# İzmir milletvekili ahmet ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6), ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/19), kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam ve 30 milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/36), adana milletvekili necdet ünüvar ve 23 milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/39), istanbul milletvekili halide incekara ve 22 milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necdet Ünüvar (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 12 Şubat 2008
- **Gündem:** İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN VE 20 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE ÜRETİMİNİN TESPİTİ İLE UYUŞTURUCU KULLANIMINDAKİ ARTIŞIN SEBEPLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/6), ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 35 MİLLETVEKİLİNİN, OKULLARDAKİ ŞİDDET OLAYLARININ VE MADDE BAĞIMLILIĞI SORUNUNUN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/19), KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ AHMET GÖKHAN SARIÇAM VE 30 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KULLANIMININ BAŞTA GENÇLER OLMAK ÜZERE TOPLUMDA YOL AÇTIĞI OLUMSUZ ETKİLERİN ARAŞTIRILARAK UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞININ VE KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/36), ADANA MİLLETVEKİLİ NECDET ÜNÜVAR VE 23 MİLLETVEKİLİNİN, MADDE BAĞIMLILIĞININ NEDENLERİNİN, BOYUTLARININ VE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILARAK MÜCADELE EDİLMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/39), İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HALİDE İNCEKARA VE 22 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necdet-unuvar-23-2008-02-12-izmir-milletvekili-ahmet-ersin-ve-20-milletvekilinin-uyusturucu-kacak

> Necdet Ünüvar (AK Parti), 12 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN VE 20 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE ÜRETİMİNİN TESPİTİ İLE UYUŞTURUCU KULLANIMINDAKİ ARTIŞIN SEBEPLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/6), ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 35 MİLLETVEKİLİNİN, OKULLARDAKİ ŞİDDET OLAYLARININ VE MADDE BAĞIMLILIĞI SORUNUNUN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/19), KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ AHMET GÖKHAN SARIÇAM VE 30 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KULLANIMININ BAŞTA GENÇLER OLMAK ÜZERE TOPLUMDA YOL AÇTIĞI OLUMSUZ ETKİLERİN ARAŞTIRILARAK UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞININ VE KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/36), ADANA MİLLETVEKİLİ NECDET ÜNÜVAR VE 23 MİLLETVEKİLİNİN, MADDE BAĞIMLILIĞININ NEDENLERİNİN, BOYUTLARININ VE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILARAK MÜCADELE EDİLMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/39), İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HALİDE İNCEKARA VE 22 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI); konuşma 2.299 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA NECDET ÜNÜVAR (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde bağımlılığı ve uyuşturucuyla ilgili araştırma komisyonu kurulması hakkında verilen önerge üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii, çok önemli bir konuda araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili çok sayıda önerge var, 7 ayrı milletvekilimiz, beraberinde pek çok milletvekiliyle birlikte imza atarak araştırma komisyonu kurulması noktasında bir iş birliği adına olumlu bir adım atmış durumdalar. Tabii, madde bağımlılığı çok önemli bir konu ve küresel bir sorun, yani sadece ülkemizi değil bütün dünyayı ve her geçen gün daha da artan bir şekilde ilgilendiriyor. Niçin ilgilendiriyor? Çünkü, madde kullanımı bireyi köleleştiren bir durum, ama madde kullanımıyla birey öyle bir noktaya geliyor ki, bir müddet sonra artık toplum da o bireyin katkılarından, gücünden, emeğinden ve daha önemlisi varlık olarak bireyin kendisinden yoksun kalmaktadır. Dolayısıyla, sadece bireyi değil, toplumu yakından ilgilendiren bir sorun.

İşin asayiş kısmı var, sağlık kısmı var, sosyal kısmı var, ekonomik boyutu var ve uluslararası yönü var. Benden önce konuşan değerli arkadaşlarım da ifade ettiler, çok önemli bir mali portresi var konunun. Dolayısıyla araştırma komisyonu kurularak, bu konunun bütün yönleriyle, saydığım bütün unsurlarıyla tartışılmasında çok büyük önem söz konusu.

