# Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2005
- **Gündem:** SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723

> Nuri Çilingir (CHP), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 818 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 723 sıra sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu Tasarısı üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Meclisimizin bir geleneği vardır; tümü üzerinde görüşmeler tamamlandıktan sonra bakanlar söz alıp, açıklamalarda bulunur. Nedense, Sayın Bakan, benden önce söz aldı; bunu da anlayamadım; aynı rakamları tekrarlamak durumunda kalacağız.

Kısa adı LPG olan likit petrol gazı, petrolden elde edilen, basınç altında sıvılaştırılan ve bütan ile propan gazının karışımından oluşan yanıcı bir gazdır. Enerji üretimi amacıyla kullanılan fosil yakıtların yanması sonucu meydana gelen ve atmosferde birikimi tehlikeli bir boyuta varan, başta karbondioksit olmak üzere, diğer sera gazları, iklim sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum, küresel iklim değişikliklerine sebep olmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de, LPG, çevre dostu olması, yüksek yanma verimi, kullanım kolaylığı ve her yere kesintisiz ikmal edilebilirliğiyle enerji ihtiyacı olan tüm işletmelerde kullanılabilmektedir.

Tüm dünyada ekonomik ve çevresel nedenlerden ötürü hükümetlerin alternatif yakıt arayışları sonunda, özellikle 1970'li yıllardan sonra LPG'nin araçlarda kullanımı hızlanmıştır. Dünyada motorlu araçlarda LPG'nin kullanımı yeni değildir. Bazı ülkelerde LPG kullanımı çok uzun sürelerden beri devam etmektedir. İtalya ve Hollanda'da, özel araçlar ve taksilerde kırk yılı aşkın bir süredir LPG kullanılmaktadır. İtalya'nın hava kirliliğini azaltmak için iki günde bir trafiğe çıkma yasağı, kısıtlaması 18 bölgede uygulanmaktadır; LPG kullanan araçlar, bu uygulamanın dışında tutulmuştur. Belçika'da LPG'den sıfır vergi alınmaktadır. Diğer taraftan, dünyadaki en büyük otogaz kullanıcısı Japonya, Tokyo'daki taksilerin LPG kullanımlarını zorunlu kılan bir karar alarak, şehir kirliliğine önlem almıştır. Japonya'da otogaz kullanımı diğer şehirlerde de teşvik edilmiş ve Japonya, bugün dünyanın bir numaralı LPG pazarı haline gelmiştir. Bu ülkelerde LPG'nin kullanımı için bütün işlemler bir sistem içerisinde oturtulmuş, gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; likit petrol gazının ülkemizde yakıt olarak kullanılmasına 1960'lı yıllarda başlanmıştır. İlkönceleri Marmara Bölgemizde, daha sonra diğer bölgelerimizde kullanımının hızla yaygınlaşması, mutfak kullanımında birincil enerji kaynağı olarak yerini almasını sağlamıştır. Bugün, ülkemizde LPG tüketimi, yaklaşık 3 500 000 ton olup; bunun yüzde 48'i tüplü olarak evlerde, yüzde 16'sı sanayide, yüzde 36'sı da otogaz olarak gerçekleşmektedir. Çok geniş ve yaygın bir kullanım alanı olan LPG'nin petrol ürünleri tüketimi içindeki yeri yüzde 11,8'dir.

LPG'nin ülkemizde kullanılmaya başlandığı 1961 yılında 4 dağıtım ve pazarlama şirketi faaliyet gösterirken, şu anda, bu sayı 57'dir. Tüplü ve otogaz olarak 19 000 bayi ve bunlara bağlı 30 000 tali bayiin faaliyet gösterdiği sektörde, yaklaşık 450 000 kişi istihdam edilmektedir. LPG kullanım alanının artması, sektörün hızla büyümesine neden olmuştur. Bu büyümeye karşılık, mevcut mevzuat ve denetimler yetersiz kalmıştır. Kısaca değinecek olursak, tüp kontrolleri yeterince yapılmamaktadır. Başka tüplere korsan dolumlar yapılmaktadır. Düzensiz, ruhsatsız olarak kurulan otogaz istasyonları faaliyete geçmiştir. Bu istasyonlarda tüp dolumları yapılmakta, tedbirsiz davranışlar sonucu, can ve mal kaybına neden olunmaktadır. Bazı şirketler, ÖTV sebebiyle, rant elde etme teşebbüslerinde bulunmaktadır. Mevcut uygulamalar birtakım düzenlemeler getirmektedir; ancak, yetersizdir. Halkımızın LPG'ye yoğun talebi ve sektörün büyümesi, bu konuda, ayrı ve yeni bir yasa çıkarılmasını gerekli kılmıştır.

