# 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci tur görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nabi Avcı (AK Parti, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2016
- **Gündem:** 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=45725
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nabi-avci-26-2016-03-05-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi

> Nabi Avcı (AK Parti), 5 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 1.436 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de öncelikle hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Müsaade ederseniz, yapacağım bu bütçe konuşmamda, size dağıttığımız kitapçıklarda ayrıntılar ve rakamlar yer aldığı için onlara hiç girmeyeceğim, ondan bağımsız bir biçimde bugün itibarıyla gündemimizde yoğun olarak yer alan üç konuyla ilgili detaylı bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Bize ayrılan süre dikkate alındığında zaten faaliyet alanımızın tamamına ilişkin ayrıntılara girmem mümkün olmayacağı için hiç olmazsa üç konuyu derli toplu anlatmaya çalışayım diye düşündüm bu bütçe görüşmeleri münasebetiyle.

Önce, bu yıl uygulamaya koyduğumuz ve zaman zaman farklı biçimlerde kamuoyunda anlaşıldığını da gördüğümüz aday öğretmen yetiştirme süreci hakkında bilgi vermek istiyorum. Bütün konuşmacılar, gerek iktidardan gerek muhalefetten söz alan milletvekili arkadaşlarımız öğretmenliğin ve öğretmenin eğitimdeki rolünü çok haklı olarak –merkezî rolünü- özellikle vurguladılar. O bakımdan bu konunun iyi anlaşılmasında fayda var diye düşünüyorum çünkü bu, doğrudan doğruya öğretmen niteliğinin artırılmasına ilişkin aldığımız çok önemli bir düzenleme, yaptığımız bir düzenleme.

Bu kapsamda üniversitelerin öğretmenliğe kaynak teşkil eden fakülte ve bölümleriyle yaptığımız iş birliği sürecinden başlamak üzere aday öğretmenlerin ve sonunda da daha sonra da bütün öğretmenlerin niteliklerini artıracak adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun bir başlangıcı olarak da bu yıl şubat ayında atamalarını gerçekleştirdiğimiz 30 bin aday öğretmenin adaylık sürecini bugüne kadar olduğundan farklı bir biçimde planladık. Buna göre, her bir aday öğretmenimiz için öncelikle meslekte başarılarıyla ön plana çıkmış, en az on yıllık mesleki tecrübesi olan, ulusal veya uluslararası projelerde koordinatör, danışman veya katılımcı öğretmen olarak görev almış, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılım sağlayan, iletişim becerisi ve temsil yeteneği güçlü öğretmenlerimiz arasından danışman öğretmenler tayin ettik. Bunun için 98 bin danışman öğretmen adayımızı belirledik, bunları süreçle ilgili bilgilendirdik, beklentilerimizi aktardık, örnek eğitim materyallerini sunduk ve bütün bunların kapsamıyla bir hizmet içi eğitim süreci başlattık. Merkez teşkilatımız üst düzey bürokratlarımızla bu hizmet içi eğitim sürecinin her adımında görev aldık, bizzat ben de her adımında görev almaya çalıştım. Bu amaçla il müdürlerimizi topladık ve bu sürece verdiğimiz önemi özellikle vurguladık. Ardından aday öğretmen arkadaşlarımıza adaylık sürecini hangi ilde yürütmek istediklerine dair tercihlerini sorduk ve her aday öğretmenden bu adaylık sürecinde hangi ilde vazife yapmak istiyorlarsa on il göstermelerini istedik. Büyük bir mutlulukla şunu söyleyeyim: Aday öğretmenlerimizin tamamına yakını birinci tercih ettikleri illerdeki danışman ve okullarla ilişkilendirildi yani aşağı yukarı yüzde 95’i birinci tercihlerinde bu süreci çalışmaya başladılar. 1 Mart 2016 tarihi itibarıyla da aday öğretmenlerimizin hepsi danışman öğretmenlerin rehberliğinde adaylık yetiştirme süreci kapsamındaki çalışmalarına başladılar.

Danışman öğretmenlerimiz Bakanlığımızca hazırlanmış olan yetiştirme programı çerçevesinde aday öğretmenlere izleme, yöneltme, rehberlikte bulunma, onlara mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarıyla ilgili tecrübelerini aktarma ve Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çerçevesinde birinci performans değerlendirmeleri yapma çalışmalarından sorumlu olacaklar. Aday yetiştirme süreci ve danışmanlık faaliyeti uygulaması önümüzdeki yıllarda da devam edeceği için, bu yıl görev alacak danışman arkadaşlarımız dışında, bu süreçte gönüllü olarak görev almak isteyen öğretmenlerimiz de il millî eğitim müdürlüklerimiz tarafından tespit edilecek ve danışman havuzumuzda sürekli yeni isimler eklenecek. Önümüzdeki haftalarda danışman öğretmen havuzumuzda yer alan diğer arkadaşlarımıza da eğitimler verilmeye başlanacak.

