# 2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Eri (AK Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. ( 11 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) SAĞLIK BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-eri-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-11-inci-tur-gorusmelerinde-saglik-ba

> Nihat Eri (AK Parti), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. ( 11 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) SAĞLIK BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI); konuşma 974 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NİHAT ERİ (Mardin)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2005 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, sosyal güvenlik ve sağlık kavramları, insanın yaşamı boyunca en çok değer verdiği kavramların başında gelmektedir. Bu durum, bireyler için olduğu kadar, devletler ve iktidarlar için de böyledir. Bu iki alanda hizmet kalitesini yükseltmek ve finansmanı karşılamak, gelişmiş ülkeler dahil, bütün ülkeler için hep sorun olmuştur. Kısıtlı bütçe olanakları ve giderek artan harcamalar gözönüne alındığında, sağlık ile sosyal güvenlik sorunlarını tamamıyla çözmüş bir ülke göstermek neredeyse olanaksızdır. Bu alanlar, iktidarlar için her zaman sorunlu alanlar olmuştur.

Ülkemizde sosyal güvenlik sisteminde ciddî yapısal sorunlar vardır. Her şeyden önce, sistemin gelirleri giderlerini karşılayamamaktadır. Sistemin açıklarını kapatmak için, her yıl artan ölçüde, bütçeden transferler yapılmaktadır. Bu miktar, 2003 yılında, gayri safî millî hâsılanın yüzde 4,4'üne ulaşmıştır.

Diğer bir yapısal sorun da, sosyal güvenlik sistemimizin nüfusumuzun tümünü kapsamamasıdır. 2003 yılında, sosyal güvenlik kuruluşları tarafından kapsanan nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 86,4'tür. Bir sosyal güvenlik kuruluşundan karne sahibi olup da, sağlık hizmetinden fiilen yararlanan nüfusun toplam nüfusa oranı ise sadece yüzde 62,4'tür. Oysaki, sosyal devlet olmanın gereği olarak, sağlık hizmetlerinin toplumun tüm kesimlerine etkin ve kaliteli bir şekilde ulaştırılması esastır.

Bilindiği gibi, sosyal güvenlik sisteminin iki ana unsuru vardır; bunlar, sağlık ve emekliliktir. Bu iki unsurun aynı yapı içerisinde beraberce yürütülmesi nedeniyle, hizmette kalite ve standart birliği sağlanamamıştır. Bu nedenle, sosyal güvenlik sistemimizin yeniden yapılandırılması gereği ortaya çıkmıştır. Hazırlanan reform taslağında, norm ve standart birliği sağlanmış tek bir emeklilik sisteminin kurulması öngörülmüştür.

Bunun yanında, genel sağlık sigortasıyla tüm nüfusun benzer norm ve standartlar üzerinden sağlık sigortası kapsamına alınması ve sağlık sigortasının emeklilik sigortasından ayrılarak tek bir yapıda birleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Mevcut sağlık sistemi, kurumsal yapısı, işleyişi, personel yapısı ve dağılımıyla, ihtiyaca cevap veremeyecek durumdadır. Sağlık hizmetlerini etkin, kaliteli ve kolay erişilebilir hale getirmek için sağlık alanında bir dizi değişiklik yapma zarureti ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından "Sağlıkta Dönüşüm Projesi" adı altında ortak bir proje çalışması başlatılmıştır.

Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla, sistemin, insangücü, finansman, organizasyon, yönetim, teknoloji ve fizikî altyapı bakımından güçlendirilmesi için başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Projesi üç temel bileşenden oluşmaktadır. Bunlar, aile hekimliği uygulaması, kamu sağlık birimlerinin tek çatı altında toplanması ve yerinden yönetimlerin güçlendirilmesi ile genel sağlık sigortasıdır. Bu projeyle amaçlanan, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek ve sağlıklarını güvence altına almaktır.

Sağlık Bakanlığı, iki yıllık AK Parti İktidarı döneminde, reform niteliğinde birçok uygulamaya imza atmıştır ve atmaya devam etmektedir. İlaç fiyatlandırma politikasından personel politikasına, çalışanların ücretlerinin performanslarına göre tespitinden hastanelerin birleştirilmesine kadar birçok alanda cesur kararlar alınmıştır.

Yapılan bazı işlere kısaca bakalım:

Sözleşmeli personel uygulamasına geçildi. Bu uygulama sayesinde, geri kalmış yörelerdeki personel eksikliği, tümüyle olmasa bile önemli ölçüde giderilmiştir. Dönersermaye katkı paylarının artırılmasıyla da, sağlık personelinin gelirlerinde önemli artışlar sağlandı. SSK'lıların devlet hastanelerinden yararlanması olanağı sağlandı. Bu uygulamanın başlangıcından sonraki ilk sekiz ayda, devlet hastanelerinde 25 000 000 SSK'lıya hizmet verildi. SSK'lılar, önümüzdeki ocak ayından itibaren, ilaçlarını serbest eczanelerden alabileceklerdir. İlaçta fiyatları düşürmek için yeni bir model geliştirildi. Buna göre, ilaç fiyatları, Avrupa Birliğine üye beş ülkedeki fabrika satış fiyatlarının en ucuzu referans alınarak belirleniyor ve şu anda, Avrupa'da ilacın en ucuz olduğu ülke Türkiye'dir.

