# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necla Arat (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2010
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necla-arat-23-2010-03-30-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm

> Necla Arat (CHP), 30 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 904 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NECLA ARAT (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 486 sıra sayılı Kanun Tasarısı üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım.

Ben de konuya geçmeden önce Hakkâri’de şehit düşen 3 evladımıza rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum.

Sayın milletvekilleri, bu kanun tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti tarafından İstanbul’da bir Türk-Alman Üniversitesi kurulmasına ilişkin bir tasarıdır. İçerisinde mühendislik, hukuk, fen, iktisadi ve idari bilimler, kültür ve sosyal bilimler fakülteleri ile yabancı diller yüksekokulu, fen bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinin yer alacağı bu üniversite, Türkiye ile Almanya arasında imzalanan uluslararası anlaşma uyarınca Türk mevzuatına tabi bir devlet üniversitesi olarak kurulmaktadır. Yapılan anlaşma uyarınca bu üniversitenin kurulması için gerekli olan arazi, bina ve altyapı ve sürekli giderler Türk tarafınca karşılanacaktır, Almanya ise kısa ve uzun süreli akademik personel sağlayacaktır. Burada katkı yönünden bir dengesizliğin söz konusu olduğuna işaret etmek gerekiyor.

Türk-Alman üniversitesinin kurulması aynı zamanda Alman sanayi şirketleri ile Alman üniversitelerinin bilgi ve deneyimlerinin ülkemiz yükseköğrenimine taşınması gibi olumlu bir yönü taşımakta, öğrenci değişimi yapmak gibi olanakları da içermektedir. Eğitim dilinin Türkçe ve Almanca olacağı, yerine göre de İngilizceden yararlanılacağı ifade edilmektedir anlaşmada. Bu üniversitede, Türkiye’de Almanca eğitim veren ya da Almanca ders programları uygulayan liselerden mezun olan öğrenciler için yüzde 50 oranında bir kontenjan ayrılacaktır. Bu öğrencilerin yanı sıra, Almanya’daki liselerden mezun Türk öğrenciler de bu üniversitelere başvurabileceklerdir.

Sayın milletvekilleri, hiç kuşku yok ki hem Almanya’yla karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesini sağlamak hem de yeni bir üniversite kazanmak, olumlu karşıladığımız ve iyimserlikle baktığımız bir durumdur. Ne var ki kurulacak üniversitenin mali yükümlülüklerinin büyük ölçüde Türkiye Cumhuriyeti tarafından üstlenilmiş olması, altyapı yatırım maliyetlerinin ne kadar yüksek olduğunu bildiğimiz için, bizi kaygılandırmaktadır. Üstelik, üniversite için İstanbul veya civarında henüz bir arazinin de belirlenmemiş olduğunu biliyorduk ama Sayın Başbakan, son dakikada, Beykoz’da bu işe tahsis edilmiş 120 dönümlük bir fidanlığın bulunduğunu söylemiştir. Bu tahsis olayının da arka planını bilmiyoruz, bilmek istememiz herhâlde doğal hakkımızdır diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, bizim, daha önce, altyapı hazırlıkları ve mali olanakları sağlanmadan kâğıt üzerinde onaylanan üniversiteler için dile getirdiğimiz bütün eleştiriler bu üniversite için de geçerlidir. Bilindiği üzere, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ister devlet ister vakıf üniversitesi olsun, üniversitelerde altyapının çok önemli olduğunu, fiziksel kapasitenin -özellikle yurtlar dâhil olmak üzere- öncelik taşıdığını defalarca vurgulamıştık. Nitekim, dört beş yıl önce kurulmuş üniversitelerin bina, laboratuvar, kütüphane, spor tesisleri, sosyal, kültürel yapıları, yurt olanakları bütçe ve ödenek yetersizliklerinden gerçekleştirilemezken, devletimizin yeni ve ağır bir yük altına girmesi ne ölçüde rasyoneldir sorusunu da kendimize sormadan edemiyoruz. Bir örnek vermek istiyorum, birkaç gün önceki bir gazete haberinde “Tıp fakültesinin adı var kendi yok” başlığı altında hem de yerleşik bir üniversitemiz olan Muğla Üniversitesinde Bakanlar Kurulu Kararı ile iki yıl önce kurulan tıp fakültesinin dekanı ve 9 öğretim üyesi olduğu hâlde ortada ne fakülte ne de öğrenci bulunmadığından, fakülte hastanesinin temelinin dahi atılmamış olduğundan söz edilmektedir ve bu arada, fakültenin dekanı, iki yıldır fakültenin açılamadığını, boşuna maaş aldıklarını söylemektedir.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde Türk-Alman Üniversitesi kurulmasının yanı sıra -daha önceki arkadaşımın da dile getirdiği gibi- devletler arası karşılıklılık ilkesi uyarınca Almanya’da da bir Türk-Alman üniversitesi kurulacağına ilişkin bir girişimden söz edilmektedir ama bu, söylenti düzeyinde kalmaktadır çünkü Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Hükûmeti arasında imzalanmış olan anlaşmada böyle bir madde bulunmamaktadır. Bunun yerine, Sayın Başbakan, şimdi, basından öğrendiğimize göre, Almanya’daki Türk liselerini kabul ettirme çabası içerisine girmiştir ancak Sayın Merkel, Almanya’da eğitim dili Türkçe olan okulların açılması önerisine sıcak bakmamaktadır. Zaten sözlü düzlemde kalan ve yazılı anlaşmayla bağlanmayan bu gibi konular ne yazık ki daha sonra hep olumsuz sonuçlar almamıza neden olan konulardır.

