# Ssk kanunu, tarım işçileri ssk kan.,esnaf ve san.ve diğer çalış.hk.(ss.354)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ocak 2004
- **Gündem:** SSK KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SSK KAN.,ESNAF VE SAN.VE DİĞER ÇALIŞ.HK.(SS.354)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2004-01-22-ssk-kanunu-tarim-iscileri-ssk-kan-esnaf-ve-san-ve-diger-calis-hk-ss

> Nevzat Doğan (AK Parti), 22 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SSK KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SSK KAN.,ESNAF VE SAN.VE DİĞER ÇALIŞ.HK.(SS.354)); konuşma 1.534 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Göre Gelir veya Aylık Almakta Olanların Gelir ve Aylıklarında Artış ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, görüşmekte olduğumuz tasarı, toplumumuzun yaklaşık 5 000 000'un üzerindeki kişisiyle ilgili bir tasarı; hele, 2004 yılında emekli olacakları da hesaba katarsak, bu, 5 500 000'e yakın kişi demektir; bir de bunların ailelerini hesaba katarsak, 20 000 000'un üzerindeki vatandaşımızı endirekt de olsa ilgilendiren bir yasa tasarısını konuşacağız demektir. Şimdiden, bu düzenlemenin ülkemize ve emeklilerimize hayırlı olmasını diliyor, sözlerime başlıyorum.

Ülkemize uzun yıllar hizmet ettikten sonra, emeklerinin karşılığını, rahat bir hayat yaşamayı hak eden bu vatandaşlarımız, maalesef, yıllarca ihmal edilmiş, âdeta ikinci plana itilmiştir. Ülkemizde yıllar boyu yaşanan yüksek enflasyon ve peş peşe gelen krizler, her kesimdeki dargelirlimizi, sabit gelirlimizi olumsuz yönde etkilediği gibi, emeklilerimizi de olumsuz etkilemiş, reel gelirlerini erozyona uğratarak gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da artırmıştır.

Diğer taraftan, 1990'lı yıllardan bu yana yapılan bazı popülist uygulamalar, sosyal güvenlik sistemimizi âdeta çökertecek noktaya getirmiştir. Yüzde 50'leri bulan kayıtdışı istihdam ve bunun sonucunda primlerin yetersiz kalışıyla, gelişmiş ülkelerin çağdaş sigortacılık sistemlerindeki 4-5 aktif sigortalıya 1 pasif sigortalı oranı, ülkemizde, maalesef, yaklaşık 2 aktif sigortalıya 1 pasif sigortalı oranı şeklinde gerçekleşmiştir. Böyle bir durumda, kurum kendine tasarruf yolları aramış, özellikle sağlık harcamalarında kısıntılara gitmiş, ilave olarak da genel bütçeden ek transferler gerçekleşmiştir. Mesela, bu yıl, sosyal güvenlik kuruluşlarımıza yaklaşık 15,5 katrilyon lira civarında bir ek transfer bekleniyor. Sonuçta, tüm bu olumsuzluklar, maalesef, emeklilerimizin maaşlarına ve özellikle de aldıkları sağlık hizmetlerine yansımıştır.

AK Parti İktidarıyla, 58 inci ve 59 uncu hükümetlerin programında, sosyal güvenlik sistemindeki bu çok parçalı yapıyı ortadan kaldıracak, sosyal güvenliği tek bir çatı altında toplayacak ve bu olumsuz gidişi durduracak maddeler ve önlemler yer almaktaydı. Yeniden yapılandırılan bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulabilmesi için, genel sağlık sigortası sistemi ve kurumu, emeklilik sigortaları sistemi ve kurumu, sosyal hizmetler ve sosyal yardım kurumu ve sosyal güvenlik kurumu gibi gerekli birimlerin kuruluş çalışmalarına hızla başlandı. Çağdaş bir sosyal güvenlik sistemini hayata geçirmek için işverenin aylık bildirimlerini elektronik ortamda gerçekleştirebilmesini sağlayacak e-bildirge de dahil her türlü düzenlemelerin yapılmasını gerçekleştirecek bir çalışma programı başlatmıştır.

