# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nevingaye Erbatur (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 2 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nevingaye-erbatur-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Nevingaye Erbatur (CHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 568 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NEVİNGAYE ERBATUR (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Kamuoyunda yoğun itirazlara sebep olan bu tasarı, Anayasal koruma altında olan “sosyal devlet” ilkesine tümüyle aykırılık taşımaktadır bence.

Yasa, kadınların ev içinde harcadıkları emeğin tümünü, ev dışında harcadıkları emeğin ise büyük bölümünü yok saymaktadır. Yasa, kadınların asıl kimliklerini “annelik” ve “eş” olarak tanımlamaktadır. Buna karşılık erkeklerin kimliklerini ise “baba” ve “eş” olarak değil “vatandaş” olarak tanımlıyor.

Kadınlar bu ülkenin vatandaşı değil midir? Kadınlar ülkemizde erkeklerle her alanda eşit değilken, bu yasa, kadını erkekle tam eşit şartlarda sisteme dâhil ederek evdeki emeğini yok saymaktadır.

Bu yasa, kadın ve erkekler arasındaki mevcut eşitsizliklerin derinleşmesi ve kadınların, önce sosyal güvenlik sisteminden, sonra da toplumsal ve ekonomik yaşamdan dışlanması riskini taşımaktadır.

Yasayla, emeklilik yaşı, emeklilik süresi ve prim sayısıyla ilgili daha önce kadınlar lehine olan düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekirken ortadan kaldırılmaktadır.

Sosyal güvenlik sistemi “düzenli prim ödeyen ücretli çalışma” üzerine kurulduğu sürece, evde ev işleri ve bakım hizmetleri için hiçbir karşılık almadan çalışan ev kadınları, gündelikçi kadınlar, çoğunluğu kadın olan ev eksenli çalışanlar, tarım işçileri, ücretsiz aile işçileri, geliri asgari ücretin altında olanlar sosyal güvenlik sisteminin dışında tutulmaktadır.

Bu yasayla, takriben 13 milyon ev kadını sosyal güvenlik sistemi dışına itilmektedir. Tasarının, birey olarak sosyal güvenlik sisteminden dışladığı ancak koca ve babasının himayesi altında olduğu sürece bazı haklardan yararlanabilecek kadınların toplam sayısı 17-18 milyon civarındadır. Bu durumda da kadınların sağlık hizmetine erişimleri zorlaştırılmakta, aynı zamanda, yaşlılık sigortasına hak kazanma ve yararlanma açısından sistem dışına itilmektedirler. Oysa bu hizmetler, mevcut iş gücünün üretken bir şekilde işbaşı yapabilmesi ve gelecek nesil iş gücünün yetiştirilmesi için olmazsa olmaz hizmetlerdir. Bu yüzden, toplumsal bir sorumluluk olarak kamunun, işverenin ve erkeklerin de paylaşması gereken bu işleri, kadınlar açısından, tasarı yok saymaktadır.

Kadınlar gelir getirici bir işte çalışsınlar ya da çalışmasınlar, sigortalı olsunlar ya da olmasınlar, aile ve toplumun ihtiyaç duyduğu bakım hizmetlerinin -evin her türlü işi, çocuk ve yaşlı bakımı, hasta bakımı gibi- hemen hemen tümünü üstlenmiş durumdadırlar.

Genel sağlık sigortası, kişilerin ihtiyaç duyabilecekleri tüm sağlık hizmetlerini karşılıksız olarak sağlamaktan uzaktır. Sağlık hizmetlerinin kapsamını, türünü, miktarını, süresini belirleme ve ihtiyaç duyuldukça değiştirebilme yetkisi Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiştir.

Genel sağlık sigortasına üye olanlar, devlete sosyal harcamalar yapması için verilen vergilerin yanı sıra, sağlık hizmetine, ancak sigortaya ödedikleri prim, sağlık hizmeti alırken ödeyecekleri katılım payı ve özel hastanelere gittikleri takdirde verecekleri ilave ücret sonucunda ulaşabileceklerdir.

Çoğunluğu kadın olan, işi olmayan ya da kayıt dışı bir işi olup da düşük geliri olan kişiler nasıl bu sistemin sigortalısı olacaklardır? Prim yükümlülüklerini nasıl karşılayacaklardır?

Evli kadınlar, isteğe bağlı sigortalı olmaları hâlinde bağımlı olarak ilişkilendikleri eşlerinin sağlık sigortasından yararlanma hakları ellerinden alınmakta, ek olarak, sağlık sigortası primi de yatırmak zorunda kalmaktadırlar. Yirmi beş yıl gibi uzun bir süre ve yüksek bir ödemeyi yapacak kadınların sayısının çok az olacağını tahmin etmek zor değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal devlet ilkesine uygun bir sosyal güvenlik sisteminin kadın, erkek herkese, işsizlik, kaza, hastalık, malullük, yaşlılık ve ölüm hâllerinde ve tüm kadınlara analık ve doğurganlık hâllerinde sosyal güvence sağlaması, kadınlara sosyal haklarını babalarından ve kocalarından bağımsız olarak tanıması, kadınlara ev içinde harcadıkları emeğin karşılığı olarak erken emeklilik, cinsiyete dayalı yıpranma payı, her çalışılan yıl için fiilî hizmet zammı haklarını tanıması gerekir. Oysa bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin zihniyetini yansıtan bu tasarının sosyal güvenlik kavramıyla yakın uzak bir ilgisi yoktur.

Bugün, Sosyal Haklar için Kadın Platformu, Ankara’da bu taleplerini dile getirmek için…

---

**Kaynak gösterme:** Nevingaye Erbatur (CHP, Adana). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevingaye-erbatur-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