LPG, yapısı itibariyle yakıcı, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı olması nedeniyle, LPG piyasasında faaliyet gösteren tesisler büyük risk altındadır. Bazı tesislerin çeşitli risklerle karşılaşarak devreden çıkması, harap olması veya kullanılamaz duruma gelmesi kamu düzenini büyük ölçüde rahatsız edecektir. Bu risklerin, kamuya yük olmayacak şekilde azaltılması gerekmektedir. LPG tesis ve faaliyetlerine mecburî sigorta yükümlülüğü getirilmesi son derece önemlidir. Gerekli şartları yerine getiren tüketiciler, tüplü gazı kullandıkları süre içerisinde sigorta kapsamında olmalıdırlar.

Bu sektörde hizmet veren çalışanlarımız hiçbir eğitim ve deneyim almadan çalışmaya başlamaktadırlar. Bu ise, hem çalışan hem de vatandaşlarımız için büyük tehlikeler oluşturmaktadır. LPG tesisleri ve otogaz istasyonlarında çalıştırılan insanlarımızın, bu konuda, mutlaka eğitime tabi tutulmaları gerekmektedir. Yürütülen hizmetlerin, konusunda eğitilmiş, eğitim görmüş, yetkili bir uzman denetiminde yapılması son derece önemlidir.

Bugün ülkemizde otogaz ile tüplü gaz arasındaki fiyat farkı ton başına 260 YTL'dir. Aradaki bu fark büyük rant kavgasına sebep olmaktadır. Tüplü gaz veya dökmegaz adı altında aldıkları LPG'yi otogaz istasyonlarında satan şirketlerin devlet tarafından kontrol altına alınması ve takip edilmesi gerekmektedir. Herhangi bir şirket, yeterli bayii veya tüpü olmadığı halde, fizikî olarak satması mümkün olmayan miktarlarda, istediği kadar tüplü gaz alabiliyor. Aslında ne yapıldığı ortada; ama, bu durumdan kimse hesap sormuyor. Söz konusu şirket, tüplü gaz alıp, otogaz istasyonlarına boşaltıyor, şirket ve istasyon sahibi, var olan dağıtım payının üstüne bir de ÖTV farkını ilave ederek büyük kârlara ulaşabiliyor.

LPG'de uygulanan haksız ve yüksek orandaki ÖTV oranı başka, otogaz ve tüplügaz arasındaki ÖTV farkının yüksek olması başka bir şeydir. İki ürün arasındaki ÖTV farkı makul bir seviyede tutulmalı, devletin denetim mekanizmaları da harekete geçirilerek, rantçılara fırsat verilmemelidir. Devletimiz, bu yolsuzluklardan dolayı milyonlarca dolar vergi kaybına uğramaktadır. Bu uygulamanın altında "alabildiğim kadarını alayım, alamadığım kalsın" mantığı yatmaktadır. Halkımıza hizmet olarak geri döneceğine inanmak istediğimiz bu vergi gelirleri, birkısım rantçılara peşkeş çekilemez.

Gerek evlerde gerekse araçlarda ve diğer yerlerde, LPG kullanıcıları da belli standartları gözönünde bulundurmalıdır.

Bu sektör, çeşitli kanunlara dayanılarak çıkarılan kararname, yönetmelik ve teknik düzenlemelerle yürütülmektedir. Mevcut yasal düzenlemelerin bütünlük içerisinde yenilenmesi ve piyasanın bu anlayışa göre düzenlenmesi ihtiyacı vardır. Bu kanun da, bu ihtiyaca cevap verecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
