# Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nail Kamacı (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 14 Şubat 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka

> Nail Kamacı (CHP), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 587 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NAİL KAMACI (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Sosyal Güvenlik Primi Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısının 2 nci maddesinde, önerge üzerinde konuşmak için söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: 29.7.2003 tarihinde, bu Sosyal Güvenlik Yasası, Bağ-Kur Yasası ve Sosyal Sigortalar Yasası çıkmıştı. O dönemden bu yana geçen ikibuçuk yıllık süre içerisinde, görüldüğü kadarıyla, bu kanun tasarısı, çıktığı günden itibaren derde deva olmamıştır.

Bunu şunun için söylüyorum: Değerli arkadaşlar, bu yasama döneminde bunu epey, çok fazla yaptık; yani, bu maddeleri, bu kanun tasarılarını ikinci kez, üçüncü kez konuşma, devam ettiğimiz konulardan bir tanesi oldu.

İkibuçuk yıl önce konuştuğumuz bir kanun tasarısını… O dönemler içerisinde muhalefetin önerileri dikkate alınmış olsaydı, bugün bu kanun tasarısı, yeniden yapılandırılmak üzere karşımıza gelmemiş olacaktı; fakat, ne hikmetse, muhalefetten geldiği için, özellikle, işte, biz doğrusunu biliriz, biz iyisini yaparız derken, tabiî, biraz da IMF'nin direktifleri doğrultusunda yanlış kararlar alınıyor ve yanlış kararlar sonucunda, sonuç Bağdat'tan dönüyor. Gerçeği budur. Yani, bu kararların alındığı yerler, sadece bu Meclisler değildir, başka yerlerden gelen talimatlar doğrultusunda zaman zaman alınan kararlardır. Yoksa, her yeni kanunda gerekçe olarak 2000 ve 2001 yılı krizleri konuşulmakta ve üç yıl boyunca bu, devam etmektedir. Bu yüzden, bunu önlemek için bir öneri getirdik; bu öneride "Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalıların borçları için yeniden yapılandırma imkânı sağlanırken, Bağ-Kura tabi isteğe bağlı sigortalılara böyle bir hak tanınmaması, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır" dedik. Şimdi, bunda ne var?! Sosyal Sigortalar Kurumuna ait olanlarda, isteğe bağlı olanlarda böyle bir uygulama yapılırken, ama, Bağ-Kurda bu yapılandırma olmuyor; bu öneriyi dikkate almamakta ne var acaba?! Bunu sormak istiyorum değerli arkadaşlar. Çünkü, bunu yapmadığınız zaman, gelecek dönemlerde tekrar karşınıza çıkıp, gelecektir bu.

Şimdi, geçen dönemde bu yapılandırma sonucunda Türkiye'de sanıldı ki, o dönemler içerisinde -inanılmaz derecede bu konuda teklif gelecek- bu gelenler etrafında, bu yeniden yapılandırma, Türkiye'deki sorunları çözecek diye düşünüldü. Fakat, geldiğimiz noktada da, yine, aynı şekilde, bu Bağ-Kur alacakları yeniden yapılandırılmak için geldi önümüze. Şimdi, yine aynı şekilde 31.3.2005 tarihine kadar, borçlu olanların yeniden yapılandırılması hakkında kanun tasarısı bu.

Değerli arkadaşlar, 31.3.2005 tarihinden itibaren geçen tam bir yıl var. Bir yıl boyunca Sosyal Sigortalar Kurumuna ait veya Bağ-Kura ait olanlar, nasıl olsa bir yeniden yapılandırma programı gelecek diye bu prim borçlarını yatırmadılar. Yatırmayınca, şimdi, dokuz aylık, on aylık prim borçları, siz, gerisini burada taksitlendirme yapsanız bile yeniden yapılandırılmak için bir süre sonra karşınıza gelecek. Size gelmeyebilir; ama, sizden sonra gelecek olan siyasetçilerin, tekrar, önüne gelebilir. Bunun için, neden bunu topyekûn çözme imkânı varken elimizde, bunu yapmıyoruz da, illâ ki, geçmiş döneme ait on aylık bir zaman süresi bırakıyoruz? O süre içerisindeki borçlar nasıl yapılacak gelecek dönemler içerisinde? O yüzden, ben istiyorum ki ve diliyorum ki, bu Meclis, bu teklifi 1.2.2006 tarihle, yeniden yapılandırılması için, tarih olarak değerlendirilsin, bu değerleme sonucunda bu taksitlendirme buna göre yapılsın; yoksa, önümüzdeki dönemler içerisinde bu tekrar karşımıza gelecektir.

Şimdi, ben o dönemlerde Sayın Bakana bir önerge vermiştim. Önerge doğrultusunda… 1479'a göre Antalya'da toplam borçlu sayısı 60 313'tü, başvuru sayısı, yani bu taksitlendirmeden yararlanmak isteyenlerin sayısı 12 479'du, yani yüzde 15,6. 2926'ya bağlı olanlar 23 345'ti, başvuru sayısı 1 990, yani yüzde 8,5. Demek ki, geçtiğimiz dönemlerde de çok başarılı olmayan bu taksitlendirme sistemi, hele hele Türkiye'deki bu taksitlendirmeye girecek olanların, Bağ-Kurluların, özel Bağ-Kurluların, Sosyal Sigortalıların durumları malî krizlerden dolayı çok iyi olmadığı için gelecek dönemlerde de bu Bağ-Kurlu ödemeleri ve Sosyal Sigortalar ödemeleri tekrar karşımıza gelecektir. Bu hem zaman kaybı hem de insanların gelecekleriyle ilgili kaygılarını önleyememe olayıdır. Bu yüzden bu kanun tasarısının 1.3.2006'yı içine alacak şekilde yeniden değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nail Kamacı (CHP, Antalya). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
