# Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2010
- **Gündem:** SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2010-03-09-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471

> Nihat Ergün (AK Parti), 9 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 930 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ülkemizde Tarım Reformu Uygulama Projesi kapsamında rantabl olmayan, maliyeti yüksek destekleme modellerinin değiştirilmesi ve daha etkin ve verimliliği yüksek ve doğrudan üreticilerin desteklenmesini amaçlayan modellerin uygulanması hedeflenmiştir. Bu kapsamda yakın zamana kadar belli ürünlerin desteklenmesine aracılık eden tarım satış kooperatifleri ve birliklerin yeniden yapılandırılması amaçlanmış, bu amaç doğrultusunda da bu kuruluşlar üzerindeki kamu vesayeti ortadan kaldırılmış, kooperatif ve birliklerin piyasa koşullarına mali yönden bağımsız bir şekilde faaliyet göstermeleri, gerçek anlamda işletmecilik ve kooperatifçilik anlayışına dönmeleri hedeflenmiştir. Buna ilişkin bir yeniden yapılandırma programı uygulamaya konuldu. Bu uygulamayı koordine etmek ve yönlendirmek üzere de tamamıyla uzman kadrolardan oluşan bir yeniden yapılandırma kurulu oluşturuldu. Yeniden yapılandırma programı kapsamında birliklerin vesayet döneminden gelen yapısal sorunlarının çözümüne yönelik ciddi katkı ve destekler sağlandı. Birliklerin bilançolarını düzeltmek ve kredibilitelerini artırmak amacıyla on üç birliğin 2000 tarihi öncesinden gelen faizleriyle birlikte 1,3 milyar Türk lirasına ulaşan DFİF kredisi borçları hazine tarafından üstlenilerek silindi, 1,3 katrilyon eski parayla. Yine mahsuplaşmalar sonucunda FİSKOBİRLİK’in borçları ortadan kaldırıldı ve kalan 94,5 milyon Türk lirası özel bünye borcu da silindi ve 2000 öncesine ait 313,6 milyon Türk lirası özel banka borçları hazine tarafından üstlenildi.

Aşırı ve niteliksiz personel yapısının değiştirilmesi yönündeki çalışmalara destek sağlamak amacıyla personel tazminatları hazine kaynaklarından karşılandı ve bu kapsamda birliklere yaklaşık 156 milyon lira ilave kaynak aktarıldı. Diğer yandan DFİF kaynaklarından düşük maliyetli kredi kullandırma uygulamasına da devam edildi bu arada. Birliklere her ürün döneminde DFİF kaynaklarından ürün alım kredisi de kullandırıldı. Hâlen birliklerin üzerinde yaklaşık 920 milyon Türk lirası DFİF kredisi bulunmaktadır.

Ayrıca, bedeli proje kaynaklarından karşılanarak birlik bazında danışmanlık hizmetleri satın alınmış ve her birlik için oluşturulan programlar uygulanmak üzere protokollerle birliklere teslim edilmiştir. Birliklere kendilerini yeniden yapılandırmaları için eğitim, uzmanlık ve teknik destek sağlanmıştır bu süreç içerisinde fakat yeniden yapılandırma programının sonuçları birliklere göre farklı olmuştur. Bazı birlikler bu süreci çok iyi değerlendirdiler ve kendilerini yapılandırarak ciddi başarılar elde ettiler. Trakya Birlik gibi, Marmarabirlik gibi, Gülbirlik gibi birliklerin bu konuda çok ciddi başarılar elde ettiklerini söyleyebiliriz. Fakat bu süreci önemsemeyen, gerekli adımları atmayan veya atamayan birlikler ise yapısal sorunlarını bugüne kadar taşıdılar. Bugün bu durumdaki birliklerin sorunlarına baktığımız zaman hâlen yönetim sorunlarını sürdürdükleri, geçmiş alışkanlıkları hiç değiştirmedikleri, yüksek maliyetlerle faaliyet gösterdikleri, öz kaynaklarını yeterince güçlendirmedikleri ve finansman yönünden sürekli dış kaynaklara bağımlı hareket ettikleri görülmektedir.

Buna karşın, bundan önceki süreçte de birliklerin piyasa koşullarında rekabetçi bir şekilde faaliyet göstermeleri ve zayıf oldukları noktalarda bu kuruluşların desteklenmesi yine hedeflerimiz arasındadır. Nitekim Hükûmet Programı’nda tarım satış kooperatif ve birliklerinin sürdürülebilir bir rasyonel finansman modeline kavuşturulması tedbirlerine de yer verdik. Bu yönde, ilgili kurum ve kuruluşların mutabakatıyla bir kanun tasarısı da hazırladık ve Başbakanlığa sunduk.

