# İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 1 Kasım 2007
- **Gündem:** İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150500.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2

> Nusret Bayraktar (AK Parti), 1 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)); konuşma 879 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 16 sıra sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti konusundaki kanun tasarısının 4'üncü maddesi ile ilgili şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Maddenin içeriğine girmeden önce, benim de ilgi alanıma ve kısmen de sataşma olduğu anlamına gelen, 1994 yılı öncesi İstanbul yöntemine yönelik, bir Değerli Hocamızın değerlendirmelerine cevap vermeden söze girmek istemiyorum, çünkü biz de İstanbul'da yaşıyoruz, kısmen yerel yönetimlerde söz sahibi olduğumuz 1994 yılı ve sonrası, arkasından 58, 59 ve 60'mcı Cumhuriyet Hükümeti olarak, Parlamento olarak yaptıklarımız var.

"İstanbul yaşanmaz bir il." diyenlere cevap vermek istiyorum. 59, 60 tane Hükümet kuruldu. Merkezî hükümetin 58 tanesi, özellikle de 1970'li yıllardan bu yana, insanlarımız doğduğu yerde doyamadığı için, Anadolu bölgelerini, özellikle Güneydoğu, Doğu, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerindeki insanlarımıza yatırım, istihdam, iş, aş, eğitim, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldıkları için, taşı toprağı altın İstanbul'a niçin göç ettiler? Bu göçle yılda 400 bin, 500 bin insan İstanbul'a gelince yeni bir Eskişehir, yeni bir Kayseri oluştu, hem yerel yönetim hem merkezî yönetim hem sivil toplum örgütleri İstanbul'un ihtiyacı olan konutu, altyapı, ulaşım, trafik, sağlık, sosyal güvenlik, temizlik hizmetlerini yerine getiremediler. Dolayısıyla, sorumluluğu, suçu hep birlikte düşünelim.

1994 yılı öncesi -bakın, elimde bir belge var- tam 30 tane belediye başkanı İstanbul'da görev yapmış. Bunların 19 tanesi atama ile, 11 tanesi ise seçimle göreve gelmiş. Bunların 5 tanesi Cumhuriyet Halk Partili, 1 tanesi Anavatan Partili, 1 tanesi Adalet Partili ve diğerleri, AK Parti Genel Başkanımızın 1994 yılında başlayan AK Parti anlayışı ve arada başka partiler de oldu ama bize mal ediyorlar. 1994 yılı İstanbul'u bir hatırlayalım. Bakın, göçlerle 10 milyon nüfusu barındırmak zorunda kalan İstanbul'daki insanlarımız, en önemli ihtiyaç olarak sunduğu ve arzu ettiği susuzluk imti- hanıyla karşı karşıya kaldı. Sular akmıyordu. Akan sular da... Nasıl aktığını herkes biliyor, bunu daha kimse unutmadı ve sokaklar çöp dağlarından geçilmiyordu. Hatta Sayın Hocamın bahsettiği yüzde 20 mutlu ve kültürel zenginliklerle donatılmış olan ilçeler dâhil, yani Sirkeci, Eminönü, Fatih, Beyoğlu, Kadıköy, Üsküdar, Beşiktaş, Şişli dâhil olmak üzere hava kirliliği oranlan o kadar yükselmiş, o kadar yükselmiş ki her gün gazete ve televizyonlar hava kirliliği raporu vermek zorunda kalıyorlardı. Metreküp başına 1.150 mikrogram kükürtdioksit içerdiği günleri unutmadık. İngiltere'de 1950-1954'lü yıllarda 750 mikrogram kükürtdioksit içeren hava kirliliği sonucu 50 kişinin öldüğü o günleri hatırlıyoruz ve toplu ölümlere vesile olabilecek bu hava kirlilik oranından bugün İstanbul'u dünyanın en temiz kentleri hâline kim getirdi?

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) - Kim getirdi?