Diğer taraftan, yıllarca, kanun olmadığından, yeterli personel tahsisi, gerekli bina, tesisat temini yapılamadığından, SSK Sağlık İşleri tarafından yürütülen sağlık hizmetleri yetersiz kalmakta, tüm sigortalılarımız, dolayısıyla emekli sigortalılarımız mağdur olmaktaydı; hatta, muayene olamadıkları için sağlıklarını, tedavilerini ertelemek zorunda kalmaktaydılar. Bu konuda da, hükümetimiz, bir an önce halkımızın ertelediği sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi için, Sağlık Bakanlığıyla SSK hastanelerinin ortak kullanımına açılmasını gerçekleştirmiştir. Böyle olunca ne olmuştur; bir SSK'lı amcamız, artık, araca binip şehre gidip, sabahın köründe sıraya girmek yerine, evine en yakın sağlık ocağına gidip tansiyonunu ölçtürebilmekte, muayenesini olmakta, gerekirse tedavisini ve tahlillerini yaptırabilme şansını elde etmektedir. İnşallah, yakın zamanda bu emekli amcamız, ilacı için de bu tür kuyruklara girmeyecek, ilacını da kendisine en yakın eczaneden alabilecektir. Bu konuyla ilgili olarak Bakanlığımızda yürütülen çalışmaları da memnuniyetle takip ediyoruz.

Ayrı bir konu da, Bakanlığımızın, emekli maaşlarının ödenmesinde meydana gelen kuyruklarda yıllardır çile çeken emeklilerimizi rahatlatma çalışmalarıydı. Emeklilerimizin aylıklarını alabilmelerinde, emeklilerin dışında dul ve yetimlerin maaş ödemelerini rahatça temin edebilmelerinde 4 günde olan ödemeleri 10 güne çıkarılmış, -yine kolaylık olması açısından- eylül ayından bu yana uygulamaya konulan 5 290 banka şubesinde ve PTT şubelerinde bu ödemelerin gerçekleşebilmesini sağlamıştır. Önümüzdeki günlerde yapılacak ilave çalışmalarla, emeklilerimizin de, emekli kuyruklarındaki bu çilelerinin tamamen kalktığını, inşallah, hep birlikte göreceğiz.

Şöyle bir söz vardır "yaşlısına saygısı olmayanın kendisine saygısı yoktur." Görüldüğü gibi hükümetimiz, bu düşünce paralelinde, emeklilerimize, diğer bir ifadeyle bu ülkeye fedakârca hizmet etmiş ve artık istirahat ettiği dönemde rahat yaşamayı hak eden bu insanlarımıza, yaptığı icraatlarla ve gösterdiği hassasiyetle, önemli rahatlamalar sağlamıştır.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa Sosyal Şartı gibi uluslararası belgelerde, insanın onurlu yaşam hakkına sahip olduğu açıkça vurgulanmaktadır, insanların yoksulluğa mahkûm edilmeme gibi evrensel bir hakları olduğu vurgulanmaktadır. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, ahlakî bir insanlık görevi olarak da yönetimin, sosyal devletin temel görevleri arasındadır; bu, Anayasamızda da belirtilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yönetimler, ülkemizde, yıllardır sosyal devlet ilkesini dile getirmiş, sosyal vaatlerde bulunmuş; ama, bunu daha ötesine maalesef götürememiştir. AK Parti ise, kurulduğu ilk günlerden beri, sosyal devleti, refah devletini bir aşama daha ileriye götürmüş, refah toplumuna erişmeyi hedeflemiştir. Bildiğiniz gibi, bu konulurda büyük bir hassasiyet gösteren başta Sayın Genel Başkanımız ve hükümetimiz, geçtiğimiz yıl SSK, Bağ-Kur, tarım sigortalıları, emekli, dul ve yetimlerin durumlarını iyileştirmek maksadıyla, bütün kıt kaynaklara ve imkânsızlıklara rağmen, ek destekleme için bir çalışma yaptı.

