# Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hak. kan. ile katma değer vergisi kan.değ.yap. hak. kan tas.( s.sayısı : 113 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 9 Nisan 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK. KAN. İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KAN.DEĞ.YAP. HAK. KAN TAS.( S.SAYISI : 113 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-04-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-ile-katma-deger-vergisi

> Oğuz Oyan (CHP), 9 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK. KAN. İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KAN.DEĞ.YAP. HAK. KAN TAS.( S.SAYISI : 113 )); konuşma 1.082 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OĞUZ OYAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, 40 küsur maddelik bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Bu tasarıyı görüşürken Meclisimizin çok fazla ilgi göstermediğini görüyorum. Bu tasarının komisyondan buraya gelişi sürecinde de çok az sayıda milletvekilinin, bu tasarıyla ilgili inceleme yaptığını tahmin ediyorum.

Burada, bu konu konuşuldu; Meclisin çalıştırılmasında, gerçekten, bu 48 saat meselesi, boşuna konulmuş bir hüküm değil; yani, burada, bu tasarıyı, belki Plan ve Bütçe Komisyonunda olmayan başka arkadaşların da inceleyip, söyleyecek sözleri olabilirdi. Bu kadar önemli düzenlemelerin, bu kadar ilgisiz bir şekilde Meclisten geçmesi, Yasama Organı açısından ciddî bir sorun teşkil etmektedir. O nedenle, ben, bunu, usul açısından burada tekrar hatırlatmak istiyorum.

Tabiî, ikinci olarak söylemek istediğim mesele şudur: 4 Nisan tarihinde, burada -biraz önce Sayın Hamzaçebi de dile getirdi- vergi incelemesi raporlarının 20 Mart-31 Mart arasında olanlarının en azından, geçersiz sayılması üzerine bir önerge verildi. Bu önergenin -ki, bu önergeyi verenler, gerçi, milletvekilleri olarak gözüküyorlar ama- verilişinin arkasında Maliye Bakanının özel talebi olduğu da bugünlerde basında yankılanıp duruyor. Şimdi, bu tür konuların, böyle, Meclisi yanıltarak gündeme getirilmesi doğru bir yöntem değil; hem yöntem olarak yanlış hem de amacı bakımından savunulamaz bir durum. Bakınız, bu Meclisi oluşturan iki parti de, yolsuzluklara karşı mücadele etmek üzere oy istediler ve buraya geldiler.

Değerli milletvekilleri, bu, getirilen 4 Nisan düzenlemesiyle, vergi barışında yapılan yeni düzenlemeyle; yani, Maliye Bakanının, Teftiş Kurulunun, maliye müfettişlerinin raporlarını dahi geçersiz kılmaya yönelik böyle bir teşebbüsüyle mi biz yolsuzluklara karşı mücadele edeceğiz?!

Bakınız, bugün, burada, birçok maddede değişiklik yapan yeni bir vergi yasa tasarısını görüşüyoruz. Birazdan bununla ilgili bir önergemiz olacak. Eğer, gerçekten, burada bir yanlış yapıldıysa, bilmeden oy kullandıysak -ki, büyük bölümümüz bilmeden oy kullandı Mecliste- geliniz, bunu değiştirelim; böyle bir şey olamaz. Bu, Meclise sürülmüş kara bir lekedir, bunu, mutlaka temizlemek gerekiyor; yani, bu tür küçük kurnazlıklarla, Meclisi amaçlarına alet ederek, birtakım kişileri, kurumları, birtakım şirketleri koruyarak, yolsuzluklar üzerine gidilmesi değil, tam tersine yolsuzlukların artırılması mümkün olabilir. Bu Meclise, bu yakışmaz. Aslında, bu, AKP'ye de yakışmaz. Dolayısıyla, bunu, mutlaka düzetmeliyiz; bunu düzeltmezsek, bu, gerçekten, bu dönem Meclisinin üzerinde kalacaktır; bunu tutmayalım üzerimizde.

Şimdi, bu maddeyle -özel indirimin kalkmasıyla- ilgili şunları söylemek istiyorum: Yaklaşık kırk yıldır sistemde olan bir kurumu kaldırıyoruz. Bu kurumu niçin kaldırıyoruz; bir kere, bu kurumun etkili işlemediği biliniyor; yani, özel indirim mekanizması, bizim sistemimizde ücretlilere tanınmış bir haktır; ücretlilerin, ücret geliri sahiplerinin, sermaye geliri sahiplerine kıyasla daha fazla korunmaya muhtaç olduğu düşünülerek, bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de konulmuş bir düzenlemedir. Böyle bir düzenlemeyi, bugün, eğer, kaldırıyorsak bunun arkasında bir gerekçe olmalı. Gerekçe "etkili çalışmıyor" ise, o zaman bunu etkili hale getirelim; yani, indirim tutarlarını yükseltelim.

