# HDP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nurhayat Altaca Kayışoğlu (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 17 Kasım 2021
- **Gündem:** HDP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=101210
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nurhayat-altaca-kayisoglu-27-2021-11-17-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Nurhayat Altaca Kayışoğlu (CHP), 17 Kasım 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 340 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) –Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de grubumuz adına HDP’nin vermiş olduğu Adli Tıp Kurumuyla ilgili iddiaların araştırması önergesi üzerine söz aldım.

Öncelikle şunu belirteyim: Bu önergeyi elbette destekliyoruz. Adli Tıp Kurumuyla ilgili mutlaka bir araştırma komisyonu kurulması ve şüphelerin giderilmesi gerekiyor çünkü adaletin tecellisinde Adli Tıp Kurumunun çok önemli olduğunu biliyoruz.

Adli Tıp Kurumunun internet sitesinde bir tanıtım videosu var, orada uzun uzun kendilerini güzelce tanıtmışlar, diyorlar ki: “Adalet, ancak eğri ve doğru birbirinden ayrılınca, haklıya hakkını, suçluya da cezasını verince mümkündür.” Ve yüz yıllık bir kurum, diyorlar ki: “Biz gerçeğin peşindeyiz, adaletin hizmetindeyiz, tarafsızız, şeffafız, bilimseliz, insan haklarına saygılıyız.” Peki, gerçekten öyle mi? Evet, öyle olması gerekiyor ama öyle mi? Maalesef, benden önceki hatiplerin de bahsettiği gibi, özellikle siyasi davalarda ve kadın cinayetlerinde, mağdurların kadın olduğu yargılamalarda olumsuzluklarla karşılaşıyoruz; geçmişten beri bu böyle. Mesela, bir örnek vereyim: 2012’de -hadi bunu FETÖ’ye yıkıyorsunuz- o zaman Balyoz’dan yargılanan Albay Levent Kerim Uça’nın beyninde yumurta büyüklüğünde tümör varken, hayati tehlikesi varken Adli Tıp Kurumuna 2’nci kez başvuru yapılıyor ve deniliyor ki: “Bunun hayati tehlikesi yok, hastanede kalmasına gerek yok, cezaevinde kalabilir.” Bugün buna benzer birçok olay yaşanıyor.

Yine, kadınlarla ilgili, kadın cinayetleriyle ilgili yaşanmış somut örnekleri göstermek istiyorum yani bazen anlatınca anlaşılmıyor. İşte, bu, Zeynep Şenpınar cinayeti. Bu gördüğünüz sanık Ahmet Kemaloğlu; boksör ve 1,75-1,80 boylarında, 90 kilo. Zeynep Şenpınar ise 1,55-1,60 boylarında, 50 kilo. Adli Tıp Kurumu nasıl bir rapor veriyor, biliyor musunuz? “Bu kadın bu erkeğe karşı kendini savunabilir.” diyor. “Savunabilir.” dediği için de sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıyor.

Yine, Şule Çet davasında yaşanan süreci biliyoruz. Sanık defalarca gözaltına alınıp bırakıldı. Şule'nin 10 parmağının 9’unda bir erkeğe ait doku varken oldu bu yaşananlar ve üzerindeki sanığın parmak izleri görmezlikten gelindi.

Yine, bir kadın cinayeti: Esin Güneş Siirt’te öğretmendi ve “Yüksekten düştü -efendim- kayalıklardan tesadüfen düştü, öldü.” denildi. Adli Tıp Kurumu dedi ki: “Tespit edemiyoruz, mümkün değil düşme.” Ama ODTÜ Fizik Bölümü raporuyla “Dış etki olmadan 2’nci zeminden 3’üncü zemine atlaması imkânsızdır.” denildi, adalet yerini buldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nurhayat Altaca Kayışoğlu (CHP, Bursa). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 17 Kasım 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurhayat-altaca-kayisoglu-27-2021-11-17-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=101210

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
