# Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nail Kamacı (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 1 Mayıs 2003
- **Gündem:** CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127

> Nail Kamacı (CHP), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 893 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NAİL KAMACI (Antalya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, öncelikle, Bingöl'de meydana gelen depremde ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum; yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umuyorum, bu son olur; ancak, her zaman yaptığımız gibi, yine, kanunlardaki eksikliklerin meydana getirdiği sonuçlardır bunlar.

Bu, Yapı Denetim Kanunu çıktığı zaman da, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği uyarmıştı. Bakın, o kanunda, devlet dairelerine yapılan binalar kontrol edilmiyor. Yine, aynı şekilde, buradaki bir yurtta, birçok masum öğrencimiz, maalesef, yıkık altında kalmış ve hayatlarını kaybetmiştir; kendilerine, Allah'tan rahmet diliyorum. Sizin yaptığınızı söylemiyorum; genelde, devletin yaptıkları... Siz devlet değilsiniz; devlet ayrı bir şeydir, hükümet ayrı bir şeydir.

Görüşülmekte olan yasa tasarısıyla ilgili, Grubumun görüşlerini aktarmak üzere huzurunuza gelmiş bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle bir konuda anlaşalım; bu kanun tasarıları Genel Kurula indirilmeden önce, birkaç gün evvelden, milletvekillerine ulaştırılsın. Bu, komisyonlarda da bu şekilde gidiyor, Genel Kurulda da aynı şekilde gidiyor. Sabahleyin erken kalkan, diyor ki: Bugün bu yasayı görüşelim; Danışma Kuruluna getiririz öneriyi, kabul etmezlerse, sayımız da yeterli, Meclisten geçiririz, istediğimiz kanun teklifini çıkarırız. Bu, yanlış bir uygulama, bunu yapmayın.

Bakın, planlamasını haftalık yapmayan bir genel müdür, bir işyeri sahibi, bir işletme sahibi batar; bir genel müdür görevden alınır. Biz, bırakın haftalık çalışmayı, saatlik çalışıyoruz burada. O kanun tasarısı milletvekillerinin saat 13.00'te ancak eline geçiyor, saat 15.00'ten sonra da onun üzerinde konuşmak istiyorlar. Böyle bir uygulama var mı?! Çoğunluğunuz var diye her şeyi yapma hakkınız yoktur değerli arkadaşlar; onu, bir kere, söyleyeyim. Çoğunluğunuz olabilir, hükümet olabilirsiniz; ama, burada, millî iradeyi temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi Grubu da var; ona da saygı göstermek zorundasınız; çünkü, ona saygı göstermeniz, millete saygı göstermenizin bir gereğidir. (AK Parti sıralarından "maddeyle ne ilgisi var" sesleri) Evet, maddeyle ilgisi var.

Evet, değerli arkadaşlar, Çevre Bakanlığı ile Orman Bakanlığının birleşmesinden dolayı büyük bir sinerji meydana geliyor. Hangi anlamda geliyor; psikolojik anlamda mı geliyor, manevî anlamda mı geliyor, maddî anlamda mı geliyor? 1 748 personeli var, bu seneki bütçesi de 43 trilyon. "Bu sinerjiden meydana gelecek oluşumla, Türkiye'de ağaçlandırılmayan kısımları ağaçlandırmaya çalışacağız" diyorsunuz. O zaman, size bir önerim var: Nasılsa, Genel Başkanınız da, Sayın Başbakan da istiyor bunu; bütün bakanlıkları kaldırırsınız, tek başına o yönetir Türkiye'yi, sinerjiyi daha fazla meydana getirirsiniz; memlekette ağaçsız yer kalmaz! (CHP sıralarından alkışlar)

Bir de, kadro konusunda çok konuşuluyor. (AK Parti sıralarından gürültüler) Artırır, artırır, moralitesini artırır...

Değerli arkadaşlar, eğer, kadrolarla oynamıyorsanız, bizim size söylediğimiz şeyleri cevaplamazsınız. Yaptığımız her konuşmadan sonra kadro konusunda diyorsunuz ki: "Kadrolaşma yapmadık." Değerli arkadaşlar, burada, sizin Sayın Bakanınızın, cumhuriyet hükümeti bakanının -Mehmet Ali Şahin'in- soru önergemiz üzerine verdiği cevaplar var elimde: Sadece genel müdürler düzeyinde, müsteşar düzeyinde; diğerleri yok... Ben bir örnek vereyim: Şu anda, Or-Köy Genel Müdürü olan Hüseyin Karaosmanoğlu, acaba -şimdi kongreleriniz de oluyor ama- Kocaeli -eski veya yeni- İl Başkanının kardeşi mi, değil mi? (AK Parti sıralarından "Olabilir..." sesleri"

VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Ehliyetli mi, değil mi?..