Tabii, her ülkede değişen oranlarda olmakla beraber, hemen hemen bütün ülkeler uyuşturucudan olumsuz yönde etkilenmektedir. Yüksek boyutlardaki uyuşturucu kullanımı, yüksek oranda şiddeti ve suçu da beraberinde getirmekte, AIDS başta olmak üzere bazı hastalıkların oluşumuna sebep olmakta, sosyal yapıda çökmeye sebep olmakta ve bazı kesimlerin daha fazla uyuşturucu kullandığının ortaya konulmasıyla birlikte uyuşturucu bağımlıları toplumun her kesimini etkilemektedir. Örneğin, erkekler kadınlara göre, şehirde oturanlar kırsal kesimde oturanlara göre, gençler de yaşlılara göre daha fazla uyuşturucu kullanmakta ve bunun oranı da günden güne artmaktadır.

Tabii, bu durum ailelere, yoksullara, ulusal sağlık sistemi üzerine de çok ciddi yükü beraberinde getiriyor. Bu problem aslında sadece bugünün problemi de değil, yarının problemi. Hatta şunu iddialı bir şekilde söylemek mümkün: Daha çok yarının problemi. Çünkü ülkemiz -buna şükretmemiz lazım- gelişmiş bazı Batı ülkelerine göre oldukça düşük oranda -giderek sayısı artmakla beraber- uyuşturucu kullanılan bir ülke, ama gençlerdeki yoğun kullanım arttıkça, dünyadaki problem yaygınlaştıkça ülkemizde de yarınlarda daha önemli bir problem olacak.

Biz de AK Parti Grubu olarak bu araştırma komisyonunun kurulmasını önemsiyoruz. Hem de çok önemsiyoruz, çünkü ülkemizin geleceğini önemsiyoruz.

Tabii, madde kullanımı ve bağımlılığı, dünya çapında tahrip edici sağlık, sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçlarıyla ilgili, ciddi kaygıları da beraberinde getiriyor. Geçen hafta salı günü, ülke içinde yaptıklarımızı da Sayın İçişleri Bakanımız çok detaylı bir şekilde anlattı, uyuşturucuyla mücadele noktasında İçişleri Bakanlığının ve Emniyet Genel Müdürlüğünün diğer kurumlarla birlikte yaptığı çalışmalardan çok detaylı bir şekilde bahsetti. Ben tekrardan o konuya girmeyeceğim ama yapılan çalışmaların, gerek uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik gerekse uyuşturucu trafiğinin engellenmesine yönelik çalışmaların gerçekten çok önemli sonuçlarının olduğunu ifade etmeliyim. Aslında, uyuşturucu trafiğinin önemli noktalarından birisi olan ülkemizde bu çalışmaların başarılı olması, bütün dünya için, özellikle Batı ve Doğu dünyası için çok önemli.

Tabii, aslında emniyetin yaptığı şey sadece asayiş de değil, çünkü, emniyet, asayişin ötesinde pek çok konuya da yer veriyor. Bazı örnek davranışlar da görüyoruz bununla ilgili. Belki uyuşturucuyla ilgili, bire bir alakalı değil ama çok etkilendiğim bir olaydan da bahsetmek isterim. Bundan on gün kadar önce, Adana’da yapılan bir yasa dışı eylem esnasında, çocuklar polislere taş atıyorlar. Daha sonra, belli bir zaman sonra oradan, o eylem mahallinden geçen, tabla üzerinde muz satan bir muz satıcısını görünce çocuklar polisleri bırakıp o muzlara dadanmaya başlıyorlar. Bir müddet sonra muz satıcısı elinde sopayla çocukları kovalamaya çalışıyor, ancak, başarılı olamayınca, bir polisimiz, gerçekten çok etkileyici bir şekilde, oradan on kilo muz satın alıyor ve çocuklara birer birer dağıtmaya başlıyor. Biraz önce o muz tablasının etrafında dolanan ve ondan biraz önce de polislere taş atan çocuklar, bu sefer muz almak için kuyruğa giriyorlar. Gerçekten…

TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Polisten…

NECDET ÜNÜVAR (Devamla) – Çocuklar, polis arkadaştan o muzu almaya çalışıyorlar.

