# Bütçenin tümü üzerinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2003
- **Gündem:** BÜTÇENİN TÜMÜ ÜZERİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-03-23-butcenin-tumu-uzerinde

> Oğuz Oyan (CHP), 23 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜTÇENİN TÜMÜ ÜZERİNDE); konuşma 1.237 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

OĞUZ OYAN (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, 2003 yılı bütçesinin geneli üzerindeki konuşmalarımıza devam ediyoruz. Biraz önce Sayın Bakanı dinledik. Sayın Bakanın söylediği birkaç noktaya değinme fırsatı bulacağım; ama, öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bugün burada tartıştığımız bütçe, Türkiye'nin ekonomik gerçeklerine uygun olmayan bir bütçedir; Türkiye'nin, böyle bir bütçeyle yolunu açması, böyle bir bütçeyle hizmet üretmesi mümkün değildir. Bakınız, bu bütçe, daha başlangıçta bu kadar yüksek açık veren bir bütçe olmasına rağmen -burada, biraz önce, Sayın Genel Başkanımız tarafından da ifade edildi- faiz ödeneğinin mevcut faizlere kıyasla düşük tutulması yanlıştır. Yüzde 47'lik bir nominal faiz öngörülmüştür 2003 yılı için; oysa, şimdiden gerçekleşen ortalama yüzde 58'dir. Dolayısıyla, bu bütçe, daha sunulurken, bir ekbütçe geleceğini bas bas bağıran bir bütçedir. Böyle bir anlayışla bütçe olmaz, böyle bütçe yapılamaz.

Bakınız, bu bütçede petrol fiyatları varil olarak 25 dolar alınmıştır. Biraz önce Sayın Bakan "38 doları da gördü" dedi. İlk iki ayın ortalaması 33 dolardır. Siz, bütçeyi 3 Martta buraya teslim ettiğinizde, elinizdeki petrol fiyatı varil olarak 33 dolardı, siz, yıl ortalamasını 25 dolar olarak tahmin ediyorsunuz. Bütçenin dengelerinin böyle tutması mümkün mü?! Getirdiğiniz bütçede, hesaplar, doların kurunun yıl ortalamasının 1 752 000 lira olması yönünde; oysa, şimdiden 1 720 000'lerde; böyle bir denge tutabilir mi?!

Değerli arkadaşlarım, bu bütçenin dayandığı bütün makroekonomik hedefler, aslında, bir ölçüde aşınmıştır, bitmiştir, geride kalmıştır. Bakın, yüzde 5'lik büyüme hedefi dahi -geçen, giden hükümetin büyüme hedefi- aynen korunuyor, oysa, o arada birçok şey değişti; yani, biraz önce de söylediğim birçok makroekonomik büyüklük değişti; fakat, bu büyüme hedefini bütünüyle aynen tutuyorsunuz; bunların gerçekleşmesi mümkün değil.

Öte yandan, biz, burada şunu söyledik: Savaş ortamında, mutlaka, bir alternatif bütçe gerekir, alternatif plan gerekir, bir (B) planı gerekir. Oysa, burada, en çok harcama yapılabilecek olan alanlardan bir tanesi diğer carilerdir, ki -bunun yüzde 75'i savunma carileridir, savunma harcamalarıdır- siz, en büyük kısıntıyı savunma harcamalarında yapmış olarak bu bütçeyle getiriyorsunuz. Böyle bir şey herhangi bir açıklamaya sahip olabilir mi?!

Değerli arkadaşlarım, savaş üzerinden hesap yaptınız, savaştan gelebilecek hibeler üzerinden hesap yaptınız, bunun krediye dönüşen bölümü üzerinden hesap yaptınız ve bu nedenle, bu bütçeyi, bu Meclise bu kadar geç getirdiniz; ama, hesaplarınız tutmadı. Şimdi, siz, getirdiğiniz ekkaynak paketleri üzerine -ki, toplamı 15,7 katrilyondan ibaret değil, Özel İşlem Vergileriyle 19 katrilyondur; yani, 11-12 milyar dolardır- birde acaba ne gibi ilaveler getiririz diye düşünüyorsunuz. Bu bütçede yazılı olanlar var, yazılı olmayanlar var. Yazılı olmayanlar nelerdir; -yakında karşımıza gelecek- vergi oranlarının, Gelir Vergisi oranının yükseltilmesi gibi.

