# Doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerimizde erken yaşta evlendirilen çocukların mağduriyetleri ve çözüm önerileriyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Naci Aslan (Ağrı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2005
- **Gündem:** DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİMİZDE ERKEN YAŞTA EVLENDİRİLEN ÇOCUKLARIN MAĞDURİYETLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/naci-aslan-22-2005-06-24-dogu-ve-guneydogu-anadolu-bolgelerimizde-erken-yasta-evlendirilen-cocu

> Naci Aslan, 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİMİZDE ERKEN YAŞTA EVLENDİRİLEN ÇOCUKLARIN MAĞDURİYETLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİYLE İLGİLİ); konuşma 580 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NACİ ASLAN (Ağrı) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, günlerce radyo, televizyon ve gazetelerde, Ağrı'da genç bir çocuğumuz, kızımız ve genç erkeğimizin evlendirilme muamelesi söz konusuydu. Bunun, tabiî, sosyal boyutuyla ele alınması gerekiyor. Gönlüm isterdi ki, medyamız, Ağrı'nın fukaralığını, geri kalmışlığını, eğitim düzeyini, sağlık düzeyini, işleseydi; Ağrı nasıl kalkındırılır, bu fakirliğin, bu fukaralığın önüne nasıl geçilir, nasıl çözüm önerileri üretilir, ondan bahsetseydi. Bunun tamamen eğitimsizlikten kaynaklandığını vurgulamak istiyorum. Zaten, her milletvekilimiz veya Türkiye Cumhuriyetinin sınırları içerisinde yaşayan her yurttaşımız bu konuları biliyor, her bölgemizde de hemen hemen bunlar cereyan eden meseleler. Mesele, o kadar, pek de önemli olmadığı için, eğitimden kaynaklandığı için, ben eğitim üzerinde durmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Ağrı'da eğitim, gerçekten çok zor durumda. Ben, 14 Ocak 2003 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisinin 119 sayın milletvekilinin imzasıyla, Ağrı Dağı Üniversitesinin kurulması noktasında bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmuştum. O gün Sayın Bülent Arınç Bey'le Ağrı'ya giderken, Ağrı'nın genç girişimcileri, Ağrı'nın esnafı ve okumuş aydını çok liyakat içerisinde kalarak, terbiyelerini bozmadan, gerçek bir saygı çerçevesi içerisinde Sayın Meclis Başkanımıza Ağrı Dağı Üniversitesinin kurulmasıyla ilgili yardım edilmesi noktasında dilekte bulundular. Sayın Başkanımız da buna olumlu bir bakış açısıyla cevap verdi.

Şimdi, Ağrı Dağı Üniversitesi, inşallah, temmuz ayında, Erzurum Atatürk Üniversitesi Senatosu ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerimizden fen ve edebiyat fakültelerinin kurulma kararı çıkar, YÖK de buna karar verirse, büyük işadamımız İbrahim Çeçen Bey, tüm mefruşatlarıyla beraber binaları yapıp Bakanlığımıza teslim edecek. Ben, bu müjdeyi Ağrı halkına vermek istiyorum.

AHMET YENİ (Samsun) - Hocam, sizi destekleyeceğiz.

NACİ ASLAN (Devamla) - Saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, diğer taraftan, şu anda, Ağrı'da 118 000 çocuğumuz okumaktadır. Şu anda mevcut olan öğretmen sayısı 2 888, ihtiyaç duyulan 1 603; göreve, bu sene, 2005 yılında, Millî Eğitim Bakanlığımızın Ağrı'ya gönderdiği öğretmen sayısı 131; buna karşın, 1 603 öğretmene ihtiyaç varken, bir de 422 öğretmen Ağrı'dan alınıyor ve bizim şu anda derslik olarak da 1 251 dersliğe ihtiyacımız var.

Şu müjdeyi bütün Ağrılılara ve gerçekten aynı ıstırabı çeken Türk Halkına vermek istiyorum. Ağrı'nın büyük işadamlarınca, çok şükür ki, bu sene, Ağrı'da 22 tane ilköğretim okulu ve 1 tane de fen lisesi temeli atılmış ve inşaatlar devam ediyor; bu da millî eğitimimize büyük bir katkıdır.

Dolayısıyla, ben diyorum ki, değerli arkadaşlar, mutlak surette, Ağrı gibi, Ortaanadolu gibi geri kalmış bölgelerimize, küçük mezralara, düşünün ki, Ağrı'da 586 tane muhtarlık var, bunların her birisine küçük okul yaptırdığınız zaman, hem masraflar büyük olur hem personel ihtiyacı yüksek düzeyde olur; artı, eğitimin kalitesi de düşer. Ama, eğer YİBO dediğimiz yatılı bölge okulları merkezî bölgelerde yapılırsa ve bu çocuklarımız burada okurlarsa, kız çocuklarımızın da bir üst derecedeki okula intikali söz konusu olabilir; aksi halde olmaz. Niçin olmaz; köy okulunda kızımız gidip okuyor; ama, 5 inci sınıfı bitirdikten sonra, ilçe merkezinde baba ana bir ev tutmak zorunda kalıyor; bu evi tutacak maddî imkânı yok. Aynı zamanda, belli, biliyorsunuz, toplum olarak dinsel ve namus bakımından çok muhafazakâr olduğumuz da ortada. O taraftan da bir korkusu var; dolayısıyla, kızımızı okula göndermiyor.

Yalnız, ben, memnuniyetle müşahede ediyorum. UNICEF ile Millî Eğitim Bakanlığımızın bu sene "haydi kızlar okula" demesiyle, 600 000 kız öğrencimizin, eşitlik ilkesi içerisinde, karşı cinsleriyle eşit bir seviyeye getirilmesi girişimi memnuniyet vericidir ve tutmuştur. Şu anda 40 000 kızımız okula devam etmektedir bu hareketle, bu faaliyetle.

Onun için, ben, şunu diyorum: Bunu destekliyorum; ayrıca, Millî Eğitim Bakanımızın şu anda Meclis gündemine getirmiş olduğu ve 30.4.1992 tarih ve 3797 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının….

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Naci Aslan (Ağrı). “Doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerimizde erken yaşta evlendirilen çocukların mağduriyetleri ve çözüm önerileriyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/naci-aslan-22-2005-06-24-dogu-ve-guneydogu-anadolu-bolgelerimizde-erken-yasta-evlendirilen-cocu (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
