# Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Naci Aslan (CHP, Ağrı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2005
- **Gündem:** HAKKARİ İLİ VE ÇEVRESİNDE 25.01.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREM AFETİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.838)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/naci-aslan-22-2005-03-30-hakkari-ili-ve-cevresinde-25-01-2005-tarihinde-meydana-gelen-deprem-af

> Naci Aslan (CHP), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKKARİ İLİ VE ÇEVRESİNDE 25.01.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREM AFETİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.838)); konuşma 787 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NACİ ASLAN (Ağrı)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Denizli-Buldan ve Çevresi, Hakkâri, Bingöl-Karlıova, Erzurum-Çat İlçesinde meydana gelen depremle ilgili yasa tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Tabiî, değerli arkadaşlarım, biliyorsunuz, bu 6 ncı madde, bir yürürlük maddesidir ve bunun üzerinde bir şey konuşmaya gerek yok; ama, Doğu Anadoluda yaşayan, mahrum ve fakir bölgenin bir çocuğu, bir köylü çocuğu olarak ve bölgemizin birinci derecede deprem, fay hattı üzerinde olması, bu sosyal devletin bazı görevlerini yerine getirmesi noktasında birkaç kelime söylemek istiyorum.

Şimdi, 25 Ocak günü Van'da olan deprem ve bundan önce ülkemizin çeşitli il ve ilçelerinde, köylerinde meydana gelen depremde hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara Allahü Tealâ’dan şifa diliyorum, sabır diliyorum ve Cenabı Allah bir daha böyle afetleri ülkemize, milletimize, bölgemize nasip etmesin, korusun halkımızı.

Bu konuşmamın başlangıcında şunu söylüyorum: Demin, hepimiz, millet olarak bir sevinci yaşadık; Millî takımımızın elde etmiş olduğu başarıdan ötürü de kendilerini kutluyorum.

Ayrıyeten, Sivas İlimizde meydana gelen heyelandan ötürü de, canlarını kaybeden yurttaşlarımıza, yine, Allah'tan rahmet diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, sosyal devletin, yapacağı bazı ödevleri, görevleri vardır; vatandaşına karşı bazı sorumlulukları vardır. Örneğin -ben, bir köylü çocuğu olarak- köy evlerinin fizikî yapılarına baktığımız zaman, yüzde 90'ı her an ufak bir sarsıntıyla çökebilir görünümdedir. Mesela, ben, size, bilgisayarda, şimdiye kadar küçük çapta meydana gelmiş depremlerin şiddetlerini söylediğim zaman, binalarımızın, evlerimizin ne kadar sağlıksız olduğu ve çoğu yurttaşımızın da, gerek derede veya da mezralarda toplamış oldukları yuvarlak taşları 50 santim kalınlığında örerek ve çamurla sıvayarak, üzerine de ağaç ile toprak örterek bu evlerin içinde yaşadığını biliyoruz. Şimdi, Bayındırlık Bakanlığımız, Maden ve Tetkik Aramamız ve sivil savunma örgütlerimiz, bana göre, köylerimizde, komisyonlar halinde çok geniş tespitler yapmalıdır. Bu durumda olan evlerimizi tespit ederek, yurttaşlarımıza yine kendi evini yap noktasındaki krediyi sağlayarak, yirmi yıl vadeli bu kredileri vererek, yurttaşlarımızın evlerine kavuşması, bana göre, önceden tedbir alma noktasında çok önemlidir.

Demin, bazı arkadaşlarımız, afet konutlarının maliyetleri üzerinde konuşmalar yaptılar. Biz, bir heyetle Erzurum-Aşkale, Kandilli ve Ağrı Doğubeyazıt'a gittik, üç defa gittik. Gerçekten, ben, burada, huzurunuzda tüm Türkiye Cumhuriyetinin halkı huzurunda, Bayındırlık Bakanı başta olmak üzere, Bayındırlıkta çalışan tüm teknik elemanları ve kadrosunu kutluyorum; ikibuçuk aylık kısa bir süre içerisinde 100 metrekarelik evleri en modern şekliyle, en teknik şekliyle ve tüm birinci derece malzeme kullandırmak şartıyla bitirdiler. Yurttaşlarımız şu anda sıcak yuvalarında bu evlerinde yaşıyorlar.

