# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2009-12-21-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi

> Nihat Ergün (AK Parti), 21 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 2.034 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; yüce heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Konuşmamın başında Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarımızın faaliyetleri ve gelecek hedefleri hakkında benden önce söz alan, yapıcı eleştirilerini sunan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bugün bana ayrılan sürede sanayi, ticaret, teknoloji, tüketiciler, esnaf, sanatkâr ve KOBİ’lere kadar geniş bir yelpazede 72 milyon insanımızı ilgilendiren sorumluluk alanına sahip olan Bakanlığımızın 2010 yılı hedefleri ve çalışmaları hakkında bilgi sunacağım ancak Türkiye'nin ekonomik potansiyeli ve kriz sonrası döneme ilişkin kısa bir değerlendirmeyle başlamak istiyorum. Krizle ilgili süreci uzun uzun anlatacak değilim. Buradaki herkes bu süreci zaten yakından biliyor. Evet, üretim, istihdam ve ihracatımızda bir miktar gerileme olmuştur ancak dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye'nin potansiyelini dikkate aldığımızda bu gerilemenin hızla telafi edilebileceği de ortadadır. Sahip olduğumuz bu potansiyeli hep birlikte harekete geçirmemiz büyük önem taşımaktadır. Ekonomik kriz, Türkiye’yi konjonktürel olarak etkilemiş, ülkemiz ekonomisinde yapısal sıkıntılara yol açmamıştır.

Bugün, bulunduğumuz noktada, kriz sonrası dönemde Türkiye'nin toparlanma sürecine ilk önce girerek uzun bir büyüme dönemi yaşayacağını görüyoruz. Bunu bir grafik olarak düşünelim. 27 çeyrek üst üste büyüyen ekonomimiz, 4 çeyrektir küçülmektedir ancak şimdi, yeniden büyüme istikametindeyiz ve büyüme trendine başlıyoruz. Bu yılın son çeyreğinden itibaren büyümeye geçecek olan ekonomimiz yeniden üst üste büyüme rakamlarını yakalayacaktır.

İtiraz edenler olabilir ama bunu sadece biz söylemiyoruz, birçok uluslararası kurum ve kuruluş yayınladıkları raporlarda bu gerçeğe işaret ediyorlar. Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşmak istiyorum. OECD tahminlerine göre: Türkiye, 2010 yılında yüzde 3,7’lik oranla 30 ülke arasında Güney Kore’den sonra 2’nci; 2011 de ise yüzde 4,6’lık oranla yine en fazla büyüyen ülkeler arasında sayılıyor. Türkiye'nin 2011-2017 yılları arasında da yıllık ortalama yüzde 6,7’lik büyümeyi yakalayarak üye ülkeler arasında ilk sırada yer alacak birkaç ülkeden biri olabileceği yine tahminler arasında.

Bugün, dünyanın 17’nci, Avrupa’nın ise en büyük 6’ncı ekonomisine sahip bir ülke olarak önümüzdeki dönemde de başarılı bir performans sergileyecek, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olacağız.

Dünya ülkeleriyle olumlu ilişkiler geliştiren, komşu ülkelerle maksimum iş birliği yaklaşımıyla hareket eden, sanayide, üretimde teknolojiyi daha çok kullanan bir Türkiye bu hedefe ulaşacaktır. Katma değeri yüksek ürünlere geçerek dünya çapında markalar oluşturmak, ileri teknoloji ürünlerin üretim ve ihracat içindeki payını artırarak, sürdürülebilir büyüme zemininde ilerleyerek amacımızı gerçekleştireceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 60’ıncı Hükûmet Programı’mız sanayi ve ticaret alanlarında özellikle istihdam oluşturma ve rekabet gücünü artırmada Bakanlığımıza önemli görev ve sorumluluklar vermektedir. Bakanlığımız, ülkemiz için, üretici ve tüketicilerimiz için birçok önemli faaliyeti yürütüyor. Bu çerçevede önemli çalışmaların başında gelen Girişimci Bilgi Sistemi’yle ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

