# Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nuri Uslu (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2009
- **Gündem:** TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nuri-uslu-23-2009-01-15-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218

> Nuri Uslu (AK Parti), 15 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 1.316 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA NURİ USLU (Uşak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hazine adına orman sınırlarının dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu, tescili ve iktisap yasağı üzerine verilmiş olan önerge üzerine söz almış bulunuyorum.

Sayın milletvekilleri, küresel ısınmanın ve onun getirdiği iklim değişikliğinin dünyanın her tarafında yankılandığı bugünde -ülkemizde de yankılandığı bugünde- ormanların ne demek olduğunu, ormanların ne menem biyolojik zenginlik olduğunu, ormanların ne kadar doğal kaynağa sahip olduğunu sizler de çok iyi biliyorsunuz, biz de çok iyi biliyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk milletinin geçmişten bir geleneği var, gelişi var. Anadolu yüzyıllarca medeniyetlere beşiklik etmiş. Milletimizin 1920’li yıllarda, 30’lu yıllarda, 40’lı yıllarda, 50’li yıllarda yaşam şartlarını şöyle bir gözünüzün önüne getirin, değerlendirin ve ondan sonra bu olaya bu pencereden bakarak değerlendirmeye çalışın. Ülkemizde geçmişten günümüze, işte bu söylediğim yıllardan bu tarafa -insanlarımız, milletimiz yaşamak için, geçim için- ormanlarımızda açmalar olmuştur, yerleşmeler olmuştur. Ormanlar şu anda ülkemizde maalesef yerleşim yerlerinden uzaklara doğru gitmiştir. İşte 1960 ihtilalindeki ihtilal yönetimi o zaman bakıyor, orman teşkilatının içerisinde, orman idaresinde 40 binlere varan orman suçlarının olduğunu, davalarının olduğunu görüyor ve diyor ki: “1961 yılına kadar bilim ve fen bakımından artık bir daha orman olma niteliğini kaybetmiş olan bu yerler orman sınırları dışına çıkarılır ve Anayasa’mızın 170’inci maddesine göre de değerlendirilir.” ve bu, Anayasa’mızın 169 ve 170’inci maddesinde de yer alıyor.

Şimdi, bu yıllarda çok önemli bir konu daha oluyor, bir yasal düzenleme daha oluyor –bu, bütün gruplarımızın gözlerinden kaçan bir olay- o da şu: 1945 yılında, ormanların korunmasına yönelik, ormanların ehemmiyetine yönelik bir kanun çıkarılıyor. Deniyor ki bu kanunda: “Tapulu tapusuz bütün ormanlar devletindir.” Ancak burada şöyle bir problem çıkıyor işte bu kanundan sonra: Diyelim ki sizin 100 dönüm bir yeriniz var, bu 100 dönümün içerisinde, 6 dönüm de ormanlık alan var. O tapu tek tapu olduğu için, bütün alan…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Devletin mülkiyetine geçiyor.

NURİ USLU (Devamla) - …devletin mülkiyetine geçiyor ve işte, 2/B’nin esas geldisi de buradan başlıyor.