Elbette ki, biz, var olan hükümetleri hep tenkit ederek, tenkitlerle bir yere varmamız mümkün değil. Önemli olan, yapılanı da takdir etmektir. O noktada, inşallah, hükümetimiz ve devletimiz, yine, gerek Bingöl'de olsun gerek Çat'ta olsun gerek Hakkâri İlimizde olsun bu yaraları en kısa sürede saracaktır, inanıyorum ve ekliyorum ki, Zeki Ergezen'in Bayındırlık ve İskân Bakanı olması, Türkiye için de bir şanstır diyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Niçin; çünkü -ben, vicdanî kanaatimi söylüyorum- o konuda uzmanlaşmış, Emniyet Genel Müdürlüğü İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığını yapmış, bir binanın, gerek statik gerek bütün analitik yapısıyla beraber nasıl olduğunu bildiği için bu kadar başarılıdır diye düşünüyorum. Önemli olan icraattır, önemli olan o icraatı gerçekleştirmektir.

Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanımın bundan sonra yapması gereken bir çalışması olmalıdır diye düşünüyorum. O da şudur: Demin, çoğu arkadaşımız, bunu Yüce Meclise arz etti. Biz, köylü çocuğuyuz; çok geniş çaplı, fiziği geniş evler yaparız ve bu evlerin çoğu tek katlıdır. Bir evde, bir çatı altında 5 aile vardır. Babanın ekonomik gücü çok kısıtlı olduğu için, çocuğuna ayrı bir yerde bir ev yapma olanağı yoktur. Dolayısıyla, sıkılarak, o evde beraber yaşıyorlar. Bizim afet yasamıza göre, deniliyor ki, bahçeye açılan kapı sayısı kadar ev yapılır diye, afet konutu yapılır diye... Oysaki, bana göre, yapılacak tespitlerde, o çatı altında yaşayan kaç tane aile varsa -aile diyorum, birey demiyorum, fert demiyorum- örneğin, bir baba, dört çocuğunu evlendirmiş, her birisinin de üç beş çocuğu vardır. Onlara göre ev yapılmalı ve bu vatandaşlarımız öyle borçlandırılmalıdır.

Başka bir sorun daha var arkadaşlarım. Ben, gittiğimiz yerde, aynı zamanda Kürtçe tercümanlık da yaparak, heyete, Türkçe bilmeyen vatandaşların ifadelerini, emellerini, arzularını, sıkıntılarını bildirdim. Orada, hükümetimizi de, var olan bakanımızı da, var olan heyetlerin icraatlarını da överek, onları sakinliğe, onları sabra, hoşgörüye davet ederek bunu yaptım.

Mesela, ben, köyde zenginim. Doğu Anadoluda, güneydoğuda çoğu böyle, zengin olduktan sonra batıya kaymalar vardır. Köyde, evini boş bırakıyor veya birisine hayrı için veriyor veyahut da kiraya veriyor. Şimdi, kirada olan veya hayır olarak birisinin evinde kalan yurttaşımızın evi depremde yıkılıyor; eşyası, bütün varlığı gidiyor; ama, bu vatandaşımıza biz ev yapmıyoruz. Sosyal devlet olarak, buna, eşitlik ilkesine aykırı bir noktada, biz yardımcı olamıyoruz. Onun için, bu da, hükümetimizin bir suçu değil; bu, kanunlardaki boşluklardan kaynaklanıyor diyorum. Mutlaka, hükümetimiz, bu kanunu yeniden düzenlemeli, bu fıkraları eklemeli ve yurttaşlarımızı bu sıkıntıdan mutlaka kurtarmalıdır.

Bu yasa tasarısının, tüm ülkenin ve yurttaşlarımızın yarasını sarmasını diliyor; Yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Naci Aslan (CHP, Ağrı). “Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/naci-aslan-22-2005-03-30-hakkari-ili-ve-cevresinde-25-01-2005-tarihinde-meydana-gelen-deprem-af (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