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - AK Parti anlayışı getirdi. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) - Yapma Allah aşkına, olur mu öyle şey!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Sonra çöp dağlarını kim kaldırdı? Bakın, ben Beyoğlu- 'na belediye başkanı olurken aynı ön yargılarla "Eyvah Beyoğlu karardı, Beyoğlu gitti, kültür gitti, sanat gitti!" diyenlere hatırlatıyorum.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) - Zaten gitmiş, en fazla siz yaptınız!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Yürünmeyen sokaklarda yürünür, tertemiz caddeler, sokaklar. .. Kültürüyle, sanatıyla, şenliğiyle, sinemasıyla Türkiye'de ilk kez sinema günlerini kutlayan belediye başkanı ben oldum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) - Bırak şimdi bunları!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - İstiklal Caddesinde ve ara sokaklarda, arka sokaklarda nelerin yapılıp yapılmadığını şu anda sıralayacak değilim. Ama susuzluğa çözüm, kültür ve sanata yönelik yatırımları yapmaya, Halic'in kirli olduğu o dönemlerde yaşanmayan, koklanmayan Haliç ve Marmara denizlerinde yüzülür duruma geliş basit bir olay değil.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) - Siz mi yaptınız? Siz tarihleri karıştırıyorsunuz, zamanı karıştırıyorsunuz!

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Yeşilden mahrum kalan İstanbul, fert başına 3,5-4 metrekare yeşil alan düşen İstanbul'da bugün fert başına 7 metrekarenin üstünde yeşil alanlar ve ağaçlandırmalarla zenginleştiriliyor.

Elbette, bu arada fakir ve fukaranın varlığını biz inkâr etmiyoruz ve ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığımız İstanbul'da eğitimde, sağlıkta, sosyal güvenlikte hem merkezî yönetim hem de yerel yönetimler ciddi hizmetler yaptılar ve bu hizmetleri yapan belediye başkanlarımızdan büyük bir bölümü burada. Üç dönem üst üste belediye başkanlığını nasıl kazandılar bu arkadaşlar? Halkı mutlu ettikleri için kazandılar, memnun ettikleri için kazandılar.(AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

AK Parti anlayışı neden birinci dönem yüzde 34,5; ikinci dönem yüzde 47 oyla iktidara geldi? Belediyelerde başlatmış olduğu hizmetleri devam ettirdiği için iktidara gelmiş oldu. (AK Parti sıralarından alkışlar) Hâlâ bu anlayışları eğer siz göz ardı eder de ulu orta iftiralarla, ulu orta yanlışlarla değerlendirmeler yapacak olursanız, bu muhalefet anlayışıyla devam edecek olursanız, gelecek dönemde akıbetinizi merak ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bayraktar, Sayın Bayraktar, bir dakika efendim.

HAKKI SÜHA OKAY (Ankara) - Sen kendi geleceğine bak!

BAŞKAN - Evet, bir dakikalık sürede konuşmanızı tamamlayınız.

NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Tabii, maddenin aslına geçme şansı olmuyor. Kültür ve sanatla ilgili yatırımlara yönelik faaliyetleri yürütürken de "Yıkma ile kültür ve sanat korunmaz." diyenlere hatırlatmak gerekir. Eğer muhtemel bir depremde yıkılmakla karşı karşıya kalan ve bugünkü ihtiyaçlara, çağın gelişmelerine, teknolojik ve çağdaş anlayışlara hizmet vermekte yoksun kalan bir tesis, elbette, kültür ve tabiat varlıkları koruma kurullarının onayı ve proje desteğiyle, yarışmayla oluşturulacak bir projeyle daha güzelini inşa etmek bizlerin görevi olacaktır.

Bakın, ben, bir maddede başka şey anlatacağım. Uluslararası turistlerin İstanbul'a geldiklerinde ve gezdiklerinde, Bizans eserlerini, Osmanlı eserlerini, Japon ve Alman eserlerini ve cumhuriyet eserlerini mukayese ederken neleri söylediklerini, ne şekilde cevap vermek zorunda kaldığımı bir sonraki maddelerde sizlerle paylaşacağım.

Bu kanunun hayırlı olması temennisiyle, güzellikleri tartışalım, daha güzel ortam oluşturalım, daha güzel konularda yarışalım, bunlarda varız. Hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Nusret Bayraktar (AK Parti, İstanbul). “İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nusret-bayraktar-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150500.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
