# Jeotermal enerji kaynakları ve minerallı sular kanunu teklifi hakkında (s.s.1208)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim
- **Tarih:** 3 Haziran 2007
- **Gündem:** JEOTERMAL ENERJİ KAYNAKLARI VE MİNERALLI SULAR KANUNU TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.1208)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c161/b121/tbmm221611210323.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2007-06-03-jeotermal-enerji-kaynaklari-ve-mineralli-sular-kanunu-teklifi-hakkinda

> Nuri Çilingir (CHP), 3 Haziran 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: JEOTERMAL ENERJİ KAYNAKLARI VE MİNERALLI SULAR KANUNU TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.1208)); konuşma 947 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1208 sıra sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Mineralli Sular Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Ülkelerin kalkınması ve bireylerin daha iyi bir hayat yaşayabilmesinin başlıca unsurlarından biri enerjidir. İçinde bulunduğumuz yüzyıl içinde yaşam düzeyinin sürekli yükselmesi kişi başına enerji tüketimini de artırmaktadır. Günümüzde, güvenilir, ucuz ve temiz enerji temini, bütün ülkelerin birincil enerji politikasıdır. Bununla beraber, enerji temininde çevresel etkenleri mutlaka göz önünde bulundurmak gereklidir. Sürdürülebilir enerji politikalarının en önemlisi, enerjinin verimli kullanımı ve çevreye zarar vermeyen enerji teknolojilerinin tercih edilmesidir. Bugün, dünya nüfusunun yüzde 80'i, az gelişmiş bölgelerde yoksul bir yaşam sürdürmektedir. Dünyada üretilen enerjinin yüzde 70'i, dünyanın yüzde 20'sini kapsayan endüstrisi gelişmiş ülkelerce tüketilmektedir.

Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkeler, tek enerji kaynağına bağlı kalmamak gerektiğini görmüş ve enerji güvenliğini ön plana çıkarmışlardır. Yine, son yıllarda ortaya çıkan çevre bilinci, fosil yakıtlara dayalı enerji üretiminin ve tüketiminin, bölgesel ve küresel seviyede çevreye zararlı olduğunun anlaşılmasını sağlamıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjide böyle bir problem yoktur. Jeotermal enerji, çevre dostu bir enerjidir. Avrupa Birliği, çevrenin korunması ve sürdürülebilir enerjiye katkıları, arz güvenliği ve yerel istihdam yaratarak sosyal bütünleşmeye katkı sağlaması nedeniyle, yenilenebilir enerji kaynaklarının öncelikli olarak geliştirilmesini gerekli görmektedir. Gerek enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerekse arz güvenliğinin sağlanması bakımından, yenilenebilir enerji kullanımı, ülkemizin ulusal enerji politikası açısından son derece önemlidir.

Türkiye, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular açısından oldukça zengindir. Ancak, daha çok, bu kaynaklar, geleneksel olarak kaplıca ve içmece olarak kullanılmaktadır. Son yıllarda, bu kaynaklarımız, il ve ilçelerimizde konut ısıtmacılığında da kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde zengin olarak bulunan jeotermal kaynaklar ile aynı jeolojik sistem içerisinde bulunan mineralli sulardan mutlaka daha fazla yararlanmamız gerekmektedir.

Öte yandan, Avrupa Birliği genel enerji tüketimi içinde ortalama yenilenebilir enerji kaynaklarının payının 2010 yılına kadar 2 katına çıkartılarak yüzde 12 seviyesine ulaştırılmasının hedeflendiği günümüzde, yenilenebilir enerji kaynaklarının bir an önce geliştirilerek gerçekleştirilmesi ülkemiz açısından da büyük önem taşımaktadır. Yeterince değerlendirilemeyen bu kaynakların, (x) 1208 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir. gerek ülkemizin öz kaynakları olması ve enerji bağımlılığının azaltılması gerekse çevrenin korunması, istihdam ve yerli teknoloji oluşturulmasına katkı sağlaması ve yenilenebilir kaynakların mevcut piyasa şartları içerisinde diğer enerji üretim sistemleriyle rekabetinin zor olması nedeniyle, yenilenebilir enerji kaynaklarımızın ulusal bir politika oluşturularak desteklenmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1926 yılında çıkarılan 927 sayılı Kanun'la jeotermal suların, vergi ve kazanç hisseleri il özel idarelerine bırakılmıştır. İl özel idareleri, bu suları doğrudan doğruya işletebilecekleri gibi, işletmeye talip olanlara işletme ruhsatnamesi vermek suretiyle ihale edebilmekteydiler. Özel idarelerce işletilmek istenmeyen veya ihale edilemeyen suların vergi ve kazanç hisseleri vilayetçe belediye ve köylere devredilebilmekteydi.

Uygulanan bu Yasa, jeotermal sektörün gelişiminde ve oluşum problemlerinin çözümünde son derece yetersiz kalmıştır. 2004 yılında yürürlüğe giren 5177 sayılı Kanun ile değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun geçici 4'üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin düzenlenen yönetmelik de yetersiz kalmaktadır.

