# İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nabi Avcı (AK Parti, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2014
- **Gündem:** İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=34595
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nabi-avci-24-2014-11-04-istanbul-milletvekili-mehmet-akif-hamzacebi-nin-satasma-nedeniyle-yapt

> Nabi Avcı (AK Parti), 4 Kasım 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin); konuşma 906 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Efendim?

LEVENT GÖK (Ankara) – Soruları duydunuz mu acaba?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Duydum, duydum.

LEVENT GÖK (Ankara) – İnşallah!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Şimdi, önce kolay sorulardan başlayalım.

“Rektörü profesör olmayan kaç üniversitemiz var?” Öyle bir şey yok, bütün rektörlerimiz profesör.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bütün?

CELAL DİNÇER (İstanbul) – Dekanı? Sayın Bakan, dekanı?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Dekanlardan profesör olmayan dekan yok, yasa gereği olmuyor zaten.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Yalnız bunlar ortaya çıkarsa çok yanlış olur.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Mahcup oluruz tabii.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – “Mahcup” olursunuz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Onun için ben de korka korka söylüyorum zaten. Olmaz öyle şey.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Ama gazeteler yazdı.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Gazetelere çok fazla inanmayın, Bakanınıza inanın.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Gazetecilere hakaret.

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) – Sözcü de yazıyor her şeyi, inanıyor musunuz?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Hayır, çok fazla inanmayın. “İnanmayın.” demedim canım, çok fazla inanmayın, tahkik edin yani.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bakalım, araştıracağız.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Araştıralım, beraber araştıralım. Ben de merak ettim çünkü bu kadar sürreal bir şey...

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Vekâleten falan olabilir belki.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Onu bilmiyorum. Asaleten…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Bakan, bu iş “olabilir” falan değil. Eğer vekâletense onu cevaplamak zorundasınız.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Hayır, onu Bilmiyorum dedim, bakacağım.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Ama nasıl bilmiyorsunuz, nasıl Bakanlık bu?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Bakacağım. Tek tek hangi fakülte…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Yani, vekâleten bir doçenti atadıysanız “Benim profesör unvanı taşımayan dekanım yok.” diyemezsiniz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Dekan olabilmesi için asaleten atanmış olması lazım. Asaleten atanmış, profesör olmayan dekan yok.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Vekâleten bir doçent atadıysanız orada bir doçent vardır. “Yasa gereği olmaz.” Falan, yok öyle bir şey.

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – İkisi de profesör olmak zorunda.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Şimdi, YÖK temsilcisi açıkça söyledi. vekâleten de yok.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Efendim?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Vekaleten de yok.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Yok?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Yok.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Peki. Ben sorumu sonra yenileyeceğim.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Tamam.

Şimdi, bu müdür atamaları, müdürlerin görevden alınmalarıyla ilgili bir tashihe ihtiyaç var. Bizim son yaptığımız düzenlemeyle… Dört yılını tamamlamış olan okul yöneticileriyle ilgili bir düzenleme yaptık biliyorsunuz. Bu durumda olan yönetici sayımız, okul müdürü sayımız toplam… Bazı arkadaşlar basın toplantılarında 40 binlerden filan bahsettiler, hatta, ilk komisyonda konuşurken “100 binlere kıyılacak.” filan gibi şeyler söylendi. Orada da açıkladığımız hâlde, daha sonra bu şehir efsanesi devam etti. Bizim, dört yılını tamamlamış müdür sayımız Türkiye genelinde toplam 16 bin.

Bunlarla ilgili değerlendirme süreci de öyle, komisyonlar marifetiyle yapılmadı. Bu müdürlerin değerlendirmeleri şöyle yapıldı: Her okulda en tecrübeli öğretmen yani hizmet süresi itibarıyla en kıdemli öğretmen, bir; en kıdemsiz öğretmen, iki; öğrenci temsilcisi, üç; okul aile birliği başkanı, dört…

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Sayın Bakanım, bunlar yüzde 35.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Bir dakika, devam ediyorum.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Esas, mülakat.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – …bağlı olduğu ilçe müdürü ve şube müdürü.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bunların AKP’lilerin kardeşlerini mi söylüyor!

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Tabii…

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Bunlar bir komisyon hâlinde toplanarak değerlendirme yapmadılar. Bir komisyon hâlinde olurlarsa birbirlerini etkileyebilirler diye düşünerek elektronik ortamda, her birinin ayrı ayrı, kendi bağımsız değerlendirmelerini yapmalarını istedik. Bu değerlendirmelerde de olabildiğince nesnel kriterlere bağlı kalmaları için 100’e yakın kriter belirledik. Bir okul müdüründe aranması gereken, bakılması gereken temel özellikler, beceriler olmak üzere 100’e yakın kriter belirlerdik.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Maşallah şu EĞİTİM-BİR-SEN’e nasıl yetiştirmiş!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Ve bu değerlendirmeler sonucunda, 16 bin müdürümüzün tam yarısı yeniden görevine devam etti. 100 üzerinden 75 ve üzeri alanlar görevlerine devam ettiler.

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) – Belli bir sendikaya bağlı mıydı yani?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Onun dışında, görevlerine devam etmeyecek olanlarsa ya öğretmenliklerine devam ediyorlar veya yeni müdürlük kadrolarına yani o kurumda değilse bile, boş olan diğer kurumlarda görevlendirilmek üzere şimdi müracaatlarını yaptılar. Dolayısıyla, süreç böyle devam etti.

Burada sendikal asabiyyet rol oynadı mı?

İlçe müdürleri, gerçekten, çok tanımadıkları, hakkında bir değerlendirme yapacak kadar yakından tanımadıkları müdürler hakkında yanlış değerlendirmeler yapmış olabilirler mi? Olabilirler. Nitelim, bize ulaşan bazı şikâyetlerde öğretmenlerin yani en kıdemli öğretmen, en kıdemsiz öğretmen, okul aile birliği başkanı ve öğrenci temsilcisinin verdiği puanların ortalamaları ile ilçe müdürü ve şube müdürünün verdiği puanların ortalamalarını karşılaştırdığımızda, eğer arada çok dramatik bir fark varsa bunlarla ilgili araştırma yapıyoruz yani burada ya kişisel bir husumet veya sendikal bir asabiyyet sebebiyle…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sayın Bakan, söylediklerinize siz inanıyor musunuz? Yapmayın gözünüzü seveyim!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) - …farklı uygulamalar yapılmış olabilir diye bunları araştırıyoruz, bunların telafisi için de çalışıyoruz.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bütün müdürler değiştirildi, ilçede hiç tanımadığı öğretmenlere puan verdirttiniz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Evet, doğru, bazı yerlerde yeni ilçe müdürleri atandı.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bazı yerlerde değil Sayın Bakan, yüzde 80’inde böyle.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Hayır, hayır, birçok yerde bu tür şeyler olmuş olabilir, bunu biliyoruz ve bunu da araştırıyoruz, gereğini de yapmaya çalışıyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Nabi Avcı (AK Parti, Eskişehir). “İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nabi-avci-24-2014-11-04-istanbul-milletvekili-mehmet-akif-hamzacebi-nin-satasma-nedeniyle-yapt (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=34595

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
