# Tütün tütün mamullerinin üretimine iç ve dış alım satımına dair (s.s.214)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 24 Temmuz 2003
- **Gündem:** TÜTÜN TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İÇ VE DIŞ ALIM SATIMINA DAİR (S.S.214)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-07-24-tutun-tutun-mamullerinin-uretimine-ic-ve-dis-alim-satimina-dair-s-s-2

> Oğuz Oyan (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İÇ VE DIŞ ALIM SATIMINA DAİR (S.S.214)); konuşma 758 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA OĞUZ OYAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada, Türkiye'de yüzbinleri ilgilendiren bir konuyu görüşüyoruz. Aslında, görüştüğümüz konu, ne yazık ki, bir aspirin tedavisinden öteye geçecek bir düzenleme değil. Buna biz destek veriyoruz kuşkusuz; ancak, bu vesileyle, Türkiye'de, tütün ve tütüncünün meselesinin, böylesine geçici birtakım düzenlemelerle çözülemeyeceğinin altını çizmek istiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de, tütünde dışa bağımlılık, 1980'lerde başlamıştır. 1984 yılında, sigarada ithalat yasağı kaldırılmış; sonuç, 1990 yılına gelindiğinde, 16 000 tona yükselen bir sigara ithalatı olmuştur. Daha sonra, yabancı sigaralara Türkiye'de üretim imkânı verildiği için, bu ithalat azalacaktır. 1989 yılında daha kötü bir iş yapılmış, tütün ithalatı serbest bırakılmıştır ve sonuç olarak, 1999 yılına gelindiğinde, 50 000 ton civarında bir tütün ithalatı yapılmıştır. 1989-1992 sürecinde, yabancı sigaraların, yabancı ortaklı özel sektörce dahilde üretilmesine izin verilmiş ve böylece, 1989 yılında ithal tütünün Türkiye'de üretilen sigara miktarı içindeki payı yüzde 6,7'den, 1999 yılında yüzde 40'a ulaşmıştır. Rakamlara tekrar dikkatinizi çekiyorum: Yabancı tütünün yerli sigara üretimindeki payı yüzde 6,7'den yüzde 40'a çıkarılmıştır; yani, bir anlamda, Türk tütünü, yabancı menşeli Virginia ve Burley tipi tütünler tarafından tamamen teslim alınma sürecine girmiştir.

Bu Amerikan tipi sigaralara dayalı bağımlılığın daha hızlı ortaya çıkması, 1989'da 59 000 ton olan toplam sigara talebini, 1999'a gelindiğinde, 115 000 tona çıkarmıştır; yani, Türkiye, yirmi yıllık bir süreç içinde sigara tüketimini ikiye katlamıştır. Dolayısıyla, yabancı şirketler için, Türkiye, cazip bir pazar olarak görülme sürecini hızlandırmıştır. Demek ki, 1980'ler ve 1990'ların başıyla birlikte, Türkiye, tütününün, sigara sanayiinin, Türkiye'deki sigara üretiminin ve tüketiminin yabancılaşma sürecinde büyük mesafeler katetmiş ve yabancı tütün tekellerinin iştahını kabartmaya devam etmiştir.

Nihayet, biliyorsunuz, 2001 yılı başında, önce Cumhurbaşkanından dönen, daha sonra ikinci görüşmeyle onaylanan bir Tütün Yasası çıkardık, Dünya Bankası, IMF yasaları içinde. Buna göre, bir kere, önemli birkaç düzenleme yapıldı. Bunlardan bir tanesi, tıpkı diğer tarımsal desteklemelerde atılan geri adımlar gibi, burada da tütün desteklemesinde geri adımlar atılmıştır. Özellikle Tekelin özelleşmesinin önü açılmış; Tekelin, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ekinde, kamu iktisadî kuruluşu statüsünden iktisadî devlet teşekkülü statüsüne geçişi sağlanmış ve böylece özelleşmesinin önü açılmıştır.

