# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Numan Kurtulmuş (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 28 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90904
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/numan-kurtulmus-2026-10-28-tutanak-metni

> Numan Kurtulmuş (AK Parti), 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 3.018 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Plan ve Bütçe Komisyonumuzun saygıdeğer üyeleri, kurumlarımızın değerli temsilcileri, değerli basın mensubu arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum, hayırlı çalışmalar diliyorum, hayırlı sabahlar diliyorum.

2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2025 Yılı Kesin Hesap Kanun Teklifi'nin görüşülmesi müzakerelerinin verimli olmasını, burada ele alınan konuların Türkiye Büyük Millet Meclisinin önümüzdeki dönemdeki çalışmalarına ışık tutmasını temenni ediyorum.

Bütçe hakkı bildiğiniz gibi, demokrasilerin en önemli hususiyetlerinden biridir. Plan ve Bütçe Komisyonumuzda bu çerçevede bütçe hakkını fevkalade ciddi bir şekilde denetleyerek millet adına denetim vazifesini yerine getiren önemli komisyonlarımızın başında geliyor. Ben her birinize, dün başladığımız, bugün devam edeceğimiz ve uzun bir süre devam edecek olan bu bütçe maratonunda başarılar diliyorum, sabırlar diliyorum. Çok uzun saatler süren bu mesainizin de hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Tabii ki her kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bunun başında olmak üzere, bir sene evvel milletten aldığı, milletin temsilcilerinden aldığı yetkiyle kullandığı bütçeyi nasıl kullandığının, ne şekilde kullandığının hesabını da hem burada Plan ve Bütçe Komisyonundaki müzakerelerde hem de Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunda vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla, bugün ben de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak burada yaptığımız bu çalışmanın benim açımdan da fevkalade önemli, fevkalade hayati bir çalışma olduğunun altını çizmek isterim.