Farklı kamu kurumlarınca toplanmakta olan verilerin ortak standartlar çerçevesinde entegrasyonunu amaçladığımız Girişimci Bilgi Sistemi sadece sanayi sektörünü değil Türkiye’de sanayi ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren tüm gerçek ve tüzel kişileri kapsayan bir sistemdir. Günümüzde en önemli kaynak bilgidir. Doğru politika ve stratejik planlar oluşturmamız için öncelikle doğru ve yeterli bilgiye ihtiyacımız var. Proje, bu politikaları oluşturmak için kullanacağımız verileri bir araya getirmesi itibarıyla son derece önemlidir. Ülkemizde faaliyet gösteren işletmelerin ekonomik faaliyetlerine ilişkin önemli verileri topluyor, sınıflandırıyor ve değerlendiriyoruz. Bu bilgileri güncelliyor, dinamik ve esnek bir veri tabanı oluşturuyoruz. Bu program gerek kamuya politika oluşturma noktasında gerekse yatırımcılarımıza rehber olma noktasında büyük önem taşımaktadır.

Nitekim, bu sistemden elde edilen verilerden Türkiye Sanayi Strateji Belgesi oluşturulurken azami derecede istifade edilmiştir. Sanayi Strateji Belgesi’ni dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinin bir gereği olarak revize ettik.

Sanayi stratejimiz, temel olarak, ülkemizin rekabet gücünü ve verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu amaca ulaşmak için orta ve ileri teknoloji kullanan sektörlerin üretim ve ihracat içindeki payını artırmamız, düşük teknoloji kullanan sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçişi sağlamamız, becerilerini sürekli geliştirebilen şirketlerin ekonomideki ağırlığını artırmamız gerekiyor. Hazırladığımız yeni sanayi stratejisiyle Türkiye'yi, Avrupa ve Avrasya’nın bilgi yoğun, teknoloji tabanlı, katma değeri yüksek üretim merkezi hâline getirmeyi amaçlıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21’inci yüzyılda güçlü ve saygın bir ülke olmak istiyorsak, bilim ve teknolojiye büyük önem vermemiz gerekiyor. Türkiye gibi büyük bir ülke teknolojiyi takip etmekle yetinemez, ülkemiz dünyanın bilim ve teknoloji üretim merkezlerinden biri olmalıdır.

Bilgi, sermaye ve nitelikli iş gücünü bir araya getirerek teknoloji yoğun ürün ve üretim yöntemleri geliştirmek için, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sanayi-üniversite iş birliğini hayata geçirmeliyiz. Gelişmiş ülkelerde üniversitelerin bilimsel araştırmaları sanayinin ihtiyaçlarına göre şekillenir hâle gelmiştir, biz de bu bilinçle çalışarak 2012 yılında gayrisafi yurt içi hasıladan ARGE’ye ayrılan payın yüzde 2’ye çıkarılmasını hedefliyoruz. Tabii, sadece kaynak ayırmak yeterli olmaz, bu kaynağın etkin kullanımını da sağlamalıyız.

Ülkemizin üzerinde yoğunlaşması gereken öncelikli sektörleri belirlemek, bu sektörlere yönelik politikaları geliştirmek durumundayız.

5593 sayılı Kanun’la Bakanlığımızın ARGE ve inovasyonla ilgili çalışmalarının kapsamı genişletilmiştir. Bu kanun kapsamında başladığımız Sanayi Tezleri Programı’yla, üniversite-sanayi iş birliğinin kurumsallaşması yönünde önemli bir adım attık.

KOBİ’lerin ARGE faaliyetine yönelik harcamalarının yüzde 75’ini biz karşılıyoruz. Yeni teknoloji veya teknolojik ürün geliştirip rekabet gücünün artmasını sağlıyoruz. Şu anda bu alanda 100’ü aşkın KOBİ projesi desteklenmekte ve ARGE çalışmaları sürmektedir ve bunları üç yıl boyunca destekliyoruz. Sanayicimizin bilgi ve teknoloji yoğun üretime geçmesi amacıyla Patent Destek Programı, ARGE Yatırım Destek Programı, Tanıtım, Pazarlama Destek Programı gibi yeni destek programları üzerindeki çalışmalarımız da sürüyor.