NAİL KAMACI (Devamla) - Ehliyeti, size yakın olmasından kaynaklanıyor.

Değerli arkadaşlar, coğrafî konumu gereği, Asya ile Avrupa Kıtası arasında önemli bir köprü olan Türkiye, kavimlerin ve nesillerin onbin yıldan beri süregelen izlerini de her köşesinde barındıran bir kültür cennetidir. İnsan elinin bütün tahripkâr gücüne hedef olmasına rağmen, av kaynakları, klimatik yapısı, coğrafî konumu, jeolojik yapısı, hidrojeolojik özellikleri ve estetik özellikleriyle, Türkiye, zengin doğal kaynakları üzerinde barındırmaktadır.

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika Anakaralarının birleştiği yerde çok zengin ve ilginç bir flora ve fauna yapısına sahiptir. Geniş ekolojik çeşitlilik, bu ekolojilerdeki türlerin yoğun evrim olayları nedeniyle, bu bölgelere özgü endemik birçok tür ve alttürün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Türkiye'de, 155 memeli, 454 kuş, 106 sürüngen ve 345 balık türü yaşamaktadır. Ek olarak, göçmen kuşların üç büyük göç yolundan birisidir Türkiye; aynı zamanda, Avrupa'da bulunan 12 000 bitki türünün 10 000'inin doğal yetişme alanıdır.

Ülke, esas olarak yarı kurak olduğu için, Türkiye sulak alanları, göçmen kuşların pek çoğu için hayatî öneme sahiptir ve pek çok su kuşunun üreme alanıdır. Türkiye, sulak alanlar bakımından, Bağımsız Devletler Topluluğu hariç, Avrupa ve Ortadoğu'nun en zengin sulak alanlarına sahiptir.

Ülkemizde yaşanan hızlı şehirleşme ve değişen toplum yapısı nedeniyle, özellikle doğal kaynaklar üzerinde yaşanan baskı ve taleplerde son yıllarda önemli artışlar meydana gelmiştir. Bu baskı ve taleplerin bir kısmı olumlu -doğal ve kültürel kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimiyle ilgili artan bilinçlenme, ormanın üretim dışı fonksiyonlarının öne çıkarılması ve rekreasyon amaçlı kullanımların artması gibi- bir kısmı ise olumsuz yöndedir. Örneğin, orman alanları içinde yerleşim ve yapılaşmanın, plansız ve düzensiz turizm alanlarının artması... Buna ilave olarak, Türkiye'nin zengin doğal kaynakları ve ormanlarının biyolojik zenginlikleri ve çevresel değerlerinin daha etkin ve sürdürülebilir yönetimi için, küresel beklenti ve taleplerde de önemli artış görülmektedir.

Ülkemizin içinde bulunduğu durumu ve sahip olduğumuz zenginlikleri kısaca hatırlattıktan sonra, bugünkü değerlendirme konumuza geçiyorum. Çevre ve Orman Bakanlıklarının birleşmesinin yaratacağı sinerjiyle, bugün için üstesinden gelinemeyen sorunların çözüleceği ve çevrenin, doğal ve kültürel kaynakların etkin bir biçimde korunacağından bahsedilmektedir. Hatta "bu değerleri, gelecek nesillere miras bırakmak boynumuzun borcu ve bizim vicdanî sorumluluğumuz" gibi açıklamalarda bulunarak, topluma ne kadar samimî bir iş yaptığımız anlatılmaya çalışılmaktadır. Gerçekten böyle mi olacak? Huzur içinde, hiçbir kaygıya kapılmadan, artık çevremiz emin ellere teslim ediliyor mu diyeceğiz? Değerli arkadaşlar, keşke, ülkemiz ve çevremiz emin ellere teslim edilmiş olsaydı.

Değerli arkadaşlar, 2.2.2003 tarihinde, Orman Bakanı Sayın Osman Pepe'nin bir açıklaması var. Orman Bakanı Sayın Osman Pepe, yoğun tartışmalara yol açan Danıştay 6. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararıyla, çalışmalara son noktayı koyduğu, Fırtına Vadisindeki Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santralı için çevrecileri suçladı. Bunu ben söylemiyorum, Sayın Bakan söylüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nail Kamacı (CHP, Antalya). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