Yine, bildiğiniz gibi, daha önceki iktidarlar döneminde, 1999 yılında çıkarılan 4447 sayılı Yasayla, emeklilerin maaşlarındaki artış bir önceki aydaki TÜFE değişimine göre yapılmaktaydı. Hükümetimiz, bu zam oranının emeklilerimizin beklentilerini karşılayamayacak derecede düşük olması nedeniyle, SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin maaşlarına "sosyal destek ödemesi" adı altında seyyanen 75 000 000 ile 100 000 000 lira arasında, bildiğiniz gibi, bir artış sağladı. Sadece TÜFE değişimi bu açılan makası kapatmaya yetmeyecekti. Böylece, bu artışla en düşük SSK'lı emekli maaşı 332 000 000'a, en düşük Bağ-Kurlu maaşı da 281 000 000'a yükseltilmişti ve bu yasa uyarınca da, sosyal destek ödemesi devam ettiği sürece söz konusu ödeme bitene kadar herhangi bir maaş artışı yapılmayacaktı; ancak, bildiğiniz gibi, hükümetimiz, emeklilerimizin içinde bulunduğu ekonomik durumu dikkate alarak tüm bütçe imkânlarını zorlamış ve emeklilerimizin maaşlarında yeniden bir iyileştirme yapılmasını kararlaştırmıştır. Bu maliyetin bütçeye hiçbir yük getirmeden, yapılacak tasarruflarla sağlanması da ayrı bir sevindirici yanıdır. Bugün çıkaracağımız yasayla, ocak ayında yüzde 10, temmuz ayında yüzde 10 olmak üzere, SSK ve Bağ-Kur emeklilerimize, toplamda, kümülatif olarak yüzde 21 oranında bir maaş artışı sağlanacaktır. Bunun, 2004'teki enflasyonu yüzde 12 olarak düşünürsek, neredeyse enflasyonun 2 katı olduğu görülecektir.

Bu yeni artışla, en düşük SSK aylığı, ocak ayında, yani, bu ay 364 000 000'a, temmuz ayında ise 400 000 000'a çıkacaktır; yine, en düşük Bağ-Kur emekli aylığı, bu ay 309 000 000'a, temmuz ayında da 340 000 000'a ulaşacaktır. Bu artışların bütçemize getireceği yükün yaklaşık olarak 3 katrilyon lira civarında olacağı düşünülmektedir.

Değerli arkadaşlar, emeklilerimizin maaşlarına yapılan bu zam çok mu az mı bunun değerlendirmesini yapabiliriz burada; ancak, objektif olarak şunu ifade etmeliyiz ki, AK Parti İktidarında, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine geçmiş dönemlere kıyasla en iyi iyileştirmeler yapılmıştır. Geçmiş dönemlerde olmayan çok önemli bir ayrıntı daha vardır; nedir bu ayrıntı? Geçmiş dönemlerde vatandaşımız şunu diyordu: "Bize kaşıkla veriyorlar; ama, kepçeyle alıyorlar."

Bakın, bizde neler olmuş; elektrik fiyatları düşmüş, doğalgaz fiyatları düşmüş, enflasyon düşmüş, faizler düşmüş, döviz düşmüş. Görüldüğü gibi, artık, kaşıkla verip, kepçeyle alma devri bitmiştir. Belki de, hükümetimiz, kaşıkla tam verememiş olabilir, ona yakın bir miktarda vermiş olabilir; ama, en azından, bu verdiğini, geçmiş dönemlerdeki gibi, artık, geriye almıyor. Elimizdeki göstergeler, objektif, tarafsız bakanlar tarafından da böyle değerlendiriliyor.

Kıt kaynaklarla hükümetimizin yaptığı bu önemli artışların, tabiî ki, emeklilerimizin maaşlarını bizim arzu ettiğimiz miktara getirmediğini biz de biliyoruz ve bu maaşları gerçekten yeterli bulmuyoruz. Uzun yıllar hizmet veren bu insanların, emeklerinin karşılığı olarak rahat bir yaşamayı hak eden bu vatandaşlarımızın, inşallah, önümüzdeki yıllarda, hükümetimizin her yıl bu şekilde yapacağı fazladan artışlarla arzu ettiğimiz noktalara geleceğine biz gönülden inanıyoruz.