Yine, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile ülkemizde yürütülen ARGE ve yenilikçilik çalışmalarına yeni bir boyut kazandırdık. Bu kanunla, ARGE çalışması yürüten işletmelerin ARGE harcamalarında önemli oranda teşvik ve muafiyetler getiriyoruz. ARGE merkezlerinde çalışan araştırmacı personele gelir vergisi, kurumlar vergisi, damga vergisi istisnası ile yüzde 50 sigorta primi indirimi sağlıyoruz. Yine doktoralı personel için yüzde 90, doktora altı personel için yüzde 80 oranında gelir vergisi stopaj teşviki veriyoruz. Ayrıca, elektrik, doğal gaz, su, İnternet gibi girdi maliyetleri de yüzde 100 oranında desteklenmektedir.

31 Temmuz 2008 tarihinden bu yana Bakanlığımıza 75 işletme ARGE merkezi başvurusu yapmış ve 60 işletmeye de ARGE merkezi kurma izni ve belgeleri verilmiştir. Aynı Kanun kapsamında nitelikli girişimciliği özendiren, yüksek eğitimli ve nitelikli gençlerimizi iş hayatına kazandıran Teknogirişim Sermaye Desteği’ni de uygulamaya başladık. Bu destekle, genç girişimcilerimize 100 bin Türk lirası kefilsiz, karşılıksız, geri ödemesiz hibe desteği sağlıyoruz. “Parlak bir fikrim var.” diyen genç girişimcilerin projelerini ticari ürüne dönüştürme imkânı veriyoruz. Bu destekten üniversite son sınıf öğrencileri, master ve doktora öğrencileri ile doktorasını son beş yıl içinde tamamlamış genç akademisyenlerimiz faydalanıyorlar.

Nisan ayında ilk başvurularını kabul ettiğimiz Teknogirişim Sermaye Desteği için 159 başvuru yapılırken bunlardan 78 tanesine onay verilmiş ve 100 bin Türk liralık hibe destekleri kendilerine takdim edilmiştir. 2010 yılı programı için de başvuruları 4 Aralıkta almaya başladık. 4 Ocak 2010 tarihine kadar gençlerimizden yeni başvurular beklediğimizi bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Yine, 2002 yılında Türkiye’de sadece 2 olan teknoloji geliştirme bölgesi yani teknopark sayısı bugün 37’ye ulaşmıştır. 2009 yılı sonu itibarıyla 26 tanesi faaliyette olacak ve bu teknoparklarımızda faaliyet gösteren firma sayısı bugün itibarıyla 1.191’e, istihdam edilen personel sayısı 11.082’ye, biten proje sayısı 5.661’e, üzerinde çalışılan proje sayısı 3.476’ya, ihracat 540 milyon dolara, yabancı firma sayısı 56’ya, bu firmalarca yapılan yatırım tutarı 450 milyon dolara, alınan patent sayısı ise 281’e ulaşmıştır.

Şimdi de teknoparkların işletilmesinde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması amacıyla, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda değişiklik yapılması için çalışma başlattık. Bu çalışmada, Kanun’un uygulamasında ortaya çıkan sorunlar giderilecek, aynı zamanda, bu bölgelerin etkinliği daha da artırılacaktır. Yapacağımız yeni düzenlemeyle, teknoloji geliştirme bölgelerine sağlanan destek, teşvik ve istisnaları 5746 sayılı ARGE Kanunu’na paralel olarak 2023 yılına kadar uzatacağız.

Ayrıca, bölgelerde çalışan ARGE personelinin bu projelerle ilgili olarak teknoloji geliştirme bölgeleri dışında geçirdikleri sürelerin belirli bir kısmı da destek, teşvik ve istisnalar kapsamına alınacak. ARGE çalışması tamamlanan projeler konusunda ortaya çıkan ileri teknolojik ürünlerin seri üretimleri de desteklenecek.