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği içerisinde ele alınan ve yayınladığımız aday öğretmen yetiştirme sürecine ilişkin yönergeye uygun olarak düzenlediğimiz program kapsamında, toplam yirmi altı hafta üzerinden bir eğitim planladık. Bu eğitimin ilk on altı haftasında, aday öğretmenler, danışmanları eşliğinde, haftanın üç günü sınıf içi gözlem ve uygulamalar yapacaklar. Ders planlaması, ön hazırlık ve değerlendirme çalışmalarına katılacaklar, haftanın bir günü de, okul içi faaliyetler kapsamında, okul içindeki idari, mali, sosyal, kültürel ve benzeri faaliyetleri izleyip bunlarda görev alacaklar. Aday öğretmenlerimiz, haftanın bir günü de, okul dışı faaliyetler kapsamında, yaşadığı şehrin tarihî, kültürel özelliklerini tanıyıcı faaliyetler yürütecekler, valilik, kaymakamlık, belediye başkanlığı, il, ilçe millî eğitim müdürlüğü gibi kurumların işleyişi hakkında bilgi edinecekler. İl veya ilçesinde bulunan rehberlik ve araştırma merkezleri RAM’larda, bilim ve sanat merkezlerinde, yani BİLSEM’lerde, halk eğitim merkezlerinde ve bunun gibi farklı eğitim kurumlarında ve okul türlerinde gözlem yapıp bu kurumların işleyişi hakkında bilgi sahibi olacaklar. Aday öğretmenlerimiz, ayrıca, emekli öğretmenler ve eğitime gönül vermiş şahıslarla da bir araya gelerek tecrübelerinden istifade edecekler, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini de yakından takip edecekler. Bu okul içi ve okul dışı faaliyetler toplam on altı hafta sürecek ve bu kapsamda, aday öğretmenlerimize, toplam 474 saatlik bir faaliyet programı uygulanacak. Ayrıca, ilave olarak, yaz aylarında da on haftalık, yani elli gün, üç yüz saat sürecek seminer ve kurs türü çalışmalarımız olacak. Bu çalışmalarda da adaylar Bakanlığımızın temel politikaları, dünyadaki eğitim sistemleri, değerler eğitimi, kültürel çeşitlilik ve eğitim ilişkisi, sınıf içinde karşılaşılabilecek sorunların çözüm yolları gibi konularda düzenlenen seminerlere katılacaklar.

Aday öğretmenler düzenlenecek atölye çalışmalarında üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, emekli öğretmenlerin ve merkez teşkilatındaki eğitimcilerin tecrübelerinden de faydalanacaklar. Bu “Merkez teşkilatındaki yöneticilerin tecrübelerinden de faydalanacaklar.” cümlesi, işte bizi ilgilendiren tarafı. Ben, evet, açıkladım, aday öğretmenlerden, Ankara’da bu süreci tamamlayacak olan aday öğretmenlerimizden bir bölümüyle de biz Bakanlıkta, Bakan, Bakan Yardımcısı, Müsteşar, müsteşar yardımcıları ve genel müdürlerimiz her hafta, haftada bir gün olan bu merkez teşkilatını tanıma süreçlerinde bu aday öğretmenlerimizle Bakanlığımızda yapılan faaliyetler hakkında bilgi vermek üzere buluşacağız. Bir yanlış anlama vardı bir milletvekili arkadaşımızın konuşmasında yani ben veya merkez teşkilatındaki arkadaşlarımız sadece 1 veya 2 aday öğretmenle bütün bu süreci baştan sona takip edecek değiliz, sadece onların okul dışı faaliyetler kapsamında merkez teşkilatımızı, Bakanlığımızı tanıma faaliyetlerinde kendileriyle danışmanlık ilişkisi bu.

Ayrıca, bu kapsamda, bu yazın yapılacak olan seminerler kapsamında farklı dil ve lehçelerin yoğun olarak kullanıldığı bölgelere gidecek aday öğretmenler de yörenin folkloru, kültürü ve insanlarıyla daha rahat iletişim kurabilmeleri amacıyla, iki hafta boyunca, Türkçe dışında yaygın olarak kullanılan Kürtçe, Arapça, Çerkezce gibi dil ve lehçelerle ilgili temel düzeyde iletişim sağlayabilecekleri bir dil eğitiminden de geçirilecekler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce söylediğim gibi, Ankara’da adaylık sürecini geçirecek aday öğretmenlerimizin bir kısmı da Bakanlığımızın merkez teşkilatında bir günlerini geçirerek merkez teşkilatının nasıl çalıştığını, günlük işlerin nasıl koordine edildiğini görecekler.

