# Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nevingaye Erbatur (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 25 Şubat 2009
- **Gündem:** KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nevingaye-erbatur-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi

> Nevingaye Erbatur (CHP), 25 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)); konuşma 1.114 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NEVİNGAYE ERBATUR (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Kanun Teklifi’nin 6’ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına görüş bildirmek üzere söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

İnsan hakları gelişim süreci içinde kadın hakları ihmal edilmiştir. Ancak 20’nci yüzyılın yarısından sonra kadının insan hakları gelişmeye başlamıştır. Bu dönemden itibaren özellikle uluslararası alanda eşitlik ilkesi toplumsal cinsiyet ayrımını da dikkate alarak düzenlenmiştir.

Kadın erkek eşitliği konusunda dünya kadın konferanslarının da katkısı büyüktür. Kadın örgütlerinin çalışmaları Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi’nin kabul edilmesine neden olmuştur.

Günümüzde kadının insan hakları demokratikleşmenin önemli bir parçası olarak görülmektedir. Çağdaş demokratik devletlerde bu konuda özellikle siyasal katılımda toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinde durulmaktadır. Kadının insan hakları hakkında uluslararası alanda pek çok sözleşme kabul edilmiştir.

Ülkemizde de özellikle son on yılda kadın hakları alanında hukuksal anlamda önemli değişiklikler yapılmış ve hukuki düzlemde kadın erkek eşitliği kısmi eksikliklerle de olsa sağlanabilmiştir. Ancak fiilî duruma baktığımızda ülkemizde kadın erkek eşitliğinin tam olarak sağlanabildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir.

Ülkemizde kadınlar hâlen sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda ayrımcılığa uğramakta, mevcut hukuki haklarını ya kullanamamakta ya da bu tür haklarının olduğunun dahi farkında değildir.

Ülkemizde kadın ve erkek arasında hakların kullanımında fiilî bir eşitsizlik bulunmaktadır. Mevcut fiilî eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonunun ülkemize yönelik olarak hazırladığı “Türkiye’de sosyal, ekonomik ve politik hayatta kadının rolü” konulu raporda da parlamento çatısı altında bir kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonunun kurulması gerektiği sıklıkla vurgulanmıştır.

Ben, Anayasa Komisyonunda tüm partilerin ve milletvekillerinin kadın hakları ve kadın erkek eşitliği sorununu partiler üstü bir sorun olarak gördüğünü düşünmüş ve çok mutlu olmuştum. Parlamento çatısı altında oy birliğiyle böyle bir komisyonun kurulması ülkemizde kadın erkek fiilî eşitliğini sağlamada çok önemli bir adım olacaktı. Ancak bir anda karşımıza artık tüm dünyada işlevsizliğinden ötürü terk edilen bir kavram olan “fırsat eşitliği” getirilmiştir. Hükûmet kanadının “kadın erkek eşitliği” yerine neden “fırsat eşitliği” demekteki ısrarını anlamak mümkün değildir.

Özellikle 2005 Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nda dahi “Mecliste Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ile Kadın ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu kurulmuştur.” diyen bir Hükûmet, yani ortada kurulmuş bir komisyon yokken bile komisyonu kurulmuş gibi gösterip adına da “Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu” diyen bir Hükûmet bugün neden böyle bir tavır sergilemektedir?

Sayın Çubukçu, Komisyonun adında gerçekleştirilmek istenen değişikliğin sebebini uluslararası örneklerle uyumlaştırmak amaçlı olduğunu söylemiştir. Ancak üyesi olmak istediğimiz ve bu yolda çok yol katettiğimize inandığım Avrupa Birliğine baktığımızda, Avrupa Parlamentosunda ilgili Komisyonun adı “Women’s Rights And Gender Equality” yani “Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” olarak Türkçeleştirebileceğimiz bir komisyondur. Bu Komisyon, Sayın Bakanın söylediği gibi, bir fırsat eşitliği komisyonu değildir. Avrupa Parlamentosunda yer alan Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonunun üstlendiği görevlere baktığımızda, evet, fırsat eşitliği sağlama görevini de görürüz diğer birçok görevle birlikte. Sayın Bakan, her ne kadar uluslararası terminolojiyle uyumlaştırma amacından bahsetse de uluslararası terminolojide fırsat eşitliğinin artık işlevsiz olması sebebiyle kullanılmadığını görmek istememektedir.

Dünyada ve ülkemizde kadın erkek eşitsizliğinin yapısal ve tarihsel temelleri vardır. Dolayısıyla kadınlar ile erkekler birlikte eşit fırsatlara sahip olmadan önce, arada hâlihazırda var olan eşitsizliğin ve boşlukların giderilmesi gerekir. Eşit olmayan iki taraf arasında bir fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla, “fırsat eşitliği” kavramı, yaygın bir biçimde ayrımcılığa uğrayan kadınların gündelik hayatında erkeklerle aralarındaki eşitsizliklerin giderilmesi açısından hiçbir somut değişim getiremez, günümüz gerçeklerinden uzaktır. Tam da bu nedenden ötürü, fırsat eşitliği kurumları ve kavramın kendisi, Avrupa’da ve İngiltere gibi birçok gelişmiş ülkede kadın erkek eşitliğinin sağlanmasına herhangi bir katkıda bulunmadığı gerekçesiyle terk edilmektedir.