Ekonomi henüz toparlanmaya geçmemişken, geçen yıl, ekonomi, büyümesini stok artışı üzerinden yapmışken, siz, bu ekonomi üzerine yeni vergi yükleri getiriyorsunuz. Bakınız, bu bütçenin en önemli yüklerinden bir tanesi, vergi artış oranını. Yüzde 28 oranında bir artış getirmişsizin, vergi yükünü yüzde 22'lerden yüzde 24'e çıkarmasıdır ve böyle bir ortamda, çok büyük bir vergi affı girişi bekliyorsunuz.

Sayın Bakan, biraz önce "nereden çıktı bu 2,4 katrilyonun 750 trilyona inmesi" dedi. Sayın Bakan, sizin konuşmanızdan çıktı; bakınız, bunun, daha, mürekkebi kurumadı, duruyor; işte, sizin konuşmanız; bakınız, sayfa 39... Türkiye'de ilk defa, bir Bakan, şöyle bir cümle sarf etti; bakınız, okuyorum: "Daha önceki bütçelerde başlangıç ödeneklerinde yer almayan aynî dışkredili yatırım giderine tekabül eden 2,3 katrilyon lira ile vergi barışı projesi çerçevesinde elde edilmesi beklenen 2,4 katrilyon liralık gelir hedefinin IMF tarafından 750 trilyon lira olarak kabul edildiği ve kendi faizdışı hesabında son belirttiğim rakamı esas aldığı da dikkate alındığında, bütçe hedeflerinin, iç ve dış malî piyasalar açısından kredibilitemizi ne derece güçlendirdiği ortadadır". Bunu, bizzat kendiniz, Plan ve Bütçe Komisyonunda açıkladınız ve bu, kaynak paketi olarak 3 Martta önümüze gelen pakette de, aynen, 750 trilyon olarak yer almıştır; oysa, 8 Ocak ve 18 Ocak tarihlerinde açıklanan kaynak paketlerinde, bu, 2,4 katrilyon olarak yer almaktaydı.

Bir şeyi daha belirteyim -daldaki kuş, cepteki kuştan farklıdır- 2 katrilyonluk başvuru olmuş olması -eğer, doğruysa- 2,4 katrilyon liralık tahsilat olacağı anlamına gelmez; bir vergici olarak, ilkönce bilinmesi gerek şey budur.

Bakınız, siz, burada "2 katrilyonluk başvuru oldu" diye konuşurken arkadaşlarımızın cep telefonlarına mesajlar yağdı; dediler ki: "Buna çok heveslenmesin Sayın Bakan; evet, bu kadar başvuru olmuş olabilir; ama, bir görelim bakalım 2 nci, 3 üncü taksitlerini, ne kadar devam edecek bu iş." Kaldı ki, burada, 9 taksitte; yani, 2004 yılının haziran ayına kadar giden bir ödeme planı var, bunun ne kadarının bu yıla düşeceği gibi ayrı hesaplar var; yani, bu işler, öyle, sanıldığı gibi kolay değil Sayın Bakan. Başvuru, bunun açıklaması olsaydı, şimdiye kadarki vergi aflarında, sadece, başvurular ile gerçekleşen arasındaki farkları incelemeniz yeterli olurdu.

Bakınız, böyle bir bütçe getiriyorsunuz; ama, Türkiye'nin gerçekleri, hiç kimsenin bilmediği şeyler değildir, Türkiye'de iktidarı devralanlar hem Türkiye'yi bekleyen dışpolitika sorunlarından hem de ekonominin sorunlarından haberdardılar. Bunlardan haberimiz yoktu, biz enkaz devraldık vesaire türü bir edebiyat artık yapılamaz, milletin karnı buna toktur. Kaldı ki, siz, kasım ayında geldiğinizde, bugüne kıyasla, daha iyi, daha uygun bir ekonomik tablo vardı; beş aylık süre içerisinde, siz, iç borçları 144 katrilyondan 159 katrilyona çıkarma başarısında bulundunuz, dış borçları da 3,3 milyar dolar artırma becerisini gösterdiniz. Dolayısıyla, sizin bu tabloyu düzeltmek gibi bir eğiliminiz olmamış, tam tersine, icraatınız bunu karartmıştır.