Burada, emniyetin yaptığı şeyin aslında asayişin ötesinde bir boyutu olduğunu da çok net olarak ortaya koyuyor. Yine bir emniyet müdürümüzden dinlediğim yine etkileyici bir yaşanmış hadise: Bir ilimizde bazı okullarda çok yoğun bir şekilde eylemler oluyor, çocuklar camları kırıyor, işte okulu asıyorlar, ailelerine ve çevresine zarar veriyorlar. Emniyet müdürü ile okul müdürleri bir toplantı yapıyor ve emniyet müdürümüz şöyle bir tedbir öneriyor: Her bir emniyet müdür yardımcısına belli sayıda okulu zimmetliyor, yani 1 emniyet müdürüne 5 tane okulu zimmentliyor. Önce asayiş problemi adına yapılan adım bir müddet sonra artık polislerle o asayişi bozan çocuklar arasında bir sempati noktasına taşıyor ve daha sonra o çocukların da topluma kazandırılması noktasında çok önemli adım atıyor. Buradan tabii biz emniyeti, sadece asayişin bekçisi olarak değil, aynı zamanda kalkınmanın da ilerlemenin de lokomotifi olarak görmek durumundayız. Tabii, o yüzden, Sayın İçişleri Bakanımızın ifade ettiği konu gerçekten çok önemli.

Ama sadece, değerli milletvekilleri, o uyuşturucuyu yakalamak, o uyuşturucunun kullanımını önlemekle iş bitmiyor. Aynı zamanda talebi azaltmaya yönelik de adımlar atmak gerekiyor ve şüphesiz bu sadece emniyetin yapabileceği bir şey değil. Burada pek çok kuruma, kamu kurumuna, sivil toplum kuruluşlarına, medyaya, ailelere çok önemli görevler düşüyor.

Tabii bu arada, konumuz madde bağımlılığı ama ben, kürsüye çıkmışken başka bir bağımlılıktan söz etmek istiyorum. Hepimizin aslında belki elimizden bırakamadığımız birtakım alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımız var. Yine bununla ilgili yapılmış bilimsel çalışmalar da söz konusu. Yani, herhangi bir şeye bağımlı olunca insanların birtakım maddelere bağımlılığıyla ilgili de, bir altyapı oluşturmasıyla ilgili bir iki kelam etmek isterim. Örneğin, televizyon… Çocuğumuz İnternet’in başına geçtiği zaman, belki yıllar önce “Ne kadar güzel, çocuğumuz bilgisayardan dersine çalışıyor, artık daha bilgili, teknolojiyi daha iyi kullanan çocuklar olacak.” filan diye seviniyorduk, İnternet’e giriyor, işte birtakım bilgisayar oyunlarını daha iyi oynuyor diye seviniyorduk ama artık bunlar belli noktalarda ciddi bağımlılık problemini de beraberinde getiriyor. Örneğin Ege Üniversitesinden bir hocanın ifadesi, gerçekten son derece vahim, bir hastasının kırk sekiz saat boyunca hiç kalkmadan İnternet’e bağlı yaşadığını ifade ediyor.

Tabii, evimizde televizyon seyrederken elimize zap aletini alıp kanalları değiştirmek hepimizin belki rahatladığı bir unsur gibi de algılanabilir ama elektrik kesildiği zaman hepimizde bir panik, acaba dizinin sonu ne oldu, futbol maçının sonucu ne oldu, acaba şu haberin sonucu neydi şeklinde birtakım tepkilerimizin olduğu açık. Dolayısıyla, bağımlılık yapan her şeyle, değerli arkadaşlar, çok ciddi ölçüde bizim mutlaka kafa yorup ona uygun bir şekilde çözümler bulmamız gerekiyor.