Televizyonlarda dinliyorsunuz, bazı insanlarımız, köylülerimiz “Burası nasıl orman olur? Ben bunu dedemden beri sürüyorum; babam sürdü, dedem sürdü, ben de sürüyorum.” diyor. Ama orman idaresi gidiyor oraya, diyor ki: “Burası orman.” “Nasıl orman?” diyor. İşte, 1950, 1960, 1970, 1980 yıllarındaki çekilen hava fotoğrafları, gizli haritalar orman teşkilatının elinde var ve böylece, işte, bu 2/B meselesi ülkemizin, milletimizin çok önemli bir sorunu olarak orta yere çıkıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Grubundaki, Milliyetçi Hareket Partisi Grubundaki bütün arkadaşlarımız -gerçekten bu bir sorundur 2/B- bunun çözülmesi gerektiğini düşünüyorlar, biz de düşünüyoruz. Beş yıldır bu konuda ciddi çalışmalar yaptık orman teşkilatıyla birlikte ancak ta 1937’lerde başlayan orman kadastrosu maalesef henüz daha tamamlanamadı. Hele 2000’li yıllara gelene kadar 12 milyon, 13 milyon, 14 milyon hektar alanda orman kadastrosu yapmamıza rağmen sadece bunun 3 milyon hektarını tescil ettirebildik. Orman kadastroları ayrı bir metot, ayrı bir yöntemle çalışıyor, genel kadastro ayrı bir yöntemle çalışıyor; ikisini bir araya getirip çakıştırarak tapuları vermek, kadastroyu yapmak, bitirmek mümkün değil. Biz de dedik ki, bu bir sorundur. Bu, bakınız, hiçbir partinin de bir sorunu değildir. Yani geçmişten bu tarafa gelen, 20’li, 30’lu, 40’lı yıllardan bu tarafa gelen bizim bir sorunumuzdur yani bizim Türk milletinin bir sorunudur, bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Genel kadastrodaki ekip ve orman kadastro ekibi yaptıklarını tescilde çok zorluk çekiyor, bu kadastroyu tek elden yapalım ama bu kadastronun içerisine -Sayın Şandır’ın da çok iyi bildiği gibi- o bölgenin ormanlık alanına göre olmak üzere en az 1 tane orman mühendisini -bakın, en az 1; bu, 3 olur, 5 olur, 10 olur- burada bulundurmak üzere kadastroyu birlikte yapalım, tescilini bitirelim, tek elden yaparak bu kadastro işini bitirelim. Aksi hâlde… Köylümüz, insanımız, onlar “Bizim” diyor o araziye, biz orman teşkilatı olarak “Hayır, orman.” diyoruz, arada, orman teşkilatı ile orman köylüsü arasında özellikle bu şeyi sağlayamadık. Bunu sağlamamızın yolu da herkes yerini bilecek. Orman teşkilatı orman sınırını bilecek, arazinin sahibi de arazinin yerini bilecek, herkes yerini bilmiş olacak böylelikle.

Şimdi, bundan dolayı, 2/B çalışmaları… 1980 ihtilalindeki yönetim de, 60’la 80 arasında, baktı ki, yine yüz binlerce dava çoğalmış. Bu davayı eritmenin yolu olarak milat, yani 31/12/1961’e kadar olan, orman niteliğini kaybetmiş olan yerlerin orman sınırı dışına çıkarma miladı 1981 yılına çekilmiştir. Şu andaki Kanun’umuza göre, Anayasa’mıza göre 31/12/1981 tarihine kadar orman niteliğini bilim ve fen bakımından kaybetmiş olan yerler orman sınırından çıkarılır, hazine adına tescil edilir.

Peki, orman kadastro komisyonları bunları da yapmaya başladı. Ama maalesef… Bakın bir şeyi daha söyleyeyim. Şu anda 2002 yılındaki bilgileri vereyim size: 473 bin hektar 2/B alanı vardı, orman sınırı dışına çıkarılmış alan vardı. Bunlardan ne kadarı tescil edildi biliyor musunuz? Sadece 37 bin hektarı. Şimdi bazıları diyorlar ki: “Ya bu 2/B’yi kaldıralım.” 2/B’yi kaldıramayız. Orman kadastrosu devam ettiği müddetçe 2/B, yani orman sınırlarına çıkarma işlemi, Anayasa’mızda olduğu için devam edecektir. Orman kadastrosu bittiği gün 2/B de bitecektir. İşte biz bu yasalarla, bu değişiklikle, bunlarla bunu hızlandırıyoruz.

Bakın bir şeyin altını çizerek bir daha söylüyorum: 2/B, orman dışına çıkarılan alanların -lütfen buna dikkat edin- burada envanter çalışması var, kadastro çalışması var, tescil çalışması var. Burada satışla ilgili en küçük bir kelime yok. Bunu daha sonra görüşeceğiz. Sayın Şandır Orman mühendisidir, görüştük. Sayın Bakanımız dedi ki: “Ben gruplarla görüştüm, gruplarımıza bilgi verdim.” Esas, öncelikle 2/B alanları ne kadardır, sınırları nelerdir sınırlarını tescil edelim, arkasından, 2/B alanlarının içerisinde, işte o alanların içerisindeki oranın işgalcileri kimdir, o alanların statüsü nedir, orası mera mıdır, ekilen yer midir, yerleşilen yer midir, sera mıdır, zeytinlik midir, fındıklık mıdır, bunları işte bu envanter çalışmasıyla yapacağız. Bu önerge tamamen buna yönelik bir önergedir. Asla, arkadaşlarımızın söylediği gibi, satmaya yönelik hazırlanmış bir önerge değildir. Bu, çok iyi bildiğim bir şey.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Hiç alakası yok… Hiç alakası yok…

