# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 4 Nisan 2007
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c152/b084/tbmm221520840584.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2007-04-04-grup-onerisi-hk

> Nusret Bayraktar (AK Parti), 4 Nisan 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 1.973 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin Grup önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum. Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, üzülerek sözlerime şöyle başlamak istiyorum: 73 milyonuyla kardeş olarak birbirimizin lehine çalışmalar yapmak istediğimiz bu dönemde...

MUSTAFA ERDOĞAN YETENÇ (Manisa) - Hep sizin lehinize!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - ...bugüne kadar ülkemiz neyi kaybettiyse, başta Parlamentoda, kendi iç dinamiklerimiz arasındaki insicam, siyaset kurumunun yıpranmasına yönelik faaliyetlere adım atmış olan, katkı sağlamış olan insanların geçmiş dönemdeki muhalefet ve iktidar anlayışının, maalesef, Türkiye'de geçmiş yıllardan bu yana özlenen devlet ve millet kaynaşmasına âdeta gölge düşürmüştür.

ATİLA EMEK (Antalya) - Yolsuzlukla mı kaynaşacağız?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Devlet milletine, millet devletine inanamamıştır. (CHP sıralarından gürültüler)

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Çorbada mı kaynaşacağız?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Müsaade edin, lütfen...

Bakın, siz burada bizi dahi dinleme lütfunda bulunmuyorsunuz. Ben sonuna kadar sizi dinledim, lütfen, siz de dinleyiniz.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Hiç dinlemediniz.

ATİLA EMEK (Antalya) - Yolsuzluk dosyaları yukarıda!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Siyaset kurumunu yıpratan kesim, başta muhalefet partisi, önce kendisini yıpratıyor.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Hırsızlıkları görmeyeceğiz, yolsuzlukları görmeyeceğiz!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Yıllar önce uygulanan politikaların aynısını uyguladığınız zaman, işte, geçmiş dönemde -Sayın Doğru Yol Partili arkadaşımın anlattığı gibi, birçok şeyler söyledi ama- Doğru Yol Partisinin o döneminde, sosyal güvenlik kurumlarının 100 katrilyon açık vermesine vesile olan imzayı attıkları dönemde "Takılın peşime, benim peşime gelin, beş yüz günde çifte anahtar vereceğiz." diyerek, halkı belli noktalarda ikna etmiş olan siyasi iktidar, bir müddet sonra, taahhütlerinin ve sosyal güvenlikle ilgili açtığı kapıların bataklığına battı ve barajı dahi aşamadı.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Siz dokunulmazlıkları kaldırsaydınız.

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Haydi, kaldıralım dokunulmazlıkları.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Laf kalabalığı...

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Daha sonra, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ülkemize hizmet verdiğini iddia eden diğer siyasi partilerimiz, şu anda muhalefet partisi dahil, 1980 yılından sonra yeni oluşan tablolarda, maalesef, açmış oldukları yarayı tedavi edemedikleri için, millet, siyaset kurumuna güvenememiş, inanamamış ve siyasilerin tümü şu rozetleri dahi takamayarak piyasaya çıkamamış olmuşlardı.

ATİLA EMEK (Antalya) - Aynı konumdasınız.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bu istikrarsızlık, bu güvensizlik Türkiye'de hem ekonomiye hem siyasi itibara hem istikrara hem uluslararası ilişkilere gölge düşürdüğü için maalesef, 2000 yılında kurulan yeni bir siyasi partiyi tek başına iktidar yapmış ve bu iktidar yapılan siyasi partinin lideri -1970'li yıllardan bu yana bütün ticari ve siyasi sicilleri ortada- ne için suçlandı? Şiir okudu diye suçlandı.

ATİLA EMEK (Antalya) - Dokunulmazlık dosyaları yukarıda, dokunulmazlık dosyaları!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Niçin suçlandı? "İstanbul'da başarılı Belediye Başkanlığı yaptı, gelecekte Türkiye'nin başına başbakan olabilir, belki de cumhurbaşkanı -acaba- olabilir, onun için, önünü nasıl keseceğiz?" diyerek, bakın, dosyalan o gün de çıkardılar.

ATİLA EMEK (Antalya) - Dosyalar yukarıda!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Cumhuriyet savcıları o gün de vardı. Bu kadar, dosyaları çıkardılar.

ATİLA EMEK (Antalya) - Dokunulmazlık dosyalarınız yukarıda!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Komisyonda dosyalar!

