# Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nurettin Canikli (AK Parti, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2008
- **Gündem:** SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da

> Nurettin Canikli (AK Parti), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 579 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; önerge üzerinde önerge sahibi olarak söz aldım ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Esas itibarıyla bu önerge üzerinde konuşma yapmayı düşünmüyordum ancak biraz önceki Konuşmacının ifadeleri üzerine bazı hususların aydınlığa kavuşturulması ve bazı şeylerin söylenmesi gerektiği gerçeğinden hareketle huzurlarınızdayım.

Aslında arkadaşlarımızın “Muhatap almayın, cevap vermenize gerek yok, ciddiye almanıza gerek yok.” gibi telkinleri oldu. Aslında ben de katılıyorum ama konuştuklarının değeri yok, benim açımdan kendisinin de değeri yok ancak milletimiz bunları dinliyor ve söyledikleri şeyler, iddialar, hakaretler milletimiz tarafından dinlendiği için bunları açıklamamız gerekiyor, aydınlığa kavuşturmamız gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, hep söylediğimiz şu: Eğer herhangi bir iddianız varsa elbette bunu kamuoyuyla paylaşacaksanız, aktaracaksınız ama bunun mutlaka ispat edilebilecek kuvvetli delillerinin olması gerekir; hele konuştuğunuz konu son derece önemliyse, töhmet altında bıraktığınız kişi ya da kişiler önemli kişilerse ve milletin tanıdığı, itibar ettiği, devlet yönetiminde bulunan insanlarsa bu iddialarınızı ortaya atarken çok dikkatli hareket etmeniz gerekiyor.

Şimdi, çıkan Konuşmacı burada çok genel ifadelerle partimizi, bizleri ve genel uygulamaları eleştiriyor ve suçlamada bulunuyor ve hatta hakaret ediyor. Öncelikle, hiç kimsenin buradan hiç kimseye hakaret etme hakkı yok ve bu nedenle biraz önce Sayın Konuşmacının ifade ettiği, sarf ettiği o cümleyi geri almasını ben rica ediyorum, bekliyorum.

Değerli arkadaşlar, her duyduğumuzu, her kulağımıza gelen şeyi toplumla paylaşmaya kalkışırsak her şey çığırından çıkar, burası da çığırından çıkar. Elbette çok şeyler konuşulur, çok şeyler ifade edilir, dedikodusu olur, ciddi olan da vardır ancak gerçekten somut olarak tevsik edilebilen herhangi bir iddianız varsa çıkın burada konuşun, başka yerde konuşun, hiç kimsenin bir itirazı olamaz ve kim hakkında iddia söz konusuysa çıksın kendisini de savunsun, ona hiç kimsenin karşı çıkması mümkün değil.

Şimdi Sayın Konuşmacı burada diyor ki: “Efendim, işte şu uzlaşma, bu uzlaşma… Neden bu kadar rakama indi?” Rakamı bilemiyoruz. Bakın, bahsettiği konu Türk vergi mevzuatımıza 1960 yılında girmiştir ve 1960 yılından bugüne kadar da uzlaşma müessesesi uygulanmaktadır. Bugüne kadar milyonlarca kez uzlaşma yapılmıştır değerli arkadaşlar ve her bir uzlaşma münferittir, kendine özgüdür. O nedenle zaten kesin belirlenmiş standartlar yoktur ve yazılan inceleme raporu dikkate alınarak… Bazı rapor vardır zayıftır, doneler, deliller yetersizdir, bu itibarla uzlaşma rakamları aşağılara çekilir; bazıları kuvvetlidir, uzlaşmalar reddedilir ve mükellefin talepleri kabul edilmeyebilir. Her bir dosya özeldir, her bir dosya ayrıdır, ayrı değerlendirilmesi gerekir. Maliye konusunda az çok bilgisi olan, az çok bu konularla ilgilenmiş olan herkes bunu bilir. Dolayısıyla, siz şimdi buradan, çıkıp derseniz “Şu uzlaşma neden böyledir, bu uzlaşma neden böyledir?”kusura bakmayın ama bu soru akıl içeren bir soru değildir. Bu soru bilgisizlik içermektedir, bilgisizlik doludur. Neden? Çünkü ona vâkıf olmamız için, o soruya cevap vermemiz için o dosyayı incelememiz gerekir. İnceleme yapan inceleme elemanının raporunu en ince ayrıntısına kadar incelememiz gerekir. Ben soruyorum, diyorum ki: Uzlaşma tutanağınız var mı, böyle bir iddiada bulunmanız için? Yok. Rapora vâkıf mısınız, raporu incelediniz mi? Yok. Genel bir ifade… Duyulan herhangi bir şeyi, duyduğu herhangi bir şeyi gelip buradan zikrediyor, hakaret olarak, suçlama unsuru olarak kullanmaya çalışıyor. Bunların hepsini reddediyoruz, hiçbirisi gerçek değil. Gerçek olan belgelendirilir, belgelendirilmeyen hepsi safsatadır, boş iddiadır, değersizdir.

Değerli arkadaşlar, o nedenle ben, Sayın Konuşmacıdan, sarf ettiği o sözü geriye almasını rica ediyorum. Aksi hâlde herkes buradan… O zaman ben de duyduklarımı söylerim. Yani hoş bir şey değil ama böyle bir hakarete maruz kaldığım takdirde elbette kendimi savunma durumunda kalacağım.

Dolayısıyla o sözü, ben, Sayın Konuşmacıdan, geriye almasını bekliyorum, rica ediyorum ve yapacağı bundan sonraki konuşmalarda da içi dolu, delillendirebileceği iddiaları burada ortaya atmasını bekliyoruz. Aksi hâlde biz de gereken her türlü cevabı kendisine vereceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nurettin Canikli (AK Parti, Giresun). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
