# Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2005
- **Gündem:** KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911

> Nusret Bayraktar (AK Parti), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)); konuşma 579 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yasanın 4 üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Maddenin içeriğine geçmeden önce... Aslında, dün geneli üzerinde yapmış olduğum konuşmalarda, size bazı fotoğrafları göstermeye devam edeceğimi söylemiştim.

Bakın, neden İstanbul'dan birkaç belediye başkanlığının öncülüğünde bu kanun tasarısı gündeme getirildi diye eleştiren arkadaşlarımız var. Kastamonu'dan, Erzurum'dan, Urfa'dan, Van'dan, Antep'ten, Amasya'dan, Konya'dan, Safranbolu'dan, Kapadokya'dan, Türkiye'nin her tarafından bu yasayı bekleyenlerin var olduğunu hep beraber biliyoruz, görüyoruz. Elbette, birileri öncülüğünü yapacaktı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelecekti, Meclis gündeminde, komisyonlarda tartışılacak, sivil toplum örgütleriyle birlikte bu olgunlaştırılacak, asıl komisyon olan İçişleri Komisyonundan Genel Kurula gelecek, Genel Kurulda da bu tartışmalar enine boyuna yapıldıktan sonra, yasalaşarak uygulamaya konulacak.

İşte, burada, yıllar yılı, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarının âdeta yasakçı veyahut çalışma esas ve usullerinin yeterli olmayışından kaynaklanan, maili inhidam kararı alınmış, yani yıkılma kararı alınmış, yirmi yıldan bu yana yıkılamayan, korunamayan, doğru kullanılamayan, bataklıkların yuvası, hırsızların, ayyaşların yuvası olduğunu gördüğümüz yerler.

İstanbul'un merkezi, Eminönü'nden bir resim gösteriyorum. Eminönü'nde şu bina, otuzbeş yıldır şu şekilde bekliyor. Çok süratle göstereceğim. Yine, Eminönü Küçük Ayasofya'dan, Eminönü Zeyrek'ten… Dosyalar dolu, hepsini gösteremeyeceğim için, sadece birkaç örnek gösteriyorum. Beyoğlu'nun göbeğinden bir resim, bakınız!.. Maili inhidam kararı aldım, ben almıştım o dönem, 1994 yılından bu yana -ki, yirmi yıl öncesinden- bu binalar, aynı, şu şekilde duruyor, görüyorsunuz! Bakın, yine çöp dağlarıyla karşı karşıya kalan, yine Beyoğlu'nun merkezinde bir bina; İstanbul'un ve Türkiye'nin gözbebeği. Bunlara herhangi bir şey yapılamıyor. Bakın, yine, yakılmış, yıkılmış bir bina, yıllar yılı aynı şekilde duruyor! Yani, bu kanun, sadece SİT alanları içerisindeki, bu tip binalarla ilgili proje uygulamasını kapsadığı için, gerçek manada geniş kitleleri ilgilendiren kentsel dönüşüm projesi değil, yenileme alanları, görüyorsunuz bunları… Çok süratle geçiyorum. Bakın, yine, çöp yığınları ve anacaddesi düzenlenmiş bina, maalesef bu şekilde duruyor!

Bunları görmekten, gerçekten, şahsen utanç duyuyorum. Her zaman bahsediyorum; ciddî bir şekilde turizm potansiyeline sahip olan ülkemiz ve İstanbulumuz… En azından 15 000 000 turisti, sadece İstanbul'un, kendi bünyesine çekebilme ve 15 milyar dolar gelir elde etme imkânı varken… Bakınız, Çin'de Çin Seddi yapılmış; ikibin yıl önceki Çin Seddine binikiyüz yıl önceki Terakota Askerlerine binlerce turist gidiyor; ama, Türkiye'nin göbeğinde, bugün, Çorum'da, Sungurlu'da, Boğazkale'de bulunan Hattuşaş'ta, 5 000 yıllık medeniyetleri içeren zengin kültüre sahip olan bölgemizde de, bu tip sorunların var olduğunu hepiniz biliyorsunuz.

Ben yine, bir de Fatih'ten örnek vermek istiyorum; eski ve yeni iki resim. Bu maddede, sürem olduğu kadarıyla bu resimlerle meşgul olmak istiyorum. Bakın, bu yeni hali. Peki, eski hali nedir; bir yıl önceki hali bu. Aradaki fark ne; farkı size göstereyim: Şu bina yıkılmış, şu binanın çatısı da yıkılmış. Bu binaların çatıları ne oluyor biliyor musunuz; o bölgede oturan fakir halkın yakacak odunu olmadığı için, nasılsa metruk binalardır, yıkılıyorlar diyerek, çatılarını ve bu ahşap binaları zaman zaman, yakacak olarak, kış aylarında yıka yıka bu noktalara getirdiler. Korkarım ki, bunlar, daha sonraları, daha da büyük zayiatlarla kaybolacaktır.

İşte, bu bina, yine, Fatih'te.

Bir sonraki maddede, bir pafta üzerinde, bir ada üzerinde, mahalleyle ilgili düşünülen projeden bahsetmiş olacağım. Şimdi, kanunun ilgili maddesi olan 4 üncü maddenin kısmen birkaç özelliğine dokunarak sözlerimi bitirmiş olacağım, sürem de yeterli değil.

Aslında, kamulaştırılacak olan binalarla ilgili anlaşma esastır. Bu, hukuk terimine göre de, mülkiyet hakkına göre de, uygulanması gereken bir usul; ama, ne yazık ki, malikleri belli olmayan veyahut -anlaşma imkânı bulunmayan- yurt dışına giden, vârislerinin kim olduğu anlaşılamayarak, kamulaştırma şansına da sahip olmadığımız yerlerle ilgili, ilgili belediyeler veyahut il özel idareleri, resen, onlar adına bankada paraları bloke edilmek suretiyle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul). “Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