Peki “bağımlılık” dediğimiz şey nedir? Bağımlılığı bilim adamları şöyle tarif ediyor: Bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan bedensel, ruhsal ya da sosyal sorunlara rağmen madde alımının devam etmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması, aynı etkiyi elde edebilmek için giderek madde miktarının artırılması ve maddeyi alma isteğinin durdurulamaması durumu şeklinde ifade ediliyor.

Peki, hangi madde bağımlılığı daha tehlikeli? Sahte iyi oluş hâlini ne kadar kısa zamanda sağlıyor ve şiddeti ne kadar erken şekilde ortaya çıkıyorsa, bağımlılık yapıcı gücü de o kadar fazladır. Örneğin, biraz önce sayın grup başkan vekilimizle de konuştuğumuz zaman “Hocam, sigara bağımlılık yapan bir madde midir?” diye konuşunca “evet, öyle” deyince “O zaman buna daha fazla vurgu yapmak lazım.” dedi. Doğru, sigara gerçekten madde bağımlılığının bir başka, belki uyuşturucu kadar değilse bile, daha hafif bir şekli ama o da bağımlılık yapıcı gücü fazla olan bir madde. Ama sigarayla ilgili şunu da ifade etmek isterim: Yine, bilim adamlarının ifadeleriyle, sigara uyuşturucu bağımlılığının da altyapısını oluşturuyor. Bu açıdan çok önemli. Özellikle okul çağı çocuklarda sigara kullanımının engellenmesi son derece önemli. O yüzden, geçen ay çıkardığımız sigarayla ilgili kanun gerçekten çok önemli. Özellikle eğitim çağındaki çocuklarımızın sigaraya kolay ulaşmasını engelleyen –satışıyla, alınmasıyla ilgili- çok önemli bir kanundu. Bu kanunda emeği geçen, başta Sayın Sağlık Bakanımız ve Sayın Sağlık Komisyonu Başkanımız olmak üzere destek veren tüm milletvekillerimize -benim bildiğim kadarıyla bütün milletvekillerimiz destek verdiler, içen içmeyen, o yüzden onlara- hassaten teşekkür ediyorum. Bu da bence madde bağımlılığıyla ilgili, aslında, atılmış çok önemli bir karardı.

Tabii, bağımlılığın pek çok ekseni var, değişik faktörler bağımlılığa yol açabiliyor. Arkadaş grubu, ebeveyne bağlı, kişinin kendisine bağlı, biyolojik, toplumsal, kültürel, sosyal nedenlere bağlı bağımlılık etkenleri söz konusu. Ama yine Emniyet Genel Müdürlüğümüzün Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının yaptığı bir araştırmada, en büyük etken yüzde 82’yle merak ve arkadaş çevresi, yine ankete katılanların –bu bir anket çalışması- yüzde 14’ü “Sorunlar yüzünden uyuşturucuya başladım.” diyor, yüzde 3,6’sı da eğlence olsun diye başlıyor ama her zaman sonucu eğlence ile bitmiyor. Tabii, burada gerçekten, bizim arkadaş grubu, ebeveyn, aile bağlarının sağlamlığı son derece önemli.

Yine, 2004 yılında Sağlık Bakanlığı Müsteşarı iken Almanya’ya yaptığımız bir seyahat esnasında Frankfurt’taki bir toplantıdan sonra, uzun saçlı, kot pantolonlu bir arkadaş söz aldı ve şöyle bir şey söyledi: “Ben Avrupa ve Türkiye’yle ilgili bir gözlemimi anlatmak istiyorum.” O anlattığı gözlemde çok çarpıcı bir şeyden bahsetti. “Bence Türkiye ile Avrupa arasındaki en önemli fark aile. Yani Türklerde aile bir kalkan oluyor. Çocukların uyuşturucu, çete, sokak cinayeti veya birtakım istemediğimiz olaylara daha fazla katılmasını engelleyen en önemli kalkan ailedir.” dedi. Bu arkadaş aynı zamanda bir resim sanatçısıydı, fotoğrafları vardı ve o albümlerinden oluşan kitabını bana hediye etti ve şöyle bir talepte bulundu: “Türkiye’de bir sergi açmak istiyorum. Bu sergiyi de Mecliste açmak istiyorum.” dedi. O zaman Sayın Meclis Başkanımız Bülent Arınç’a konuyu anlattığım zaman ”Memnuniyetle.” demişti ve 2005 yılında adı “Merhamet” olan bir resim sergisi de açmıştı. Bu bir Alman’ın gözlemi. Tabii, aile çok önemli bir kalkan gerçekten.