Avrupa Birliğine üye ülkelerde yaşayan kadınların Avrupa Adalet Divanında fırsat eşitliği çerçevesinde açtığı birçok dava, fırsat eşitliğinin kadın erkek eşitliğiyle aynı şey olmadığı gerekçe gösterilerek kadınlar aleyhine sonuçlanmıştır. Bu sürecin bir sonucu olarak Avrupa Birliği Komisyonu tarafından kabul edilen tüzük ve yönergelerde, artık, “fırsat eşitliği” kavramı kullanılmamakta, bunun yerine “Kadın erkek eşitliği” kavramı kullanılmaktadır. Hatta, kadın erkek eşitliğini sağlamak amacıyla Avrupa Parlamentosu altında görev yapan komitenin tam adı, yukarıda da söylediğim gibi, Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesidir. Avrupa Parlamentosunun ülkemiz ile ilgili raporlarında da “Parlamento çatısı altında Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesinin” kurulması gerektiği belirtilmektedir.

Kanunun gerekçesinde Avrupa Birliği ile uyumlu bir Komisyonun olmasının istendiği dile getiriliyor. O zaman Komisyonun adının Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi olması gerekir. Komisyonun içeriği zaten fırsat eşitliğini de kapsayacaktır ancak sadece fırsat eşitliğini içermeyecektir, içermemelidir. Komisyon, her alanda kadın ile erkeği eşit bireyler hâline getirmek için çaba göstermelidir.

Madem literatür üzerinden yürütüyoruz tartışmayı, literatürde kadın erkek eşitliğine üç boyutlu bir yaklaşım getirildiğini de belirtmeliyim. Biçimsel eşitlik, Anayasa’mızda da dile getirilen “Herkes kanun önünde eşittir.” şeklindedir. Fiilî eşitlik ise sonuçlarda eşitliği kapsar. Yani, ayrımcılığın ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için gerekli özel önlemler de alınarak atılan tüm adımların sonunda kadınlar için gerçek bir eşitliği hedefler. Ancak, fırsat eşitliği, sonuçlarda eşitliği hedeflemez, eşit olsun olmasın taraflara eşit muamele edilmesi ilkesinden yola çıkar. Hâlihazırda eşit olmayan taraflara eşit muamele edilmesi, sadece var olan durumu korur, sonuçlarda herhangi bir değişiklik yaratmaz. Yani fırsat eşitliği kadınla erkeği eşit birer birey olarak görmez, göremez.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Komisyonun adının “Kadın Erkek Eşitliği” olması güncel uluslararası standartlara uygunluk için de gerekli ve şarttır. Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin 2’nci ve 4’üncü maddelerinde dile getirilen anlayış “fiiliyatta eşitlik” ve “sonuçlarda eşitlik” prensiplerine dayandığına göre Komisyonun adını fırsat eşitliğiyle sınırlandırmak, taraf olduğumuz Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nde talep edilen eşitlik anlayışının gerisine düşmektedir. Aynı zamanda, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin, 2005 yılında, Türkiye'nin gözden geçirildiği 32’nci Oturumu sonucunda kaleme aldığı nihai görüşlerinde “Türkiye'nin Sözleşme’nin 4’üncü maddesi birinci paragrafı ve Komitenin 25 no.lu genel önerisi uyarınca geçici özel önlemler alması önerilir.” der. Fırsat Eşitliği Komisyonu ise Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin bu önerisine cevap vermez. Görüldüğü üzere uluslararası literatürde de fırsat eşitliği değil, kadın erkek eşitliği kullanılmaktadır. Bizim amacımız gerçekten kadını erkeği eşit bir Türkiye mi yaratmak, her bireyi eşit yapmak mı yoksa bazı fırsatları sağlamak için böyle bir değişiklik mi yapıyoruz? Bu gerçekten beni rahatsız ediyor. “Kadın erkek eşitliği” kadın ile erkeğin eşit olması için bütün alanları kapsayan genel bir isim, bir genel konsensüs, uluslararası platformda da genel kabul görmüş bir isim. Bu nedenle, Komisyonun adı “Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu” olmalıdır.

Adalet ve Kalkınma Partisinden 2 erkek milletvekili arkadaşımızın Anayasa Komisyonunda kabul edilen metne muhalefet şerhi koymak istemesi nedeniyle böyle bir durumun ortaya çıktığını düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Erbatur, devam edin.

NEVİNGAYE ERBATUR (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu iki arkadaşımızın bu durumu yeniden gözden geçirmelerini ve ülkemizdeki kadınların erkeklerle eşit olması için tüm çalışmaları yapacak bu Komisyonun Meclisimizden Anayasa Komisyonundaki gibi güle oynaya geçmesinin sağlanmasını bekliyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP ve DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nevingaye Erbatur (CHP, Adana). “Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevingaye-erbatur-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
