# Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2008
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu

> Nihat Ergün (AK Parti), 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 1.022 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

117 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesinin altıncı fıkrasındayız. Bu fıkrada belediyelere pay verilmesiyle ilgili bir düzenleme geliyor.

Küçük ölçekli belediyelerin İller Bankasından almış oldukları pay da genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından nüfuslara göre dağıtılan paydır nihayeti itibarıyla. Az önce bir arkadaşımız konuştu “Küçük ölçekli belediyelerde nedir bu fayda-maliyet analizi?” diye. Benim kastettiğim şey, bunun devlete maliyetinden ziyade vatandaşa faydası, vatandaşa maliyetidir. Vatandaşa ne faydası var, vatandaşa ne maliyeti var, bunun ortaya konulması lazım. Kuşkusuz, birtakım sosyal faydalardan söz edebiliriz, ekonomik faydalardan söz edebiliriz, ama sosyal ve ekonomik maliyetlerden de söz etmemiz lazım. Bunlardan bir kısmı ikame edilebilir, bir kısmı ikame edilemez. Mesela, bir sosyal faydadır bir beldede belediye başkanının olması hastasını hastaneye götürebilmek açısından, gecenin yarısında cenazesi olan birisinin cenazesine yardımcı olmak açısından ya da karı koca kavgalarında belediye başkanının araya girmesi, arayı bulması açısından. Fakat bunlar ikame edilebilir faydalardır. Belediye başkanının olmadığı yerde ne oluyor arkadaşlar, karı koca boşanma davası mı açıyor? Belediye başkanının olmadığı yerde birisinin cenazesi olduğu zaman açıkta mı kalıyor? Belediye başkanının olmadığı yerde birisi hastalandığı zaman oraya yetişilmiyor mu?

Değerli arkadaşlar, bunlar ikame edilebilir sosyal faydalardır, ama 2 bin nüfuslu bir belediye örneği vereyim, 2 bin nüfuslu: Bugün itibarıyla İller Bankasından ortalama 10 YTL genel bütçe vergi gelirleri tahsilatına göre kişi başına pay alır. Ayda 20 bin YTL yapar; -20 milyar eski parayla- bunun yüzde 40’ı yaklaşık geçmiş borçlarına kesilir, 8 bin YTL. Geriye 12 bin YTL kalır. Hiç kesilmediğini varsayalım, hiç. Kesintisiz bir dönem varsayalım. Belediye başkanına maaş vereceğiz, 2.500 lira verdim, en düşük maaştan verelim. 9 tane meclis üyesi var -eskiden nüfusu 70 binin altındaki yerlerde oturum ücreti alınmazdı, şimdi nüfusa bakılmaksızın bütün belediyelerde belediye meclis üyeleri oturum ücreti de alabilirler- en az 500 lira verelim. Meclis toplantıları, komisyon toplantıları… 9 meclis üyesi vardır en küçük belediyede, 4.500 lira yapar ayda. 10 tane personeli olduğunu varsayalım, 10 tane; -bunu da minimum seviyeden tutuyorum- bunların vergi, sigorta dâhil maliyetleri bin YTL olsun kişi başına, asgari ücretle çalışsınlar, yani daha yüksek ücret vermeyelim, 10 bin YTL.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Kapatmadığınız belediyelerde de aynı hesabı yapın!

NİHAT ERGÜN (Devamla) – Bunun 3 bin YTL de telefon gideri, mazot gideri olsun.

Değerli arkadaşlar, hiç kesintisiz olsa, sadece bunlar 20 bin YTL tutuyor ve bu bölgenin kendi içinden bir tahsilatı olmayan bir bölge ise burada organizasyonun kendisi sadece -daha hizmetlere gelmedik, yola gelmedik, parka gelmedik, diğer hizmetlere gelmedik- bu parayı yuttu. Ne olacak yol? Ne olacak park? Ne olacak hizmetler? Bunu belediye başkanı, kendinden büyük belediye başkanlarına gidecek yalvaracak; büyükşehir belediye başkanlarına, ilçelere. Buraya, devletin bürokratlarına gelecek kapılarında ceket ilikleyecek, 3 lira, 5 lira yardım dilenecek. Böyle olmaz arkadaşlar. Bu, doğru bir yaklaşım değil. O açıdan baktığımızda bunun sosyal faydası sosyal maliyeti, ekonomik faydası ekonomik maliyeti, vatandaşa faydası vatandaşa maliyeti açısından bakmamız lazım. Kırk yıllık belediye, yüz yıllık belediye, on yıllık belediye… Fayda, hizmet, bütün bunları birçoğunda görmek mümkün.