Neydi bu indirim tutarları; çok sembolikti, bunları belli katsayılara bağlama imkânı vardı. Örneğin, geliniz, bunu kaldırmak yerine, tam tersine, asgarî ücretin belli bir bölümüne endeksleyelim. Asgarî ücretin tümüne kadar özel indirimi yükseltmek, Bakanlar Kurulunun yetkisindedir zaten, bugün kaldırılana kadar da yetkisinde olmaya devam edecektir; yani, Türkiye'de, herhangi bir yasa çıkarmadan, Bakanlar Kurulu, üstündeki yetkiyle, özel gider indirimini asgarî ücret düzeyine kadar çıkararak asgarî ücreti tümüyle vergi dışı bırakabilir. Hadi, tümüne kadar çıkarmayalım, gelin, yarısına kadar çıkaralım; bu, bir yöntem olabilirdi. Eğer, etkili çalışmıyorsa, çok sembolikse, bunu asgarî ücretin belli bir bölümüne endeksleyerek, zaman içinde aşınmasını da önleyerek ve giderek vergi gelirlerinde daha iyi imkânlar elde edildiğinde, günün birinde, belki, tamamına çıkararak -bunu belki bu dönem içinde yapma imkânı da buluruz- böyle bir şey yapılabilirdi. Şimdi, bundan vazgeçiyorsunuz; yani, bu tasarıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin 5 numaralı bendi daha sonra yürürlükten kaldırılarak, ücretlilerin vergi iadesini de sona erdirecek bir düzenleme yapıyorsunuz. Burada iki açıdan ücretlilerin aleyhine bir gelişme yapılıyor; bir, özel indirim gündemden kalkıyor; iki, ücretlilere, esas itibariyle ücrete dönük olan özel gider indirimi -birazdan geleceğiz, madde 15'te- yürürlükten kalkıyor. Bunun yerine getirilen ne var; özel gider indirimi diye bir şey var; yani, artık, vergi iadesi yerine bir başka mekanizma getiriliyor, özel gider indirimi -bu ne kadar onu karşılar, o ayrı- fakat, eğer, özel gider indirimi ücretlilere vergi iadesini karşılayan bir şeyse, peki, özel indirimi karşılayan nedir? Bunu karşılayan hiçbir mekanizma yok. Yani, özel indirimi sistemden çıkarmanın karşılığı ücretlilere verilen bir şey yok; çünkü, getirilen özel gider indirimi -birazdan tartışacağımız- aslında, ücretlilere vergi iadesinin yerine geçen bir uygulama.

Yani, burada, sonuç olarak, Türkiye'de, belki de, Özal döneminde kaldırılan genel indirimi tekrar düşünmemiz gerekirken; yani, asgarî gelir düzeyi için bir indirim getirmeyi belki, Türkiye'nin tartışması, gündemde olması gerekirken, biz, bir kesim için, ücretliler için getirilmiş indirimi ortadan kaldırıyoruz ve bunu, sadece özürlülere dönük bir uygulama haline getiriyoruz. Burada yeni bir olgu yok; burada sakatlar için getirilen indirim, zaten eski düzenlemede vardı.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)- Bu kadar mıydı?

OĞUZ OYAN (Devamla)- Evet, eski düzenlemede zaten vardı. Özel indirimin bilmem kaç katı oranında uygulanıyor idi; orada bir değişiklik yok. Yani, burada yeni bir şey getirilmiyor. Sadece, orada, sistemde bütün bu ücretliler çıkarılıyor, orada var olan, özürlülerle ilgili, sakatlarla ilgili indirim tutuluyor. Burada yeni bir şey getirmiyorsunuz; var olanı geri alıyorsunuz. Yani, bu var olanı geri alma meselesi, ne yazık ki, bizim bu son beş ayda gördüğümüz uygulamalardan yeni bir tanesi, ilki değil; çünkü, gerçekten, burada, birçok hakkı, yani, çalışma hakkından tutun, 65 yaştan 61 yaşa gelinmesi ve diğer birçok hakkı geri aldınız; yani, emeklilere bir sağlık sigortası primi dahi getirebildiniz...

Şimdi, bakınız, burada, bir başka, yine vergi artışı getirdiğiniz konu, vergi oranlarında yapacağınız yeni gelir vergisi tarifesi düzenlemesi. Yüzde 15-40 arasında şu an var olan tarifeyi, 20-45 arasına çıkarıyorsunuz. Eski Başbakan, sizin ilk hükümetinizin Başbakanı bu konuda bir özür dilemişti biliyorsunuz bir vergi artışı dolayısıyla "biz, sözümüzde durmadık, artış yapmayacaktık, artış yaptık" diye. Şimdi, bunun özrünü kim dileyecek; yani, bir artış yapmayacağız diyorsunuz, bu indirimlerin sözünü veriyorsunuz; buraya geliyorsunuz, tarifeyi 5 puan artırıyorsunuz. Hadi 5 puan demeyelim, demin arkadaşın deyişiyle, oradan fon payını düşelim, fon payı kalktı; ama, yine, bu tarifeyi 3,5 puan artırıyorsunuz; yani, sonuçta bir artış var. Tarifeyi bütünüyle artıran böyle bir düzenlemeyi, vergi indirimi sözü veren bir iktidar nasıl içine sindiriyor gibi bir temel meselemiz var. Tabiî, Özel İşlem Vergilerinin artması, bazı servet vergilerinde, yani Emlak Vergisinde, Motorlu Taşıtlar Vergisinde duble vergiye gidiş ve dolaylı vergi artışları; bunların sözünü etmiyorum.

Öte yandan, biraz önce tartışıldı yatırım indirimi. Yatırım indirimini eğer, herkese yapıyorsanız, bu, bir teşvik olmaktan çıkıyor, biraz önce arkadaşlarımız söyledi. Eğer, teşvik olmasını istiyorsanız, bunun seçmeci olması lazım; yani, bir sektör tercihiniz ve bölge tercihiniz olması lazım. Eğer, sektör ve bölge tercihi yoksa, herkese birden uyguluyorsanız, bu, bir teşvik olmuyor, herkes yararlanıyor. Yatırım yapanı daha fazla teşvik etmek KDV içinde de yapılabilir; yani, tüketim tipi KDV ile zaten, siz, böyle bir şeyi yapıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hak. kan. ile katma değer vergisi kan.değ.yap. hak. kan tas.( s.sayısı : 113 )”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-04-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-ile-katma-deger-vergisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