ATİLA EMEK (Antalya) - Dosyalar yukarıda!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - O dosyalarla, bir tanesinden tutuklayamadılar...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Dokunulmazlığı var ya!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - ...sadece, 312'ye muhalefetten, şiir okuduğu için yargılayabildiler.

ATİLA EMEK (Antalya) - Dokunulmazlık dosyalarınız yukarıda!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ama, şiir okuduğundan... (CHP sıralarından gürültüler)

ATİLA EMEK (Antalya) - Dosyalar yukarıda!

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Haydi, kaldıralım dokunulmazlıkları!

CANAN ARITMAN (İzmir) - Yüreğiniz yetiyorsa kaldıralım dokunulmazlıkları!

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Laf kalabalığı!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Müsaade edin... Müsaade edin lütfen...

...şiir okumasından dolayı Pınarhisar Cezaevi'ne gönderdiler, ama, halkın gönlünden onu ko- paramadılar. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ATİLA EMEK (Antalya) - Siz ancak şiir okuyorsunuz!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bu siyasetlerle de, aslında, Başbakanımızı ve iktidar partisini yıpratmaya yönelik tavır ve tutumlarınız, ancak, sizin, kendinizi yıpratır durumda olduğunuzu gösteriyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Şimdi, iddiaya bir bakın. Arkadaşlarımızın 2004 yılında önergeyle gündeme getirmiş oldukları Sayın Başbakanımızın yeni bir şirket kurup kurmadığıyla ilgili araştırma önergesinin zamanı geçti, aradan, değişik ortamlar, bugünlere geliniverdi ve söz alan arkadaşlarımızın tamamı^ bu önergenin üzerinden, başka şeylerle konuşmaya başladılar. Yani, hangi biriniz Türkiye'de deniz ticaretinin artırılmasına yönelik teşviklere karşısınız, soruyorum size? Bakın, sizler ve bizler demiyor muyduk, üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde...

ATİLA EMEK (Antalya) - Başbakanın oğlunun şirketlerinin cevabını ver!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Müsaade edin...

Üç tarafı denizle çevrili olan ülkemizde, maalesef, deniz ulaşımı yüzde 2'lerde, demir yolu ulaşımı yüzde 2 ve 4'lerde, kara yolu ulaşımı ise yüzde 96'larda. O hâlde, deniz ulaşımına mutlaka teşviklerin getirilmesini hepimiz öneriyorduk.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Başbakanın oğluna da mı?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Deniz Ticaret Odası da bu işe...

ATİLA EMEK (Antalya) - Başbakanın oğluna da mı?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bakın, yarın uçaklar da satın alacak olanlar olabilir. Anayasa'nın 82'nci maddesinde, milletvekillerinin ne yapıp yapamayacağı açık ve net ifade ediliyor.

Arkadaşlar, bindiğiniz dalı kesmeyiniz, meşru ölçülerde ticaret yapanları teşvik ediniz.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Siyasi ahlak... Başbakanın oğluyla yapamaz bu işi!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Aksi takdirde, gayrimeşru mu ticaret yapsınlar, rüşvet mi alsınlar, komisyon mu alsınlar? (CHP sıralarından gürültüler)

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Gemi alsınlar!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - İşte, biz, geçmiş dönemlerde İLKSAN yolsuzluğunu unutmadık, İSKİ yolsuzluğunu unutmadık, banka hortumlamalarını unutmadık, Türkiye'nin itibarını zaafa düşürenleri unutmadık, bu millet de unutmamıştır.

Gündeme getirmiş olduğunuz konuların tamamına baktığınız zaman, gerçekle alakalı olmadığını göreceksiniz.

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Yapılan kaçakçılığı unutmayın, akaryakıt kaçaklığını unutmayın!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bir insanın başarılı olabilmesi için, öğrencilik hayatına bakılır, sosyal hayatına bakılır, ticaret hayatına bakılır, siyaset hayatına bakılır. 1970'li yıllardan beri Sayın Başbakanımı çok iyi tanıyorum ve çok iyi biliyorum. Bakın, "İstanbul'un göbeğinde Ro- Ro" dedi. Sayın Milletvekilimiz, İstanbul'un göbeği neresidir?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - İstanbul'un merkezini biliyor musun?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Sirkeci'dir, Üsküdar'dır, Beyoğlu'dur, Kadıköy'dür. "Efendim, Beyoğlu'nda deniz yok ki" dediler. Bakın, Beyoğlu'nda deniz olup olmadığını dahi tereddütle karşılayanlar var.