Geçtiğimiz yıl burada güzel bir müzakere gerçekleşti. Orada birçok konunun yanında iki konu öne çıkmıştı; bunlardan biri Türkiye'nin ayaklarındaki terör prangalarından kurtulması ve cumhuriyetimizin ilk asrının yaklaşık yarısını işgal eden terör meselesinin tamamıyla Türkiye'nin gündeminden kaldırılması için yapılacak çalışmalardı. İkincisi ise Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmaları içerisinde ayrıcalıklı bir şekilde öne çıkan parlamenter diplomasi faaliyetleriyle ilgili konulardı. Ben müsaadenizle hemen sözlerimin başında bu iki konuyla ilgili genel olarak fikirlerimizi ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, 2025 yılının 5 Ağustosunda "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" adını verdiğimiz, adının bile oluşmasında partiler arasında müzakereyle, gerçekten ciddi tartışmalarla adını bile müzakere ederek koyduğumuz Komisyon çalışmalarıyla fevkalade ciddi, fevkalade önemli olan, herhâlde hepimiz için cumhuriyet tarihimizin en önemli, ilk yüzyılının en önemli meselesi olan terörü halletmek için, bu prangadan kurtulmak için çok önemli ve samimi bir çalışmayı başlattık. Uzun toplantılar boyunca sürdü. 21 toplantı sonunda bu Komisyon katılan 50 milletvekilinden 47'sinin "kabul" oyuyla raporu kabul etti. Burada emeği geçen bütün siyasi partilere gerçekten teşekkürü bir borç biliyorum. Terörsüz Türkiye sadece bir siyasi slogan değil, sadece bir temenni değil; Türkiye'nin bundan sonraki süreçte güçlü bir ülke olarak yoluna devam edebilmesi için de önemli bir hedefti. Bu hedef çerçevesinde çok ciddi mesafeler alındı. Uluslararası alanda da Türkiye modeli olarak artık adını rahatlıkla koyabileceğimiz bu model bütün çevreler tarafından takdirle izleniyor ve inşallah, terörsüz Türkiye'nin tesis edilmesiyle birlikte de bunun eskilerin tabiriyle mütemmim cüzü olan terörsüz bölgenin de inşa edilmesi için çalışmalar gerçekleştirilecektir. Bu çerçevede, Suriye'de, Suriye'nin toprak bütünlüğü, devletin egemenliği ve yeni kurulmuş olan Suriye yönetiminin başarısı için Suriye'deki terör örgütünün uzantısı olan PYD'nin sürece, entegrasyon sürecine çok olumlu katkılar sunması, ve PYD'nin de Suriye rejiminin, Suriye'deki devletin bir parçası hâline gelmesi, Suriye'de çok taraflı bütün etnik kesimlerin temsil edildiği, bütün dinî ve mezhebî kesimlerin temsil edilme iradesine sahip olunan bir devlet yapısına doğru geçilmesi de hem Suriye'yi çok rahatlatmış hem de Türkiye'ye ciddi bir şekilde Türkiye'nin terörsüz Türkiye hedefine büyük bir imkân sağlamıştır. Ayrıca, bildiğiniz gibi, geçtiğimiz günlerde Kuzey Irak'ta Şengal bölgesinde direniş birliklerinin yaklaşık 4 bine yakın unsurunun Irak Merkezî Yönetimine silahlarını devretme sürecinin başlaması ve Irak'taki bütün silahlı milis güçlerinin silahlarını devrederek Irak'ta sadece merkezî otoritenin elinde silahın olmasının sağlanacağı bir döneme doğru geçilmektedir. Bundan bir müddet evvel Irak Meclis Başkanı Sayın Halbousi Türkiye'ye resmî ziyarette bulundu. Ziyaretimizin sonunda bizim Tören Salonu'nda yaptığımız basın toplantısında şunu söyledi, dedi ki: "Türkiye'deki bu terörsüz Türkiye süreci hiç şüphesiz bizi de çok yakından etkilemekte, etkileyecektir ve biz de önümüzdeki dönemde, ekim ayının başından itibaren Irak'taki bütün silahlı grupları silahsızlandırmak için düğmeye basacağız ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz." Bu sürecin de başlamış olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ayrıca, geçtiğimiz seneden bu yana sadece raporun başarıyla tamamlanıp Türkiye ve dünya kamuoyuna sunulmuş olması değil, aynı zamanda raporun gereklerinden birisi olan Meclisle millî dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin geliştirilmesiyle ilgili yasa teklifinin 367 milletvekilimizin imzasıyla teklif edilmesi ve 467 milletvekilinin oyuyla da kabul edilmesi Türkiye demokrasisi bakımından tarihî bir dönüm noktasıdır. Ben bütün siyasi partilere, bütün milletvekili arkadaşlarımıza bu süreçte vermiş oldukları destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Hazırlanan yasanın yani 7595 sayılı bu yasanın gerekleri bir bir uygulanmaya