NURİ USLU (Devamla) – Lütfen, oradan müdahale etmeyin. Bu, tamamen 2/B alanlarının kadastrosuna, tesciline… Ve önemli olan bir de bu kanunda bir şeyi getiriyoruz, o çok önemli. Sağ olsun, Milliyetçi Hareket Partisindeki grup sözcüsü arkadaşımız belirtti.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Boşa demagoji yapma!

NURİ USLU (Devamla) – Burada, yirmi yıldan fazla eğer 1 kişinin iktisabında kalmışsa bir yer, burası aslında iktisap edilebilir ama biz bu kanunla o iktisap edilme hakkını da ortadan kaldırıyoruz.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) – Kaldırdık, kime vereceğiz?

NURİ USLU (Devamla) – “Kaldırdık, kime vereceğiz?” değil mi? Çok güzel söylüyorsun.

Şimdi, biz bu kanunlarla orman kadastrosunu bitirdik, orman dışına çıkarılan alanların sınırlarını belirledik; esas önemli olan, bu sınırlar içerisindeki o işgalcileri de belirledik, statülerini belirledik, fotoğraf elimizde. İşte o zaman bütün gruplar, siyasetçiler oturacak, “Biz bunu nasıl değerlendirelim…” İşte, Anayasa’nın 169’uncu maddesi “Ormanların sınırı daraltılamaz.” diyor. Anayasa’nın 170’inci maddesi de bu orman sınırı dışına çıkarılan yerlerin nasıl değerlendirileceğini belirliyor. İşte üç tane kanun çıkarıldı, bu üç kanunun üçünü de Anayasa Mahkemesi “Anayasa’nın 170’inci maddesine terstir.” diyerek iptal etti. Ha, biz şimdi bu kanunları çıkardıktan sonra, envanter çalışmalarını bitirdikten sonra önümüze koyacağız, işte o zaman tartışacağız.

KADİR URAL (Mersin) – Ya, önce bu işi yapalım, ondan sonra onu yaparız.

NURİ USLU (Devamla) – O zaman tartışacağız. Önündeki mal belli olmadan bir şeyi nasıl satacağını düşünemezsin.

KADİR URAL (Mersin) – Önündeki mal belli ya, önündeki mal 170’inci madde.

OSMAN ERTUĞRUL (Aksaray) – Hangi sattığın şeyi gruplarla görüşüyorsun?

NURİ USLU (Devamla) – Şimdi, değerli arkadaşım Sayın Şandır Bey, Anayasa’nın iptaliyle ilgili söyledi. Burada satışa yönelik herhangi bir düzenleme olmadığı için bu tamamen teknik bir düzenlemedir. Zaten 2005 yılında çıkarmış olduğumuz orman kadastrosu ile arazi kadastrosunun -genel kadastronun- tek elden yapılması devam ediyor ve biz çok ciddi yol aldık bu konuda. Şu anda ormanların yüzde 97’sine yakınının kadastrosunu yaptık ve bir taraftan da tescil işlemleri devam ediyor. Ancak şöyle zorluklarımız var orman teşkilatı olarak: Geçmişte kadastrosu bitirilmiş -yani ölçmüşüz, haritaları yapmışız, ama o zaman kullanılan alet, araç gereç ve tekniklerle- şimdi baktığınız zaman burada hatalar görülüyor, ölçüm hataları görülüyor. İşte bu hataları gidermek, bunları tek elden tekrar düzeltip tescil edebilmek için bu kanunda ve bu getirmiş olduğumuz önergelerle bunları sağlamış olacağız.

Altını çizerek söylüyorum, bu önergeyle ve bu kanunla hiçbir şekilde orman dışına çıkarılan alanların satılmasına yönelik ima bile yoktur, tamamen tesciline, tamamen kadastrosuna ve tamamen tesciliyle ilgili…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nuri Uslu (AK Parti, Uşak). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nuri-uslu-23-2009-01-15-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