Milletimizin büyük teveccühüyle iktidar olmuş AK Parti Hükümetinin en büyük amaçlarından biri, ülkemiz insanlarının yaşadığı yoksulluk ve fakirlik zincirini kırıp, gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermektir. Bunu, sadece emekli kesiminde değil, toplumun her kesiminde gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

Bilindiği gibi, asgarî ücret tespit edilirken hedef enflasyon esas alınıyor ve bu oranda artışlar yapılıyordu ve toplumun her kesimi demiştik. Sayın Başbakanımızın da, hükümetimizin de çok önemsediği bu asgarî ücret konusunda da geçmiş dönemlere göre çok yüksek ve çok önemli bir artış gerçekleştirilmiştir.

İşte, eğer, biz, 2004 yılındaki enflasyon hedefiyle asgarî ücreti artırmış olsaydık, asgarî ücret 225 000 000 liradan 253 000 000 liraya çıkacaktı; halbuki, Asgarî Ücret Tespit Komisyonunun açıkladığı rakam 303 000 000'dur; bu da, yaklaşık, yüzde 34'lük bir artış demektir ve bu artışla, son beş yılda, asgarî ücretle geçinen işçilerimizin, özellikle, alamadıkları miktarlar kısmen de olsa telafi edilmiş ve bir ölçü de, bir nebze de olsa, alınterinin karşılığı verilmiştir.

Değerli arkadaşlar, denge, kainatı, kurumları, kısacası, bütün varlıkları ayakta tutan bir şeydir. Öyle bir denge kurmalıyız ki, emeklilerimizin daha insanca yaşamaları için maaş artışı yapmalıyız; diğer taraftan ise, bütçe dengelerini sarsmamalıyız, popülist davranmamalıyız. En büyük sorunumuz olan işsizliği bir an önce çözmek için, yatırımcının önünü açmalıyız, teşvik etmeliyiz; ama, öbür taraftan da, kaynaklarımızı çarçur ettirmemeliyiz.

Yine, asgarî ücreti insanca yaşanabilir bir noktaya çekmeliyiz ve bu noktaya çıkarmalıyız; ancak, öbür taraftan da, yatırımcının şevkini kırmayıp, istihdam alanlarının açılmasına engel olacak adımlardan kaçınmalıyız; kısacası, fotoğrafın bütününe bakmalıyız. En büyük sorunumuz olan işsizlikle ilgili, özellikle asgarî ücretteki bu artışın, belki de yeni iş sahalarının açılmasını olumsuz etkileyeceğini söyleyenler vardır; ama, bizim beklentimiz öyle değildir.

İşte, hükümetimizin, bu hassasiyetlerin hepsini gözeterek, dengesini bozmadan, emin adımlarla hedefine doğru yürüdüğünü hep birlikte görüyoruz. Halkıyla birlikte nefes alıyor, birlikte nefes veriyor ve halkın dertleriyle dertlenen bir iktidar olduğunu herkes görüyor. Emeklilerimizin maaş artışlarının ve farklarının bayramdan önce verilecek olması da, milletin iktidarı olduğunun bir göstergesi oluyor.

Sonuç olarak, AK Parti Grubu olarak, emeklilerimize, açılan makasın kapanması anlamında önemli bir destek olacak bu düzenlemenin hayırlı olmasını diliyoruz; Sayın Başbakanımıza ve sayın bakanlarımıza, gece gündüz cansiparane çalışmalarından dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz.

Halkımız şunu bilmelidir ki; bugün, dünden daha iyiyiz, yarın daha iyi olacağız.

Hepinize saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “Ssk kanunu, tarım işçileri ssk kan.,esnaf ve san.ve diğer çalış.hk.(ss.354)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2004-01-22-ssk-kanunu-tarim-iscileri-ssk-kan-esnaf-ve-san-ve-diger-calis-hk-ss (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