başlamıştır. Bunların başında, Cumhurbaşkanı Yardımcısının Başkanlığında, devletin bütün bakanlıkların, ilgili bakanlıklarının ve ilgili üst kurumlarının yöneticilerinin katıldığı bir kurul görevine başlamış ve çalışmalarını sürdürecektir. Şimdi, biz de yine bu yasanın 7'nci maddesinin (5)'inci fıkrası gereği kabul etmiş olduğumuz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde de sürecin izlenmesine ilişkin partilerin katılımıyla sağlanacak bir izleme komisyonunu en kısa süre içerisinde kuracağız. Bu konuyla ilgili, partilerle ilgili müzakerelerimizi yapıyoruz ama bütün siyasi partilerin, Mecliste grubu olan bütün siyasi partilere bu konudaki görüşlerini almak üzere onlarla da müzakerelerimizi sürdüreceğiz. Meclisteki izleme komisyonunun 3 tane temel görevi olacaktır. Bunlardan birisi, kanunun tatbikini yakından takip etmek, ikincisi, terör örgütünün silahsızlanma ve fesih süreciyle ilgili bütün süreci izlemek, karar bazlı, dosya bazlı kararların da takip edilmesini hukuk ölçüsü içerisinde temin etmek ve eğer ihtiyaç duyulursa yeni birtakım yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi için de çalışmalarını sürdürmek. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Başkanlığındaki kurulla da Meclisteki izleme kurulu ve diğer devlet kurumları yakın iş birliği içerisinde olacaktır. Bu izleme kurulunun önemi şuradadır: Değerli arkadaşlarım, dünyadaki bütün çatışma çözümlerinde, hemen hemen bütün çatışma çözümlerinde örgütler ile devlet arasındaki süreci takip eden ya başka bir devlet vardır ya da başka uluslararası kuruluşlar vardır. Biz başından itibaren şunu söyledik: "Burada 'Türkiye modeli' dediğimiz bu modelde böyle bir şey olmayacak. Bir üçüncü göze ihtiyaç yok, üçüncü göz de birinci göz de, hepsi Türkiye Büyük Millet Meclisi olacak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen siyasi partiler ve milletin iradesi olacak." Dolayısıyla, bu sürecin de çok kısa bir süre içerisinde tamamlanmasını ümit ediyoruz. Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor. Ümit ederim ki, artık, Türkiye'nin başına bela olmuş, ayaklarına pranga olarak vurulmuş bu terörden Türkiye ilanihaye kurtulacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bir başka önemli konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından dile getirdiğimiz geçen sene, parlamenter diplomasi faaliyetleriydi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, şunu iftiharla ifade edebilirim ki, dünya parlamentoları arasında parlamenter diplomasiyi en iyi kullanan parlamentoların başında gelmektedir ve bu çerçevede dostluk gruplarımız bir taraftan, uluslararası asamblelerdeki olan heyetlerimiz bir taraftan, neredeyse dünyadaki her platformda Türkiye Büyük Millet Meclisi siz değerli üyeleri vasıtasıyla temsil edilmekte; Türkiye hiçbir yerde, hiçbir platformda temsilsiz bırakılmamaktadır. Bu anlamda parlamenter diplomasi, artık, bildiğiniz gibi, bundan sonraki süreçte de dünyanın o geleneksel diplomasisinin yanında belki en az onun kadar değerli, yeni bir enstrüman olarak yerini almıştır. Bakanlığımızın Cumhurbaşkanlığı liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin sürdürmüş olduğu dış politika faaliyetlerine, doğrudan halkın temsilcileri olan parlamenterlerin de katılımıyla çok önemli, çok kuvvetli bir destek verilmektedir. Türkiye her platformda sesini dile getirmekte, her platformda güçlü bir şekilde yer almaktadır. Bu çerçevede, Türkiye'de çok sayıda uluslararası toplantıya da bu dönemde ev sahipliği yaptık. Bunlardan sadece ikisini ismen hatırlatmak isterim: Bu yıl içerisinde Nisan ayında İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz Parlamentolararası Birliğin 152'nci Genel Kurulu otuz yıl aradan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin ev sahipliğinde gerçekleşti. Şimdiye kadarki bütün toplantılardan çok daha yüksek bir rekor katılımla buraya 157 ülkeden temsilciler geldi. 80'e yakın Meclis Başkanı ve 2.700'ün üzerinde parlamenter ve heyet üyesi bu toplantıda yerini aldı. Türkiye için, Türkiye Büyük Millet Meclisi için iftiharla gerçekleştirdiğimiz önemli bir uluslararası organizasyondu.

