# İstanbul'un fethinin 550 nci yılı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mayıs 2003
- **Gündem:** İSTANBUL'UN FETHİNİN 550 NCİ YILI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2003-05-29-istanbul-un-fethinin-550-nci-yili-nedeniyle

> Nusret Bayraktar (AK Parti), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL'UN FETHİNİN 550 NCİ YILI NEDENİYLE); konuşma 716 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, 29 Mayıs 2003; İstanbul'un fethinin 550 nci yıldönümü. Bu münasebetle söz almış bulunuyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İstanbul'un fethinden almamız gereken çeşitli mesajlar vardır. Bu fetih, sıradan bir fetih değildir. Bu fetih, bazılarının iddia ettiği, Napolyon'un, Timur'un ve benzerlerinin yaptığı gibi işgalle başkalarının topraklarını ele geçirme değildir. Bu fetih, kelime anlamlarından da biri olan açmadır, gönülleri fethetmektir, gönüllere mesaj vermektir. Bu fetih, karanlıktan aydınlığa açılmadır. Bu fetih, karanlık çağın kapatılarak yerine yepyeni aydınlık bir çağın açılmasına vesiledir. Bu fetih mücadelesini veren 21 yaşındaki Fatih, Şeyh Edebali'den almış olduğu ilhamla, görmüş olduğu çok zengin ve geniş dinî ve fen ilimlerinin eğitimiyle, manevî hocalarının mihmandarlığıyla uzun yıllar hasretini çektiği duygu ve düşüncelerini, inançlarını gerçekleştirme hususunda yapmış olduğu gayretli çalışmaların sonucu ve 1 400 yıl önce, Peygamberimizin müjdesine mazhar olacak tarzda "İstanbul mutlaka fetholunacak; onu fethedecek kumandan ne güzel kumandan, onu fethedecek asker ne güzel askerdir" sözüyle, bu müjdeye yetişebilmek için uğraş veren inanç ve kararlılıkla hedefe kilitlenen bir kumandanın, komutanın gayretinin sonucu ulaşılan bir neticedir.

Stratejik ve coğrafî bakımdan, tarih boyunca, milattan önce 240'tan başlayarak, Makedonyalılar, Persler, Emeviler, Abbasiler ve Latinler ile Cenevizliler ve nihayet Osmanlılar tarafından 28 kez kuşatma altına alınan İstanbul, ancak 21 yaşındaki Fatih, bütün tedbirleri alarak surları inşa ettirmek, Edirne'de, kendi projesini üretmiş olduğu, atılabilecek, sütre gerisi top mermilerini döktürerek tedbir almak suretiyle kan dökülmeden İstanbul'un alınmasına hazırlık yaparak, 12 Nisan 1453'te, elçiler yollayıp mesaj göndererek, Bizans imparatorlarına diyor ki, kan dökülmeden İstanbul'u teslim ediniz, aksi takdirde, bütün hazırlıklarımızı yaptık, güçlerimizi de ortaya koyduk... Hatta, 1453 yılının mayıs ayının 25'inde, bir gecede, 72 pare, topla donatılmış gemiler karadan yürütülerek, tekniğin en modern şekli ortaya konulmuş ve Haliç'e indirilmek suretiyle, güç gösterisiyle, kan dökülmemesine yönelik mesajlar verilmiş; ama, bunu kabul etmeyen Bizans İmparatoruna karşı, nihayet, 29 Mayıs 1453'te, Topkapı surlarından içeriye girilerek, 30 şehit verilmek suretiyle, Ulubatlı Hasan'ın burca bayrağı dikmesi suretiyle İstanbul fethedilmiştir ve Fatih beyaz atının üstüne binerek, sağında ve solunda, hocaları Akşemsettin ve Molla Gürani başta olmak üzere Ayasofya önlerine gidiyor ve orada, karşılayan Rumlara ve Rum kızlarına karşı hem kendi şefkat duygularını ortaya koyuyor, karşı taraftan da mesaj alıyor "bundan sonra, inancınız, yaşantınız, ibadetiniz, canınız, malınız, her şeyiniz benim teminatım altındadır" diyor. Nitekim, Roma ve Bizans imparatorlarının zulmünden kaçan gayrimüslimlere -Kapadokya yöresine gidenler bilirler; ibadetlerini yapma konusunda, Derinkuyu'da, yeraltına 8 kat şehirler inşa etmişlerdir- özgürlüklerini vereceği hususundaki mesajlar, hem İstanbul'da hem Bosna'da hem de Anadolu'da Fatih Sultan'ın önderliğiyle yaygınlaşarak gelişmiş olduğunu görüyoruz.

Atatürk'ün bile "Türk tarihinin en büyük kumandanlarının başında gelen" dediği Sultan Fatih'in, aynı zamanda iyi bir mühendis, iyi bir tarihçi, doğu ve batı düşüncesini yakından inceleyen bilim, sanat ve kültür adamı olduğunu biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bayraktar; sözlerinizi toparlar mısınız.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Özellikle gençlerin, bu bakımdan alacakları mesajlar vardır. 21 yaşındaki bir hünkâr, bir sultan, yedi lisan bilmekte, bütün fen ve sanat ilimlerini görmüş ve bu hazırlıklarla yeni bir çağın açılmasına vesile olmuştur.

5 dakikada fetih ve İstanbul'u, Fatih'i anlatmanın zor olduğunu biliyorum, mümkün olmadığını da biliyorum; ama, birkaç cümleyle özetleyerek sözüme nihayet vermek istiyorum.

Özellikle, Fatih'in fethinden sonra, medeniyetler, kültür ve sanat şehri olan İstanbul, gerçekten -bütün dünyanın gözü önündeki örneklerle dolu- tarih sahnesindeki yerini almıştır.

30 Mart 1432 tarihinde Edirne'de doğan, 3 Mayıs 1481 tarihinde, 49 yaşında, Gebze'de Hünkâr Çayırında vefat eden Fatih'in, tarihî geçmişiyle bize miras olarak bıraktığı İstanbul'un, Türkiye nüfusunun beşte 1'ini, Türkiye ticaretinin yüzde 55'ini, Türkiye sanayiinin yüzde 40'ını oluşturmakla birlikte, bir medeniyet kenti olmasına rağmen, maalesef, bugün çarpık kentleşme konusuyla âdeta çırpınmakta olduğunu görüyoruz.

Bütün bunlara rağmen, bugün, İstanbul ve fetihle ilgili sözlerimi, Arif Nihat Asya'dan değil, Nâzım Hikmet'ten bir şiirle noktalamak istiyorum.

Nâzım Hikmet, bu şiiri, 1921 yılında kaleme almış olup, İstanbul ve Fatih'le ilgili şu mısraları döktürüyor:

"İslamın beklediği en şerefli gündür bu;

Rum Konstantiniyesi oldu Türk İstanbul'u.

Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi,

Türk'ün Genç Padişahı, bir gök yarılır gibi

Girdi "Eğri kapı"dan, kır atının üstünde;

Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde!

O ne mutlu, mübarek kuluymuş Allah'ın...

"Belde-i Tayyıbe-yi Fetheden Padişah'ın.

Hak yerine getirdi en büyük niyazını,

Kıldı Ayasofya'da ikindi namazını.

İşte o günden beri Türk'ün malı İstanbul,

Başkasının malı olursa, yıkılmalı İstanbul..." (Alkışlar)

O yüce Fatih ve şehitleri rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyor; fethin 550 nci yıldönümünü bir kez daha tebrik ediyor; hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul). “İstanbul'un fethinin 550 nci yılı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2003-05-29-istanbul-un-fethinin-550-nci-yili-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
