# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.281)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nazım Ekren (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 25 Kasım 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.281)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nazim-ekren-23-2008-11-25-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-281-2

> Nazım Ekren (AK Parti), 25 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.281)); konuşma 783 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI NAZIM EKREN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, yine, zaman kısıtlaması çerçevesinde aldığım notlara cevap vereceğim ama en azından alamadığıma ya da zaman yetmediğinde mutlaka yazılı cevap veriyorum.

Öncelikle 1’inci maddedeki sorulara cevap verirken kişi başına düşen gelir, toplam borç, toplam kamu borcu ya da sabit sermaye yatırımlarını YTL olarak ifade ettim. Bu dolar olarak ifade edilmiyor, burada da farklı bir yaklaşım var şeklindeki soruya, şimdi de dolar olarak cevap vermek isterim. Böylece Sayın Hocamla da hiç olmazsa YTL ve dolar bakımından ortaya çıkan tablonun dolar cinsinden de sonucunu birlikte değerlendirmiş oluruz.

Aynı verileri, yine, 2002-2007 yılı arasında dikkate aldığımızda, bu sefer tümünü dolarla, kişi başına düşen gelir bakımından, gayrisafi yurt içi hasıla olarak -dolar cinsinden- 3.310’ken, 2007’de 9.305, artış oranı yüzde 181; toplam borç olarak -özel ve kamu ayrımı yapmadan, iç ve dış borç ayrımı yapmadan- dolar cinsinden 3.179, 2007’de 6.622, artış oranı yüzde 108; kişi başına yatırım -yine dolar cinsinden- 2002’de 515, 2007’de 2.250, artış oranı yüzde 336. Dolayısıyla TL ve dolar ayrımı yaparken sadece ulusal para birimiyle ortaya çıkan tabloyu vermek istemiştim ama dolar cinsinden de tablonun benzer bir eğilim ortaya koyduğunu tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum.

İkinci önemli nokta, yine borçlarla ilgili. Bir diğer saygıdeğer konuşmacı, Türkiye’nin borç stokundaki gelişmelere atıfta bulundu. Elbette borçların iç ve dış borç ayrımı yanında, özel ve kamu borcu ayrımı yaparak bakmak mümkün. Dış borç içinde -kendileri de ifade etti- kamu borcu azalırken özel sektör borcu artıyor. Vakit olursa bu TÜİK yasasının son kısmında onunla ilgili çok özet bir bilgi de aktarmak isterim. Gayrisafi yurt içi hasılayla ilişkilendirmek sonuçta uluslararası mukayeseler bakımından da önemli olduğu için, bir tanesi bizim kendi kullandığımız bir borç tanımında, bir diğeri de uluslararası düzeyde AB tanımlı kamu borç tanımından hareketle yine sadece rakam vermek istiyorum, TÜİK’i tartıştık ve değerlendiriyoruz diye. Yine aynı tarihler, 2002 ve sizin de ifade ettiğiniz gibi 2008’in son çeyreği, kamu net borç stoku gayrisafi yurt içi hasılaya oranla 61,4’ten 29,0’a -2007 yılı sonu itibarıyla- AB tanımlı kamu borç stoku ise 73,7’den 38,8’e gerilemiş gözüküyor.

Enflasyonla ilgili olarak da yine gündeme getiren saygıdeğer milletvekillerinin de yakından bildiğini tahmin ettiğim ve inandığım, TÜFE’nin içindeki alt kalem bileşenlerine bakıldığında, bizim burada konuştuğumuz, tartıştığımız, değerlendirdiğimiz, TÜFE’nin manşet enflasyonudur, yani TÜFE’deki genel değerlendirmemiz. Gıdadaki ağırlık yüzde 28, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 5, giyim ve ayakkabıda 8, konutta 16,66, ulaştırmada 12,59 gibi aslında tüketicilerin, standart hane halkının tükettiği mal ve hizmetlerin tümünü kapsıyor. TÜFE enflasyonu buradaki alt kalemlerdeki artış oranlarının ağırlıklandırılmış oranlara ilişkilendirilerek ortaya çıkan bir sonuçtur. Bunu sizler de biliyorsunuz. Enflasyon rakamının manşet değeriyle altındaki alt bileşenin farklı bir anlamı olduğunu da sizlerle paylaşmak istedim.