Bir başka önemli husus ise yine bu yıl içerisinde 28 Haziranda İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz NATO Parlamenter Zirvesi'ydi. İlki Washington'da, 2'ncisi Brüksel'de gerçekleştirilen bu toplantıda Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından fevkalade değerli, fevkalade önemli bir parlamenter diplomasi faaliyeti olarak yerini almış oldu.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, müsaade ederseniz, buradan yasama ve denetim hizmetleriyle ilgili elinizdeki kitapçıklarda çok detaylı olarak anlatılan konulardan bazılarını dile getirmek isterim. Öncelikle 28'inci Dönemde Başkanlığımıza 4.003 kanun teklifi sunulmuş, bu Genel Kurul gündemine alınan 264 tekliften 142'si kanunlaşmıştır. Yine, teklif destek büromuzda 920 taslak siz milletvekillerimizin talepleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına ilişkin 89 teklif için inceleme raporları hazırlanmış, ayrıca 2.408 teklif hakkında da 72 inceleme raporu düzenlenmiştir. Yine, birleşimler bakımından şunu da çok rahatlıkla söyleyebilirim: ikili temaslarımızın hepsinde dünya parlamentolarının yöneticileriyle, başkanlarıyla konuşuyoruz. Gerçekten en yoğun çalışan, saysanız bir elin parmakları arasında yer alacak parlamentoların başında Türkiye Büyük Millet Meclisi geliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 380 birleşim, 1.803 oturum gerçekleştirilmiş, yaklaşık 2.911 saat toplantılar sürmüş ve 104 bin sayfayı geçen tutanak hazırlanmıştır. Ayrıca, ilgili komisyonlardaki görüşmelerle birlikte 94.261 sayfa da kayıt oluşturulmuştur. Diğer tutanak hizmetleriyle birlikte bu dönemde Meclisimizin tutanakları yaklaşık 211 bini aşkın bir sayfaya ulaşmıştır. Yine, Meclisimizde alınan kararlar ve ortak bildiriler arasında kabul edilen 15 metinden 9'u İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ve bölge ülkelerine yönelik saldırganlığıyla ilgilidir ve ayrıca çeşitli konularda Türkiye Büyük Millet Meclisi 142 karara imza atmıştır. Yasama dokunulmazlıkları bakımından 692'si önceki dönemden kalma 1.096 dosya komisyonda beklemektedir. Yazılı soru önergeleri konusunda, biz senede 2 sefer yürütme organına yazı yazıyoruz; yine, en son haziran ayında tekrar yazı yazdık, altı ayda bir talebimizi tekrarlıyoruz, verilen soru önergelerine zamanında ve muhtevası yeterli bir cevap verilmesi konusunda uyarılarımızı gerçekleştiriyoruz. Bütün bu uyarılarla birlikte 51.125 önergenin 35.628'i bu dönemde cevaplandırılmış, böylece cevaplandırma bakımından da biraz daha iyi bir noktaya geldiğimizi söyleyebilirim. Yine, Başkanlığımıza verilen 302 soru önergesinden 298'i süresi içerisinde cevaplanmıştır, 3 soru önergesi ise cevaplandırılma süreci içerisindedir. 65 Meclis araştırması önergesiyle toplam 11 araştırma komisyonu kurulmuş, 9 komisyon çalışmalarını tamamlayarak raporları basılmış ve sizlere dağıtılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, demin de ifade ettiğim Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Meclisimizin bu dönemdeki en önemli komisyon faaliyetlerinden biri olarak gerçekleşti. Gerçekten Türkiye'de toplumun farklı kesimleri yani "Benim de bu konuda bir görüşüm var, söyleyecek sözüm var." diyen herkes, partilerimizin teklifleriyle birlikte, yaklaşık 137 kurum davet edilerek Parlamentoda görüşlerini dile getirdi. Akademik çevrelerden, sendikalardan, efendim, kitle örgütlerinden, barolardan, hukuk camiasından, sivil toplum kuruluşlarından çok farklı kesimden insanlar bir araya geldi. Gerçekten bir demokrasi örneği olarak bütün Komisyon üyesi arkadaşlarımıza, destek veren bütün siyasi partilerimize yürekten samimiyetle teşekkür ediyorum. Üstün bir demokrasi örneği verilerek hiç kimsenin söylediği sözün üzerinde tartışma açılmadan herkes sözünü söyledi, tutanaklar tutuldu, ondan sonra da müzakerelerle raporlar hazırlandı. Bu, gerçekten Türkiye demokrasisinin çözüm üretme kapasitesini göstermesi bakımından da bizim için fevkalade değerli ve önemli bir çalışma oldu ve ifade ettiğim gibi, 5 Ağustosta başlayan çalışma 18 Şubat 2026 tarihinde 47 kabul oyuyla raporun kabul edilmesiyle sonlandı. Bunun sonucu olarak da bir anlamda bunun doğal bir sonucu olan yasa da kabul edilmiş oldu.

