# Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Necmettin Çalışkan (Yeni Yol, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 7 Ağustos 2026
- **Gündem:** KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148130
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/necmettin-caliskan-2026-08-07-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler-2

> Necmettin Çalışkan (Yeni Yol), 7 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 381 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün farkında mısınız, çok olağanüstü bir gün yaşıyoruz. Bugün belki de ülkemizin savaşa girdiği gün, savaş imzasının atıldığı gün; Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü iş birliği anlaşması imzalandı Mekke ambalajıyla, Mekke'de. Aslında, Türkiye Büyük Millet Meclisi bugün "Çocuklara hangi cezayı vereceğiz?" diye bunu görüşmek yerine bu ittifakın içeriğine ilişkin bu Meclisi bilgilendirmek zorundaydı.

Hatırlanacağı üzere, Trump NATO Zirvesi'nde Tahran'ı bombalama emrini Ankara'dan verdi, ardından dedi ki: "Yerimize askerî harekât yapacaklar var." Sonra, sömürge valisi dört bölgenin filan yere bağlanacağını söyledi, pek çok açıklamalar yaptı; hiçbiriyle ilgili ne yazık ki bir şey duymuyoruz.

Şimdi, son anlaşma bu Meclisten onay almak zorunda çünkü bu ülkede savaş kararını Meclis verir. Bu anlaşmanın içeriğine ilişkin bu Meclise bilgi verilmek zorunda. Ne yazık ki şu geldiğimiz noktada -pek çok karanlık noktalar var- soru şu: Acaba BOP çerçevesinde mi bu anlaşma imzalandı? Bugüne kadar Gazze için kılını kıpırdatmayanların bir anda bir eksende toplanmalarını anlamak mümkün değil. Niçin toplandık? Acaba ülkemizin savunması zayıftı da bu ülkelere muhtaç olduğumuz için mi böyle iş birliği yaptık? Yoksa bu anlaşmada para babası Suudi Arabistan, nükleer güç sahibi Pakistan, güçlü orduya sahip Türkiye; üçü arasında hangisi baş, başrolde, öncü? Yoksa bu üçü dışında arka planda başka birileri, siyonizm şebekesi, çetesi var da bizimkileri kullanıyorlar mı? Ne yazık ki bu sorular havada.

En önemli madde şu: Bu anlaşmanın maddelerinden biri -NATO 5'inci maddesi gibi- üye ülkelere saldırı olduğu an hepsinin savaşa girmesi. Biliyoruz ki bölgede İran karşısında Amerika, İsrail savaşı var; İran da savunma amaçlı olarak bölgedeki Amerikan üslerine saldırıyor. Şimdi, yarın İran Suudi Arabistan'daki bir Amerikan üssüne saldırırsa biz hemen savaşa mı gireceğiz? Kimin yanında yer alacağız? Belli ki şu anda bölgedeki konjonktüre göre Irak, Lübnan, Yemen ve İran'a karşı bir hat oluşturuluyor; biz de bu hattın içerisinde bir şekilde konumlandırılmaya çalışılıyoruz. Suudi Arabistan mali imkânları fazla olduğu için geçmişte de Afrika ülkelerinden paralı asker buldu, acaba bizi de lejyoner olarak kullanıp bu ülkelere karşı savaşın içerisinde mi bir anda kendimizi bulacağız? Bu sorunun cevabı yok.

Bir anlaşmanın adının "Mekke" olması onun kutsal olduğu anlamına gelmez. Bu çok tehlikeli bir anlaşmadır. Evet, keşke bütün Müslüman ülkeler birleşse, ortak bir İslam güvenlik paktı kursa bunu takdir ederiz ama belli ki bu anlaşma Amerika'nın direktifiyle, kontrolüyle İran'a karşı bölgede oluşturulmuş yeni bir cephe. Belki yanlış da olabilir. Tabii...

---

**Kaynak gösterme:** Necmettin Çalışkan (Yeni Yol, Hatay). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 7 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necmettin-caliskan-2026-08-07-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148130

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