Değerli arkadaşlar, bu kanun ülkemiz açısından son derece önemlidir. Bilindiği üzere, ülkemiz jeotermal kaynaklar ve mineralli sular açısından son derece zengindir. Ancak, bu zengin potansiyelden gerektiği gibi yararlanıldığını söylememiz mümkün değildir. Bu kaynaklar konut ısıtma, kaplıca gibi kamu yararının ön planda tutulduğu uygulamaların yanında, elektrik üretimi, termal turizm, seracılık ve endüstriyel ürünlerin elde edilmesi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Kaynakların değerlendirilmesinin kaynağın bulunduğu yöre ve bölge ekonomisine katma değer sağladığı gibi, ülkemizin tanıtılmasında da önemli bir rol oynayacağı bilinmektedir. Jeotermal kaynaklar ile aynı jeolojik sistem içerisinde bulunan mineralli sulardan daha fazla yararlanma yönünde yatırımlar artmaktadır. Bu kaynaklar ile ilgili olarak yasal alanda ve uygulamada oldukça karışık ve yetersiz bir durum vardır. Jeotermal Kaynaklar ve Mineralli Sular Kanun Teklifi, kullanım alanları, sağlayacakları faydalar ve işletme büyüklükleri açısından çok büyük farklılık gösteren jeotermal ve mineralli suların tümünü kapsamaktadır. Oluşum ortamlarına göre, farklı sıcaklık, debi, mineral içeriği ve derinlik gibi parametrelere bağlı olarak üretilen ve elektrik, konut ısıtmacılığı, seracılık, fizik tedavi, kaplıca, mineral kazanımı ve içme suyu gibi farklı amaçlar için kullanılan jeotermal ve mineralli suların kullanımının mutlaka bir düzen içerisine alınması gereklidir. Yürürlüğe girecek olan bu kanunla, yasal alandaki yetersizlik ve mevzuat boşluğu ortadan kalkarak, ruhsat haklarının tek elden ve düzenli bir şekilde yürüyeceğini düşünüyorum. Yine, bu kanunla birlikte çıkarılacak uygulama yönetmeliklerinin, sisteme bir işlerlik kazandıracağı inancını taşımaktayım.

Değerli arkadaşlar, seçim bölgem Manisa ili Salihli ilçemizde konut ısıtmacılığı jeotermal enerjiyle yapılmaktadır. İlçemizde bulunan Kurşunlu Kaplıcaları, aynı zamanda, şehirde 5 bin konutun ısıtılmasında kullanılmaktadır, projenin tamamı 20 bin konutluktur. Son derece temiz ve çevreci bir enerji kaynağıdır, Salihli Belediyemiz bu sistemi başarı ile uygulamaktadır. Belediyemiz, şehirde daha fazla konutun ısıtılması için gerekli yatırımları yapmıştır, ancak, kaplıcamızdaki sıcak su daha fazla konutun ısıtılması için yeterli değildir. Bu sorunun giderilmesi için, Kurşunlu Kaplıcalarının bulunduğu sahanın bitişiğinde bulunan Caferbey Kuyusu'nun Salihli Belediyesine devri için gerekli girişimleri yaptık, ancak, şu ana kadar bir sonuca ulaşamadık. Sayın Enerji Bakanımızı bu konuda bilgilendirdik. Ben, Sayın Enerji Bakanımızın, seçimlerden önce, Caferbey Kuyusu'nun bir kamu kuruluşu olan Salihli Belediyemize devredilmesi hususunda gerekli talimatları vermesini burada tekrar arz ediyorum. Aksi takdirde, söz konusu kuyunun başka birine verilmesi durumunda, belediyemizin yaptığı, 20 bin konutun ısıtılması için, yatırım boşa gideceği gibi, insanlarımıza da haksızlık yapılmış olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, yüce heyeti saygıyla selamlamadan önce, 23'üncü Dönemin... Ve 23 Temmuzda başlaması da bence çok ilginç. 22'nci Dönem ayın 22'sinde bitiyor, 23 Temmuzda da 23'üncü Dönem başlıyor. 22'nci Dönemde hep beraber güzel anılarımız oldu. Bazen tartışmalarımız da oldu ama, hepimiz mutabıkız ki, bu Meclis Türkiye için çok önemli çalışmaları gerçekleştirmiş- tir, Türkiye'de önemli işlere imza atmıştır ve biraz önce çıkan Sigortacılık Yasası'nda görüldüğü gibi, uzlaşmayla her şeyi yapabileceğini kanıtlamıştır. Ama, ne yazık ki, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Adalet ve Kalkınma Partisi uzlaşmaya yanaşmadığından bu sorun gelmiştir.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Kaçtınız Meclisten yahu!

NURİ ÇİLİNGİR (Devamla) - Ben, bu dönemde kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımıza, milletvekili kardeşlerimize Tanrı'dan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum.

Hepinize yeni dönemde başarılar diler, saygılar, sevgiler sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nuri Çilingir (CHP, Manisa). “Jeotermal enerji kaynakları ve minerallı sular kanunu teklifi hakkında (s.s.1208)”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-cilingir-22-2007-06-03-jeotermal-enerji-kaynaklari-ve-mineralli-sular-kanunu-teklifi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c161/b121/tbmm221611210323.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