Parlamenter temaslar bakımından biraz daha detaylı olarak birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi 12 asamblenin asil üyesidir, 3 asamblenin de gözlemci üyesidir ve dostluk grubu kurduğumuz ülke sayısı da 147'ye ulaşmıştır. Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim: Dünyada dostluk grupları zenginliği bakımından en zengin parlamentolardan birisi de Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu süre içerisinde bendeniz Meclis Başkanı olarak Dördüncü Yasama Yılının başlangıcından itibaren 6 ülkeye ikili ziyarette bulundum, 13 uluslararası toplantıya iştirak ettim; 9'u devlet başkanı, 65'i meclis ve senato başkanı düzeyinde 117 muhatabımızla ikili görüşme gerçekleştirdim ve bunun yanında da 10 meclis başkanını da ülkemizde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ağırlama imkânımız oldu. Parlamentolar Arası Birlik 152'nci Genel Kurulu birliğin tarihi bakımından da önemli bir kayıt olmuştur, büyük bir rekor olmuştur. Demin de ifade ettim, 157 ülkeden 2.420 delege ve 80 parlamento başkanı katıldı. Bu çerçevede, bu program kapsamında TÜRKPA Parlamento Başkanları Birinci Gayri Resmi Toplantısı'nı gerçekleştirdik, Genç Parlamenterler Forumu'nu gerçekleştirdik, Bağlantısızlar Hareketinin toplantısını gerçekleştirdik ve ayrıca burada Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubunun 2'nci toplantısını gerçekleştirdik. İlk toplantısında 18 ülkenin katıldığı bu toplantıya, bu toplantıda yani İstanbul'daki PAB toplantısı marjında 30 ülkenin temsilcisi katıldı. NATO Liderler Zirvesi'yle ilgili görüşlerimizi ifade ettim. Ayrıca, AGİT Sonbahar Toplantısı da 17-19 Kasım 2025'te düzenlendi. Bu da şu bakımdan önemliydi: Bildiğiniz gibi, Helsinki Nihai Senedi'nin kabulünün 50'nci yılı bu yıl. Her ne kadar Helsinki Nihai Senedi'nde ifade edilen hususlar uygulamada maalesef uygulanmıyor ise de Helsinki Nihai Senedi bugün de altına imza atabileceğimiz fevkalade değerli bir insan hak ve hukukunu, devletlerin egemenliğini pekiştiren önemli bir uluslararası metindir. Bu metnin kabul edilmesinin ellinci yılında Türkiye'nin AGİTPA'ya ev sahipliği yapmış olması sonbahar toplantılarında önemli ve anlamlıydı. Şimdi, önümüzde diğer çalışmaların dışında bir önemli toplantıyı daha hatırlatmak istiyorum. 16 Kasım 2026'da COP31 zirvesi kapsamında Antalya'da yine Parlamentolar Arası Birlikle birlikte, ev sahipliğinde uluslararası bir parlamenter zirveyi organize edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Filistin davasına destek veren dünyadaki en duyarlı parlamentoların başında gelmektedir. İfade ettiğim gibi 18 Nisan 2025'te başlattığımız Filistin'i Destekleyen Parlamentolar İnisiyatifinin yanı sıra zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisinde Filistin meselesiyle ilgili kararlar onaylanmıştır. Bunlardan ikisini bu dönem içerisinde gerçekleştirdik. İnsani yardım faaliyetleri yapan filoya karşı saldırılar hakkında 8 Ekim 2025'te ve 30 Nisan 2026 tarihinde aldığımız Başkanlık kararları Türkiye Büyük Millet Meclisinde ittifakla kabul edilmiştir. Bundan dolayı da bütün parti gruplarına yürekten teşekkür ediyorum.