İkinci önemli düzenleme olarak, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu kurulmuş ve Türkiye'de, tütünde kotalar sisteminden bir başka sisteme geçilmiş, sözleşmeli tütün üretimine geçilmiş; bu sözleşme içinde olmayan üreticiye de, bir ihale çerçevesinde tütününü satma imkânı getirilmiştir. Peki, satamayan ne olacak; tamamen piyasanın acımasız kurallarına bırakılmıştır, satamayanın başına kalacaktır. O zaman, ekme; yani, elindeki tütün eğer elinde şiştiyse, bir daha ekme mesajı piyasadan verilecek denmiştir. Bu acımasız piyasa koşullarının, işte, 2002 yılı tütününün bugün elde kalmasına neden olduğu açıktır.

Peki, biz burada ne yapıyoruz; 2002 mahsulüne bir çözüm buluyoruz. 2003 ne olacak?.. 2003 için bir daha mı bir düzenleme yapacağız?.. 2003 düzenlemesini yaptınız, 2004 ne olacak?.. Yani, burada, bu geçici düzenlemelerle neyi düzeltebiliyoruz?.. Biz, bu düzenlemeyi, bu yıl için üretici nefes alsın diye destekledik, önerdik, ama, değerli arkadaşlarım, bunun, bu hastalığa ilaç olmayacağını iyi bilmemiz lazım. Bu, bu hastalığın ilacı değildir. Kaldı ki, bakınız, komisyondaki görüşmeler sırasında, üreticinin elindeki tütünün "başlangıç fiyatının yüzde 50'sinden aşağı olmamak kaydıyla" ifadesini "yüzde 75" olarak arkadaşlarımız önermiş, hem CHP'den hem AKP'den arkadaşların katılımıyla bu "yüzde 75'ten az olmamak" biçiminde dönüştürülmüştü. Şimdi, burada, Grup Başkanvekili Sayın Faruk Çelik'in imzasıyla bir önerge görüyoruz; bunu, tekrar "yüzde 50'den aşağı olmamak kaydıyla" biçiminde geriye çekiyor; yani, tütün üreticisinin aleyhine, yeni, geriye bir adım atılıyor. Bu önergeyi onaylamamız, kuşkusuz, mümkün değildir. Bunun, komisyondan geldiği biçimiyle geçmesi gerekir.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, burada, bir başka önemli konu şudur: Bütün bu tütün üreticisi ve Türkiye'deki tarımsal destekleme konusunda samimî olmanın koşulu, öncelikli koşulu; birincisi, bu Tütün Yasasının değiştirilmesidir, üreticinin elinde kalan tütünün tamamen piyasa koşullarına bırakılmasının önlenmesidir; ikincisi, Türkiye'nin en önemli varlıklarından biri olan Tekelin özelleştirilmesinin önlenmesidir. Yani, şu an, Tekel, özelleştirme sürecine sokulmuş, ilanlar verilmiş, süreç çalışmaya başlamıştır. Burada samimî olmak istiyorsanız, yani, bir göz boyamadan öteye, üreticiye, işte "bu yıl elinde kalan ürününe bir çözüm buluyoruz"dan öteye bir şey söylemek istiyorsanız, geliniz, onu yapalım; samimiyet budur; tarımdan yana, üreticiden yana olmak budur.

Dolayısıyla, tarımsal desteklemenin, Dünya Bankası ve IMF'nin koşullarına göre değil, Türkiye'nin koşullarına göre yeniden biçimlendirilmesini, geliniz, bu Meclis olarak, biz, yeniden yapalım; çünkü, bu düzenlemeyi, geçen, 21 inci Dönemde yapan iktidarların başına ne geldiğini biliyorsunuz, görüyorsunuz. Bu Meclisin bu düzenlemeyi yeniden yapması gerekmektedir. Bu yeniden yapış da, ancak, üretici gözünden, üretici çıkarını ve tabiî, sonuç olarak, Türkiye'nin çıkarı üzerinden politika geliştirme anlayışını benimseyerek olabilir.

Ben, umuyorum ki, en azından, bugün, bu yüzde 50'yi kabul etmeyelim; tekrar, bu başlangıç fiyatının yüzde 75'inden aşağı olmaması biçiminde kabul edelim. Dolayısıyla, birazdan burada okunacak önergenin reddine de sizi davet ediyorum. Tütün üretici adına bir ilk adımı atmaya sizleri davet ediyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Tütün tütün mamullerinin üretimine iç ve dış alım satımına dair (s.s.214)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-07-24-tutun-tutun-mamullerinin-uretimine-ic-ve-dis-alim-satimina-dair-s-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