İşte, bu ve benzeri olumsuz örneklere rağmen, bir yeni üniversitenin kurulmasını genelde olumlu bir adım olarak görüyoruz ama biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu öneriye oy vermeme kararındayız. Üniversiteler kurulurken ve yeni kontenjanlar açılırken geleceğe yönelik istihdam olanaklarının da mutlaka planlanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz burada. Çünkü, hepinizin bildiği gibi ülkemiz, içinde bulunulan ekonomik darboğazda, yüzde 25 oranında çok yoğun bir genç işsizliği sorununu da yaşamaktadır. Bu durumun yakında sosyal patlamalara neden olabileceği gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Sayın milletvekilleri, sözlerime son vermeden önce, başka bir konuya da değinmek istiyorum. 486 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın, ülkemizi ziyaret eden Federal Almanya Başbakanı Sayın Merkel’e bir jest olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alındığı türünden bir sezgiyi çoğumuz paylaştık sanırım. Her ne kadar Sayın Bakan bunun yalnızca bir rastlantı olduğunu ifade ettilerse de bu oldukça tartışma götürür bir rastlantı gibi görünmekte. Esasen, Sayın Merkel de Türkiye’de Türk-Alman Üniversitesinin bir an önce hayata geçirilmesini istediğini, bu konunun uzun süredir sürüncemede kaldığını ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı düzenlemeleri beklediğini dile getirmiştir. Bayan Merkel’in istekleri bu kadarla kalmamıştır; istekleri arasında, Türk-Alman Üniversitesinin yanı sıra, Kıbrıs’a çözüm, Ankara Protokolü’nün yerine getirilmesi, havaalanları ve limanların Rumlara açılması, tam üyeliği unutup imtiyazlı üyeliğe, ortaklığa razı olmamız gibi talepler de bulunmaktadır. Bütün bunları izlerken Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık benim karakterimdir.” özdeyişini içim burkularak anımsadım sayın milletvekilleri.

Sayın milletvekilleri, sağlıklı demokrasilerin ancak özgür ve bağımsız ülkelerde ve tüm yurttaşlarına insanca yaşama koşullarını sağlayabilen sağlıklı siyasal ortamlarda kurulabileceği unutulmamalıdır. Bu ortamlar, çeşitli bağımlılıklar, işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve baskılar kol gezerken sözde yasal ya da anayasal değişikliklerle oluşturulamaz. Örneğin, “Darbe Anayasası” diyerek değiştirilmeye çalışılan 80 Anayasası’nın bir ürünü olan YÖK baş tacı edilerek ve ona Anayasa Mahkemesine üye seçme yetkisi verilerek demokrat da olunamaz. Bu nedenle kendi kendimize, “İç ve dış çevresel koşullardaki değişimle, iyi bir eğitimin sağlayacağı kafalardaki değişim gerçekleşmeden yasaların değiştirilmesi acaba işlevsel midir?” sorusunu da sormamız gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Necla Arat (CHP, İstanbul). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necla-arat-23-2010-03-30-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
