# Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nadir Saraç (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mayıs 2003
- **Gündem:** CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nadir-sarac-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127

> Nadir Saraç (CHP), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 830 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NADİR SARAÇ (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 33 üncü maddesi üzerindeki görüşlerimi açıklamak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Öncelikle, sabaha karşı Bingöl'de meydana gelen deprem felaketinde yaşamını yitiren çocuklarımız, gençlerimiz, tüm yurttaşlarımıza Tanrı'dan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Ayrıca, barış içinde geçen 1 Mayıs işçi emekçi bayramını da yürekten kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisinin programında insanı odak alan bir anlayışın hedeflendiği vurgusu yapılmasına karşın, insan ve tüm canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içerisinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam olan çevre, bakanlık olarak Orman Bakanlığı bünyesine alınarak, bir tür lağvedilme noktasına taşınmak istenmektedir.

Yaklaşık yirmi yıl kadar önce, çevreyi bütün yurttaşların ortak varlığı olarak gören ve amacı, çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve en verimli şekilde kullanılması, korunması, su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi, ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihî zenginliklerinin korunması, bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri içeren bir çevre örgütlenmesine ne kadar gereksinim olduğu açıktır. Ancak, bunun, farklı sorumluluk alanlarına ve farklı birikimlere sahip kurumsal yapıların birleştirilmesi yoluyla yapılamayacağı da, gerek ülkemiz gerekse dünya örnekleriyle apaçık ortadadır.

Sayın milletvekilleri, Çevre Bakanlığının böyle bir uygulamayla kapatılması, çevre koruma, geliştirme ve çevre sorunlarının giderilmesi noktasında da bir dizi yeni karmaşayı ortaya çıkaracaktır. Ayrıca, bu yaklaşım, çevre politikası oluşturma yönündeki araçları daraltacak, olanakları azaltacaktır. Çevre değerlerinin çok özel nitelikler taşıdığı ülkemizde çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kirliliğin önlenmesi konusunda son derece önemli çalışmaların yürütüldüğü, uluslararası sözleşmelere konu olan doğal ve ekolojik alanların yaşam zenginliklerinin gözetilmesine yönelik bugünümüz ve geleceğimiz için bu kadar önem arz eden işleri olan Çevre Bakanlığının daha da güçlendirilerek yapılanmasının geliştirilmesi ve etkinleştirilmesinin sağlanması gerekirken, çevrenin alt başlıklarından yalnızca birini oluşturan orman konusunda işlevleri olan Orman Bakanlığıyla birleştirilmesi, başlı-başına hukuksal bir yanlıştır.

Sadece kamunun düzenleyici işlevinin sınırlandırılmasına olanak sağlayan bu birleşmeyle, insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak sürekli bir ekonomik kalkınmaya olanak hazırlayacak şekilde doğal kaynakların yönetimini sağlamak ve gelecek kuşaklara "insana yakışır bir doğa, fizikî ve sosyal çevre bırakmak" ilkesiyle çalışmalarını sürdüren il çevre müdürlüklerinin görevlerinin orman teşkilatlarının işyüküyle birleştirilmesi sonucu, aslî görevleri olan çevre konuları kapsamında verilecek mesai, performans ve önemin azalacağı açıktır.

Değerli milletvekilleri, Çevre ve Orman Bakanlıkları, yapıları gereği, farklı sorumluluk alanları ve farklı bakış açıları olan, olması da gereken farklı kurumlardır. Çevre Bakanlığı, daha çok kentsel ve endüstriyel alanlarda uzmanlaşmış, bu maddede de sözü edilen yerel yönetim hizmetlerinden sanayi üretimine, ticarete, eğitime kadar bütün iktisadî ve sosyal alanlarda çevre korumacı bir bakış açısıyla faaliyet gösterirken, Orman Bakanlığı ise, orman-köy ilişkileri, av ve yabanî hayvan hayatı, ağaçlandırma ve erozyon konusunda hizmet veren, uzun geçmişi nedeniyle de bu konularda birikimi olan bir kuruluştur.

