# Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necdet Budak (Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 28 Ocak 2004
- **Gündem:** YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss

> Necdet Budak, 28 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)); konuşma 492 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NECDET BUDAK (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, Türkiye'ye yabancı sermayeyi çekmek çok önemli. Dünyada sağ ve sol ideolojilerin çekişmesinden sonra, daha fazla demokrasi ve eşitlik adına, dünya, küreselleşme sürecine girmiştir. Ancak, küreselleşmeyle birlikte, dünyada, örneğin, 1970'li yıllarda, en fakir ile en zengin ülke arasındaki yıllık gelir bakımından fark 30 katken, bugün, 70 katına çıkmıştır; ama, ne olmuştur; sınırlar demokrasi adına kalkmıştır, şirketler doğmuştur; ama, insanların hareketliliği kontrol altına alınmıştır; bu da, terörizmi doğurmuştur.

Dünyada 40 000 şirket var ve bu şirketlerin yüzde 70'inin, yüzde 80'inin merkezi gelişmiş ülkelerde. Bizim gibi ülkeler, Avrupa Birliği müktesebatı dahil, birçok kanunu, dünyadaki bu 40 000 şirketin ortaya koymuş olduğu konjonktürde, gereksinim olarak çıkarmak zorunda kalıyor. Bugün kanunlaştırılmaya çalışılan bu tasarıyla, biz, Türkiye'de, iç sermayeyi batıdan doğuya mı kaydırmak istiyoruz; yoksa, dünyadaki yabancı sermayeyi Türkiye'ye mi çekmek istiyoruz? Eğer, yabancı sermayeyi çekeceksek, Türkiye'de kayıtdışı çok fazla, yabancı sermaye bundan korkar, gelmez; sigorta yüksekse, gelmez; vergi yüksekse, gelmez; istenilen teşvik yoksa, gelmez.

Biraz önce, Millî Eğitim Bakanımız geçmiş dönemde Sayın Kemal Derviş'in IMF programına bağlı kalmak zorunda olduğunu, bunun da, Kemal Derviş'in imza atması nedeniyle olduğunu söyledi. Ben, buradan bilimsel bir gerçeği ortaya koymak istiyorum: Türkiye'de -biz, tabiî, politika yapıyoruz, farklı çarpıtıyoruz ama- IMF programına biz teklifte bulunuyoruz; hangi dönemde olursa olsun, hükümetler borç almak için teklifte bulunurlar, onlar bize teklifte bulunmuyorlar; eğer, yanılıyorsam Sayın Bakan düzeltsin.

Ayrıca, geçen dönemde, ekonomi arabası devrilmişti, Sayın Kemal Derviş bunu biraz düzeltti, yoluna koydu. O Kemal o kadar güzel şeyler yapmış ki, bugünkü Kemal de bu güzelliği devam ettirmeye çalışıyor; bu da, takdire şayan bir şey; ama, bunları söylerken de, bir Kemal'in hakkını verirken, öbürünü yermememiz lazım; ikisini dengelememiz gerektiğine inanıyorum.

Bütün bunlarla beraber, yerel politikayı da, burada, 550 milletvekili, bu 36 il nedeniyle yapmak zorunda, ben de yapmak zorunda kalıyorum. Neden -Sayın Bakanım da Edirneli- şu anda, Uzunköprü'de 2 500 kişilik bir fabrikanın, arsası alındı, her şeyi tamamlandı. Biz de, milletvekili olarak, bütün arkadaşlar, kıvançla, fabrika sahibine "çok iyi olur, işsizlik problemi var" derken, şimdi, fabrika sahibi "ben Düzce'ye gideceğim, orası daha iyi, bu arsayı satarım, Düzce'ye giderim" diyor. Biz de, şimdi, bu yerel siyasetle ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Böyle olunca da, soru önergeleri veriyoruz. Öncelikle -Maliye Bakanımız da Edirneli olduğu için, Süloğlulu olduğu için- Süloğlu'yla ilgili bir soru önergesi verdik. Edirne'de 9 ilçe var, 9 ilçeden 2 tanesi -Lalapaşa ve Süloğlu- 1 100 dolar civarında geliri olan ve eğitim durumu çok kötü olan, fakirlik fazla olan ilçeler. Bu 2 ilçemiz sınır ilçeleri; ama, sınır ticaretinden bir gelir elde edemiyor; nüfusunun yüzde 80'i, yüzde 90'ı hayvancılıkla uğraşıyor. Sayın Bakanımız ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener, burada, kürsüden bize verdikleri cevaplarda, bu ilçelerin gerçekten çok zor durumda olduğunu, terk edildiğini, hele hele bir hemşeri olarak sahip çıkılacağını söylediler. Bizim oranın deyimiyle, büyüklere biz "aga" deriz. Ben ve oradaki halk -telefonla bana "lütfen bunu ilet" diyorlar- Maliye Bakanımıza, hemşerimize "yağmasan da gürle be Kemal Aga" diyoruz.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Necdet Budak (Edirne). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
