# 2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Eri (AK Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-eri-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri

> Nihat Eri (AK Parti), 24 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 913 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NİHAT ERİ (Mardin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hükümetimiz, bütün imkânlarını zorlayarak olabilecek en iyi bütçeyi hazırlamıştır. Bu bütçe, birçok yeniliği ihtiva etmektedir. AK Parti iktidarının, gelecekte çok daha iyi bütçelerle halkın karşısına çıkacağına inanıyoruz.

Bildiğiniz gibi, Başbakanlık, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetlemek, bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlamakla görevli en üst mercidir. Başbakanlığa bağlı ve ilgili kuruluş sayısı 51'den 31'e indirilmiştir; daha da indirilmesi mümkündür. Bu şekliyle Başbakanlık, daha çok koordinasyon sağlayan bir merci haline getirilmiştir. Bu, olumlu bir gelişmedir.

58 ve 59 uncu hükümetlerde bakanlık sayısının azaltmış olması, devletin küçüleceği bağlamında seçmene verdiğimiz sözün yerine getirilmiş olduğunu göstermektedir. Arkasından, yerel yönetimler yasa tasarısının da hazırlanmakta olduğunu ve bu konudaki çalışmaların son safhaya geldiğini biliyoruz. Böylelikle, aşırı merkeziyetçi ve hantal devlet yapısı yerine, aslî fonksiyonlarını yerine getiren, denetleyen ve koordine eden bir devlet yapısına geçilmiş oluyor.

E-devlet (elektronik devlet) projesi, vatandaşın kamudaki bilgilere rahat ulaşmasını sağlayacak, bu durum, devletin şeffaflığını ve giderek vatandaş tarafından denetilebilir olmasını getirecektir.

Osmanlı belgelerinin dijital ortama aktarılması, tarihî hafızamızın korunması açısından olumlu bir gelişmedir.

Değerli arkadaşlar, Başbakanlığa bağlı kuruluşlardan biri de GAP İdaresi Başkanlığıdır. Kısaca GAP diye bilinen Güneydoğu Anadolu Projesi, dünyada, bugüne kadar uygulanan en kapsamlı, entegre bölgesel kalkınma projelerinden birisidir. GAP, ülkemizde Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını giderebilecek, üretim ve istihdam sınırlarını aşabilecek bir potansiyele sahiptir. Enerji yatırımlarında yüzde 70'ler düzeyindeki bir gerçekleşmeye karşılık, kalkınmanın itici gücü olan sulama projelerinde, ancak, yüzde 14'ler seviyesine ulaşılabilmiştir. Sulamanın yapıldığı alanlarda kişi başına gelir 3-4 kat artmıştır. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere, sosyal sektör göstergeleri, dönem boyunca, maalesef, olumsuzluğunu sürdürmüştür.

388 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle GAP Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilat, bölgesel kalkınmayı gerçekleştirmekle görevlendirilmiş, Türkiye'nin ilk ve tek kuruluşu durumundadır.

GAP İdaresi, bölge kalkınmasının eşitlik ve adalet temelinde gelişmesini ilke edinmiştir. Sulama sonuçlarından olumlu yararlanan kesimlere sağlanan imkânlar kadar, kalkınma sürecinden yeterince pay almayanlarla, olumsuz etkilenenlere de fırsatlar sunan projelerin geliştirilmesi ve uygulanması, GAP İdaresinin temel yaklaşımı olmuştur.

Kadınların toplumsal statüsünün güçlendirilmesi ve kalkınma sürecine etkin katılımlarının sağlanması amacıyla açılan çok amaçlı toplum merkezlerinde, ÇATOM'larda, eğitici ve sosyal programlar uygulanmakta, gelir getirici faaliyetler yürütülmekte ve kısmî sağlık hizmetleri verilmektedir.

Gençlerin topluma kazandırılması, kapasitelerinin güçlendirilmesi ve kalkınmaya katılımlarının sağlanmasını gerçekleştirmek üzere kurulan gençlik merkezlerinde, eğitici, sportif ve kültürel faaliyetler düzenlenmekte, gelir getirici programlar uygulanmaktadır.

Hayvancılığın geliştirilmesine yönelik projeler içeren GAP Halkaları modeli, sözleşmeli hayvancılık temelinde, geri dönüşümlerin tekrar üreticiye yansıtıldığı bir yaklaşımla yürütülmektedir.

Ilısu Barajından etkilenen nüfusa yönelik çalışmalara başlanmıştır.

