# Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necdet Budak (Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2004
- **Gündem:** TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl

> Necdet Budak, 29 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)); konuşma 1.028 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NECDET BUDAK (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Grubum adına 1 inci madde üzerinde söz aldım.

Öncelikle, Tarımsal Üretici Birlikleri Yasası, gerçekten ülkemiz için gerekli bir yasa. Biz, bunu grup olarak destekliyoruz ve milletvekili olarak da destekliyorum. Ben, yasa tasarısı üzerindeki görüşlerime geçmeden önce, bir iki konuya değinmek istiyorum.

Gerçekten, tarım konusu inanılmaz derecede önemli bir konu. Tarım Bakanımız gerçekten iyi niyetli, çaba sarf ediyor; ama, gerçekten, Türkiye'nin tarımsal yapısı çok çok zor. Sertifikalı tohumluk buğday projesine katıldığımızda, normalde 50 000 ton olan sertifikalı buğday kullanımının 300 000 tona çıkarılması öngörülüyor. Bu, Türkiye'de yapılabilecek bir şey; organize olursa başarılı olur.

Hibrit tohumculukla ilgili Antalya'daki toplantıda da, özel sektör ve kamu sektörü işbirliği için bütçesi 7 trilyon lira olan bir proje başlatıldı; umarım bu da başarılı olur.

Et ithalatıyla ilgili bir konuya değinmek istiyorum. Ben, buradan, Sayın Bakana "et ithal ediyorsunuz" demek istemiyorum, kesinlikle de demiyorum; ama, şu da bir gerçek: Türkiye'ye et, denizden ve doğudan canlı et olarak giriyor.

Ben, burada, Sayın Bakanımdan şunu -ki, yapılıyordur- diliyorum: Bu konuda yetkili birimlerin biraz daha hassas davranması lazım; çünkü, Türkiye'de et tüketiliyor; ama, canlı hayvanı satmaya çıkardığınızda hayvan para etmiyor. Yani, o bakımdan, bu konuda iddialar da var, birçok kurum tarafından da işleniyor. Ben, buradan, bu konuda önlemler alınmasını talep ediyorum.

Bir başka olay buğday tabanfiyatıyla ilgili. Trakya çiftçimiz, bu sene, hasat öncesi yağmur nedeniyle dane kararması yaşadı ve dane kalitesi olumsuz derecede etkilendi ve Toprak Mahsulleri Ofisi de şu ana kadar buğday alımı yapmadı. Tabanfiyatı açıklaması da, normal borsa fiyatına eşdeğer, hatta, onun altında bir fiyat olduğundan dolayı da kendileri memnun değiller; ama, şu da bir gerçek: Uluslararası borsalar ile Türkiye'de açıklanan fiyat belki birbirine yakın; ama, Türkiye'deki girdileri dikkate aldığımızda bu fiyat yetersiz kalıyor.

Burada, esas söz almamın amacı, Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısıdır. Bu, desteklediğimiz bir yasa tasarısıdır.

Arkadaşlar, dünya tarihinde bazen medeniyetin düşmanı olarak da gösterilen pulluk, ilk kez Anadolu'da, Anadolu topraklarında kullanılmış ve tarımın ilk kez yapıldığı, en çok ve en yoğun -entansif- yapıldığı yer de, yine Anadolu topraklarıdır. Tabiî, geçmiş dönemlerden bu döneme kadar, bu birikime rağmen, tarımda istediğimiz yere gelemedik. Bunda geçmişteki siyasîlerin rolü de oldu. Bunların detayına girmek istemiyorum.

Ülkemizdeki tarımsal yapı içinde tarımsal işletmelerin çok küçük, az sermayeli ve dağınık bir yapı içinde olması, işletmelerin finansal anlamda yeterli destek bulamamaları, yine, finansmana bağlı olarak teknolojik gelişmeleri ve yeni üretim yöntemlerini sağlıklı olarak takip edememeleri, iç ve dışpazarlardaki talep ve fiyat dengeleri, bütün bunlar küçük üreticimizi olumsuz etkiliyor. İşte, bu yasayla, bütün bu düzensizliklerin bir ölçüde ortadan kalkma şansı var. Özellikle, yıllardır eleştirdiğimiz, üreticiden tüketiciye tüketim zincirinin kurulması ve çoğu zaman da bu yolla haksız kazanç elde edilmesi, bizim en çok gündeme getirdiğimiz konulardır. İşte, bu anlamda, böyle bir örgütlenme yapısıyla, üretici birlikleri ile tarımsal örgütlenme alanında birçok yasa düzenlenmiş; ama, bunların, özellikle, kooperatifler... Bununla üretici birliklerini karıştırmamak lazım; üretici birliklerinin amacı kâr yapmak değil, alım-satım yapmak değil, üyelerine teknik anlamda hizmet sunmak.

