidir ve Selahattin Demirtaş 43 yaşında hapse girmiştir, bugün 53 yaşındadır ve bu Parlamento onun özgürlüğünü çalmıştır. Yarın öbür gün gerçek bir demokrasiye kavuştuğumuzda böyle kişisel özürlerle olmaz. Bu Parlamento, o hukuka aykırı, Anayasa'ya aykırı Parlamento kararı nedeniyle, burada, kamusal bir özür yasası çıkarmak zorundadır çünkü burada Anayasa ihlal edilmiştir. Anayasa'ya rağmen dokunulmazlıklar kaldırılmıştır, bu Parlamento tarafından kaldırılmıştır ve buna burada el kaldırılmıştır, Anayasa'ya aykırı olduğu bilindiği hâlde bütün bunlar yapılmıştır. Dokunulmazlıklar, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılama hakkı, hepsi ihlal edilmiştir ve dahası, Selahattin Demirtaş davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ilk defa Türkiye'yi sözleşmenin 18'inci maddesinden mahkûm etmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Yani Adalet ve Kalkınma Partisine ve yargısına demiştir ki: "Siz, Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarını siyasi saiklerle tutukluyorsunuz." Ve bunu ilk defa otuz beş yıllık tarihinde Demirtaş kararında vermiştir. 90'lı yıllarda böyle bir karar vermemişti ama o davada vermiştir. Böyle bir davadır.

Şimdi, bir sürecin içerisindeyiz. Ya, bu sürecin güveni bakımından bile, ama o yargıya bu güven bakımından bile bir adım attırmıyorsunuz, bir adım attırmıyorsunuz. Neden incelemiyor istinaf mahkemesi, neden? Neden? Neden? Bunun bir izahı var mi? Tahliye talebi var, karar vermiyor olumlu veya olumsuz.

Değerli arkadaşlar, bir kez daha söylüyorum: Bu Meclis gün gelecek, bir kamusal özür yasasıyla o Anayasa değişikliğinden dolayı da özür dileyecek. İşte, o zaman Türkiye'nin Kürt meselesi de, barış meselesi de, özgürlük meselesi de çözülmüş olacak.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Yeni Parti ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (Yeni Parti, Diyarbakır). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sezgin-tanrikulu-2026-11-04-oneriler (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149557

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
