# 5 aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necla Arat (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 4 Aralık 2008
- **Gündem:** 5 ARALIK KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINMASI KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necla-arat-23-2008-12-04-5-aralik-kadinlara-secme-ve-secilme-hakki-taninmasi-konusunda

> Necla Arat (CHP), 4 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5 ARALIK KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINMASI KONUSUNDA); konuşma 477 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NECLA ARAT (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her 10 Aralık bütün dünyada, biliyorsunuz, İnsan Hakları Günü olarak kutlanmakta. Keşke “Ülkemiz ve dünyamız böyle bir günün kutlanmasını gerektirmeyecek bir insanlık düzeyine ulaşmış olsaydı” diyerek ben sözlerime başlıyorum. Kadınların insan haklarıyla bağlantılı ülkemize ait, kadınlarımıza ait çok önemli bir günü; 5 Aralık kadınların seçme ve seçilme haklarını kazanmalarının 74’üncü yıl dönümünü kutlamak üzere kürsüye gelmiş bulunuyorum.

5 Aralık Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmalarının yani eşit yurttaş ve birey sayılmalarının yıl dönümü. 5 Aralık Mustafa Kemal’in çağdaşlaşma atılımının en önemli adımlarından bir tanesi. Cumhuriyetin devrimci ideolojisinin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için kadın gücünün toplumsal, siyasal yaşamın her alanında katılım ve katkısı olmazsa olmaz anlayışının vurgulandığı tarih. Kadınları eksik ve ikinci sınıf varlıklar olarak gören totaliter rejimlerin egemenliği altındaki Avrupa ülkelerine parmak ısırtan “Aydınlık Gelecek Kadınlarla Projesi.” Ama devrimin bütünlenmesi, tamamlanması sürecinde, en güç ve kritik anlardan bir tanesi. Çünkü söz konusu olan, bağnazların her dönemde karşı çıktıkları, gerçek anlamında, yani hem görüntüde hem de özde çağdaşlaşma ve bu çağdaşlaşmanın hem öznesi hem de simgesi olan kadınlar. Bu uzun ve engellerle dolu yürüyüşü gerçekleştiren cumhuriyet kadınları bu 5 Aralık’ta da şölenler, yürüyüşler ve panellerde Mustafa Kemal ve devrimci arkadaşlarını bir kez daha sevgiyle ve saygıyla anacaklar ve Türkiye’de kadın haklarının temelinde, Yurttaşlar Yasası, Türk Medeni Yasası, laik hukuk düzeninin bulunduğunu, siyasal haklarına ise laik hukuk devrimiyle kavuştuklarını dile getirip laiklikten ödün vermeme konusundaki kararlılıklarını vurgulayacaklar. Çünkü insan aklı ve düşüncesi özgürleştirilmeden ne kadınları engelleyen binlerce yıllık ön yargıların yıkılabildiğini ne de demokrasinin yeşerebildiğini çok iyi bilmekteler. Onlar ayrıca öz eleştiri yaparak, keşke sözel düzlemden eylemsel düzleme geçişi başlatan devrimci hareket kesintiye uğratılmasaydı ve biz bugün kadının toplumsallaşma sürecindeki engelleri, düşüncelerdeki zincirleri ortadan kaldırma noktasına gelebilmiş olsaydık diyecekler.

Değerli milletvekilleri, demokratikleşmeye, insan haklarına ve -özellikle ayırıyorum- kadınların insan haklarına yönelik yaygın söylemlere karşın kadınlar hâlâ ne Türkiye'de ne de dünyada karar mekanizmalarında ve yasama organlarında yeterince temsil edilebiliyorlar. Kuşkusuz, kadınların yerel ve ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde ekonomik ve siyasal karar alanların arasında çok düşük bir oranda yer almaları, küresel anlamda da ulusal anlamda da olumsuz bir rol oynuyor. İşte dünyanın durumu, işte ülkemizdeki durum ortada. Kadınların etkin katılımı olmadan ve karar alma süreçlerinin tümünde kadın bakış açısının yerleşmesi sağlanmadan eşitlik, barış ve katılım hedeflerine ulaşılamayacağı çok iyi bilindiği hâlde, siyasal karar alma konumları özellikle erkeklerin alanı, bir erkekler arenası olarak kalmayı sürdürüyor. Toplumsal, siyasal alandaki eşitsizlik ve açık veya gizli cinsiyetçilik, ayrımcı tutum ve uygulamalardan, aile içinde kadın ve erkeğin eşit olmayan güç ilişkilerinden kaynaklanıyor, bunun sonucunda da kadınların yeteneklerinden tam olarak yararlanılamaması ve siyasetteki düşük katılım oranları ortaya çıkıyor. Kadınlara ve erkeklere cinsiyete duyarlı eğitim verilmesi, ders kitaplarının ayrımcı ve cinsiyetçi ögelerden temizlenmesi gibi öneriler de tutuculuk yüzünden bir türlü sahiplenilemiyor. Bu yüzden ataerkil ideoloji yeniden ve yeniden üretilip kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

Sayın Başbakan, bütün dünyanın kullandığı kota…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Necla Arat (CHP, İstanbul). “5 aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necla-arat-23-2008-12-04-5-aralik-kadinlara-secme-ve-secilme-hakki-taninmasi-konusunda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