Şimdi, başka bir noktaya gelelim. Biz bu düzenlemeyle, aslında buradaki belediyeyi borçsuz bir hâle getiriyoruz, İller Bankasından özel bir yöntemle borçlarını tasfiye ediyoruz. Bunların bugün aldığı payı özel idareye aynen gönderiyoruz. 20 bin YTL’nin bu beldeye her ay hizmet olarak, borçsuz bir şekilde özel idare tarafından yapıldığını düşünelim, senede 240 bin YTL. Şu belde, senede 240 bin YTL’yi hizmet olarak alsın. On yıl süreyle özel idareye bunu veriyoruz. 2,5 trilyonluk bir yatırım. Bu köyün, bu kasabanın, bu beldenin kırk yılda alamadığını üç dört yılda alacak dediğimiz şey âdeta budur işte.

Değerli arkadaşlar, küçük ölçekler tarım arazilerinde de yok mu? Üç dönüm bir yerde, beş dönüm bir yerde, yedi dönüm bir yerde tarlası olan adamı düşünün; traktörle bir onu sürmeye gider, bir onu sürmeye gider, bir onu sürmeye; bir onu ekmeye, onu biçmeye gider, koşar durur. Bu adamın parça parça 100 dönüm arazisi olduğunu düşünelim, arazi toplulaştırmasında diyoruz ki senin bu 100 dönüm arazin parça parça olduğu için işe yaramıyor. Gel, bunu sana 90 dönüm olarak toplu bir arazi verelim. 90 dönümlük toplu arazinin sana katkısı, 100 dönümlük parça parça araziden çok daha fazla olacaktır; çok daha ucuza üreteceksin, zamanın kıymetli olacak, ürünün kıymetli olacak; bütün bunları verebilme imkânına burada sahip oluyoruz.

Elbette bazı hizmetlerde maliyet artışı var, yeter ki hizmet ortaya çıksın. Özellikle merkezî nitelikli kamu hizmetlerinde ilçeler kuruyoruz şimdi, bunun bir maliyeti olmayacak mı? Olacak. Ama karşılığında bir merkezî nitelikli kamu hizmeti olacak; eğitim hizmeti orada daha iyi verilecek, sağlık hizmeti orada daha iyi verilecek, tapu hizmeti orada daha iyi verilecek, nüfus hizmeti orada daha iyi verilecek. İnsanlar, büyükşehirlerdeki nüfus idarelerinde, tapu idarelerinde büyük bir yığılma içerisindeler. Orada da yeni ilçeler oluşturarak, özellikle her ilçe oluştuğunda belediyesi de otomatikman oluşmaktadır ve kendi özel kaynaklarıyla oluşmaktadır. Bu yönüyle baktığımızda, bütün bunların fayda-maliyet analizini yaptığımız zaman görüyoruz ki, değerli arkadaşlar, küçük ölçekle, orta ölçek, büyük ölçek arasında çok ciddi farklılıklar vardır.

Bir konu daha var: “Efendim, işte, uluslararası sözleşmeler, Avrupa Özerklik Şartı, Anayasa’ya aykırılık…”

Değerli arkadaşlar, Anayasa’ya aykırılık idari işlemden varsa Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’yla alakalı bir sorundan bahsedebiliriz. Bu, mevzuata bağlı bir meseledir. Anayasa Mahkemesi de bunu böyle kabul etmiştir. Bizim mevzuatımızda ne varsa onu yapıyoruz. Ama birisi idari işlem yaparken, tabii ki orada bir referandum yoluna gidecektir. Mevzuatımızda bu konularla ilgili referandum yoksa referandum yapmazsınız. Sizin kanunlarınız burada esastır, önemlidir. Zaten Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da bunu öngörmektedir, Anayasa da bunu öngörmektedir. O açıdan, biz burada bir idari işlem yapmıyoruz. Burada bir mevzuat yapıyoruz, burada kanunla bir işlem yapıyoruz. Bunlar birbirinden farklıdır. İdari işlem farklıdır, kanunla yapılan işlem farklıdır değerli arkadaşlar.

Halk arasında bir tabir var… Şimdi burada söylemek lazımsa bu yaptığımız iş Anayasa’ya aykırı mı? Bu yaptığımız Anayasa’ya aykırı değil. Bu yaptığımız işin kitapta yeri var, var, doğru yapıyoruz ya; yanlış bir şey yok.

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) – Size göre doğru.

NİHAT ERGÜN (Devamla) – Ha, siz yazacaksınız, gideceksiniz, başka konulardaki gerekçelerinizde olduğu gibi, bazı gerekçeler ileri süreceksiniz… Ben sizin Anayasa Mahkemesine yaptığınız son başvurudaki gerekçeleri de dikkatle okumaya çalıştım. İnan üzüldüm, bazı açılardan üzüldüm. Yani, bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesine başvurmak hiç şık düşmedi. Şimdi bununla ilgili başvurup da benzer bir metotla, gerekçelerle başvuracaksınız o da hiç şık düşmez.

Bu düşüncelerle değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