HARUN AKIN (Zonguldak) - Sen yolsuzluğa bak!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - O halde, Beyoğlu'nun doğusunda İstanbul Boğazı, güneyinde Marmara ve güneybatısında da Haliç var. İstanbul'un merkezi orası olmasına rağmen, bakın, Tuzla ve Pendik'te kurulan Ro-Ro iskelesi İstanbul'un göbeğinde değil, İstanbul'un körfez noktasındaki en doğu noktasıdır. (CHP sıralarından gürültüler)

CANAN ARITMAN (İzmir) - Tarihi, coğrafyayı bırak.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, niçin hazmedemiyorsunuz? Bakın, ben sonuna kadar dinledim, bir tane dahi sataşma yapmadım. Lütfen, konuşan arkadaşımızı saygıyla dinleyiniz. Etik kurallardan bahsediyorsunuz. Etik kurallarda... Önce burada konuşan arkadaşımızı sabırla ve samimiyetle izlemek ve sonucunu ona göre değerlendirmek lazım. Bakın, Sayın Başbakanımız, okul, öğrenci yıllarında hem başarılı idi hem sosyal etkinliklerde de başarılı idi, sporda da başarılı idi. O dönemlerde gıda üretim şirketinin en üst düzey danışmanı idi. Daha sonra İstanbul'da gıda üretimi yapan bir büyük sektörün üst düzey yöneticisi idi. Daha sonra oradaki başarıları sonucu, gıdayla ilgili, dağıtım ve ticaret ile ilgili, meşgul olduğu o dönemlerde yine başarılı idi.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Yapma ya!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ama, arkasından insanlara hizmet etme sanatının siyasetle mümkün olacağını gören Sayın Genel Başkanımız önce milletvekili olmayı denedi, nasip olmadı. 1991 yılında milletvekili olamadı. Bakın, o zaman üzüldük.

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Hâkime diyor ki, "Çocuğumun düğününde takılan takılardan geliyor." Öyle diyor...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Yolsuzlukları anlat.

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Hikâye okuma.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bakın, bir şey söyleyeceğim, lütfen sabredin, bir şey söyleyeceğim, sabredin. 1991'de milletvekili olamadı, ama meğer İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması gerekiyordu. İşte, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkam olduğu zaman çöp dağlarından geçilmeyen, hava kirliliğinden geçilmeyen, susuzluktan geçilmeyen İstanbul'da vermiş olduğu hizmet sonucu halkımız dedi ki: "Böyle insanların elli yıl başımızın tacı olacağı bilinciyle, biz bağrımıza basarız."

ATİLA EMEK (Antalya) - Yaşanmayan İstanbul'u yarattınız. İstanbul'da yaşanmıyor

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) -Ve halkımız da bağrına basarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı yaptı. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Türkiye'ye sağlamış olduğu istikrar ve güven sonucu, uluslararası platformda da, ulusal nitelikte de Türkiye'nin nereden nereye geldiğini bütün kurumlar söylüyor. (CHP sıralarından gürültüler)

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Hikâye onlar!..

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Hikâye anlatma!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Dış ve iç dünyanın her kesimi söylüyor. Siyaset dünyası söylüyor, basın dünyası söylüyor, ticaret dünyası söylüyor.

Ha, bu arada ticaretle ilgili tartışmalardan rahatsız oldular ve 2004 yılının sonunda müracaatını yaparak, Şubat 2005'ten itibaren, ortak olduğu şirketin bütün hisselerini de devretmiştir, ondan sonra hiçbir şirket de kurmamıştır. Herhangi bir şirkete de ortaklığı yoktur. (CHP sıralarından gürültüler)

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Oğlu!.. Oğlu!..

CANAN ARITMAN (İzmir) - Çünkü, hesap verecek!..

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Hâlâ aynı şekilde, bir şirket kurmuş mudur kurmamış mıdır diyerek, böyle, o günü karalamaya çalışıyorsunuz. O günü bu noktalara getirmeye çalışıyorsunuz.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Yüce Divanda avukatlığını yaparsın!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Önergelerle konuşulanlar arasında bağ olmadığını, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça, yeni gündemde farklı bir şekilde, acaba, at çamuru tutmazsa izi kalır diyerek düşünürseniz, bakın, sizi şu şekilde, hepimizi, kendim dâhil olmak üzere uyarmak istiyorum...