Bir diğer önemli husus, yine burada zannediyorum, bir mesaj vermek için, bir algılama hatasına düşmemek için söylüyorum. Yayınlanan dış borç istatistikleri ya da iç borç istatistikleri veya dış ticaret istatistiklerini bir özel kurumun veri ve bilgisini kullanarak yapmak mümkün. Ama işin doğrusu, sistematiği, bu verileri yayınlayan kamu kuruluşlarının verilerini kullanmaktır. Ben de size az önce bunları ifade ettim.

Bu genel değerlendirmeler ışığında, Sayın Varlı’nın ifade ettiği 4/C’yle ilgili genel bir değerlendirmeyi de sizlerle paylaşmak isterim. 2003 yılından bugüne kadar merkez birimine 4/C kapsamında personel alımı yapılmamıştır, merkezden ayrılanların yerine eleman alımı da olmamıştır. Bölge teşkilatının iş yükünün artması nedeniyle kadrolu ve 4/C kapsamında eleman alımı yapılmıştır. 4/C kapsamında olanlar, genel sanayi sayımı, tarım sayımı, nüfus sayımı gibi genel sayımlarda tecrübe kazanmış kişiler tarafından temin edilmektedir. Merkez birimlerde 197, bölgelerde de 1.396 kişi çalışmaktadır. 4/C kapsamında çalışanların kadroya alınmasıyla ilgili çalışma şu an mevcut değildir.

Bir diğer önemli husus yine saygıdeğer milletvekilimiz tarafından gündeme getirilen “Enflasyon sepeti içinde kapsanan ürün veya ürün çeşitleri nelerdir?” şeklinde. TÜFE enflasyonu, içinde yine hane halkının yaygın olarak kullandığı 454 maddeyle hesaplanmaktadır. Bu 454 madde, her ay 454 olarak tutulmakta ama zaman içindeki değişime bağlı olarak bazen de 851 maddelik alt çeşidi de söz konusu olmaktadır. Seksen bir ilde toplam 25 bin iş yerinden, 3.945 konut da kira olmak üzere 360 bin fiyat derlenmektedir. Dolayısıyla, az önce ifade edilen maddelerin ve gıdaların tümünün yer aldığı… Zaten İnternet sitesinde de tüm toplumla, tüm vatandaşlarla da paylaşılmaktadır.

Bir başka soru… AK PARTİ İktidarının mevcut verilere göre başarılı olup olmadığına cevap vermeden önce, Türkiye İstatistik Kurumunun veri ve bilgi kalitesinin uluslararası akreditasyon çerçevesinde baktığınızda, Dünya Bankası ve Eurostat tarafından da onaylandığını, bütün veri ve bilgi setlerinin ulusal düzeydeki ilgili birimler yanında bu uluslararası kurum ve kuruluşlarla da iş birliği çerçevesinde yapıldığını ifade etmek gerekir.

TÜİK Başkanına, eski TÜİK Başkanına ilişkin değerlendirmelerin tamamen yanlış olduğunu, bir algılama aldanımının söz konusu olduğunu ifade etmek istiyorum. Daha sonra sizlere detaylı bilgi de aktaracağım.

TÜFE ve ÜFE sepetini kısaca anlattım.

Kurumda özel işlerde çalıştırıldığı konusu da muhtemelen yine yanlış bir algılamadır ama ben de bununla ilgileneceğim, kendim de soracağım, bakacağım.

Tekrar saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Nazım Ekren (AK Parti, İstanbul). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.281)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nazim-ekren-23-2008-11-25-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-281-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