Şimdi, biz bu süreci sadece aday öğretmenlerin yetişme süreci olarak da görmüyoruz, aynı zamanda danışman öğretmenlerimizin de bu süreçte görev alacak olan, deneyimli danışman öğretmenlerimizin de mesleki olarak kendilerini yenileyecekleri, çok değerli, verimli ve bereketli bir süreç olarak görüyoruz. Bu süreçte danışman öğretmenlerimiz de genç öğretmenlerle mesleğe adım attıkları günlerin heyecanını tekrar yaşayacaklar ve yılların onlara kazandırdığı birikimi genç ve heyecanlı meslektaşlarına aktarma imkânını bulacaklar. Zira, bu süreçte bizim temel sloganımız, bütün kadim geleneklerde de geçerli olan “İnsan, insan gölgesinde yetişir.” düsturudur. İnsan, insan gölgesinde, özellikle öğretmen de öğretmen gölgesinde yetişir çünkü öğretmenlik sadece bilgiyle yapılan bir meslek değil aynı zamanda bir sanattır. Bu sanat da ustaların yanında kâmil manada öğrenilir. Yıllarını bu mesleğe vermiş tecrübeli öğretmenler genç arkadaşlarımıza mesleğin inceliklerini, güzelliklerini ve aynı zamanda da bazı zorluklarını tanıtma imkânını bulacaklar. Danışman öğretmenlerin yanında aday arkadaşlarımız sadece mesleğin inceliklerini öğrenmekle kalmayacaklar, aynı zamanda bir öğretmen duruşu kazanacaklar.

Millî Eğitim Bakanlığı olarak öğretmeni, okulu, öğrenciyi merkeze alan çalışmalarımızın çok önemli bir halkasını da, böylece, bütün eğitim çalışanlarımızın katkısıyla birlikte inşallah gerçekleştirmiş olacağız. Bu süreç genç öğretmen adaylarımız için gerçekten çok önemli bir süreç çünkü onlar bu süreçte içine girdikleri büyük maarif camiasını tanıyıp bu camiaya yön veren ilkeleri öğrenecekler. Ben, bu önemli görevi yerine getirmek üzere, gönüllülük esasıyla bu sürece katkı sunmayı kabul eden danışman öğretmenlerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum, aday öğretmenlerimize de başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; huzurlarınızda paylaşmak ve bilgi vermek istediğim ikinci konu, Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi yani FATİH Projesidir. FATİH Projesi, Millî Eğitim Bakanlığının bütün okullarını, bütün dersliklerini kapsayan ve her nitelikteki okulumuzu teknolojik donanımla buluşturmayı amaçlayan, birkaç bin derslik ile birkaç yüz okulla sınırlı olmayan, bütün yurt sathını hedefleyen çok büyük bir eğitim hamlesidir. FATİH Projesi, bütün dünyada yakından takip edilen ve -gururla ifade ediyorum- Avrupa Konseyi üyesi ülkeler de dâhil olmak üzere pek çok ülke tarafından hayranlıkla ve gıptayla izlenen bir projedir.

Bilişim sektörünün en büyük firmaları FATİH Projesi kapsamında yer almak istemektedirler. Bu itibarla, FATİH, bilişim sektörünün birikiminin ve tecrübesinin ülkemize yönelmesini sağlamış, Türkiye’yi bilişimin cazibe merkezlerinden biri hâline getirmiştir.

Şu gerçeği bir kere de sizlerin huzurunda vurgulamak isterim. FATİH Projesi, sadece bir donanım projesi değildir. Teknolojik imkânlarla dersliklerimizi donattığımızda işimiz bitmeyecek. FATİH aynı zamanda bir içerik projesidir, bir muhteva projesidir. Teknolojik altyapının derslere, ders akışına ve dersin işleniş usullerine katkı sunmayı, bilgileri somut ve görsel ders içerikleriyle desteklemeyi, öğrenmeyi kolaylaştırmayı ve derslere olan ilgiyi artırmayı amaçlayan bir faaliyettir.

Bugün artık sadece eğitim teknolojisi alanında değil elektronik ders içerikleri alanında da dünyanın en öncü ülkesi durumundayız. FATİH’in içerik bileşeni Eğitim Bilişim Ağı yani EBA. Yani “eba.gov.tr” diye girdiğiniz zaman, her birinizin rahatça girebileceği EBA, dünyanın en büyük örgün eğitim portalıdır. Bunu da alkışlamayacaksanız, ne zaman alkışlayacaksınız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sonra da diyorlar ki, Bakan zorla kendini alkışlattı.

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Enerji Bakanı olsa alkışlarlardı Sayın Bakanım.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – Teessüf ediyoruz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NABİ AVCI (Devamla) – Biz de Sayın Bektaşoğlu’ndan öğrendik.

---

**Kaynak gösterme:** Nabi Avcı (AK Parti, Eskişehir). “2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nabi-avci-26-2016-03-05-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=45725

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