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sen kendini uyar, bizim ihtiyacımız yok! Biz dürüstüz, bizi katma, sen kendi çamuruna bak, bize bakma! Kendinizle yan yana getirme bizi!..

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Herkesin bir hesabı olur. Sizin de bir hesabınız olur, bizim de bir hesabımız olur; doğrudur. Halkımızın da bir hesabı var; ama, bilesiniz ki, sizin hesabınızın da, bizim hesabımızın da, halkımızın hesabının da en ötesinde bu güzel hesapları bilen Allah'ın hesabı hepsinden daha önemlidir. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından "Ooo" sesleri, gürültüler)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Nasıl çıkacaksın huzura!.. Hangi yüzle çıkacaksın huzura! Hesabı nasıl vereceksin öbür dünyada, onu düşün!..

ALİM TUNÇ (Uşak) - Biz veririz de, siz nasıl vereceksiniz, onu bilemiyorum ben!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Yeri ve zamanı gelince halkımız bu hesabı milletimize ve size, hepimize vermiş olacaktır. (CHP sıralarından gürültüler)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Allah'ın yanına nasıl varacaksın, onu düşün!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar... (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Saygıdeğer arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarım başta olmak üzere, Mecliste sürekli önerge vermek suretiyle, Sayın Başbakanımız başta olmak üzere, siyaset kurumumuzu yeniden gölgelendirmeye, bulandırmaya çalışıyorlar. Bakınız, bilesiniz ki, milletimiz açık, net bir şekilde olayları takip ediyor. İLKSAN yolsuzluğunu unutmadık dedim, banka hortumlamalarını unutmadık dedim, 70 sente muhtaç olan insanlarımız, bakın, 2001 yılında 1 milyar dolardan dolayı krizlere girdi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Onlar gitti, siz de gideceksiniz!..

BAŞKAN - Sayın Bayraktar, lütfen, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Yuvacık Barajı'nın 217 milyon dolara bitirilmesi programlanmışken, 890 milyon dolara, arkasından da devlet güvencesiyle, satılamayacak suyun garantisi verilmek kaydıyla ayda 20 milyon dolar ödeyerek...

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Utanma, sıkılma!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - .. .2014 yılına kadar 4,5 milyar dolar ödemek zorunda kalan bizler, aslında geçmiş dönemdeki bütün bu olumsuzlukları ödeyerek tamamlayan bir anlayışız. İşte, nema ödemelerinden tutun, bütün yolsuzluklarla ilgili geçmiş dosyaları kapatarak, onlarla ilgili hesapları sorarak...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Kapatma, aç, aç!

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Beyefendi kaldırın dokunulmazlıkları!

ATİLA EMEK (Antalya) - O sizin dosyalarınız, o yolsuzluk dosyalan Mecliste! Ayıp!..

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Ayıp, ayıp!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - ...ve yeri ve zamanı geldiği zaman suçüstü yakalananların hesabı sorularak, ama kılıfını hazırlayanların zaman aşımından ilerleyen geçmiş dönemdeki işleri bilmeyerek, yeni sayfalarla adım attığımızı bilesiniz. (CHP sıralarından gürültüler)

Son sözümü söylüyorum.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye, şu anda sadece İstanbul başta olmak üzere, ülkemizin ekonomik girdisi ve ekonomik potansiyelinin artması dolayısıyla, yerli iş adamlarımız ve yabancı iş adamları, globalleşen dünyada uluslararası iş birliğinin ve refahın artabilmesi için...

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Avut kendini sen! Borç ne kadar, borç?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - .. .karşılıklı menfaate dayalı bir sürü iş birliği yapma, yatırım yapma, istihdam oluşturma, millî geliri artırma hususunda atılan adımlar ve Türkiye'deki parasal değerlerin boyutlarını tek tek sıralayacak değilim. Bunu, kim, nasıl sağladı?

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Sırala, sırala!

UFUK ÖZKAN (Manisa) - Aç, millet aç! Borcunu ödeyemiyor millet! Elektrikleri kesik!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Siyasi istikrar sağladı, Sayın Başbakanımızın önderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti'nin 59'uncu Hükümeti sağladı. Bundan sonra da aynı istikrarla, aynı güvenle gideceğimiz kanaatiyle, ben, olayı gündeme getiren arkadaşlarımızı, sayın milletvekili arkadaşlarımıza ve halkımıza havale ediyor, takdir yüce Meclisimizin ve halkımızındır diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-22-2007-04-04-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c152/b084/tbmm221520840584.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
