# Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nihat Yeşil (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 3 Haziran 2020
- **Gündem:** Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88282
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nihat-yesil-27-2020-06-03-carsi-ve-mahalle-bekcileri-kanunu-teklifi-munasebetiyle

> Nihat Yeşil (CHP), 3 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 598 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NİHAT YEŞİL (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan evvel 57 yıl önce ölen memleket şairi Nazım Hikmet’i rahmetle anıyorum. Aynı zamanda yine büyük şairimiz Ahmet Arif’i de rahmetle anmış olayım ve Gezi’de şehit olan tüm gencecik çocukları da buradan rahmetle anmak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Tüm arkadaşlarım andılar, bu anlamda konuyu uzatmak istemiyorum. Sevgili Başkanımın da ifade ettiği gibi... Ama biz bu Genel Kurula bu kanunu getirirken Türkiye’nin en acil sorunuymuş gibi, saat 12.00’ye kadar sanki yangından mal kaçırıyor gibi... Zaten yapılanı yapmışsınız. Yapılma noktasında aldığınız kararla da üç gün sonra olsa ne olur olmasa ne olur, onu zaten yapmışsınız ama gerçekten halkın sağlığı ve başta kendi sağlığımız olmak koşuluyla... Grup Başkan Vekilimin de ifade ettiği gibi 12.00’ye kadar mahkûm ederek... İşte hurra 55 arkadaşımız burada kanun teklifi veriyor ama ne garip ki 55 arkadaşımızdan bir tanesi kalkıp burada maddeleri savunabilecek bir konuyu gündeme getirmiyor.

Değerli arkadaşlar, Genel Kurulumuza gelen teklifi 55 milletvekili arkadaşımız imzalayarak İçişleri Komisyonuna getirmişti. Orada sorularımızı sayın milletvekilleri yerine bakanlık bürokratları cevaplamaya çalıştılar. Bugün de teklifte imzası olan birkaç milletvekili arkadaşım şu an gene -dün Ali arkadaşım- bunu dile getirirken hemen öfkeyle karşı çıktılar. 55 arkadaşımızın imzaladığı teklif metnini dile getiremiyorlar. Böyle olmaz arkadaşlar, “Çoğunluk bizde.” anlayışıyla… Bu yüce Meclisin çatısı altında yapılan kutsal işe biraz olsun saygı duyun. Siyasi olarak farklı düşünebiliriz doğaldır ama millet adına her birimiz sorumluluk taşıyoruz. Biz bu kanunun hukuki, idari, mali, teknik boyutlarını ortaya koyup itirazlarımızı yaptığımızda, yarın ortaya çıkacak aksaklıklar, haksızlıklar yaşanmasın diye mücadele veriyoruz. “Bildiğimizi yaparız.” anlayışıyla iş yapıp sonra yine kendi yaptığınız işi düzeltmeye kalkıyorsunuz. En azından bu yüce çatının ağırlığına yakışır şekilde hareket edelim.

Değerli arkadaşlar, bütün gündemimizi bıraktık, oturduk 1966 yılında çıkan bir yasanın güncelleşmesini tartışıyoruz. 66 yılında çıkıyor, 95 yılından 2018 yılına kadar herhangi bir şey yok. FETÖ darbe girişimini bahane ederek tekrar bekçilik kanunu… Eğer ihtiyacınız varsa alın kardeşim, “eğitilmiş insan gücü” dediğimizde potansiyel anlamda polis mi alacaksınız, jandarma mı alacaksınız. Önerimiz hep bu oldu ama arkadaşlarımız gene sanki biz bekçilik yasasına karşıymışız gibi, olmayan yetkileri… O günkü koşullarda, 1966 yılında çıkan yasayla günümüzün şartlarında teknik, idari, mali konudaki duyarlılıkları görerek bunu eleştirmek en doğal hakkımız. Ve neden bu güce ihtiyaç... Varsa ihtiyacınız, buyurun tekrar… O güvenlik kuvvetlerini almaya biz karşı değiliz ki. Siz bir tarafta bunu diyorsunuz… 3600 göstergeyi polis memurlarımızın hiçbirine -bu sözü vermenize rağmen- getirmiyorsunuz, maddi anlamda düzenini sağlamıyorsunuz. Siyasi anlamda bunu politik malzeme olarak kullanıyorsunuz ama ne idari anlamda ne ekonomik anlamda ne yaşamsal anlamda onlara gereken hakkı hukuku vermiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, on sekiz yıldır iktidardasınız. Açlığa çare mi buldunuz, yoksulluğu mu bitirdiniz, işsizliği mi azalttınız, genç beyinlerimizin özgürce çalışıp teknoloji ürettiği şirketlerle dünyaya ihracat mı yaptınız, halkı doyurduktan sonra elinizde kalan üretim fazlası tarım ürünleriyle Afrika’ya yardım mı yaptınız? On sekiz yıllık bir süreçte nasıl bir farklılık yarattınız, ben size söyleyeyim. İşsizlik tam gaz, açlık arşa değdi, yoksulluk dağ gibi, emek yok, üretim yok, çözüm yok ama laf çok. Liyakat yerine sadakati esas aldınız, adil paylaşım yerine rantçılığın önünü açtınız, çözüm yerine sürekli yeni sorunlar ürettiniz. Bütün bunları yalnızca siyasi iktidarınızı devam ettirmek için yaptığınızı halkımız görmüyor mu? Şimdi bütün dertlerimizi bir kenara koyduk, vatandaşımızın bütün sorunlarını çözdük ve sıra bekçilerin uyum yasasına mı geldi değerli arkadaşlar?

Şimdi, yarın belli konularda toplum bu çocuklara reaksiyon verirse ne yapacaksınız? Bir de kalkıyorsunuz sınavsız İçişleri Bakanlığı uhdesine veriyorsunuz, KPSS’yi önemsemiyorsunuz, sınavla bunları almıyorsunuz, torpille aldığınız… Zaten şüphe uyandırdığınız, bizim karşı çıktığımız nokta bu. Diyoruz ki: Adaletli, hukuka bağlı, bilinçli, eğitilmiş insan gücüyle bunları yapın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nihat Yeşil (CHP, Ankara). “Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-yesil-27-2020-06-03-carsi-ve-mahalle-bekcileri-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88282

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
