# Tohumculuk kanunu tasarısı ve ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu raporu hakkında (s.s. 662)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim
- **Tarih:** 12 Ekim 2006
- **Gündem:** TOHUMCULUK KANUNU TASARISI VE İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU RAPORU HAKKINDA (S.S. 662)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c132/b007/tbmm221320070109.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2006-10-12-tohumculuk-kanunu-tasarisi-ve-ile-tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu

> Nuri Çilingir (CHP), 12 Ekim 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOHUMCULUK KANUNU TASARISI VE İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU RAPORU HAKKINDA (S.S. 662)); konuşma 745 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 662 sıra sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 28'inci maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum; yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde, tohumculuk, 1963 yılında çıkarılan 308 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Serti fi kas yonu Hakkında Kanun'la yürütülmektedir. Aradan geçen zaman içerisinde, ülkemiz ve dünyada, tohumculuk konusunda büyük gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler, özellikle Avrupa Bİr- ligine üye ülkelerce çok yakından takip edilmiş, tohumculuk konusunda, bu ülkelerce büyük ilerlemeler sağlanmıştır. Ülkemizde ise, diğer konularda olduğu gibi, tohumculukta da gerekli düzenlemeler yapılmamıştır. Büyük bir tarımsal potansiyele sahip olan ülkemizde, tohum yetiştiriciliği için uygun iklim, toprak ve diğer üretim faktörü olmasına rağmen, maalesef, yeterli düzeyde üretim yapılmamaktadır.

Günümüz dünyasında her şey eskisine göre çok hızlı değişmektedir. Bu değişimde, iç dinamikler, politikalardaki belirleme gücünü yitirmektedir. Giderek her konuda daha belirgin olan küreselleşme süreci, ianmda da kendisini olabildiğince göstermektedir. ABD ve AB öncülüğünde saptanan politikalar bütün dünya devletlerinde dayatılmakta ve bir dünya politikası haline getirilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve AB, üreticilerine, her türlü desteklemeyi cömertçe kullanmaktadır. Söz konusu ülkeler, ulusal ihtiyaçlarının çok üzerindeki tarımsal üretimlerini dış satımla eriıme konusundaki güçlükleri aşmak için, kendi menfaatlerine olan her türlü yolu kullanmaktadırlar. ABD ve AB'deki tarım potansiyelinin çıkarları, ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun çıkarlarıyla paralel değildir. Ulusal tarım politikalarımızı dış dinamiklerin belirleme gücü AKP İktidarı döneminde daha da artmıştır. Bu süreç, ülkemiz tarımı için bir yıkım, üreticiler için büyük bir yoksullaşma olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde uygulanan destekleme politikalarının etkinlikten uzak yapısı herkes tarafından bilinmektedir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde modem tarıma geçilemediği ve çiftçilerimize gerekli destek sağlanmadığı için, çiftçilerimiz dünyayla rekabet edemez duruma gelmişlerdir. Seçim bölgem olan Manisa'da, nurusun büyük çoğunluğu, geçimlerini tarımla sağlamaya çalışmaktadır. Bilindiği üzere, Manisa denince çekirdeksiz üzüm akla gelmektedir. Üzümün ana vatanı Türkiye'dir. Ülkemiz, çekirdeksiz kuru üzüm üreticisi ülkeler içerisinde, Üretim ve ihracatta, dünyada birinci sırada yer almaktadır. Üretilen çekirdeksiz kuru üzümün yaklaşık yüzde 90'ı ihraç edilmektedir. Türkiye olarak dünyadaki çekirdeksiz kuru üzüm ticaret hacminden yüzde 50'ye yakın pay almaklayız. Bu durumda ülkemiz, dünya fiyatlarının oluşmasında belirleyici rol oynamakta, çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından yaklaşık her yıl 250 milyon dolar ihracat geliri elde etmektedir.

2006-2007 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi geçen yıla göre biraz daha yüksektir. TARİŞ Üzüm Birliğince oluşturulan fiyat üreticiler tarafından referans olarak kabul edilmektedir.