Tabiî, bu tasarının artıları da var; ama, bir iki eleştirim de olacak. Artıları: "Öncelikle, üretici, ürettiğinin karşılığını büyük oranda alma şansını yakalayacak. İkincisi, ürün bazındaki örgütlenmeler ve bu örgütlerin yaptığı ürün ıslahı, pazarlama, üretimi artırmaya yönelik yatırımlar ve denetimler, reel temellere oturtulacak. Üreticinin ürün grubu bazında örgütlenebilmesi sağlanabilecek. Yine, üreticinin ürettiği ürünle ilgili olarak, üyesi olduğu birlik bünyesindeki söz ve temsil hakkı artırılmış olacak. Yine, üreticinin ihtiyacı olan finansal desteğin doğru zamanda ve yeterince sağlanma şansı yakalanabilecek. Talep oranında üretim ve talep fazlasına pazar yaratma mantığı gelişecek. Yine, üretimden pazarlamaya kadar çiftçilerin, ürün veya ürün grubu bazında bir araya gelerek kooperatiflerden daha esnek olarak yararlanmaları sağlanacak.

Ancak, ben, bu Üretici Birlikleri Yasası Tasarısının bu olumlu yanlarının yanı sıra, özellikle, ülkemizde, Trakya Birlik gibi, Tariş Birlik gibi kurumları, bu Üretici Birlikleri Yasası Tasarısının hedef almamasından yanayım; ki, mevcut yasa taslağında bu konuda tam bir karşıtlık olmamakla beraber, bazen "yönetmelikler Tarım Bakanlığı tarafından çıkarılır, kontrol edilir" ifadeleri, bu tür birlikleri rahatsız edebilmektedir. Örneğin, Trakya Birlik 1966 yılında kurulmuş, Tariş 1913 yılında kurulmuş. Tabiî, bu birlikler, bugüne kadar kolay gelmemişler; bugün tarıma sağladıkları fayda da ortadadır. Bu tür birlikler, bir anlamda, Türkiye'de, devletin tarım politikalarını yürütebilmektedirler. Dolayısıyla, üretici birlikleri, bir tür dernek statüsündeki üretici birlikleri; ki, bu yasa tasarısı bu mevcut birlikleri yok etmemelidir; böyle bir şey yaşarsak geriye dönüş olabilir; ileriye dönük olarak bunu söylüyorum. Özellikle Trakya Birlik, bilfiil Türkiye'de vergi ödeyen ilk 100 kurumdan birisi olmuştur. Bunu da ortadan kaldırmak için, benim bir önerim var; bir geçici maddeyle -bu benim temennim- şunu ilave edebilirsek, "4572 sayılı kanun kapsamında faaliyet gösteren tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin iştigal konularına giren ürünlerle ilgili tarımsal üretici birliği kurulamaz" şeklinde bir düzenleme yapılırsa, bu tür birlikler de, üretici birliklerinden korkmayacaklar ve daha rahat çalışabilecekler.

Yine, bu yasa tasarısında üzerinde öneride bulunabileceğim üç dört tane maddem var; bunlardan bir tanesi, 5 inci maddenin (l) bendinde, "devletin piyasa düzenlemeleri konusunda, vereceği görevleri yürütmek" ifadesinde, piyasa düzenlemeleri konusunda hangi görevlerin verileceğine hiç açıklık getirilmemiş.

Yine, bir başka değerlendirilebilecek ya da eleştiri yapılabilecek bir madde olan 10 uncu maddede yer alan "üyelik için gerekli özel şartlar birlik tüzüğünde belirlenir" ifadesinde, özel şartların neler olacağının tüzük yerine kanun tasarısında açıklığa kavuşturulmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Yine, 13 üncü maddenin ikinci paragrafında yazılı olan "merkez birliği, aynı ürün veya ürün grubunda faaliyet gösteren en az yedi tarımsal üretici birliğinden oluşur" ifadesinde, merkez birliği, mevcut tarım satış kooperatifleri birliklerinin kurabilecekleri merkez birliklerini engellememelidir. Bu sebeple, biz, bu cümlenin başına "bu kanun kapsamında" dersek, bu esnekliği de sağlamış oluruz; bu benim önerim.

Yine, 16 ncı maddenin (c) bendinde "birliklerin ve merkez birliklerinin çalışmalarını teknik yönden desteklemek ve merkez birliklerini teknik yönden denetlemek" ifadesindeki denetlemenin kapsamı ve sonuçları hakkında, kanun tasarısında açıklayıcı ifadeler bulunmalı; yani, nasıl denetlenecek, denetlemenin kapsamı ne olacak, nasıl bir sonuç ortaya çıkacak; bunun aydınlığa kavuşturulması gerekiyor. Bütün bu eleştirilerim, tamamen katkıda bulunmak amacıyla.

18 inci maddede "birliklerin ve merkez birliklerin malî denetimleri, genel kurul toplantısı öncesi bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılır" denilmektedir. Bu "yaptırılır" ifadesiyle, tarımsal üretici birliklerinin malî durumu dikkate alındığında, bağımsız denetimin masraflı olması ve birliklerin denetim kurulu üyelerinin de bulunması nedeniyle, malî durumu müsait olan birliklerin, ihtiyaten bağımsız denetim yaptırmaları daha uygun olacağından, kanun tasarısında, bu "yaptırılır" ibaresinin "yaptırılabilir" şeklinde değiştirilmesinin daha uygun olacağını düşüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Necdet Budak (Edirne). “Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