GAP bölgesinde, köye dönüş sürecinin planlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve geri dönülen alanlarda sürdürülebilir yaşam koşullarının oluşturulmasına yönelik planlama çalışmaları tamamlanmış, uygulama projeleri hazırlanmıştır; ancak, GAP'a tahsis edilen ödenekler yetersiz kalmıştır. GAP İdaresi, kendisine yüklenen bu ağır görevlerin yerine getirebilmesini mümkün kılacak yetkilerden mahrum bırakılmaktadır; sınırlı bütçe imkânlarıyla bölge halkının gelir düzeyini artırıcı uygulamalar yürütmekte, istihdam yaratan faaliyetler geliştirmekte ve böylece, yerel kalkınmaya önemli katkılarda bulunmaktadır. Ancak, gerekli bütçe olanaklarının sağlanması ve bu uygulamaların ölçeklerinin büyütülmesiyle, bölgesel kalkınmada daha önemli gelişmeler sağlanabilecektir. Bugüne kadar GAP uygulamaları çerçevesinde oluşan sorunların aşılabilmesi için, GAP bölge kalkınma planlarının öngördüğü finansman ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır. Bölge dışı, uluslararası kaynak transferlerini mümkün ve çekici kılacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Yap-işlet-devret gibi kamu dışı finansman modelleri, özellikle, sulama yatırımları için gündeme gelmelidir. Daha çok kredinin GAP'a yönlendirilmesi sağlanmalıdır. GAP'ın, öncelikle, entegre bölgesel kalkınma projesi olma özelliği, devlet yatırım programı hazırlama çalışmalarında dikkate alınmalıdır.

Değerli arkadaşlar, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığının bazı uygulamalarına değinmek istiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığının uzlaşmacı ve bilge kişiliğiyle toplumda takdir gören değerli bilim adamı Mehmet Aydın Hocaya bağlanmış olması, Diyanet camiası için bir şans, Türkiye için de bir kazanımdır.

Din, insan ve toplum hayatında çok önemli bir olgudur. Bu nedenle, dinle ilgili tartışmalar sık sık kamuoyunun gündemine gelmektedir. Halk, haklı olarak her seferinde Diyanetten bir açıklama beklemekte, ama, ne yazık ki, beklenen açıklamalar, Diyanet hariç, hemen herkesten ve her kurumdan gelmekte, âdeta, ağzı olan konuşmakta ve ahkâm kesmektedir. Kanunla verilen görevleri arasında din konusunda halkı aydınlatmak olan Diyanet Kurumu ise, sanki Diyarbakırlı şairin dizelerinde dediği gibi, ağzı var dili yok Diyarbekir kalası gibi lâl kesilmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı gibi cumhuriyetle yaşıt bir kurumun, henüz bir teşkilat kanunu yoktur; bu eksiklik süratle telafi edilmelidir. Din görevlileri, maaş yönünden, yardımcı hizmetler sınıfı düzeyinde maaş almakta ve toplumsal statüleriyle mütenasip olmayan şekilde düşük ücretle çalıştırılmaktadır.

Şu anda, imam kadrosu bulunun 10 000 camiin kadroları boş tutulmakta, ayrıca, halk tarafından yaptırılan ve hizmete giren 10 000 yeni cami de kadro beklemektedir. Boş bulunan 10 000 kadroya, vekil imamlardan başlayarak atamalar yapılmalı ve yeni camiler için de gerekli olan kadrolar ihdas edilmelidir.

Diyanet mensuplarının eğitim düzeyleri yükseltilmelidir. Meslek lisesi mezunu imamların, ilahiyat meslek yüksekokulu eğitiminden geçirilmeleri gerekir.

Turistik bölgelerde, dil bilen, büyükşehirlerde, selatin camilerinde üniversite ve üniversiteüstü eğitim görmüş kişiler istihdam edilmelidir. Özellikle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, camilerde, yaz aylarında küçük çocuklara verilen Kur'an dersleri, öteden beri devam eden geleneksel uygulamadır, bunu, 15 yaşla sınırlı resmî Kur'an kursları kapsamında görmemek gerekir.

Ayrıca, camilerde, icazetli alimlerin, din ilmi talep edenlere verdikleri eğitim de engellenmemeli; bu dersler ihtisas dersleridir, imam hatip mezunlarının, hatta ilahiyat fakültesi mezunlarının dahi yararlanabilecekleri derslerdir. Özellikle, doğu ve güneydoğu halkımız, dinî ilimler konusunda, bir yetkinliğin ifadesi olan icazet sahibi din adamlarına itibar etmekte ve ancak, onların din konusundaki görüşlerini kabule değer bulmaktadır. Bu tür eğitimi yapan din alimlerimiz, maalesef, uzunca bir süredir baskı altında tutulmakta, öğrencilerine, âdeta suçlu muamelesi yapılmaktadır. Hayatlarını ilme vakfetmiş, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmek isteyen ve halkın büyük saygı duyduğu bu hocalar, devletten ne kadro ne ödenek ne yardım, hiçbir şey talep etmiyorlar; sadece, insanlara hizmet etmek istiyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Eri (AK Parti, Mardin). “2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-eri-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