Çevre Bakanlığının Orman Bakanlığıyla birleştirilmesi, ülkemizin çevre örgütlenmesini dar bir alana hapsetme ve ülkenin aslî konularından uzakta tutma girişimidir. Ayrıca, Orman Bakanlığı tarafından yapılan ve yapılacak olan orman arazilerine yönelik tahsisler düşünüldüğünde, çevre açısından kabul edilemez kullanımlara birleştirilmiş bir bakanlık yapısıyla "hayır" diyebilmek ne ölçüde mümkün olabilecektir?

Diğer taraftan "uzmanlaşmış çevre" kavramının özüne uygun olarak çevre konusunda bilgi ve birikime sahip kadroların bakanlıkların birleştirilmesiyle yetiştikleri konuların dışında görevlendirilmeleri, çevre koruma anlayışında ciddî sorunlar yaratacaktır.

Bu tasarıyla "çevre" gibi geniş bir alanın ve kavramın ve bu kapsamda görev yapan Çevre Bakanlığının, ülkemizin belli oranda sahip olduğu orman alanlarını yönetme ve iyileştirme görevi bulunan Orman Bakanlığı bünyesinde, süreç içinde eritilmesinin düşünüldüğü gözlenmektedir. Daha önce benzer bir amaçla gerçekleştirilen Tarım ve Orman Bakanlıklarının birleştirilmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması gerçeği ortadayken, Orman Bakanlığının teşkilat yapısı ve görevlerinin Çevre Bakanlığının teşkilat yapısı ve görevlerinden çok farklı olması nedeniyle, her iki yapılanmayı çok iyi bilen kişiler tarafından da, kurumlardaki birleşmenin, ülkeye, çevre açısından hiçbir yarar getirmeyeceği yönündeki görüşler de sıkça dile getirilmektedir.

Değerli milletvekilleri, Çevre Komisyonu üyeleri olarak, Plan ve Bütçe görüşmelerinde, mevcut bütçenin yetersizliği konusunda, bugüne kadar "olmasa da olur" mantığıyla bakılan Çevre Bakanlığının işlevinin insan, daha genel bir ifadeyle, canlı kavramının olduğu, hemen her yerde çevre kavramının olacağı tezinden hareketle, iktidar ve muhalefet milletvekilleri olarak büyük uğraşlar vermiştik. Bunun en yakın tanığı, Çevre Komisyonu Başkanımız Sayın Münir Erkaldır. Bu ortak uğraşla, bir Millî Eğitim Bakanlığı bir Sağlık Bakanlığı kadar yaşamsal bulduğumuz Çevre Bakanlığımızı, hak ettiği noktalara taşımayı amaçlamıştık. Bugün ise, bırakın bu uğraşın sonucunun ileriye götürülme çabalarını, bu konuda verilen mücadeleyi, sıfırlama noktasına gelinişin ortak hüznünü yaşamaktayım.

En önemlisi, korumacı anlayışa sahip, çağımızın yükselen değeri Çevre Bakanlığımızın, imarcılığa daha açık hale getirilmek istenen Orman Bakanlığına bağlanması ile yatırımcı bir bakanlık olan Turizm Bakanlığının, korumacı anlayışa sahip Kültür Bakanlığıyla birleştirilmesini sağlayan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, daha yaşamsal bir yanlışa imza atma noktasındadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Saraç.

NADİR SARAÇ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Böylelikle, bu tasarıyla, Türkiye'nin en büyük hazinesi olan, kimlik ve doğal zenginliklerin gözetilmesine yönelik devlet kurumları eritilerek, rant kapılarının açılması sonucunu getirecek bu birleşmeye karşı olduğumuzu, bir kez daha yineliyor; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nadir Saraç (CHP, Zonguldak). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nadir-sarac-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