Bu dönemde, hastaların hastanelerde rehin tutulması rezaletine son verilmiştir. Acil müdahalelerde, artık, hiçbir sosyal güvence aranmaksızın tedavi işlemlerine başlanmaktadır; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak yeterli bir güvence sayılmaktadır.

Ambulans hizmetlerinden ücret alınması uygulamasına da son verilmiştir.

Ayrıca, yeşilkart sahiplerinin sağlık hizmeti alımlarında ve sağlık giderlerinin karşılanmasında da önemli açılımlar sağlanmıştır.

Değerli arkadaşlar, aile hekimliği yasa tasarısı, geçtiğimiz ay görüşülerek değerli oylarınızla kabul edilmiştir; uygulamaya pilot bölgelerde en kısa zamanda başlanacaktır. Tüm halkımıza aynı kalitede ve eşit şartlarda ulaşabilecekleri sağlık hizmetini verebilmek, hükümetimizin temel ve öncelikli hedefidir.

Sağlık hizmetlerinin, kendini bu sahada geliştiren, hastanelerini çağdaş bir sağlık kuruluşu yapma çabası içerisinde olan ve aile hekimliği uygulamasına geçen Sağlık Bakanlığı tarafından sunulması, işin ehline verilmesi anlamına gelmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ise, uzmanlık alanına giren kamu sigortacılığında etkin hizmetlerine devam edecek ve çağdaş sigortacılık hizmet sunumunu gerçekleştirecektir.

Değerli arkadaşlar, başta Sağlık Bakanımız olmak üzere, bakanlık üst düzey bürokratları, Türkiye'yi il il gezerek, katılımcı bir anlayışla, yerel yetkililer ve yerel sağlık yöneticileriyle, illerin sağlık sorunlarını, gece yarılarına kadar devam eden ucu açık toplantılarla masaya yatırıyor, sorunlar ve çözümler, Ankara'da, masa başında değil, mahallinde ve arazide tespit ediliyor.

Ben, Sayın Bakanımızın Batman ve Mardin'de yaptıkları bu tür çalışmalara katılma fırsatı buldum. Değerli Bakanımıza ve çalışma arkadaşlarına, bu gayretlerinden dolayı şükranlarımı iletiyorum. Sayın Bakanımızın ve elbette, diğer bakanlarımızın halkla iç içe olmaları ve sorunları birinci ağızdan dinlemeleri, halkta büyük memnuniyet uyandırmaktadır. Bunlara şahit olan halkımız, artık, halk için çalışan bir yönetimin işbaşında olduğunu görüyor ve şairin "Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat..." diye tanımladığı devlet adamı döneminin geride kaldığına inanıyor.

Değerli arkadaşlar, müsaadenizle, sağlık konusunu AB bağlamında dile getirmek istiyorum; zira, 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesinde Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesiyle birlikte, 18 Aralık 2004 sabahı, Türkiye, yeni bir güne uyanmıştır. Bundan sonra, Türkiye, başdöndürücü bir değişim dinamiğiyle karşı karşıya olacaktır. Bu değişim dinamiği, diğer tüm alanlarda olduğu gibi sağlık sektörü alanında da görülecektir. Sağlık sektöründeki bu değişimin felsefî kurgusunun Avrupa Birliği sosyal modeli üzerinde yapılması gerekmektedir.

Zamanım bitmek üzere; o yüzden, ben, bu konudaki görüşlerimi anlatmıyorum; yalnız, önemi dolayısıyla, bir konudan söz etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, sağlık konusunu konuşurken, meslekten biri olmam dolayısıyla, elli yıllık bir geçmişe sahip olan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanundan söz etmeden geçemeyeceğim. Bu kanun, günümüz koşullarında ihtiyaca cevap verememektedir. Gerçi, Bakanlığın, bir yasa tasarısı hazırlığı içerisinde olduğunu biliyoruz; ancak, bu yasa tasarısının katılımcı bir anlayışla hazırlanmasını ve ivedilikle Meclise sevk edilmesini bekliyoruz.

Sözlerime son verirken, başta Mardin'de, Midyat'ta ve dünyanın dört bir yanında yaşayan tüm Süryanî hemşerilerimiz olmak üzere, Hıristiyan âleminin Doğuş Bayramını ve ayrıca, tüm yurttaşlarımızın yeni yılını kutluyorum.

2005 yılının ve 2005 bütçesinin ülkemize ve hepimize huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.

Saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Eri (AK Parti, Mardin). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-eri-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-11-inci-tur-gorusmelerinde-saglik-ba (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