Tabii, bunun dışında kolay temin ve ulaşılabilme de yine uyuşturucu için son derece önemli. Ama, değerli arkadaşlar, düşük sosyoekonomik düzeyin bir etken olduğunu ifade etmeliyim, ama sadece tek etken değil. Tek etken sadece düşük sosyoekonomik düzey olsaydı, gelişmiş bazı Batı ülkelerinde bizden çok daha yüksek oranlarda uyuşturucu kullanımı söz konusu olmazdı.

Hatta bazı ülkeler bunu çok abarttılar, kendi ülkelerinde -Avrupa’da bir ülkede başladı, daha sonra ikinci bir ülkede var, orada- serbest bıraktılar. Hatta bunun garip bir uyuşturucu turizmine yol açtığına dair komşu ülkelerin birtakım serzenişleri var. Yani, bir ülkede serbest ve o ülkeye insanlar rahat uyuşturucu kullanmak adına seyahat edebiliyorlar. Tabii bunları da ifade etmek durumundayız.

Değerli milletvekilleri, özellikle çocukluk çağı son derece önemli. Yine, yapılan bir araştırmada, vakaların önemli bir kısmı, yüzde 31’i, on beş yaş altında. Bu, Sağlık Bakanlığıyla Birleşmiş Milletlerin 2003 yılında beraber yaptığı bir profil çalışması. Burada yüzde 31’i on beş yaş altında uyuşturucuya başlıyor. Otuz yaş üstüne çıktığı zaman yüzde 8 civarında. Dolayısıyla şöyle bir kabataslak -bilim adamlarının yine ifadesi- on beş ila otuz dört yaşını ilgilendiren bir sorun. Asıl, öyle bir sorun. Otuz beş yaşından sonra olay ya hastanede ya hapishanede sonlandığı için olsa gerek, çoğu zaman o problem giderek azalmış oluyor. Ama başlangıç dönemindeki insanların duygularıyla, daha sonra bitiş dönemindeki duyguları da çok önemli. Bu konu ile ilgili bana bir söz hakkı verildiği için bir film izlemek gereği hissettim ve o filmin de tabii, sonunu da bahsetmek mecburiyetinde olduğum için özellikle özür diliyorum, aslında hepimizin de izlemesi gereken bir film. “Blow” diye bir film, “Beyaz Şeytan” diye Türkçeye çevrilen bir film. Orada çok enteresan birtakım diyaloglar var. Filmin en başında on dört-on beş yaşlarında bir delikanlı, arkadaşına “Buldum, buldum.” diyor. “Neyi buldun?” dediği zaman “İş sahibi olmadan nasıl para kazanacağımızı buldum.” diyor. Daha sonra uyuşturucu ticaretine başlıyorlar ve çok manidar, kırk iki yaşına kadar pek çok badireden geçtikten sonra bir hapishanede babasına yazdığı mektupta şöyle bir manidar ifade kullanıyor: “Nihayet yıllar önce senin söylediğin şeyleri şimdi ancak anlayabildim. Uyuşturucunun hayatımda sevdiğim her şeyi benden uzaklaştıran bir madde olduğunu kırk iki yaşında anladım.” Çünkü önce karısı, sonra çok sevdiği annesi, babası ve en sonunda da artık onun için dünyada her şeyi verebileceğini ifade ettiği kızı onu terk ediyor. Kısa bir süre sonra da zaten kendisi… Bu konuyla ilgili zannediyorum ömrü hapishanelerde çürüyen bir insan olarak devam ediyor, film orada sonlanıyor.