Değerli arkadaşlarım, burada, daha öncede değindim, bu bütçe, hukukî açıdan da sorunlu bir bütçedir; 21 noktada Anayasaya aykırılık içermektedir. Böyle bir bütçeyle Türkiye'de malî saydamlık da olamaz, böyle bir bütçeyle hukuka uygunlukda olamaz.

Değerli arkadaşlarım, daha önemlisi; burada, Sayın Bakan, bazı hesaplamalar yaptı ve dedi ki "Faizdışı harcamayı oranlarsak, personel harcamalarında bir azalış yok, oran olarak." Sayın Bakan, böyle bir hesap dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bu tür hesaplar...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Gayri safî millî hâsıla...

OĞUZ OYAN (Devamla) - Bakınız, bilmiyorsanız, söylüyorum; böyle bir hesap yoktur, böyle bir karşılaştırma yoktur. Biz, 1989-1993 döneminde personel harcamalarının toplam bütçe harcamalarına oranı dediğimiz zaman, o harcama içerisinde, faiz harcaması da vardır. Şimdi, yine, faiz harcaması olan büyüklüğe oranlıyorsunuz. Bunun dışında bir hesap yoktur; yani, bizim gibi sorunlu, faiz ödemeleri bu kadar yüksek ülke için, ayrı bir hesap tekniğini dünya geliştirmemiştir. Faizdışı harcama kavramı vardır; ama, bütçe içindeki harcama kalemlerinin hepsi -faiz dahil- harcama kalemlerine oranla yapılır. Dolayısıyla, buradan bir kaçış noktası bulmanız mümkün değildir.

1989-1993 arasında personel ödeneklerinin bütçeye oranı yüzde 37 iken, bugün, başlangıç bütçesinde yüzde 19'dur; personel sayısı bu dönemde artmıştır ve üstelik bu bir başlangıç ödeneğidir, gerçekleşme rakamlarının bundan da kötü olması beklenir.

Bakınız, sayın hükümet yetkilileri, sayın milletvekilleri; burada, getirilen bütçeyle yeni haklar, yeni hizmetler getirilmiyor -yani, biraz önce bu söylendi, dile getirildi, bundan da vazgeçtik- bari mevcut hakları elden almayın, mevcut hizmetleri geriletmeyin. Bakın, size birkaç örnek vereceğim, neleri geriletiyorsunuz: Bir kere, işçiden, emekliden, memurdan, çiftçiden ve belediyelerden hak alıyorsunuz; neler alıyorsunuz, size çok hızlı söyleyeyim: İşçiden işçi ikramiyesini geri alıyorsunuz, iş güvencesini geri alıyorsunuz; üçbuçuk ay erteliyorsunuz, daha da ertelemeyeceğinizin hiçbir garantisi yok; İş Kanunuyla kiralık işçiliği getiriyorsunuz, çalışma koşullarını ağırlaştırıyorsunuz, esnekleştiriyorsunuz, atipik çalışmayı zorluyorsunuz ve sonuçta, çalışanlar açısından hak gasplarına, hak kayıplarına yol açıyorsunuz. Siz, bütçenizle, emekliden, prim adı altında sağlığa yüzde 1 katkı alıyorsunuz, Bağ-Kur emeklisi 5 yıl prim ödemezse sistem dışına atıyorsunuz, emekliye böyle yükleniyorsunuz, emekli için verdiğiniz enflasyon farklarından vazgeçiyorsunuz; daha ne olsun. Memur için Emekli Sandığı primlerine yüzde 1 ekliyorsunuz. Muhtemelen yakında SSK sigortalılarına da bunu getirmeyi düşünüyorsunuzdur; bu mantık bunu gerektiriyor. Bunun yanında, eğitim, sağlık payı diye, eğitime ve sağlığa ayrılması gereken payların bir bölümünü ayırmıyorsunuz; bundan şu kadar kazanç sağladık diyorsunuz, bu nasıl kazançsa! Yani, eğitime harcanması gereken payları aktarmayıp, kaynak paketinde, bunun için kaynak sağladık diyorsunuz. Bu, yoktan var olan bir kaynak değil, gitmesi gereken yere gitmiyor, başka yere harcanıyor; böyle kaynak mı olur?! Ciddî olalım.

Onun dışında, negatif ilaç deyip bir şey uyduruyorsunuz. Daha önemlisi, burada...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Bütçenin tümü üzerinde”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-03-23-butcenin-tumu-uzerinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
