# 10/99, 10/184, 10/384, 10/410 esas numaralı meclis araştırma önergeleri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necati Uzdil (CHP, Osmaniye)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mart 2007
- **Gündem:** 10/99, 10/184, 10/384, 10/410 ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ HAKKINDA
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c151/b080/tbmm221510800054.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2007-03-27-10-99-10-184-10-384-10-410-esas-numarali-meclis-arastirma-onergeler

> Necati Uzdil (CHP), 27 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10/99, 10/184, 10/384, 10/410 ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ HAKKINDA); konuşma 1.046 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; öncelikle, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlarım, konumuz kayısı. Herhalde, kayısıdan da bir hayli bıktık.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kayısından bıkılmaz Necati Ağabey.

NECATİ UZDİL (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, evet, dışarıda on tane kayısı da yedik, inşallah hedefe de ulaşırız diyoruz.

Değerli arkadaşlarım, aslında dört tane önerge var. Bu önergelerden bir tanesi iktidar milletvekili arkadaşımız tarafından verilmiş ve 2003 yılında verilmiş. O nedenle, burada bu işi politik bir tartışma hâlinden çıkarıp sorunlara bakmak lazım diye düşünüyorum ve tahmin ederim, iktidar milletvekili arkadaşım da, en son konuşmacı olarak, bizlere de güzel haberler verir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, amaç üzüm yemek. Sorun var, kayısıda sorun var. Değerli arkadaşlarım, kayısıda var da elmada yok mu, fındıkta yok mu, üzümde yok mu, narenciyede yok mu? Demek ki, bu, bir kayısı sorunu, gündemi değil; Türkiye'deki çiftçilerin, tarımın gündeme getirilmesiyle ilgili bir konu diye düşünüyorum, çünkü sorunlar aşağı yukarı aynı değerli arkadaşlarım.

Öncelikle, kırsal alanda örgütlülük önemli. Dikkatinizi çekiyorum, Kayısıbirlik yok olmuş. Ka- yısıbirlik 1992 yılında kurulmuş, ancak -konuşmacı arkadaşlarım bir nebze bahsettiler- değerli arkadaşlarım, şu anda Kayısıbirlik kapalı; 2004 yılından bu yana alım yapamamış, altı aydır çalışanının ücretini ödeyememiş. Bakanımız da çıktı söyledi, diğer arkadaşlarımız da çıktı söyledi; sorunlardan bir tanesi depo, tesis ve işletme. Peki, ne oldu Kayısıbirlik'in tesislerine, deposuna? Prim veriyoruz tesisler yapılsın, depo yapılsın diye, yüzde 50'sini devletten veriyoruz. Değerli milletvekili arkadaşlarım, peki, Kayısıbirlik'in depoları ne oldu, tesisleri ne oldu? Ben size söyleyeyim -ben Osmaniye Milletvekiliyim, 2 defa Malatya'ya gittim araştırma komisyonlarıyla beraber- Kayısıbirliğin tesisleri şu an çürümeye terk edilmiş sevgili arkadaşlarım. Evet, şu anda, Malatya milletvekilleri, AKP'li arkadaşlarım ve Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarım, bunu çok iyi biliyorlar. Tarım Bakanımız da belki biliyor diye düşünüyorum değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, Malatya perişan; doğru, tütün fabrikaları yok oldu. Şu anda, Amerikan tütünü, Virginia tütünü ve yabancı sigara ülkeyi aldı, boyladı, gitti. Peki, bir tek Malatya'da mı tütün kotası nedeniyle sigara fabrikaları kapandı, gülen yüzler asıldı, çiftçi perişan, memur perişan, tarladaki üretici perişan? Bir başka yerde tütün üreticileri ne durumda? Onlar da aynı durumda. Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanımız çıktı -ben, buradaki yazdıklarıma değil de Tarım Bakanımdan aldığım notlara göre konuşmaya çalışıyorum- dedi ki: "Türkiye'de iklimimiz, polikültür tarımımız var."

Her şeyi, Malatya'da, kayısıya bağladınız. Değerli arkadaşlarım, tütünü yok ettiniz, şeker pancarını yok ettiniz, hatta hatta 1937 yılında kurulmuş olan Araştırma Enstitüsünü bile, şu anda, yok etmek üzeresiniz değerli arkadaşlarım. Peki, bunun sonunda ne olacak? Ne olacak, Araştırma Enstitüsünü park yapacaklarmış! Değerli arkadaşlarım, Meyvecilik Araştırma Enstitüsünün kendisi park zaten; Belediyemiz hiç zahmet etmesin eğer, gerçekten, niyeti park yapmaksa. Hiç olmazsa, Enstitü, kendi sahasını park olarak hazırlamış, üstelik de bakımını üstlenmiş durumda, ama, niyetiniz sizin, orayı da imara açmak, binalar yapmaksa, ona da şu anda bir şey demeyeceğim, çünkü, biz, bu Hükümette çok gördük böyle şeyleri, tarım arazilerine hiç değer vermediler, ama, çıktılar "Devrimler yaptık." dediler.

Değerli arkadaşlarım, devrimlerinden bir tanesi -hemen söyleyelim, arkadaşlar da burada bahsettiler- Üretici Birlikleri Yasası çıkardık ya -hani bir devrim yapmıştık bir zamanlar- 23 tane meyveyle ilgili üretici birliği kurulmuş Malatya'da, 1 tane de kayısıyla ilgili üretici birliği kurulmuş. Değerli arkadaşlarım, hâlihazırda çalışan, Türkiye'de birikimi olan, sen, Kayısıbirlik'i kapat, üstelik de bilinçli şekilde kapat; tut, "ticaret yapamaz" diye madde koyduğumuz Üretici Birlikleri Yasası'yla kurulan birliklerden medet um... Ne yapacak orada kurulan meyvecilikle ilgili üretici birliği değerli arkadaşlarım? Madde var Üretici Birliği Yasası'nda... Eğer, Tarım Bakanım gerçekten bir iş yapmak istiyorsa, lütfen, en kısa zamanda, Üretici Birlikleri Yasası'ndaki "ticaret yapamaz" kısmını, maddesini kaldırsınlar da kurulmuş olan üretici birlikleri, hiç olmazsa ortaklarının ilaçlarını alabilsin, hiç olmazsa ürününü buralara kadar taşıyabilsin değerli arkadaşlarım.

