# Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mustafa Ünaldı (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mart 2006
- **Gündem:** DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-unaldi-22-2006-03-21-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli

> Mustafa Ünaldı (AK Parti), 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 488 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının 8 inci maddesi üzerinde, şahsî görüşlerimi arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Edirne'de zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, tekrarından Cenabı Hakk'a sığınıyorum; yaralarının sarılacağına inandığımı ifadeyle "işleri Allah'a kaldı" şeklindeki istihfafı da kınıyorum.

Bugün, baharın ilk günü. Bahar, huzuru ifade eder, kışın sıkıntılarından uzaklaşmayı ifade eder. Ben de, bugünün, bir huzur ve selamet vesilesi olmasını niyaz ediyorum.

Burada, huzurlarınızda, dört hususu kısaca ifade etmek isterim: Birincisi: Kamu personelinin, özellikle bir kesiminin malî sıkıntılarını biliyoruz. Ekonomik istikrarı bozmadan, bütçe imkânlarını aşırı zorlamadan, mutabakat metnine göre bir şeyler verebilmek düşüncesiyle hazırlanan bu kanun için "büyük bir şey verdik" demiyoruz; ama, küçük görenleri de anlamıyoruz. Üç yıllık rehabilitasyon süresinden sonra, adım adım, hesapla, programla, giderek daha büyük adımlar atmak üzere bunu yapıyoruz. Burada "verseniz ne olur vermesiniz ne olur" demek kolay; ama, kolay mı zor mu, kanun metnine isimlerinin de bahsedilmesini isteyenlere sormak lazım, bu teklifte gelenlerin sayısına bakmak lazım. O zaman, hayret ediyoruz tabiî.

Burada öyle ifadeler kullanılıyor ki, milleti, çektiği sıkıntılara düşüren sanki AK Partiymiş gibi, sanki fert başına millî geliri 2 500 dolarlarda alan AK Parti değilmiş gibi, sanki yüksek enflasyonu devralan, krizden sonrasını devralan AK Parti değilmiş gibi. Tabiî, acayip olan bu, acayibimize gidiyor ve arkadaşımız, biraz evvel bahsetti neleri devraldığımızı.

İkincisi, bu madde, Emekli Sandığı geçici 139 uncu maddesinin (a) fıkrasını genişletiyor. Eski hali "emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanların hastalanmaları halinde resmî veya özel hastanelerde muayene ve tedavi ettirilmeleriyle ilgilidir." Yeni hali: Biraz evvel arkadaşımızın okuduğu, ibare ekleniyor ve böylece genişleme sağlanmış oluyor.

Söylemek istediğim üçüncü husus ise: Esas fıkranın baş tarafında, -kanun metninden okursak- "kanunda düzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamına alınacakları tarihe kadar" ifadesidir. Bu ifade ne zaman kullanılmış; 1971'de.

Hükümetimiz, Sağlıkta Dönüşüm Programı ana hedeflerinden biri olarak genel sağlık sigortasını şimdi getirmiş, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüyoruz. Ta 1971'lerin hayali, daha eskisi de var. Ama, geçenlerde bir üniversitede Millî Eğitim Bakanımızın protesto edildiği toplantıda, protesto yaptığını zannedenlerden, Sayın Bakanın ifadesiyle "kadrolu protestocular"dan birisi, gençlerden birisi itham ediyor. İtham ettiği şey ne biliyor musunuz "Siz, genel sigorta getireceksiniz, genel sağlık sigortası getireceksiniz" diyor, bir suç gibi ifade ederek bunu söylüyor. Hayret ki ne hayret!.. Genel sağlık sigortası getirmeyi, sağlık sigortası olmayan vatandaş bırakmamayı bir suçmuş gibi algılayabilen bir anlayış! Bunu, anlamak da, kabul etmek de zor, mümkün değil; ama, psikolojik tabloyu da ortaya koyuyor.

Söylemek istediğim dördüncü husus -belki de en önemli husus, dikkat çekmek istediğim en önemlisi bu- yasama tekniği hakkında. Metne bakıyoruz, anlaşılmıyor, anlaşılması zor. Maddede bir iyileştirme, bir imkân sağlıyor, bir genişleme sağlıyor; ama -bu güzel- neyi sağlıyor, kime ne getiriyor, açık değil. Önce, o 30 uncu maddeye bakmak gerekiyor, oradan geçip geçici 139 uncu maddeye, sonra da geçici 7 nci maddeye bakmak gerekiyor. Tabiî, bakmak için de bunları önce bulmak gerekiyor. Buluyoruz, yine anlaşılmıyor. Anlaşılır hali yakalayabilmek için, Plan ve Bütçe Komisyonunun raporuna bakıyoruz; ancak, oradan anlıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Ünaldı (AK Parti, Konya). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-unaldi-22-2006-03-21-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
