# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necati Özensoy (MHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necati-ozensoy-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-2

> Necati Özensoy (MHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 954 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 395 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesiyle ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi bu kanunla ilgili ifade ettiğim gibi çok isteksiz veya çok önemsiz hâle getirip buradan çıkartmak üzereyiz. Tabii bunun teyidini de Sayın Bakan bu kanunla ilgili, kanuna geçmeden önce yaptığı açıklamalarda da ifade ediyor. “2005 yılında çıkartılan yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı kanun şu anda yürürlüktedir.” demiş Sayın Bakan. Daha sonra enerji kaynaklı “…nehir tipi santralleri, güneşi, jeotermali, rüzgârları, biyokütle gibi birçok yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kapsayarak yürürlüğe girmiş ve 5,5 euro sentlik bir alım garantisiyle beraber sistem çalışmaktadır. Yani bu kanun, bugün üzerinde konuşacağımız ve nihayetlendireceğimiz kanunun şu ana kadar çıkmamış olmasıyla -bugün üzerinde konuşacağımız ve nihayetlendireceğimiz kanunun- piyasadaki bu faaliyetler aksamış değildir.” diyor Sayın Bakan. Yani bu kanunun artık gerçekten de çıkıp çıkmamasıyla çok da önemli olmayan bir hâle geldiğini belki de Sayın Bakan zımnen burada kabul etmiş oluyor.

Tabii, şimdi, bunun gerekçelerini de altında sıralamış. İşte, burada özetle, bu yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimindeki maliyetlerin giderek aşağıya düşmesi ve -çok ilginci, bu açıklamaların da ihtiyacını duymuş Sayın Bakan- ciddi anlamda, mevcut gücün 2,2 katında başvuruların olduğunu ifade etmiş. Yani sanki buradan öyle anlaşılıyor ki Türkiye’nin gelecek yıllarda bu lisans başvurularıyla birlikte çok fazla da enerjiye ihtiyacı olmayacak, neredeyse ihracat yapan, enerji ihracatı yapan ülke hâline geleceğiz. Yani buradan neredeyse bunlar anlaşılacak. Ama bakın, işin gerçeğini burada ifade etmek gerekirse, bu Hükûmetin belki de en beceriksiz olduğu konu, en kötü politikalarının olduğu alan enerji politikalarıdır. Yani bunu söylerken afaki bir şey söylemiyorum, daha geçmişe yönelik projeksiyonları da burada ifade ederek söyledim.

Yine, kanundaki rapordan burada ifade edeyim: Türkiye’deki kurulu güç 2005 ila 2008 arasında sadece yüzde 8 artmış değerli arkadaşlar, sadece yüzde 8. Dünyada ne kadar artmış? Yüzde 22 artmış. Peki, Türkiye’deki elektrik ihtiyacı her yıl ne kadar artıyor? İşte, projeksiyonlarda ifade edilmiş, düşük talep senaryosu, yüksek talep, ortalama yüzde 7. Yani biz üç yılda, 2005 ila 2008 arasında elektrik talebinin ancak üçte 1’i kadar neredeyse güç artışını sağlamışız. Tabii, bunun rahatlığı nereden geliyor? Yani bunları söylerken... Şimdi burada elektrik artışı 2005 ile 2008 yüzde 22. Neden yüzde 22 artmış? Çünkü Türkiye 2002’de bu Hükûmete mevcut gücü devrederken... Yani 2003’teki kurulu güce baktığımızda, yüzde 20-25 civarında bu gücü yedekli olarak bırakmış. Yani dolayısıyla bugüne kadar baktığımızda, bu İktidar, bu sekiz yıllık süreç içerisinde âdeta mirasyedi gibi davranmış.

Bakın, bu Hükûmetin veya bu enerji politikalarının bir şansı da şudur: Dünyadaki krizin Türkiye’ye yansımaları. Yani nedir yansıma? 2009 yılında Türkiye’de kullanılan elektrik enerjisine baktığımızda -işte biraz önce ifade ettiğim gibi- her yıl yüzde 7 artması gereken elektrik, 2009 yılında belki de cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamı olarak yüzde 2,1 geriye gitmişiz. Yani 198 milyar kilovatsaat elektrik tüketirken, 2009’da 194 milyar kilovatsaate düşmüş Türkiye’deki elektrik üretimi.