Bir başka soruyu gündeme getirmek istiyorum. Buradan, arkadaşlarım çok güzel, övünerek konuştular, hani, Tarım Sigortası Yasası'nı çıkardık ya... Gerçekten, Yasa'yı çıkardık, iyi bir şey, güzel bir şey de, primini nasıl ödeyecek bu çiftçi? Çiftçi permeperişan. Değerli arkadaşlarım, 2002'den bu yana değil, 1980'den bu yana, biz, çiftçiyi permeperişan ettik. Sizler de AKP Hükümeti olarak elini, kolunu, ayağını bağlayıp "IMF'den kurtaracağız" dedik, götürdük onlara teslim ettik değerli arkadaşlarım. Sigorta primini ödeyecek hâli yok. Arkadaşım övünüyor; demin, buradan Malatya Milletvekili Arkadaşım "7.700 küsur kişi sigorta yaptırdı, poliçe var." dedi. Değerli arkadaşlarım, buradan tüm konuşmacılar aşağı yukarı söyledi, Malatya'da kayısıcılık yapan çiftçi aile sayısı kaç? Hatırlayın bakayım.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - 50 bin.

NECATİ UZDİL (Devamla) - 50 bin. 50 bin çiftçiden, 7.715 tanesi mi, 7.713 tanesi mi poliçe yaptırmış, sigorta yaptırmış. Bundan dolayı "büyük başarı elde ettik, tüm kayısı üreticilerini bu sorununu çözdük" diye övünebiliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hemen, sigortayla ilgili şunu da söylemek istiyorum: Bu, bir tek kayısının sorunu değil, doğru. Peki, ilkbahar geç donlarından dolayı sigorta ettiriyoruz kayısıyı, elma da öyle, bir başka ürün de öyle; çiçekteyken don vurursa ne yapıyoruz? Ben söylüyorum, sigorta, bunu kendine yontabilir, ama benim bir Tarım Bakanlığım var, benim çiftçilerimin sorunlarıyla ilgilenen, onlara önderlik yapan bir Tarım Bakanlığım var sevgili arkadaşlarım. Buna çözümü, Tarım Bakanlığının acilen bulması gerekir. Bu da Sigorta Yasası'ndaki eksiklerin giderilmesiyle mümkün olur diye düşünüyorum.

Sözümü şöyle bağlamak istiyorum değerli arkadaşlarım: Hep öyle dedik, hep güzel güzel söyledik. Ne dedik? "Örgütlü toplum" dedik, değil mi? "Katılımcı demokrasi" dedik. "Şeffaf yönetim" dedik. Peki, kırsal alanda hangi örgütü geliştirdik sevgili arkadaşlarım? Bir ziraat odamız var. Ziraat odasının sağını solunu kesmek için, onu etkisiz hâle getirmek için, Tarım Bakanlığımız, var gücüyle uğraşıyor. Niye? Onun her söylediğini kabul etmiyor diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Uzdil, lütfen, toparlayınız.

Buyurun.

NECATİ UZDİL (Devamla) - Toparlıyorum. Üretici Birlikleri Yasası çıkardılar. Yazıktır, etmeyin, dedik; böyle bir üretici birliği yasası olmaz, dedik, dinletemedik. İşte, Üretici Birlikleri Yasası orada.

Geçenlerde, tarım kredi kooperatifleriyle ilgili bir yasa görüştük komisyonda. Değerli arkadaşlarım "tarım kredi kooperatiflerinden çiftçilik belgesi alınmaz" diye madde koydular. Ne demek? Üreticiyi, daha doğrusu çiftçinin meslek örgütünü güçsüz bırakmanın ötesinde hiçbir şey yok değerli arkadaşlarım.

Biz, tutuyoruz, burada söylüyoruz, ihracatta sorun var diyoruz; değerli arkadaşlarım, ihracatçılar birliği kuralım diyoruz. Arkadaşlar, siz, Kayısıbirlik'i kapatırsanız, siz, kayısıda istikrarlı bir politikayı bulamazsınız. Siz, Kayısıbirlik'i kapatırsanız, ihracatta tekel olduğumuz kayısıda istediğimiz fiyatı bulamayız; yabancılara satarız, onlar da 4 katına satar; biz de buralarda konuşuruz.

Değerli arkadaşlarım, şunu söylemek istiyorum: Sorun bir. Eğer, Tarım Bakanlığımız çiftçilerimizin önderi olur, sorunlarımıza sahip çıkarsa, biz onlara teşekkür ederiz, şükranlarımızı sunarız, ama, bu Tarım Bakanlığı, maalesef, ne çiftçilerimize ne de Tarım Bakanlığındaki personelimize sahip çıkmakta, onların hakkını korumakta.

O nedenle, değerli çiftçi arkadaşlarım, güzel günler yakın. Ümit, fakirin ekmeği, ümidinizi kaybetmeyin.

Size saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Necati Uzdil (CHP, Osmaniye). “10/99, 10/184, 10/384, 10/410 esas numaralı meclis araştırma önergeleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2007-03-27-10-99-10-184-10-384-10-410-esas-numarali-meclis-arastirma-onergeler (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c151/b080/tbmm221510800054.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