Bunun yanında, bu bölgelerde üretilen teknolojilerin yaygınlaştırılması ve ticarileştirilmesi amacıyla, teknolojik transfer ofisleri de kurulacaktır. Bilgi ve teknolojiye verdiğimiz bu önemle, ülkemizin çok daha güçlü ve müreffeh bir ülke hâline gelmesine önemli bir katkı sağlayacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sanayi çalışmalarımızı çevresel değerleri koruma hedefiyle uyumlu bir şekilde sürdürüyoruz. Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri çevre tahribatını minimize etmek, maliyetleri düşürmek gibi önemli roller oynamaktadır. Özellikle, sanayileşme ve istihdama katkı sağlayan ve girişimcilere uluslararası standartlarda çalışma ortamı hazırlayan organize sanayi bölgelerinde günün şartlarının gerektirdiği mevzuat değişikliklerini titizlikle ve en kısa sürede hayata geçiriyoruz. Bakanlığımızca ülkemizde planlı kalkınma döneminin başladığı 1960’lı yıllardan itibaren OSB ve küçük sanayi sitesi uygulamalarında bugün önemli bir seviyeye geldiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. 120 adet organize sanayi bölgemizin altyapı inşaatı tamamlanmıştır. Bu projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 800 bin kişiye istihdam imkânı sağlanmıştır. Yine 429 adet küçük sanayi sitesinin üstyapı ve altyapı inşaatı tamamlanmış, bu projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 460 bin kişiye, daha sağlıklı şartlarda çalışma imkânı getirilmiştir.

2009 yılında 13 organize sanayi bölgesiyle 7 küçük sanayi sitesi projesinin tamamlanmasını planlamıştık ancak bu hedef aşılarak yıl sonunda 16 organize sanayi bölgesi ve 8 küçük sanayi sitesi tamamlanmış olacaktır. Bu projeler tamamlandığında ise 80 bin kişiye daha iş imkânı sağlanmış olacak.

2010 yılı yatırım programı teklifimizde ise organize sanayi bölgeleri için 133 milyon 299 bin Türk lirası, küçük sanayi siteleri için 51 milyon 561 bin Türk lirası ödenek tahsisi öngörüyoruz. Bu ödeneğin kullanımında kriterlerimiz kaynakların israf edilmeden etkin kullanımını sağlamak ve sonuç odaklı olmak yani bitirilmesi ve hızla üretime geçilebilmesi mümkün olan yatırımlara öncelik vermektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; esnaf ve sanatkârımız işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdam oluşturma imkânları, bölgesel kalkınma ve gelişmeye katkıları yönüyle ekonomik ve sosyal hayatımızın en önemli unsurlarından biridir. Bakanlık olarak esnaf ve sanatkârımızın sorunlarını tespit etmek ve izlenecek politikaları da belirlemek amacıyla “esnaf ve sanatkâr değişim, dönüşüm ve destek strateji belgesi ve eylem planı” ile ilgili hazırlıkları tamamladık. Esnaf strateji belgesini önümüzdeki günlerde bir eylem planıyla birlikte önce Bakanlar Kuruluna, ardından Yüksek Planlama Kuruluna sunarak hayata geçirmiş olacağız. Hazırlanan yeni strateji belgesiyle esnaf ve sanatkârların kredi ve finansman şartlarını iyileştirmeyi, vergi ve istihdam gibi yüklerini azaltmayı, eğitim ve danışmanlık hizmetlerini geliştirmeyi, yenilikçilik ve girişimciliği artırmayı, altyapı, kümelenme ve ortaklık faaliyetlerini desteklemeyi, gerekli yasal düzenlemeleri tamamlamayı, Avrupa Birliği programlarından ve kaynaklarından daha fazla yararlanmalarını sağlamayı temel önceliklerimiz olarak belirledik.