Hazırlanan bu tasarı taslağında birliklerin ödemekte güçlük çektikleri mevcut DFİF kredisi borçlarının yeniden yapılandırılması ve ödemenin uzun bir vadeye yayılması, bu kuruluşlar için faiz destekli kredi sisteminin getirilmesi, ürün alımı için ihtiyaç duydukları dış finansmanın bu yolla karşılanabilmesi yönünde düzenlemeler getirilmektedir. Ayrıca işlevini önemli ölçüde tamamlamış olan yeniden yapılandırma programının sonlandırılması, birliklerin uygulamada karşılaştıkları mevzuat eksikliklerinin giderilmesi, bu kuruluşların kooperatifçilik ve kurumsal yönetim ilkelerine göre faaliyet göstermeleri yönündeki düzenlemelere de bu taslakta yer verilmiştir. Örgütlenme yapılarının da gözden geçirilmesi gerekmektedir.

TARİŞ birliklerine şimdiye kadar ne tür destekler sağlandı? Bakın, TARİŞ Pamuk Birliğinin mevcut DFİF kredisi borçlarından 167,7 milyon borcu silindi, faizleriyle beraber 234 milyon lira kredi borcu silindi. TARİŞ Zeytin Birliğinin 74,7 milyon borcu silindi, TARİŞ Üzüm Birliğinin 105,8 milyon borcu silindi, TARİŞ İncir Birliğinin 40,4 milyon borcu silindi. Bu kadar borç silinmesine rağmen bu birliklerin, şu anda Pamuk Birliğinin 167 milyon, Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin 122 milyon, Üzüm Birliğinin 118 milyon, İncir Birliğinin 20 milyon lira borcu bulunmaktadır. Ayrıca bu birliklere toplam 43,7 milyon Türk lirası personel tazminatı desteği de sağlanmış bulunuyor TARİŞ birliklerine. Sağlanan bu desteklere rağmen başta TARİŞ Pamuk Birliği olmak üzere TARİŞ birlikleri geçmiş alışkanlıklarını sürdürmüş, yönetim hatalarını giderememiş, rantabl olmayan ve birliklerin iş hacimlerini ve mali imkânlarını aşan yeni yatırımlara girmişlerdir. Yeniden yapılandırma programı kapsamında istihdam yapılarını gözden geçirmeleri ve maliyetleri düşürmeleri hedeflenmiş ve danışmanlık firmaları tarafından bu yönde ciddi uyarılar yapılmış olmasına rağmen ve program kapsamında destek de verilmesine rağmen bu alanda gereken radikal adımları atamamıştır birliklerimiz.

Nitekim TARİŞ Pamuk Birliğinin önemli bir işletmesi olan ve yakın zamanda kapatılma kararı alınan TARİŞ İplik Anonim Şirketinin durumuyla ilgili Bakanlığımızca yapılan incelemede, sektör ortalamalarına göre yıllık işçi başına iplik üretimi 28 ila 33 ton iken -bütün sektörde- bu rakam TARİŞ İplik Anonim Şirketinde 22 tonda kalmıştır. Benzer bir şekilde 1 kilogram iplik üretiminde işçilik payı sektör ortalaması yüzde 5 ila 8 iken TARİŞ İplik Anonim Şirketinde işçilik payı yüzde 21,23 seviyesinde olmuştur. Elbette bu koşullarda bir işletmenin ayakta kalması ve rakip firmalarla rekabet edebilmesi mümkün değildir. TARİŞ Pamuk Birliğinin diğer işletmelerinde de benzer sorunlar yaşanmaktadır.

Öte yandan TARİŞ birlikleri önemli ve kıymeti yüksek atıl varlıklara sahiptir, çok kıymetli değerleri var. İşletme, sermaye yapılarını güçlendirmek için bu varlıklarını değerlendirmesi yönündeki telkinlere de kulak vermemiş, yakın zamana kadar bu konuda ciddi bir adım da atılamamıştır. Bunun yerine sürekli borçlanma yolu tercih edilmiştir. Gelinen nokta itibarıyla bu borçların çevrilmesi de son derece güç bir hâle gelmiştir. Buna rağmen alacaklı bankalar TARİŞ Pamuk Birliğine gerekli kolaylıkları göstermiş ve özel banka borçları yeniden vadelendirilmiştir. Bakanlık olarak TARİŞ Pamuk Birliğinin durumuyla ilgili inceleme yaptırılmış ve Birliğe atılması gereken adımlar ve alınması gereken tedbirlerle ilgili önerilerde de bulunulmuştur. Bundan sonraki sürecin başarısı Birlik yöneticilerinin bu rasyonel ilkelere göre atacakları adımlara bağlıdır; ellerindeki gayrimenkul değerleri, sermayelerini güçlendirmek, finans yapılarını güçlendirmek için kullanma yeteneklerine bağlıdır. Ayrıca Bakanlık olarak birliklere yönelik öngördüğümüz yasal düzenlemeyle getirilmesi planlanan desteklerden tabii ki TARİŞ birlikleri de yararlanmış olacaklardır o yasal düzenleme Parlamentodan geçtiği takdirde.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2010-03-09-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