Tabii, uyuşturucu sadece bireyin kendisini etkilese yine belki bir noktaya kadar “Ne yapalım artık, kendi cezasını kendisi buldu.” diyebiliriz, ama toplumun tüm kesimlerini, tüm katmanlarını çok önemli ölçüde etkiliyor değerli milletvekilleri. Ama bireyi asıl bedensel, ruhsal ve sosyal sorunlar oluşturması itibarıyla çok daha yakından ilgilendiriyor.

Bu konuyla ilgili tabii, toplumun çok değişik katmanlarının mutlaka rol alması gerektiğini biliyoruz. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, Millî Eğitim Bakanlığı, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı gibi bakanlıkların mutlaka çok etkin olmasını bekliyoruz. Ama şunu da ifade etmemiz lazım: Bazen Sağlık Bakanlığına olayın çözümüyle ilgili de birtakım roller yüklendi veya en azından böyle roller beklendiği ifade ediliyor. Ama şunu özellikle vurgulamamız lazım, o da şu: Uyuşturucu kullandıktan sonra -özellikle büyükşehirler başta olmak üzere, AMATEM’lerimiz var, İstanbul’da UMATEM’imiz var, yani uyuşturucuyla mücadele anlamında merkezlerimiz var ama- bağımlılık tedavisi iki ay, üç ay kadar devam ediyor, kişi o maddenin etkisinden vücut olarak kurtulmuş oluyor, ama daha sonra topluma gittiği zaman mutlaka toplumun da onu kabullenmesi lazım. Birtakım anekdotlar hep karşımıza çıkar. O anekdotlarda, toplumun daha sonra o kişiyi kabullenmemesi sonucu tekrardan, kısa zamanda o bataklıktaki insanların ağına yeniden düştüğünü çok sık olarak görürüz.

Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin sonunda… Yine çok etkilendiğim bir kitap gerçekten. Bunu da bu konuyla ilgilenen bütün dostların okumasını tavsiye ediyorum. Muş’tan İstanbul’a göç ederek orada Çapa Tıp Fakültesine giren bir kardeşimizin yaşadıklarını anlattığı bir kitap. Kanat Güner diye bir tıp öğrencisi. 4’üncü sınıfta tıp fakültesini bırakmak zorunda kalıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ünüvar.

NECDET ÜNÜVAR (Devamla) – Tabii, pek çok badireden geçtikten sonra, yazdıklarını şöyle, “Eroinin Güncesi” diye bir kitapta topluyor. Orada “Hey millet, ben ölmeye karar verdim. Niye biliyor musunuz? Çünkü yaşım yirmi yediye geldi, dayandı. Benim gibiler daha fazla yaşamamalı. Allah korusun, ya ölmeye değil de üremeye karar verseydim? Neyse ki aklım hâlâ başımda. Sahneye girmem gereken yeri ayarlayamadım ama çıkmam gereken yeri biliyorum.” diyor. Gerçek anlamda hiçbir şeye tutunamadığını, eroinden başka her şeyi tükettiğini -gençliğini, hayallerini, mesleğini, mutluluğunu- ve onun, eroinin ondan hep daha fazlasını istediğini ifade ediyor ve şöyle bitiriyor kitabını: “Ben giderim, gideceğim ama birileri bir şey yapsın, bir çözüm bulsun.” şeklinde ifade ediyor ve o “Eroinin Güncesi” isimli kitabın imza gününde de, imzadan sonra hayatına işte o son altın vuruş dediğimiz hadiseyle son veriyor. Burada, tabii, madde bağımlılığının dramıyla ilgili bizzat bizim okuduğumuz, gördüğümüz, duyduğumuz, seyrettiğimiz, bizzat şahit olduğumuz olaylar var, ama çoğu bunun sonuç safhasında bizim gündemimize gelen şeyler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Necdet Ünüvar (AK Parti, Adana). “İzmir milletvekili ahmet ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6), ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/19), kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam ve 30 milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/36), adana milletvekili necdet ünüvar ve 23 milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/39), istanbul milletvekili halide incekara ve 22 milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığı”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-unuvar-23-2008-02-12-izmir-milletvekili-ahmet-ersin-ve-20-milletvekilinin-uyusturucu-kacak (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