Şu bir gerçek ki Türkiye’de çok dağınık bir esnaf örgütlenmesi var ve işletmelerimiz genel olarak küçük işletmelerden oluşuyor. Bu durum, büyük işletmelerin imkânlarından yararlanmayı asgariye indiren bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, ortaklık kültürünü ve birleşmeleri yaygınlaştırmamız bu alandaki temel yapısal dönüşümlerden birisi olacaktır.

Esnaf ve sanatkârımızın sorunlarını çözme konusunda bugüne kadar hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık. Öncelikle esnaf ve sanatkârımızın Halk Bankası üzerinden kullandıkları krediye ulaşma imkânlarında önemli ilerlemeler kaydettik. 2002 yılında yüzde 59 seviyelerinde olan kredi faiz oranı 1 Eylül 2009 itibarıyla yüzde 8’e düşürülmüştür. 2002 yılında toplam 153 milyon Türk lirası kredi kullanabilmiş olan esnaf, 2009 yılı itibarıyla 3,6 milyar Türk lirası kredi kullanır hâle gelmiştir. Kredileri geri ödeme güçlüğüne düşenler için yeniden yapılandırma çalışmaları da yaptık. Ayrıca, yaptığımız kanun değişikliğiyle KOSGEB desteklerinden hizmet sektöründe faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârımızın da yararlanabilmesi imkânını sağladık. Bu çerçevede, KOSGEB aracılığıyla yaklaşık 100 bin esnaf ve sanatkârımıza 25 bin lira; eğer işletmeci bayan ise, bayan girişimcilere de 30 bin liraya kadar kredi desteği sağladık ve bu çalışma devam ediyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; güçlü bir ekonomi, güçlü bir reel sektör sayesinde kurulabilir. Biz de bu gerçekten hareketle ekonomimizin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerimize yönelik çok önemli destekleri KOSGEB aracılığıyla sürdürüyoruz. KOSGEB, 2003 yılından Ekim 2009 tarihine kadar, yönetmelik destekleri kapsamında toplam 244 milyon Türk lirası tutarında destek ödemesi gerçekleştirmiş, kredi faiz desteğiyle bankalar aracılığıyla verilen 5,2 milyar TL tutarında kredi hacmi oluşturmuştur. Sadece 2009 yılında KOSGEB tarafından -Ekim ayı sonuna kadar- 10.594 işletmeye 54 milyon TL destek sağlanmıştır. Bunun 15 milyonu geri ödemesiz destekler, 3 milyonu geri ödemeli destekler, ayrıca yürütülen projeler için de 3 milyon TL tutarında harcama yapılmıştır. Kredi faiz destekleri kapsamında 33 milyonluk faiz desteğine karşılık 1,3 milyarlık kredi hacmi oluşturulmuştur; bu, 2009 yılının Ekim ayına kadar. 2009 yılının Kasım ve Aralık aylarında işletmelerimize yönelik üç ayaklı yeni bir kredi destek programı uygulamaya koyduk ve 2,5 milyar lirayı aşan bir kredi desteği sağladık. 1990’la 2002 yılları arasında, KOSGEB’in kuruluşundan bu yana, on iki yılda 14 milyon lira civarında bir destek sağlanmışken, 2002 ile 2009 yılları arasında, yedi yılda 900 milyona yakın destek sağlanmıştır; yaklaşık 60 kat civarında, KOSGEB destekleri artırılmıştır.

KOSGEB’in destekleri bunlarla sınırlı değil. Bir işletmemiz yurt dışında fuara mı katılıyor, stant ücretinden tutun da konaklama ve ulaşım ücretlerine kadar birçok masrafın karşılanmasında KOBİ’lerimize destek veriyoruz. İşletmelerimize İnternet sitesi kurmaları için bile destek veriyoruz. Artık, hizmet sektörüne de destek vermeye başlayan KOSGEB, işletmelerimizin yapılarını daha da güçlendirmeleri için önümüzdeki dönemde desteklerini artıracaktır. Bu çerçevede, KOBİ’lerimizin yönetim biçimlerini modernize etmeleri, nitelikli eleman yetiştirmeleri için danışmanlık ve eğitim desteği vermeye devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2009-12-21-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