2009 öncesi TEİAŞ’ın projeksiyonlarına bakın. Mevcut kurulu gücün üzerine lisansları da alınmış güç santrallerini kursak bile, 2011 yılında Türkiye’de elektrik enerjisi açığı başlıyor yine ama ifade ettiğim gibi, Sayın Başbakanın da “O teğet geçecek.” dediği ama aslında hiç de teğet geçmediği, işte ifade ettiğimiz rakamlardan da ortada olan bu kriz, işte belki de beceriksiz olunan, Türkiye’deki o elektrik üretiminin veya enerji politikalarının yanlış bir şekilde gidişinin belki de maskesi oldu veya bir örtüsü oldu. Şu anda Türkiye’de elektrik kesintileri olmuyorsa bugün, bu Hükûmetin yaptığı politikalarla, yani güç artışını doğru bir şekilde projeksiyonlandırmasından değil, tam tersine işte o krize borçlu Türkiye.

Tabii, ileriye yönelik projeksiyonlara da baktığımızda işte, o yüzde 10’luk veya 15 civarında büyümelerin de etkisiyle ileriye doğru, burada ifade edilen projeksiyonlarda 2015’lere doğru elektrik sıkıntıları başlayacak, elektrik kesintileri başlayacak bu projeksiyona göre. Yani yüzde 3,5’luk bir elektrik enerjisi ihtiyacı doğacak eksik olarak 2015 yılında ama burada ifade ettiğim gibi bu projeksiyonun içerisinde lisansları alınmış o santraller de dâhil. Dolayısıyla, 2015 yılına kadar bunların da bitip bitmeyeceği çok da kesin değil. Bunun için özellikle Türkiye’de bu anlamda baktığımızda elektrik enerjisi üretimine ciddi anlamda ihtiyaç var ama Hükûmetin işte, önümüze koyduğu bu yenilenebilir enerjide artık, bundan sonra yatırımları özel sektörün yapacağı kesin olan, çıkan kanunlarla elektrik sektöründe veya enerji sektöründeki bu yatırımların özel sektörü teşvik edici, yönlendirici, özendirici bir kanun olmadığı ortada açık ve net bir şekilde duruyor.

Sayın Bakan, haklı olarak zaman zaman çıkıyor kürsüden, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili, yapımlarıyla ilgili birtakım sıkıntıları olduğu zaman, bazı alanlar sit alanlarına çevrildiği zaman işte, diyor ki: “Bu karar Rusya’ya hayırlı olsun.” Tabii, Rusya’ya da hayırlı oluyor, İran’a da hayırlı oluyor. Neden? Şu andaki elektrik ihtiyacımızın yarısını doğal gazdan karşılıyoruz. İşte, genel enerjimizin yüzde 70’ini, 75’ini ithal kaynaklardan karşılıyoruz. Dolayısıyla, tabii, onlara hayırlı oluyor ama yenilenebilir enerji kaynaklarımızı bu şekilde çıkan kanunlarla, özel sektörü özendirici olmayan kanunlarla da teşvik edemeyiz. Zaten özel sektör sizin iktidardaki yaptığınız politikalarla, sizin korkunuzdan, iki dudağınızın arasında olan o lisans iptalleriyle ilgili, iki dudağınızın arasında olan o sıkıntıdan dolayı o yatırımları yapmaya korkusundan da bu yatırımların gelişmediği, yönlendirilmediği kanaatindeyim.

Bakın, yenilenebilir enerjinin dışında yerli kaynaklar da önemlidir. Ben bunu bütçe konuşmamda da ifade ettim ama Sayın Bakan ona cevap da vermedi veya bilgi vermedi. TKİ’nin ürettiği kömürlerle alakalı da özel sektör linyitle çalışacak termik santraller yapmayla ilgili başvuruda bulunduğunda, otuz yıllık ihtiyacını karşılamayla ilgili taahhütte bulunması gerekiyor bir yerin, işte bu da TKİ’dir. TKİ’ye özel sektör, birkaç firma bu anlamda başvurduğu hâlde TKİ bunu kabul etmiyor, yani “Senin otuz yıllık ihtiyacını karşılayamam.” diye cevap veriyor. Dolayısıyla, işte, orada yerli kaynaklarımız dururken -ki Sayın Bakan bazı mevzuatların, bu gelişmelerin, yerli kaynakları harekete geçirme açısından önünde engel olduğunu ifade ediyor ama- kendi uhdesinde bulunan, Bakanlığa bağlı olan TKİ’de yerli kaynakların harekete geçmesi için de maalesef önüne set çekiyor. Birtakım bürokratlar yanlış yorumlarla… Ama Sayın Bakanın bu konuda ne kadar bilgisi var, onu da bilmiyorum, yoksa da ben buradan bilgisini vermiş olayım.

Sürem de dolduğu için hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Necati Özensoy (MHP, Bursa). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-ozensoy-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