Birkaç önemli gördüğümüz idari hizmetler ve kaynakların korunmasıyla ilgili hususta da dikkatlerinizi çekmek isterim. Detay dediğim gibi kitapçıklarda yer alıyor. 1 Ekim 2025'ten bu yana Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesine 428.250 kişi giriş yapmış. Başından itibaren Meclisin halka açık olmasını, kapılarının halka açık olmasını önemsiyoruz ve bu anlamda da bu rakam tabii ki fevkalade değerlidir. Ayrıca, 71 bini aşkın kişiye de Meclisi dolaşmaları için rehberlik hizmeti verilmiş. Kurtuluş Savaşı Müzesi yani Birinci Meclis Binamızı 550 bin kişi ziyaret etmiş, Yalova Atatürk Köşkü'nü de 67 bin kişi ziyaret etmiş.

Bu arada Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınları itibarıyla de fevkalade ciddi bir şekilde, güçlü bir şekilde devam ediyor. Bin iki yüz kırk altı saatlik Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınları gerçekleştirilmiş.

Bilgi işlem ve bilişim faaliyetlerini hızlı bir şekilde geçiyorum. Dijital Parlamento ve tasarruf çalışmaları hakkında sadece bir şey söylemek isterim. Şimdiye kadar verdiğimiz, dijital baskı olarak verdiğimiz komisyon raporlarını 805'ten 205'e indirdik. Siber güvenlik alanındaki tedbirlerimizi alıyoruz.

2023'ten bu yana 2 milyon 500 bin kilovatsaat elektrik, 300 bin metreküp doğal gaz ve 20 bin ton su tasarrufu sağladık. Bunun yaklaşık yıllık tasarrufu Türkiye Büyük Millet Meclisine 125 milyon TL civarında olacaktır. Ayrıca, Konya'da tahsis edilen geniş bir alanda 20 megavat pik kapasiteli güneş enerji santraliyle ilgili çalışmalarımızı başlattık.

Ana Bina ve Halkla İlişkiler Binası Yeşil Sertifikasını almıştır. Ayrıca, Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Bilinçlendirme Merkeziyle ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Atatürk Deniz Köşkü bildiğiniz gibi deniz üstünde yapılan nadir eserlerden biri. Geçtiğimiz pazar günü tekrar yerinde inceledim ve çok ciddi bir bakıma, onarıma, restorasyona ihtiyacı var. Bununla ilgili de bütün süreçleri tamamladık. En kısa süre içerisinde Atatürk Deniz Köşkü restorasyon çalışmaları da başlatılacaktır. Ayrıca, Yıldız'daki binamızın yanında yer alan Yıldız İleri Karakol Binası devralınmış, restorasyon çalışmalarına başlanmış ve 2027 yılının ilk aylarında bu restorasyon çalışmaları sürdürülecektir.

23 Nisan programları da -fark etmişsinizdir- son birkaç yıldır çok yoğun katılımla gerçekleşiyor. Bütün çocuklarımıza 23 Nisan dolayısıyla Meclisi açıyoruz. Teferruatlı olarak bunları yine görebilirsiniz. 65 bin kişi 23 Nisan haftasındaki üç günlük süre içerisinde Meclisimizi ziyaret etmiş.

15 Temmuzun bu sene biliyorsunuz 10'uncu yıl dönümüydü. Bununla ilgili olarak çok farklı etkinlikler yaptık. Bunlardan biri de Meclis Tören Salonu'nda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle gerçekleştirilen programdır.

Meclis Hastanesi gerçekten her alanda hizmetlerini artırmaya devam ediyor. Şu anda 125 çalışan sağlık görevlisiyle, uzmanlarıyla, diş hekimleriyle, yardımcı sağlık personeliyle. Ayrıca iki ayrı 112 istasyonuyla milletimize, milletimizin vekillerine hizmet etmeye devam ediyor.

Değerli arkadaşlar, son olarak, müsaade ederseniz, kesin hesap ve gelecek yılın ödeneklerini hem sizlere takdim edeceğim hem de desteklerinizi istirham edeceğim. 2025 yıllı kesin hesabı, devam eden yılın harcamaları ve 2027-2029 dönemi mali teklifimiz hakkındaki bilgileri sunuyorum: Harcamaların mevzuata uygunluğu kadar hizmetin gerektirdiği ölçüde de yapılabilmesini öncelediğimizi ifade etmek isterim. İhtiyaçların doğru tespiti, alanların dikkatle planlanması ve sonuçların takip edilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının idari mesuliyetinin bir parçasıdır. 2025 yılı başlangıç ödeneğimiz 17 milyar 817 milyon 190 bin lira idi. Yıl içindeki revizyonlarla tutar 15 milyar 685 milyon 238 bin liraya indirilmiş, harcama toplamı 15 milyar 464 milyon 925 bin 327 lira olmuş, kullanım oranı da yüzde 99,8 gerçekleştirilmiştir. Sayıştay tarafından görevlendirilen uzman denetçilerin hazırladığı dış denetim raporunda kayıtlar ile ödeme belgelerinin uyumlu olduğu belirtilmiş, kesin hesap cetvellerinin belgelere dayandığı ve ödenek üstü harcama yapılmadığı kaydedilmiştir, hatta, diyebilirim ki ödenek altı harcama yaptık bu yıl da. Mali işlemlerin usulüne uygun yapıldığı ifade edilmiş, bulgu ve/veya tenkide yer verilmemiştir. Aynı özeni önümüzdeki dönemde de sürdüreceğimizi ifade etmek isterim.