Ülkemizde çekirdeksiz kuru üzümdeki arz fazlalığı nedeniyle oluşan stoklar, TARİŞ Üzüm Birliğince taşınmaktadır. Bu yük nedeniyle, Üzüm Birliğinin öz kaynaklan gün geçtikçe zayıflamaktadır. 2006 ürünü çekirdeksiz kuru üzüm alımları için TARİŞ Üzüm Birliğine DFİF kredisi çok geç açılmıştır ve çok düşük miktarda açılmıştır. TARİŞ'in istediği miktar 65 trilyon, devletin açmış olduğu yüksek faizli bu kredi 15 trilyondur ve geç açılmıştır. Üreticiler üzümlerini sattıktan sonra bu para TARİŞ'e aktan İm ıştır. Piyasadaki arz fazlası üzümün çekilememesi nedeniyle, çekirdeksiz kuru üzümün piyasa fiyatı hızla düşmektedir. 26 Haziran 2006 tarihinde kilogramı 1,54 YTL olan çekirdeksiz kuru üzümün borsa fiyatı bu günlerde 1,15; hatla I YTL'ye kadar düşmüştür ki, bu, beş sene önceki fiyatın da gerisinde bîr fiyattır. Müdahale edilmemesi durumunda bu düşüş devam edecektir.

Bıı yeni sezonda fiyatların bu kadar aşağı olması, büyük bir özveriyle AB standartlarına uygun olarak üretim yapan üreticimizde büyük moral bozukluğu yaratmakta, dünyaca ünlü bu ürünümüzün üretimini ciddi bir tehlikeye sokmaktadır. Fiyatlardaki bu düşüşten sadece üretici değil, üzüm ihracatçısı da zor durumdadır. Bu kadar iyi bir kalitede üretilmiş üzümlerimiz ülkemizde olduğu gibi dünyada da hak ettiği değere satılamıyor. Çünkü, iç piyasada fiyatların düşüşünden haberdar olan Avrupalı tüccarlar daha önceden yapmış oldukları kontratları iptal ederek düşük fiyatla yeniden bağlantı yapmaya çalışmaktadırlar. Her yıl ülkemize ciddi miktarda döviz girdisi sağlayan bu ürünün, bir an önce hak ettiği değerden satılması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çilingir, buyurun.

NURÎ ÇİLİNGİR (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının izlemiş olduğu yanlış özelleştirmeci politikalar yüzünden, ülkemizdeki bütün üreticilerimiz perişan edilmişlerdir. Üzüm üretim maliyetlerinin artışına karşılık, üzüm satış fiyatları aynı oranda artma- makta, aksine azalmaktadır. Üreticilerimiz, ürünlerini üretim maliyetlerinin altında satmak zorunda kalmaktadırlar.

Fındık, pamuk, mısır üreticilerinin durumları ortadadır. Dünya Bankası ve IMF'nin dayatmasıyla kabul edilen 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun, âdeta birliklerin ölüm fermanı olmuştur. Bu Kanun'la, mali açıdan bağımsız sayılan birlikler, devletin mali desteğinden yoksun bırakılmışlardır. Devletin etkin denetimi ve müdahalesi olmayınca, üreticiler kendi kaderiyle baş başa bırakılmışlardır.

Bunun için size son bir örnek vermek istiyorum: Daha bundan birkaç gün önce, Sarıgöl ilçemizde yağan yağmur neticesinde sofralık üzümler çatlamıştır. Bu üzümler, geçmişte Tekel tarafından alınmakta, şıra veya alkol yapımında kullanılmaktaydı. Ancak, şu anda bu üzümleri alan hiçbir kuruluş kalmadığı için, Sarıgöl üreticileri perişan ve mağdur durumdadır.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa). “Tohumculuk kanunu tasarısı ve ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu raporu hakkında (s.s. 662)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 12 Ekim 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2006-10-12-tohumculuk-kanunu-tasarisi-ve-ile-tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c132/b007/tbmm221320070109.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