2026 yılı ödeneği 27 milyar 235 milyon 264 bin lira olarak kanunlaşmıştır, revizyonlarla 26 milyar 817 milyon 506 bin liraya ulaşmıştır. Sunuşa esas veriler itibarıyla 19,2 milyar lira, diğer ifadeyle, yüzde 72'lik bölüm harcanmıştır. Yıl sonuna kadar ayrılan kaynağın tamamına yakınının kullanılacağını öngörmekteyiz.

2027 yılı için teklif ettiğimiz toplam tutar 33 milyar 787 milyon liradır. Stratejik plandaki amaçlar doğrultusunda hizmetleri öncelendirdik, kaynak kullanımında verimliliği ve tasarruf tedbirlerini esas aldık. Toplamın yüzde 92'si cari, sadece yüzde 7,5'u ise yatırım giderlerinden oluşmaktadır. Ekonomik dağılımda personel giderlerinin payı yüzde 57,4; sosyal güvenlik devlet primi giderlerinin payı yüzde 6,6'dır; mal ve hizmet alımları yüzde 9,5; cari transferler yüzde 19,1 oranındadır, sermaye giderleri ile sermaye transferlerinin toplam payı yüzde 7,5'tur. Personel, sosyal güvenlik ve tedavi giderleriyle birlikte değerlendirildiğinde toplam ödeneğin yüzde 74,8'i oluşmaktadır yani ödeneklerimizin dörtte 3'ü personel giderlerine ve onunla ilgili harcamalara gitmektedir. Kanuni yükümlülüklerimiz çerçevesinde Kamu Denetçiliği Kurumuna hazine yardımı olarak 637 milyon 234 bin lira ayrılmıştır, toplam içindeki payı yüzde 1,9'dur. Yine yasa gereği RTÜK'e hazine yardımı 2 milyar 350 milyon liradır, payı da yüzde 7 civarındadır.

2027 yılı teklifimiz 2026 başlangıç ödeneğine göre yüzde 24,1 artış göstermektedir. Anılan iki kurumun payları hariç tutulduğunda önceki yılın 25 milyar 181 milyon liralık başlangıç tutarına karşılık 30 milyar 83 milyon lira teklif ediyoruz, karşılaştırılabilir artış oranı ise yüzde 22,3'tür. Ödeneklerin hangi hizmetlere ait olduğunu açık biçimde göstermek için ayrımı özellikle dikkatinize sunuyorum. Orta vadeli program büyüklükleri esas alındığında 41 genel bütçeli idare arasında 26'ncı sıradayız. Çok yıllı hazırlık çerçevesinde 2028 yılı 36 milyar 785 milyon, 2029 yılı 39 milyar 863 milyon lira olarak öngörülmektedir. Önümüzdeki dönemin hizmetlerinin mali imkânlarla uyumlu biçimde planlanmasına devam edeceğiz.

Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, huzurunuzda sunduğum teklifin değerlendirmesinde görüş ve tenkitlerinizi dikkatle dinleyeceğiz. Milletimizin bizden beklediği ciddiyetin farkındayız. Kardeşlik iradesini hukukla, demokratik katılımı açık usullerle ve kamu hizmetini mali disiplinle güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Uzlaşabildiğimiz konularda vakit kaybetmeden ilerlerken ihtilaflarımızı ise saygı içerisinde kabul ederek onlardan da istifade etmeye çalışacağız. Emanete sadakatimizi gösterecek, aldığımız kararların ve yürüttüğümüz hizmetlerinin hesabını vermeye de her şart altında devam edeceğiz.

Başkanlık Divanımıza, siyasi parti gruplarımıza, Komisyonumuzun değerli mensuplarına, milletvekillerimize ve çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Zamanın kısıtlı olması sebebiyle konuşmamda yer veremediğim ayrıntılar ve detaylı bilgiler de sizlere dağıtılan ellerinizdeki kitapçıkta mevcuttur.

2027 yılı bütçemizin şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Numan Kurtulmuş (AK Parti, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 28 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/numan-kurtulmus-2026-10-28-tutanak-metni (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90904

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
